İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/624 E. 2026/748 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/624
- Karar No
- 2026/748
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/624 Esas - 2026/748 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/624 KARAR NO: 2026/748
HAKİM : KATİP :
VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : İHBAR OLUNAN:
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 26/07/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 23/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketi, ZMSS ile sigortalı ..... plakalı aracın 11.12.2022’de kontrolsüz şekilde şerit değiştirmesi üzerine, çarpmaktan kaçınan ....... plakalı aracın kaldırım ve site duvarına çarptığını; sigortalı aracın da refüjdeki ağaca çarpıp olay yerinden ayrıldığını ileri sürmüştür. Zarar görene ödediği 41.798,45 TL’nin rücuen tahsili için başlattığı, harca esas değeri 51.919,40 TL olan takibe itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkâr tazminatını istemiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davalı, aracının kazaya karıştığının ve sürücüsünün olay yerini terk ettiğinin somut delillerle ispatlanmadığını, tutanağın karşı sürücünün beyanına dayandığını savunmuştur. Aynı kazaya ilişkin önceki rücu davasının reddedildiğini, ödenen hasar tutarının da yeterince incelenmediğini belirterek davanın reddini ve davanın araç sürücüsü ......’a ihbarını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davaya konu uyuşmazlık; davacı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün meydana gelen kaza sonrasında olay yerini terk ettiğinden bahisle ZMMS Genel Şartları B.4-f maddesi gereğince, üçüncü kişiye ödediği hasar bedelinin rücuen tahsiline karar verilmesi istemi ile başlatılan icra takibine davalının itirazının iptaline karar verilmesi talebidir. Davacı sigorta şirketinin davalıya ait aracın ZMSS poliçesini tanzim ettiği görülmüş, davalı tarafından aşamalardaki beyanlarında kazanın meydana geldiğine dair somut delil bulunmadığını beyan etmişlerdir. Kazaya karışan davalının araç sürücüsü ihbar olunan Ali Yeşilyurt 14/04/2026 tarihli celsede alınan beyanında; "Ben davaya konu edilen .... plakalı aracın şoförüyüm. Olay günü hava yağışlıydı. Ben yağış nedeniyle direksiyon hakimiyetimi kaybedip orta refüje çıktım. Benim bu esnada başka hiçbir araç ile temasım yoktur. Ben olay yerinde durdum. Hatta çevreden bana sakinleşmem için su verenler oldu. O sırada arkamı dönüp baktığımda benden 50 metre geride başka bir aracın kaza yaptığını gördüm. Benim bu araç ile en ufak bir temasım olmamıştır. Bana atfedilen kusuru kabul etmiyorum. Ben olaydan sonra kaza yapan aracın yanına gidip, dava dışı araç sürücüsü hanımefendiye geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Yapabileceğim bir şey olup olmadığını sordum. Benlik bir şey olup olmadığını sordum. Oda kesinlikle benlik bir şey olmadığını söyledi. Ben yaklaşık yarım saat kadar orada kaldım. Kendi aracımı refüjden indirdim. Aracım yürür haldeydi. Ben olay yerinden ayrıldım. Ben ayrıldıktan sonra arkamdan tutanak tutulmuş, kaza sabah saat 10:00-11:00 civarında gerçekleşmişti" demiştir. Dosyada aldırılan bilirkişi raporunun kusura ilişkin bölümünde "34 PV 847 plakalı araç sürücüsü sevk ve idaresindeki aracı ile sağ tarafından gelen trafiği kontrol etmeksizin sağa hatalı şerit değiştirmesi ile dikkatli olmaması, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine uymama kuralını ihlal etmiş olması sebebiyle ..... plaka sayılı sürücüsünün sağa kaçış manevrası yapmasına ve kaldırıma/site duvarına çarpmasına ve olayın meydana gelmesine sebep olmuştur" şeklindeki değerlendirmeleri ve ihbar olunanın beyanı dikkate alındığında davalının kazanın kendileri ile ilgisiz olduğuna ilişkin beyanlarına itibar edilmemiştir. Davalı sigortalı, araçlar arasında temas bulunmadığını ve kazanın ispatlanamadığını savunmuş ise de ihbar olunan sigortalı araç sürücüsü, aracının refüje çıktığını, diğer aracın kendisinden kaçınırken başka bir yere çarptığını gördüğünü ve sürücüsüyle konuştuktan sonra olay yerinden ayrıldığını beyan etmiştir. İhbar olunanın beyanı davalıyı bağlayan ikrar niteliğinde olmamakla birlikte, olaya ilişkin doğrudan görgü beyanı olarak değerlendirilmiştir. Araçlar arasında temas bulunmaması, anlatılan şekilde meydana gelen kazayı ortadan kaldırmaz. Sigortalı sürücünün kazanın oluşumundaki kusuru da bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir. Sürücünün, karşı tarafın ‘yapacağınız bir şey yok’ demesi üzerine ayrıldığını ileri sürmesi, KTK’nın 81. maddesinde maddi hasarlı kazalarda öngörülen yazılı tespitle olay yerinden ayrılma koşulunu karşılamadığı gibi, ayrılmayı zorunlu kılan bir neden de ortaya konulamamıştır. Uyuşmazlık, maddi hasarlı kazalarda, davalı sigortalıya ait araç sürücüsünün kaza mahallinden ayrılmış olmasının tek başına rücu için yeterli olup olmadığına ilişkindir. KTK'nın 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır. Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 20/05/2022 tanzim tarihlidir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Bu çerçevede, 01.06.2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarından olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B.4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut kasti eyleminin varlığını kanıtlaması istenemez. Sigorta genel şartları B.4-f bendi kapsamında sigortalının, kaza ister maddi zarara ister bedensel zarara neden olsun sürücünün olay yerine terk etmiş olması halinde üçüncü kişilere yapmış olduğu ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiş, ilgili madde de, istisnai durumlar "hariç" denilerek, gösterilmiştir. Buna göre sigortalı ancak; -Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, -Bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Yaralamalı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin yukarıda belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. (Ankara BAM 26. HD. 2023/370 E, 2025/294 K sayılı ilamı) Somut olaya olaya gelindiğinde dosyaya sunulan trafik kazası tespit tutanağında davalının kaza mahallinde bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere istisnai durumlar sayılmış, davalı tarafından bu istisnai durumlar nedeniyle olay yerinin terk edildiği yönünde herhangi bir somut delil dosyaya sunulmamıştır. Dolayısı ile davalının iddialarını ispat edemediği, davacı yönünden rücu şartlarının oluştuğunun kabulü gerekmiştir. Neticeten takip miktarının gerçek zarara uygun olduğu, taleple bağlı kalınarak ödeme tarihinden takip tarihine kadar yasal faizi işletilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Alacağın ve davaya konu kazanın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı yönünden rücu şartlarının oluştuğu, davalının haksız itirazının iptali ile alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi yönünde karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; Davanın KABULÜ ile; 1-Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 41.798,45-TL asıl alacak, 10.120,95 TL işlemiş faizi yönünden DEVAMINA, 2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 3.546,62-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 627,06-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.919,56-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 627,06-TL peşin harç ile 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere 1.242,46- TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından sarf edilen 7.000,00TL bilirkişi ücreti ve 854,30TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 7.854,30TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/09/2026
Katip ..... E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır