İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/615 E. 2026/754 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/615
Karar No
2026/754
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/615 Esas - 2026/754 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/615 KARAR NO: 2026/754

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/07/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 28/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacı .....’ın aracı, 22/05/2025 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından teminat altına alınan aracın sürücüsünün kırmızı ışık ihlali sonucu meydana gelen kazada hasar görmüş ve değer kaybına uğramıştır. Kamera kayıtları ve tanık beyanlarıyla müvekkilin kusursuz olduğu sabittir. Ekspertiz raporuna göre hasar bedeli 97.245,00 TL, ekspertiz ücreti 1.944,80 TL olup, Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümleri gereğince bu giderlerden davalı sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde sorumludur. Arabuluculuk süreci sonuçsuz kaldığından, araçta oluşan değer kaybı, hasar bedeli ve ekspertiz ücretinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmektedir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacı aracının kazada %100 kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz bulunduğu, bu nedenle davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir. Ayrıca kusur tespitinin yalnızca uzman bilirkişi tarafından yapılabileceği, davacının değer kaybı talebinin usulüne uygun olmadığı, SBM üzerinden eksper raporu alınmadığı, aracın daha önce kazaya karıştığı ve bu nedenle tekrar değer kaybı talep edilemeyeceği belirtilmiştir. Davacının zararının henüz gerçekleşmediği, aracın satılmadığı için değer kaybı iddiasının soyut kaldığı, KDV talebinin faturasız olması nedeniyle geçersiz olduğu, poliçe teminatı ve genel şartlar çerçevesinde sigortacının sorumluluğunun sınırlı olduğu vurgulanmıştır. Sonuç olarak davanın reddi, aksi halde bilirkişi incelemesiyle kusur ve değer kaybının genel şartlara göre hesaplanması talep ve beyan edilmektedir.

TOPLANAN DELİLLER: -Davaya konu araçlara ve varsa davaya konu kazaya ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesi için Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazı yazılmış ve cevabi yazı dosya arasına alınmıştır. -Dava konusu araçların tescil bilgileri sistem üzerinden çıkartılarak dosya arasına alınmıştır. -Sigorta Şirketine yazı yazılarak davaya konu kazaya ilişkin hasar dosyası dosyamız arasına alınmıştır. -Ankara Büyükşehir Belediyesine yazı yazılarak davaya konu kazaya ilişkin sinyalizasyon kayıtları celp edilmiştir. -Davaya konu olayda kusur oranının tespiti ve talep edilen tazminatların hesabı için dosya bilirkişiye gönderilmiş, tanzim edilen rapor dosya arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davaya konu uyuşmazlık davalının sigortalısı Sinan Kızmaz' a ait ve ..... sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracın davacıya ait ..... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazadan kaynaklı davacı aracında oluşan hasar bedelinin tespiti noktasında toplanmaktadır. Tarafların Kusur Durumu; Mahkememizce meydana gelen kazada kusur oranının belirlenmesi için dosya Adli Trafik Uzmanlığı da bulunan Makine Mühendisi Bilirkişiye tevdi edilmiş, ilk alınan 02/03/2026 tarihli raporun dosyadaki sinyalizasyon kayıtları incelenmeden hazırlandığı, maddi tazminatlara ilişkin herhangi bir şekilde hesaplamalarına dayanak bir piyasa araştırması verisi sunulmadığı anlaşılmış, akabinde dosyanın başka bir bilirkişiye tevdine karar verilmiş, bu bilirkişinin de 12/05/2026 tarihli raporunda önce dosyadaki kayıtları incelemediği, hesaplamayı talep edilmeyen tutarlar üzerinden yapması üzerine, ek rapor talep edilmiş, dosyaya sunulan görüntü kaydı ve sinyalizasyon kayıtları değerlendirilerek düzenlenen 03/07/2026 tarihli ek rapor hükme esas alınmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan 03/07/2026 tarihli raporda, " ...... plaka sayılı araç sürücüsü ......'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47/b, ve 84/a maddelerini ihlal etmesi yanı sıra dikkatsizliği ve tedbirsizliği de mevzubahis olduğundan olayın meydana gelmesinde % 100 (Yüzdeyüz) oranında KUSURLU olduğu, ..... plaka sayılı araç sürücüsü ......'ın meydana gelen olayda KUSURUNUN BULUNMADIĞI, "şeklinde görüş ve kanaatlerinin bildirilmiş olduğu görülmüştür. Hasar Bedeli Yönünden Değerlendirmeler; TBK'nın 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. KTK'nın 85/son maddesi kapsamında, araç işleteni de, sürücüsünün kusuru ile verdiği zararlardan kendi zararı gibi sorumlu olduğundan, zarar görenin zararının giderilmesinden sorumludur. Geniş anlamda zararı; "bir kişinin mal varlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme" olarak tanımlamak mümkündür. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuk Genel Hükümler sy. 589, 2020 ) Mal varlığında meydana gelen eksilme ise maddi zarar olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiil neticesinde ortaya çıkan her türlü ekonomik eksilme ve kayıp zarar kapsamına girer. Zarar gören, zarar sorumlusundan karşılanmasını talep edebilir. 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1.maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde, yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabi olduğuna dair hüküm gözetildiğinde davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV'ye tabi olacağı kuşkusuzdur. Kesinleşen hasar miktarına ilişkin fatura ibraz edilmese dahi, davacı lehine KDV dahil edilerek hasar bedeline hükmedilmesi gerekir. Nitekim Yargıtay 17. HD'nin emsal nitelikteki 13.11.2017 tarihli ve 2016/18474 Esas-2017/10417 Kararı, 18.10.2017 tarihli ve 2016/17754 Esas, 2017/9306 Kararı, 26.10.2015 tarihli ve 2015/2185 Esas, 2015/11238 Kararı sayılı kararları da bu yöndedir. Davaya konu olayın meydana gelmesinde davacının kusursuz olduğu göz önünde bulundurularak, kaza nedeniyle söz konusu araçta meydana gelen zarar nedeniyle davacı tarafından katlanılan bedelin kanunun açık hükmü gereği davalı tarafından ve onun ZMMS şirketi tarafından karşılanması gerekmektedir. Söz konusu zararın hesaplanmasında aracın tamiri için gereken tutar serbest piyasa koşullarına göre değerlendirilmiş, hesaplamanın bu yönüyle yüksek yargı kararlarında aranan şartları taşıdığı, tarafların ve mahkememizin denetimine açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüştür. Davacının söz konusu zararının 97.240,10 TL olduğu tespit edilmiş, bu tutarın ödenmemiş gerçek zarar olduğu anlaşılmıştır. Değer Kaybı Yönünden Değerlendirmeler; Davacı tarafından meydana gelen kazada aracının değer kaybına uğradığı ve bu nedenle değer kaybı tazminatı talebinde bulunulduğu görülmüştür. Bilindiği üzere değer kaybı; trafik kazası sonucu hasar gören bir aracın onarım yapılmış olsa dahi, geçirdiği kaza nedeniyle rayiç değerinde meydana gelen kalıcı ekonomik eksilmedir. Makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; davaya konu aracın daha önce (davaya konu kaza haricinde) 10 adet kazaya karıştığı, ticari taksi olması nedeniyle kilometresinin yüksek olduğu, aracın 14 yaşında olduğu dikkate alınarak reel değer kaybının oluşmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir. Araç ağır hasarlı olsa bile onarılmış ve piyasada tekrar değer kazanmışsa, yeni kaza farklı ve önemli bir bölgede meydana gelmişse değer kaybı düşünülebilirse de 2011 model 4 kere devrilmiş, 6 kere çarpışma geçirmiş aracın belirtilen istisnai şartları yerine getirdiği düşünülemeyeceğinden davacının değer kaybına yönelik talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosyada aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, bilimsel verilere uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüş, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan hasar bedeli zararından davalının sorumluluğuna dair hüküm kurulmuş, faiz başlangıç tarihi temerrüt tarihi olarak belirlenmiş, kazaya karışan araçların ticari taksi niteliği de göz önünde bulundurularak avans faize hükmedilmiş, değer kaybına yönelik taleplerinin reddine karar verilmiş, neticeten davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 1-97.240,10 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 04/07/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Değer kaybına yönelik talebin reddine, 3-Alınması gereken 6.642,48-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL ve ıslah ile alınan 1.662,00-TL harç olmak üzere toplam 2.277,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.365,08-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 2.277,40-TL ile 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.892,80 TL' nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 50,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça yapılan 14.395,10-TL bilirkişi ücreti ve posta masrafı ile 1.944,80-TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 16.339,90 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 16.331,50-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin 4.597,64-TL'sinin davalıdan bakiye 2,36-TL'sinin davacıdan alınarak tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.29/09/2026

Katip ..... E-imzalıdır Hakim .....E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/615, K. 2026/754, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-615-e-2026-754-k-39eadbed28ed