Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/29 E. 2026/1235 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/29
Karar No
2026/1235
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/29

KARAR NO: 2026/1235

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/03/2022

NUMARASI: 2020/73 Esas - 2022/263 Karar

Birleşen İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/351 Esas 2020/419 Karar sayılı dosyasında;

Birleşen İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/403 Esas 2021/145 Karar sayılı dosyasında:

DAVA: Menfi Tespit (Alım Satım)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA : Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacının ...adına kayıtlı ...plaka numaralı, ... model, ... Tipli, ... motor seri numaralı, ... şase seri numaralı ... marka aracı 45.000x00 TL satış bedeli karşılığı devraldığını, satış sözleşmesinde satıcı ...'e vekaleten davalı ...'in imza attığını, aynı gün satış sözleşmesinin akabinde davacının, satın almış olduğu aracını .... Noterliğinin 13/11/2015 tarih ... yevmiye numaralı Rehin Sözleşmesi ile davalıya Rehin verdiğini, 45.000,00 TL rehin bedeli ile davalı aracı rehin almayı kabul ettiğini, alacağının tamamını tahsil ettikten sonra gereken ibrayı vereceğini, ibra sonrasında araç tescil kayıtlarına işlenen rehin şerhinin kaldırılmasına muvafakat edeceğini beyan ettiğini, davacının davalıya olan borcunu ödemiş olduğunu ve borcu kalmadığını, davalı Rehin Sözleşmesinden kaynaklı tüm alacağını almış olmasında karşın davacıyı oyaladığını, ibraname vermediğini, rehin şerhinin kaldırılması hususunda üzerine düşen yükümlülüğü ifa etmediğini, davacının de davalı ile tanışıklığı olduğundan iyi niyetle gerektiği zaman nasılsa şerhi kaldırır düşüncesiyle ısrarlı girişimde bulunmadığını, davacının aracı aldıktan bir müddet sonra aracın plakasını ... olarak değiştirdiğini, davacının aracı satmaya karar verince davalı ile temasa geçtiğini, satış konusunda yardımcı olmasını istediğini, davacının aracının davalı yedinde satılık olduğunu düşünürken aylar sonra davalı tarafından aleyhine bir takip başlatıldığını öğrendiğini, araştırdığında İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında 14/04/2019 tarihinde taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatıldığını, davalının aracın parçalarını söktüğünü, içini boşaltmış ve bu şekilde kıymet takdiri yaptırdığını, davacının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında davalıya Rehin Sözleşmesinden kaynaklı takip çıkışı olan 58.869,86 TL borcu olmadığının tespiti için işbu davayı açtıklarını, davacının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında davalıya Rehin Sözleşmesinden kaynaklı takip çıkışı olan 58.869,86 TL borcu olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, tüm yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin birleşen davasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...ın şahsı adına bir inşaat firması olduğunu, davalıdan inşaat işlerinde kullanılmak üzere vasıta alışverişi olduğunu, davalının inşaat işlerinde kullanılacak vasıtalar sattığını, davacı ...ın ilk olarak davalının eşi ...adına kayıtlı ...plaka numaralı, 2001 model, ... marka aracı .... Noterliğinin 13/11/2015 tarih ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile 45.000,00-TL satış bedeli karşılığı devraldığını, satış sözleşmesinde satıcı ...'e vekaleten davalı ...'in imza attığını, aynı gün satış sözleşmesinin akabinde davacı ...ın satın almış olduğu aracını .... Noterliğinin 13/11/2015 tarih ... yevmiye numaralı Rehin Sözleşmesi ile davalıya rehin verdiğini, davalının davacı ...dan 57.000,00-TL bedelli ödeme tarihi boş olan 15/11/2015 düzenleme tarihli bir senet aldığını ve senede kefil olarak da ...ın eniştesi diğer davacı ...'in de imzasını aldığını, 15/12/2015 tarihinde davalının 57.000,00 TL'lik borcun 13 adet senet karşılığı taksitle ödeneceğini ve 57.000,00-TL 13 adet senet karşılığı belirtilen miktarlarda taksitle ödenildiğinde 57.000,00-TL'lik tek senedin de geçersiz olacağını belirttiğini, bu yazışmaya ... ve ...'in isminin yazıldığını ve "..." yazarak esasen senetten kaynaklı ayrı bir borç olmadığını, olan borcun ... araca ait olduğunu davalının kendisinin de ikrar ettiğini, söz konusu evrakın davalı tarafından 57.000,00-TL'lik senet İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konulduğunda bizzat davalı tarafından icra dosyasına sunulduğunu, ...