İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/140 E. 2026/508 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/140
Karar No
2026/508
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/140 Esas KARAR NO : 2026/508

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/02/2025 KARAR TARİHİ : 10/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ...'a ait ... plakalı araç 25.11.2024 tarihinde direksiyon hakimiyetini kaybederek müvekkilin park halinde bulunan ... plakalı aracına çarptığı; çarpmanın etkisiyle müvekkilin aracında büyük hasar meydana geldiği; davalıya ait araç, davalı sigorta şirketinde kaza tarihini kapsayacak şekilde trafik sigortası ile sigortalı olduğu; trafik kazası tespit tutanağına göre, davalı sürücü ...'ın trafik kanunu 52/1-B maddesini ihlal ettiği ayrıca yapılan alkol muayenesinde sürücü ...'ın 1.45 promil alkollü olduğu tespit edildiği; müvekkilin herhangi bir kural ihlali görülmediği; davacı aracı 2021 model olup daha yeni bir araç olduğu; büyük bir değer kaybı söz konusu olduğu neticeten 25.11.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkile ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının tazmini amacıyla bu aşamada 1.000,00 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA/Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı; belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar bulunmadığı; usulüne uygun olarak başvuru yapılmadan ve/veya bekleme süresi geçirilmeden yasal yollara başvurulması halinde başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği; kazanın meydana geldiği 2024 yılı itibarıyla poliçe teminat limiti 200.000,00 TL; söz konusu limitin üzerinde kalan tutardan müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmayacağı; davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla değer kaybının hesaplanmasında zmms genel şartlarının dikkate alınması gerektiği; müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğu; davacının tazminat taleplerinde, talep edebileceği faiz yasal faiz olduğu; davacının belirsiz / kısmi alacak davası açmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine, esas incelemesi yapılması halinde davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı ... adına usule uygun tebligat çıkarıldığı halde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, davacıya ait ... plakalı araca 25.11.2024 tarihinde davalı ...'a ait ... plakalı aracın çarpması neticesinde davacının aracında değer kaybı oluşup oluşmadığı; var ise miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 25/06/2025 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın otomotiv konusunda uzman makine mühendisi bilirkişisi ... ile trafik bilirkişisi ...'tan oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilerek dava konusu trafik kazasına karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının ne olduğu, aracın onarım masrafının orjinal parça ile yedek parça ve işçilik dahil olmak üzere davacının aracında değer kaybının oluşup oluşmadığı varsa oluşan değer kaybından davalıların sorumlu olduğu miktarın ne kadar olduğu hususunda rapor alınmasına, karar verilmiştir. Bu kapsamda bilirkişi heyetinden alınan ... plakalı park halindeki araç maliki ...’nın; aracının yolun sağ tarafında park halinde bulunduğu, park halinde bulunulan yol üzerinde Park Yasağının Trafik Levhaları ile düzenlenmiş olduğu, 2918 Sayılı KTK Madde 61.a ve b de bu hususların düzenlendiği, sürücünün bu maddede belirtilen hususları ihlal etmiş olduğu, bu ihlalin kazanın meydana gelmesinde katkıda bulunduğu, sürücünün kazanın meydana gelmesinde %25 oranında ve Tali Kusurlu olması gerektiği, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın; 2918 Sayılı KTK Madde 48 de belirtilen yasal değer üzerinde alkollü araç kullanma yasağını ihlal ettiği, 2918 Sayılı KTK Madde 52.a ve b de belirtilen hızın uygunluğunun sağlanması hususlarını ihlal ettiği, bu ihlaller neticesinde 2918 Sayılı KTK Madde 67.a da belirtilen genel manevra kuralının ihlal edildiği, kazanın bu ihlal neticesinde meydana geldiğinin anlaşıldığı, 2918 Sayılı KTK Madde 84.j Araç sürücülerinin Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama hallerinde Asli Kusurlu olarak belirtildiği, sürücünün kazanın meydana gelmesinde % 75 oranında ve asli kusurlu olması gerektiği, Değer Kaybı Yönünden; dava konusu kazadaki parçaların daha önceki kazalarında hasar görmemiş olması durumunda Yargıtay’ın istikrar bulmuş olan kararları