ın .... Noterliğinin 22/12/2016 tarihli ... yevmiye nolu rehin sözleşmesi ile adına kayıtlı ... plakalı aracına davalı lehine 18.250,00-TL bedelli rehin koyulduğunu, 2015 ve 2016 yıllarında iki araçtan kaynaklı rehin bedeli olarak davalıya ödenmesi gereken bedelin toplam 63.250,00-TL olduğunu, ... model aracın bedeli ödendiği için işbu senedin de geçerliliği kalmadığını, davalının kötü niyetli olarak senetleri de ayrıca takibe koyduğunu, davacıların İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalıya kambiyo senedinden kaynaklı borçlarının olmadığını, borçlu olmadığının tespiti davasını işbu dosya ile ikame ettiğini, işbu dava ile derdest olan İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/73 Esas sayılı dosyasında görülen dava arasında bağlantı olduğundan usul ekonomisi gereği her iki davanın birleştirilmesini,her tür cezai ve hukuki takip, şikayet ve dava hakları saklı olmak üzere öncelikle dava müddetince icranın durdurulmasına, kabul görmezse dava süresince icraya gelecek paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda tedbir kararı verilmesine, davacıların İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalıya kambiyo senedinden kaynaklı takip çıkışı olan 64.392,82 TL borcu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleriyle ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin birleşen davasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında fazlaya ilişkin her tür cezai ve hukuki takip, şikayet ve dava haklarımız saklı olmak üzere, sunulan nedenlerle öncelikle tayin edilecek uygun bir teminat karşılığı dava müddetince icranın durdurulmasına, bu talepleri kabul görmezse dava süresince icraya gelecek paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda tedbir kararı verilmesini, işbu dava ile derdest olan İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/73 Esas sayılı dosyasında görülen dava arasında bağlantı olduğundan usul ekonomisi gereği her iki davanın birleştirilmesine, davacının, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalıya Rehin Sözleşmesinden kaynaklı takip çıkışı olan 22.052,50 TL borcu olmadığının tespitine, davalının davaya konu takibi açmaktaki kötü niyeti sabit olduğundan, davacının borcunun olmadığını bildiği halde takip açıp mükerrer tahsilat amaçladığından yüzde yirmiden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, tüm yargılama harç ve giderleriyle ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafın aracı satmaya karar verince davalı ile temasa geçerek satış işlemlerini gerçekleştirmesi için davalıya vekalet verdiğini söylese de bunun doğru olmadığını, davalının davacı ile defalarca rehin sözleşmesine ilişkin alacağının ödenmesi için görüşme sağlamaya çalıştığını, fakat davacının sürekli davalıyı oyaladığını ve davalı ile görüşmekten kaçındığını, sonrasında davacı ...ın davalıya hiçbir şey söylemeyip aracı davalının sahibi olduğu.... Şti'nin ... Köyü... Karayolu No:... .... Adresine bırakıp gittiğini, davalı tarafından söz konusu araç çalıştırılmak istendiğinde aracın çalışmadığını, bu nedenle davalının de aracı olduğu olduğu yerde bıraktığını, yapılan tramer sorgusunda ise araç üzerinde rehin ve çok sayıda haczin olduğunu öğrendiğini, davalının rehin alacağına ilişkin olarak İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile taşınır rehininin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, davacı tarafından her ne kadar davalıya satış vekaleti verildiğini beyan esmiş olsa da araç üzerindeki rehin ve hacizler dikkate alındığında davalının satış vekaleti alması halinde dahi bu araca satamayacağının açık olduğunu, davacının bu beyanı gerçekten yansıtmadığı gibi kötü niyetle haksız menfaat elde etme gayesinde olduğunun göstergesi olduğunu, davacının iddia ettiği gibi araç üzerindeki eksikliklerin davalı tarafından yapılmasının söz konusu dahi olmadığını, ...aracı davalıya ait şirketin bulunduğu adrese haber bile vermeden bırakıp kaçtığını, bu sebeplerden dolayı kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacı ... arasında ticaretten kaynaklanan bir çok borç alışverişi olduğunu, davacı tarafından yapılan ödemeler, taraflar arasındaki başkaca alacak verecekten kaynaklanan ödemelere ilişkin olduğunu, bu yapılan ödemelere ilişkinde davalının elinde bulundurduğu başkaca senetleri de kendisine teslim ettiğini, davacı tarafından iddia edildiği gibi düzenlenen senet ile taraflar arasında düzenlenen rehin sözleşmeleri arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığını, ...ın kendisinden iş yapabilmek için borç para istemesi üzerine davacıya elden nakit para vermiş olduğunu bunun akabinde de ...ın kendi eniştesini de kefil olarak gösterip senet düzenleyerek davalıya teslim ettiğini, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile davalının alacağının tahsil edilmesi için icra takibi başlattığını, davacının bu iddialarını destekleyecek herhangi bir sözleşme, belge, delilinde dosyaya sunulmadığını, davacı tarafın 63.250,00-TL borcunun olduğunu ve ödenmesi gereken toplam tutarında bu olduğunu belirtmişken 70.000,00-TL ödeme yaptığını beyan etmesinin ticari ilişki olsun olmasın kimsenin kendi borcundan daha fazlasını ödemeyeceğinin tartışılmaz olduğunu bu hususun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın 70.000,00 TL'lik ödemelerin bir kısmını senet bedeli açıklaması bir kısmını ise açıklamasız olarak gönderdiğini beyan etmişse de dosyaya hiçbir delil sunmadığını, sonrasında sunmasına da muvafakat etmediklerini, davacı tarafın yapmış olduğu bu ödemenin davalı ile aralarındaki alacak verecekten kaynaklandığını, davaya konu İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında yer alan kambiyo senedine ilişkin davalıya ödeme yapmış olsaydı yaptığı ödemelerin bu senede ilişkin olduğu açıkça belirtilmesinin gerektiğini, aksinin ispatının gerektiğini, davacı tarafın davalı tarafından davacı ...dan 57.000,00-TL bedelli senet alındığını ve senede kefil olarak ...ın eniştesi diğer davacı ...'in de imzasının olduğunu beyan ettiğini ancak davalıyı zarara uğratmak ve davalının hakkını sürüncemede bırakmak amacıyla sahte imza iddiasıyla savcılıkta suç duyurusunda bulunduğunu, huzurdaki dava ile İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/73 E. sayılı dosyası arasında bir bağlantı olmadığını, reddinin gerektiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davanın kötü niyetle açılmış olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Rehin Sözleşmesinden yer alan alacak ile kambiyo senedi arasında bağlantı bulunduğu anlaşıldığından, bu durumda davalı tarafından yapılan ödemelerin, bir taraftan kambiyo senedine yönelik borcu ortadan kaldırırken, diğer taraftan rehinli alacağın da ortadan kalkmasına sebep olacağı kabul edileceği, ancak bu aşamada senedin sadece 13.11.2015 tarihli rehin sözleşmesi ile bağlantılı kabul edilmesi olacağı, bu sebeple 22.12.2016 tarihli rehin sözleşmesi ile kambiyo senedi arasında bağlantı bulunduğunu kabul edilemeyeceği, bağlantının kabulü ile tarafların 45.000 TL borcun, vadeli olarak 57.000 TL olarak ödeneceğini kararlaştırdıkları, dolayısıyla rehin sözleşmesinde varlığı kabul edilen borcun da ancak bu miktar ödenmişse sona ermiş sayılacağı, diğer taraftan davalının eşine ait... hesabında, davalı tarafından yatırılan ve çekilen meblağların yoğunluğu, çek girişleri, taksit ödemeleri gibi işlemlerin varlığı, bu hesabın davacı tarafından kullanıldığı kanaati oluşturduğundan, ...'e yapılan ödemelerin de bu kapsamda değerlendirildiği, davacı tarafından özellikle senet bedeli belirtilmek suretiyle yapılan ödemelerin; senet altında yer alan açıklama olan 5 adet 5.000 TL ve 8 adet 4.000 TL ödeme ile uyumlu olduğu, sadece 13.06.2016 tarihinde 2 X 5.000 TL = 10.000 TL ve 14.10.2016 tarihinde 2 X 4.000 TL = 8.000 TL ödeme gerçekleştirildiği, bu haliyle yapılan ödemelerin senet karşılığı olduğu ve bahsedilen senedin icra takibine konu senet olduğu, bononun rehin sözleşmesinde öngörülen 45.000 TL borcun ifası amacıyla düzenlendiğinin anlaşıldığı, 57.000 TL miktarlı ödeme bu şekilde tamamlandığında, hem 57.000 TL miktarlı senetten dolayı, hem de 45.000 TL miktarlı rehin sözleşmesinde yer alan borçtan dolayı sorumluluk kalmadığı, davacı tarafından 13.12.2017 tarihinde 3.000 TL, (Alıcı ... açıklama senet ödemesi), 16.02.2017 tarihinde 10.000 TL, (Alıcı ... açıklama elden borç aldım), 16.05.2017 tarihinde 4.000 TL, (Alıcı ... açıklama kira ödemesi) şeklinde olduğu, belirtilen ödemelerden 13.12.2017 tarihli 3.000 TL ve 16.02.2017 tarihli 10.000 TL miktarlı ödemelerin, ikinci rehin sözleşmesinden kaynaklanan 18.250 TL borca mahsuben yapıldığı benimsenerek, söz konusu rehin sözleşmesiyle vaat edilen 18.250 TL ödemeden, 5.250 TL ödeme kaldığının benimsenmesinin gerektiği, buna karşılık kira ödemesi açıklamalı dekont ile yapılan ödemenin, belirtilen borca mahsuben yapıldığının kabulü, işin niteliğine uygun olmadığı, söz konusu alacağın kesin vadesine ilişkin bir açıklama olmadığından ve takipten önce davacı borçlunun temerrüte düşüldüğünü gösterir bir bilgi ve belge de bulunmadığından takipten önce faiz istenmesi mümkün olmayıp, takip tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulabileceği, açıklanan nedenlerle davacının açtığı menfi tespit davaları bakımından, asıl dava bakımından davacının ....İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasından dolayı borcunun bulunmadığı, davalı taraf takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğundan takibe konu miktarın takdiren % 20'si oranında davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmetmek gerektiği, birleşen 2020/351 Esas sayılı dava bakımından davacının .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından dolayı 5.250 TL asıl alacak ve takip sonrası faiz bakımından sorumluluğunun bulunduğu, takip öncesi faiz yükümlülüğünün bulunmadığı, 5.200,00 TL asıl alacak takipte talep edilen 18.250,00 TL asıl alacaktan mahsup edildiğinde davacının davalıya 13.000,00 TL asıl alacak ve 3.802,50 TL işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği, söz konusu dava kısmen kabul olduğundan her iki tarafından haksız ve kötü niyetli olmadığı yargılama sonucunda anlaşılacağından davacı tarafın ve davalı tarafın kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen 2020/403 Sayılı dava bakımından her iki davacının .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından dolayı borcunun bulunmadığı, davalı taraf takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğundan takibe konu miktarın takdiren % 20'si oranında davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmetmek gerektiğine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dosya olan 2020/73 E. sayılı dosya yönünden istinaf sebepleri; taraflar rehin sözleşmesinde alacağın tamamının tahsil edilmesinden sonra davalının gereken ibrayı vereceklerini kararlaştırdıklarını ancak davacı ödemelerini yapmadığı gibi davalı ile görüşmekten de kaçındığını, davalının tüm görüşme ve iyiniyet göstergesine rağmen davacı sürekli davalıyı oyaladığını ve davalıyı mağdur ettiğini, bunun üzerine davacının rehin sözleşmesindeki borcuna istinaden taraflarınca rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, davacı tarafından taraflar arasındaki rehin sözleşmesine ilişkin bir ödeme yapılmadığı gibi davacı taraf kötüniyetli bir şekilde ödemeleri yaptığını beyan ettiğini, mahkeme tarafından da davacı tarafın başkaca alacak vereceğe ilişkin yapmış olduğu ödemelerin bu dosyaya ait olduğu kanaat getirilerek hüküm kurulmasının hukuken isabetsiz olduğunu, davalı, davacının başka borçlarından dolayı kendisine ayrıca icra takiplerinde bulunduğunu, davacı tarafından yapılan ödeme dekontları incelendiğinde taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığının anlaşılacağını, davacı ile defalarca rehin sözleşmesine ilişkin alacağının ödenmesi için görüşme sağlamaya çalışıldığını ancak davacının sürekli davalıyı oyaladığını ve davalı ile görüşmekten de kaçındığını, sonrasında davacı ... davalıya hiçbir şey söylemeyip aracı davalının sahibi olduğu.... Şti 'nin ... Köyü... Karayolu No:.... adresine bırakıp gittiğini, davalı tarafında söz konusu araç çalıştırılmak istendiğinde aracın çalışmadığını, bu nedenle davalının da aracı olduğu yerde bıraktığını, davacı tarafından, kıymet takdiri yapılan araç ile ilgili parçaların sökülerek düşük kıymet takdiri yapıldığına yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığını, bu dosya ile ilgili de davacı tarafından ihalenin feshine başvurabilecekken başvuruda bulunulmadığını, davacı taraf kötüniyetle hareket etmiş olduğundan davacının tek amacının borçtan kurtulmak olduğunu ve haksız menfaat elde etmeye yönelik olduğunu, birleşen İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/351 E. sayılı dosyası yönünden istinaf sebepleri; davalı davacının kendisine olan borcunu ödemesi için davacı ... ile görüşmeler yapmaya çalışmış olup davacının bu görüşmelerden kaçındığını ve borcunu ödemediği için de davalıyı mağdur ettiğini, dosyaya konu rehin sözleşmesi ile bahsi geçen kambiyo senedi arasında bir bağlantının olmadığını, davacının iddialarını destekleyecek herhangi bir sözleşme, belge vb delil de dosyaya sunulamadığını ancak mahkeme tarafından birleştirilen dosyaya konu rehin sözleşmesinin hem diğer rehin sözleşmesiyle hem de senetle arasında bağlantı olduğunun kabulü ile hüküm kurulmuş olmasının hukuken isabetsiz olduğunu, davacı taraf rehin sözleşmesinden doğan borcunu, davalının eşi ...'in hesabına ve davalı ...'in hesabına ödeme yaparak tamamladığını söylese de bu durumun gerçekleri yansıtmadığını, rehin alacaklarına ilişkin herhangi bir ödeme yapmayan davacının, borcunu ödemiş gibi değerlendirilerek hüküm kurulmuş olmasının davacının sebepsiz zenginleşmesine ve davalının da mağduriyetine sebep olduğunu, birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/403 esas sayılı dosyası yönünden istinaf sebepleri; davacı tarafın dosyalara konu rehin sözleşmeleri ile birleşen dosyaya konu kambiyo senedinin arasında bağlantı bulunduğunu iddia etmiş ama buna ilişkin somut bir delil dosyaya sunmadığını, dosyaya konu senet ile rehin sözleşmeleri arasında herhangi bir bağlantının da bulunmadığını, bilirkişi raporundaki eksik ve hatalı tespitlerin dikkate alınarak davalı aleyhine hüküm kurulmuş olmasının hukuken isabetsiz olduğunu, davacı taraf rehin sözleşmesinden doğan borcunu, davalının eşi ...'in hesabına ve davalı ...'in hesabına ödeme yaparak tamamladığını söylese de bu durumun gerçekleri yansıtmadığını, davacı tarafından iddia edildiği gibi düzenlenen senet ile taraflar arasında düzenlenen rehin sözleşmeleri arasında herhangi bir bağlantının bulunmadığını, davacı tarafça iddia edildiği gibi rehin sözleşmesi ile huzurdaki dosyaya konu olan icra dosyasında ki kambiyo senedi arasında bir bağlantının olmadığını, davacı tarafın bu iddiaları borçtan kurtulmaya yönelik olduğunu ve tek amaçlarının haksız menfaat elde etmek olduğunu, dosyaya sunulan davacı tarafça ödeme yaptığına ilişkin dekontlar incelendiğinde yapılan ödemelerin huzurdaki dosyaya konu senetle ilgisinin olmadığını, davacı tarafın yapmış olduğu bu ödeme davalı ile aralarındaki alacak verecekten kaynaklandığını, dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelmesinde hukuka aykırı değerlendirme yapılarak davacı tarafından senet borcunun ödendiğinin beyan edilmiş olmasının hukuken isabetsiz olduğunu, davacı tarafından gönderilen havalelerde açıklama kısmında senet ile ilgili herhangi bir bilgi yer almadığını ve davacı tarafından senet bedeli adı altında yapılan ödemelerin başkaca senetlere ilişkin olduğunu, taraflar arasında ticaretten kaynaklanan birçok alışveriş olduğundan borcun hangi senede ilişkin olduğunun açıkça belli olmadığını, mahkemece senet bedeli adı altında yapılan ödemelerin dosya kapsamında yer alan senede ilişkin olduğuna kanaat getirmesinin hukuken isabetsiz olduğunu, davacı tarafından tespiti istenmiş olan borçlara ilişkin gerek huzurdaki dosya gerekse birleştirilen dosyada ödeme yaptığına dair herhangi bir yazılı delil sunamamış olmasından açılmış olan bu davaların haksız menfaat temin etmeye yönelik olduğunu, bilirkişi tarafından da bu hususların nazara alınmaması ve senet borcuna ilişkin ödeme yapıldığının kabul edilmesi nedeniyle senetten kaynaklanan borcun kalmadığı yönünde değerlendirme yapılmış olmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mahkeme tarafından da belirtmiş oldukları hususlar nazara alınmaksızın davacı lehine çıkarımlar yapılmak suretiyle hüküm kurulmuş olmasının adalete olan güveni zedelediğini, hüküm kurulurken lehe çıkarımlar yapılmaksızın somut deliller doğrultusunda değerlendirmenin yapılmasının gerektiğini, borçlu tarafından rehin sözleşmesi açıklaması adı altında yapılan herhangi bir ödeme mevcut olmadığından rehin sözleşmesine ilişkin borç ödemesinin yapıldığının kabulünün hukuka aykırılık teşkil ettiğini, dosya kapsamında davacı tarafından sunulan dekontlarda yer alan "senet ödemesi" açıklaması ile yapılan ödemelerde hangi senede ilişkin olduğu ile ilgili herhangi bir ibare yer almamasına rağmen birleştirilen dosyadaki senede istinaden ödemenin yapıldığının kabulünün de hukuken isabetsiz olduğunu, davacının dosya kapsamında yer alan senede ilişkin herhangi bir ödeme yapmamasına rağmen senet ödemesi açıklamasının çok geniş bir ibare olması dikkate alınmaksızın sanki bu senede ilişkin ödemenin yapıldığının kabulü ile hüküm kurulmuş olmasının hukuka aykırı olduğunu, sadece senet ödemesi adı altında yapılan ödemelerin dosyadaki senede ilişkin yapıldığına kanaat getirilerek mahkeme tarafından hukuk ve hakkaniyete aykırı bir karar verilmesinin açıkça yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davalı defaatle davacıdan borcunu ödemesini talep ettiğini ancak davacı tarafın kötüniyetle hareket ederek borcunu ödemekten kaçındığını ve davalıyı mağdur ettiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Dava, asıl davada İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında davalıya Rehin Sözleşmesinden, birleşen İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/351 Esas sayılı dosyasında, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalıya Rehin Sözleşmesinden, birleşen İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/403 Esas sayılı dosyasında, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu edilen bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda, asıl davada İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasına konu takip nedeniyle davacı ...ın davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine, Birleşen İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/351 Esas 2020/419 Karar sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne, İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu takip nedeniyle davacı ...ın davalı ...'e 13.000,00 TL asıl alacak, 3.802,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.802,50 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, takibin 5.250,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, Birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/403 Esas 2021/145 Karar sayılı dosyası yönünden davanın kabulüne, İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu takip nedeniyle davacılar ... ve ...'in davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, bu kararlara karşı davalı vekili tarafından süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının dava konusu icra takiplerine konu bono ve rehin sözleşmeleri nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı, yapılan ödemelerin taraflar arasındaki başka bir hukuki ilişki için yapılıp yapılmadığı noktalarındadır.