ile Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli iptal kararı doğrultusunda aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi, kararına göre kaza tarihi itibariyle Reel Piyasada; dava konusu aracın kazadan önceki kazalı (SBM kayıtlarında dava konusu aracın değer kaybı hesaplamasını etkileyebilecek 2 (iki) adet geçmiş hasar kaydının bulunduğu (MENFİ)) 2. El piyasa rayiç değerinin pandeminin 2. El piyasa rayiçlerinde yaratmış olduğu artırıcı etkinin dikkate alınması ile 930.000,00 TL civarında olacağı, kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayiç değerinin (modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, km'si ( 30.331 km) vb. etkenler baz alınmıştır.) yaklaşık 900.000,00 TL civarında olacağı, bu kapsamda Değer Kaybının 930.000,00 TL – 900.000,00 TL = 30.000,00 TL civarında olacağı, söz konusu aracın dava konusu kaza öncesinde geçmiş kazalara yönelik eksper raporlarının dosya muhteviyatına sunulması gerektiği, dava konusu aracın geçmiş kazalarındaki hasar gören parçalar ile dava konusu kazada hasar gören parçaların aynı parçalar olması durumunda daha önce değer kaybetmiş parçalar yönünden değer kaybı oluşmayacağından , dava konusu aracın geçmiş hasar kayıtlarının dosya muhteviyatına sunulmasına müteakip tekrar değer kaybı değerlendirmesi yapılması gerektiği , yukarıda yapılan hesaplama geçmiş kazalarda aynı parçaların hasar görmemiş olması durumunda geçerlidir. Söz konusu kazada hasar gören parçaların daha önceki kazalarında hasar görmemiş olması durumunda kusur oranı nispetinde davacının talep edebileceği değer kaybı miktarının 30.000,00 TL X % 75 = 22.500,00 TL olacağı tespit edilmiştir. Mahkememiz 28/01/2026 tarihli duruşma ara kararı gereği SBGM'ye müzekkere yazılarak davaya konu kazaya ve önceki kazalara ilişkin varsa eksper raporunun istenilmesine, ara karar yerine getirildiğinde, dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile taraf itirazları da dikkate alınarak ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 19/05/2026 tarihli ek raporda özetle; Davacı vekili iddialarına yönelik dava konusu araca yönelik 2. El Rayiç Değer Tespitinin aşağıda veriler esas alınarak tespit edilmiş olduğunu, davacı vekili tarafından aşağıda dilekçesinde belirtmiş olduğu üzere aracın hasarlı rayiç değerlerinin 800.000,00 TL - 950.000,00 TL aralığında olduğunun belirtilmiş olduğunu, bu kapsamda söz konusu aracın SBM kayıtlarına göre geçmiş hasar kaydı bulunduğu dikkate alındığında Kök Rapor tespitinde isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu aracın Gelir İdaresi Başkanlığı / TSB tarafından kaza tarihi için tespit edilen Kasko Değerinin ( HASARSIZ) 787.627,00 TL olduğu, dava konusu aracın TSB kayıtlarına göre kaza tarihi itibariyle (25.11.2024) Kasko Değerinin ( HASARSIZ) 830.067,00 TL olduğu, dava konusu aracın TSB kayıtlarına göre Ek rapor tanzim tarihi itibariyle (MAYIS 2026) güncel Kasko Değerinin 1.106.401,00 TL olduğu, dava konusu aracın TSB kayıtlarına göre Kök rapor tanzim tarihi itibariyle (AĞUSTOS 2025) güncel Kasko Değerinin 927.139,00 TL olduğu, dava konusu araç rayiç değer tespitinin bir çok verilerin birlikte dikkate alınması sonucunda tespit edilmiş olduğunu, bu kapsamda dava konusu aracın yapılan inceleme ve araştırma neticesinde gerek internet siteleri, gerek tamir atölyeleri/ servisleri gerekse galerilerden yapılan araştırmalarda, ekonomik dalgalanmaların araç 2. El piyasalarda yaratmış olduğu artışın , kaza tarihi itibariyle Gelir İdaresi Başkanlığı / TSB tarafından belirtilen Kasko Değeri ile geçmiş hasar kayıtlarının ( 2(iki) adet) birlikte dikkate alınması ile 2. El piyasa rayiç değerinin yaklaşık 930.000,00 TL civarında olduğu, dava konusu araca yönelik ilave emsal sunulmamış olup bunun nedeninin rapor tanzim tarihi itibariyle ilanların satış , vazgeçme vb. nedenler ile anlık, saatlik, günlük olarak ilandan kaldırılabildiği, bu kapsamda duruşmanın rapor tanzim tarihinden sonra olduğu dikkate alındığında taraf vekilleri tarafından ilanların yayında bulunmadığından bahisle çok sık itirazda bulunulduğunun görüldüğü, bu nedenle söz konusu olumsuzluğun giderilebilmesi maksadıyla sadece internet ilanları ile değil söz konusu aracın satışını, bakım ve onarımlarını yapan firmalardan da fiyat araştırması yapılarak Rapora ithal edilmiş olduğu, Söz konusu firmaların kurumsal olmaları nedeni ile kurumsal firmaların ancak yazılı talep ile sınırlı olmak üzere teklif verdikleri, bu teklif