Davalı takip alacaklısı tarafından, davacı takip borçlusu hakkında, asıl davaya konu, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasında, "45.000,00 TL rehin sözleşmesi tarih 13.11.2015 açıklama ...plakalı aracın 13.11.2015 tarihli ... yevmiye numaralı rehin sözleşmesi " sebebine dayalı olarak toplam 58.869,86 TL alacağın tahsili istemiyle 17.04.2019 tarihli takip talebi ile Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yolu ile İlamlı Takip başlatılmıştır.

Davalı takip alacaklısı tarafından, davacı takip borçlusu hakkında, birleşen İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/351 Esas sayılı dosyasına konu, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, "18.200,00 TL rehin sözleşmesi tarih 22.12.2016 açıklama ... plakalı 22.12.2016 tarihli ... yevmiye nolu rehin sözleşmesi" sebebine dayalı olarak toplam 22.052,50 TL alacağın tahsili istemiyle 17.04.2019 tarihli takip talebi ile Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yolu ile İlamlı Takip başlatılmıştır.

Davalı takip alacaklısı tarafından, davacı takip borçlusu hakkında, birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/403 Esas sayılı dosyasına konu, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, "57.000,00 TL miktarlı 14.11.2015 tanzim tarihli 15.01.2018 vade tarihli senet" sebebine dayalı olarak toplam 64.392,82 TL alacağın tahsili istemiyle 25.06.2019 tarihli takip talebi ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile Takip başlatılmıştır.