sürelerinin ekonomik gelişmeler dikkate alınarak en fazla 1 ( bir) hafta ile sınırlı tutulduğu, bu nedenle teklif alınmış olsa dahi rapor tanzim tarihinden 1 (bir) hafta sonra teklifin geçerliliğini yitireceği dikkate alınarak sektörde geçen 34 yıllık mesleki birikim ve iş çevresi , internet taraması, galeriler vb. kullanılarak dava konusu araca yönelik alınan verilerin ortalaması ile değerlendirme yapılmış olduğu, ayrıca davacı vekili tarafından sunulmuş olan ilanların yayımda bulunmadığı, her bir araç özelinde aracın hasar durumu vb. esaslar dikkate alınmadan söz konusu ilanların dava konusu araca emsal olamayacağı, ayrıca dilekçesinde belirtmiş olduğu hesaplamanın Otomotiv Sektöründe fiyat belirleme faktörlerinin bir çok bileşeni olduğundan bilimsel bir karşılığının bulunmadığı, davalı vekilinin itirazları yönünden; dosya muhteviyatına sonradan kazandırılan 06.06.2023 kayıt tarihli 17.04.2023 tarihli kazaya yönelik Ekspertiz Raporunda aracın Ön Tamponundan daha öncede hasar görmüş olduğunun görüldüğü, söz konusu raporda Arka Tampon Hasarı gözükmediği, (MENFİ) , Değer Kaybı tespitinin aşağıdaki Yargıtay kararları kapsamında tespit edilmiş olduğunu, dosya muhteviyatına 08.08.2022 tarihli Ekspertiz Raporunun sunulmamış olduğu, sadece 02.05.2026 ve 12.04.04.2026 tarihli 2 farklı cevap yazısında 06.06.2023 tarihli 17.04.2023 tarihli aynı kazaya ait Ekspertiz Raporlarının sunulmuş olduğunun görüldüğü, dava konusu kazadaki parçaların daha önceki kazalarında hasar görmemiş olması durumunda Yargıtay’ın istikrar bulmuş olan kararları ile Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli iptal kararı doğrultusunda aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi, kararına göre kaza tarihi itibariyle Reel Piyasada; dava konusu aracın kazadan önceki kazalı (SBM kayıtlarında dava konusu aracın değer kaybı hesaplamasını etkileyebilecek 2 (iki) adet geçmiş hasar kaydının bulunduğu (MENFİ)) 2. El piyasa rayiç değerinin pandeminin 2. El piyasa rayiçlerinde yaratmış olduğu artırıcı etkinin dikkate alınması ile 930.000,00 TL civarında olacağı, kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayiç değerinin (modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, km si ( 30.331 km) vb. etkenler baz alınmıştır.) yaklaşık 905.000,00 TL civarında olacağı, bu kapsamda Değer Kaybının 930.000,00 TL – 905.000,00 TL = 25.000,00 TL civarında olacağı, söz konusu kazada hasar gören parçaların daha önceki 08.08.2022 tarihli kazada hasar görmemiş olması durumunda kusur oranı nispetinde davacının talep edebileceği değer kaybı miktarının 25.000,00 TL X % 75 = 18.750,00 TL olacağı, 17.04.2023 tarihli kazada daha önce hasar görmüş olduğu görülen Ön Tampon hasarı daha önce değer kaybetmiş olduğundan mükerrer değer kaybı oluşmayacağından hesaplamadan çıkartılmış olduğu tespiti yapılmıştır. Davacı vekili 10/06/2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda talep artırım talebinin dikkate alınarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 18.750,00 TL Değer Kaybı Tazminatının olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekillik ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, ... plakalı aracın,... istikametine doğru seyir halindeyken ... hizasına geldiği esnada direksiyon hâkimiyetini kaybederek yolun sağında park halinde bulunan ... plakalı araca çarptığı; davalı araç sürücüsü ...'ın 1.45 promil alkollü olduğu; kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın KTK m. 52/1-b uyarınca (aracının hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kuralını ihlal ettiği, park hâlinde bulunan ... plaka sayılı aracın ise kazanın meydana geldiği nokta, kavşağın hemen başlangıç noktası olup levha hemen bu noktada olup, sürücünün rahatlıkla görebileceği bir yerde olduğu; park edilmesi halinde yolun daralacağını sürücünün ön görmesi ve yasak levhasına uyması bekleneceğinden davacı araç sürücüsünün %25; davalı araç sürücüsü ...'ın %75 kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacı iş bu kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybı tazminatı yönünden iş bu davayı açtığı anlaşılmakla, Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışla diğer bir kimseye zarar vermesidir. Bu tanıma göre haksız fiilinin unsurları; fiil (davranış), zarar, kusur, fiil ile zarar arasında illiyet bağı ve hukuka aykırılıktır. Bir fiilin tazminat borcu doğurabilmesi için en önemli unsur zarardır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddelerine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. KTK 85/1 maddesi gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Bilindiği üzere; sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49.maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı dava açabilir.6098 Sayılı TBK'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Dava, trafik kazası nedeni ile açılan tazminat davası olup, KTK.nın 88.maddesi gereğince “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” Yani kaza sonucu araç sürücüsü, işleten ve sigorta şirketi ve varsa başka sorumlular müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumluluk "dış ilişkide" TBK 61.maddesinde; “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK.nın 85.maddesi, sigorta şirketinin sorumluluğu aynı kanunun 91.maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise ise TBK'nın 49.maddesidir ve aralarındaki ilişki; aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim uygulanması da doğru değildir. (Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih ...E. ... K., 28.03.2016 tarih ... E. ...K., 04.04.2016 tarih ... E. ... K., 17.03.2014 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamları ) Değer kaybı tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede, dava konusu aracın kaza tarihinde değer kaybı hesaplamasına esas yapılan değerlendirmede, aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi, kararına göre kaza tarihi itibariyle reel piyasada dava konusu aracın kazadan önceki kazalı (SBM kayıtlarında dava konusu aracın değer kaybı hesaplamasını etkileyebilecek 2 (iki) adet geçmiş hasar kaydının bulunduğu) 2. El piyasa rayiç değerinin pandeminin 2. El piyasa rayiçlerinde yaratmış olduğu artırıcı etkinin dikkate alınması ile 930.000,00 TL civarında olacağı, kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayiç değerinin (modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, km si ( 30.331 km) vb. etkenler baz alınmıştır.) yaklaşık 900.000,00 TL civarında olacağı, bu kapsamda Değer Kaybının 930.000,00 TL – 900.000,00 TL = 30.000,00 TL civarında olacağı kök raporda tespit edilmekle ek rapor kapsamında 08.08.2022 tarihli Ekspertiz Raporunun sunulmamış olduğu, sadece 02.05.2026 ve 12.04.04.2026 tarihli 2 farklı cevap yazısında 06.06.2023 tarihli 17.04.2023 tarihli aynı kazaya ait ekspertiz raporlarının sunulmuş olduğu anlaşılmakla hasarın Sol Ön Çamurluk ( Değişim/ Boya) ; Ön Tampon (Boya) ; Ön Kapı Sol (Onarım/Boya) hasarının bulunduğu anlaşılmakla davacının aracında meydana gelen değer kaybı yönünden, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, kullanım amacı, kullanım süresi, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın kaza tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farkın ortaya konularak değer kaybı bedeli hesaplandığı anlaşılmakla bilirkişi ek raporunda tespit edilen değer kaybının 25.000,00 TL olduğu ve davacının %25 kusuru nedeniyle davacının 18.750,000 TL değer kaybı tazminatını talep edebileceği anlaşılmıştır. Davacının davalının zmss olan davalı sigorta şirketine 10.01.2025 tarihinde başvuru yapıldığı anlaşılmakla davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 22/01/2025 tarihinden itibaren sorumluluğu bulunduğu diğer davalının kaza tarihi itibariyle sorumluluğu bulunduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile, 18.750,000 TL değer kaybı tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 22/01/2025 tarihinden, davalı ... yönünden 25/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacının davasının kabulü ile, 1-18.750,000 TL değer kaybı tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 22/01/2025 tarihinden, davalı ... yönünden 25/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.280,81 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 615,40 TL harç ve 304,00 TL ıslah harcından mahsubu ile noksan 361,41 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 18.750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 12.018,70 TL yargılama gideri ile 615,40 TL peşin harç, 304,00 TL ıslah harcı ve 615,40 TL başvurma harcı toplamı 13.553,50 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı verilen miktar itibarıyla KESİN nitelikteki karar açıkça okunup anlatıldı. 10/06/2026

KATİP ¸e-imzalıdır

HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/140, K. 2026/508, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-140-e-2026-508-k-1f5d25180fce