.... Noterliği 13.11.2015 tarihli ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile ...plakalı araç 45.000,00 TL bedelle davalı ... tarafından davacı ...a devredilmiştir.

Davacı, asıl davada, ...adına kayıtlı ...plakalı aracı .... Noterliği 13.11.2015 tarihli ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile ...plakalı araç 45.000,00 TL bedelle satın aldığını, aynı gün .... Noterliğinin 13/11/2015 tarih ... yevmiye numaralı Rehin Sözleşmesi ile davalıya 45.000,00 TL bedelli rehin verildiğini, alacağının tamamını tahsil ettikten sonra gereken ibrayı vereceği kararlaştırıldığını, davalıya olan borcunu ödemesine rağmen rehnin kaldırmayarak, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatıldığını, birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/403 Esas sayılı dosyasında, davalının eşi ...adına kayıtlı ...plakalı aracın Araç Satış Sözleşmesi ile 45.000,00 TL satış bedeli karşılığı devraldığını, aynı gün .... Noterliğinin 13/11/2015 tarih ... yevmiye numaralı Rehin Sözleşmesi ile davalıya rehin verdiğini, davalının bunla yetinmeyerek 57.000,00 TL bedelli ödeme tarihi boş olan 15/11/2015 düzenleme tarihli bir senet aldığını ve senede kefil olarak da ...ın eniştesi diğer davacı ...'in de imzasını aldığını, 15/12/2015 tarihinde davalının 57.000,00 TL lik borcun 13 adet senet karşılığı taksitle ödeneceğini ve 57.000,00-TL 13 adet senet karşılığı belirtilen miktarlarda taksitle ödenildiğinde 57.000,00-TL lik tek senedin de geçersiz olduğu halde, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalıya kambiyo senedinden kaynaklı takip yapıldığını, birleşen İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/351 Esas sayılı dosyada, adına kayıtlı ... plakalı aracına .... Noterliği 22.12.2016 tarihli ... yevmiye numaralı rehin sözleşmesi ile 18.250,00 TL rehin konuldu, borcunu ödemesine rağmen İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatıldığından söz konusu takip dosyalarına borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı ise söz konusu borçların davacı ile aralarındaki başla ticari ilişkilerden kaynaklandığını, takibe konu borçlara ilişkin ödeme yapılmadığı savunmasında bulunmuştur.

Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer.

Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer(6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 6).

Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 370 ilâ 372).

Menfi tespit davasında davacının borcun ödendiğini iddia etmesi karşısında alacaklının ödemeyi kabul edip bu ödemenin başka bir alacak için yapıldığını savunması halinde davalının bu savunmasına kanıtlaması gerekir(Yargıtay 19. HD'nin 22/05/2006 Tarih ve 2006/745 E. - 2006/5427 K sayılı kararı). Davalı taraf söz konusu ödemelerin başka bir alacak için yapıldığına ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunmadığından davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir.

Asıl davada, ...adına kayıtlı ...plakalı aracı .... Noterliği 13.11.2015 tarihli ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile ...plakalı araç 45.000,00 TL bedelle satın aldığını, aynı gün .... Noterliğinin 13/11/2015 tarih ... yevmiye numaralı Rehin Sözleşmesi ile davalıya 45.000,00 TL bedelli rehin verildiği sabittir.

Davacı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasında, davalı, ... .... Noterliğinin 13.11.2015 tarih ... yevmiye numaralı 45.000,00 TL bedelli Rehin Sözleşmesine istinaden takip yapılmıştır. Söz konusu rehin sözleşmesinde davacının, 13.11.2015 tarihinde aldığım 45.000,00 TL tutarındaki borcuma karşılık olmak üzere yazdığı ve araç satış sözleşmesinde aracın davacı tarafından davalıdan 45.000,00 TL bedelle satın alınarak, noter satış sözleşmesinde araç bedelin ödendiğinin kabul edildiği görülerek, söz konusu rehnin araç satış bedelinin ödenmesine istinaden verildiğinin kabulü isabetsizdir.

Bu kapsamda dosyaya bir kısım banka dekontlarının sunulmuşsa da, söz konusu dekontlarda, takip konusu rehin borcuna ilişkin ödeme yapıldığına ilişkin herhangi açıklamanın olmadığı görülmüştür. Takip konusu araç rehin bedellerine ilişkin ödemeler olduğuna dair herhangi bir açıklama içermeyen havalelerin borcun ödendiğini ispat etmeyeceğinden, davacının rehin konusu borcu ödediğini ispat edemediği görülerek, Mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.

Birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/403 Esas sayılı dosyasında, davacı ...plakalı aracın Araç Satış Sözleşmesi ile 45.000,00 TL satış bedeli karşılığı devraldığını, aynı gün .... Noterliğinin 13/11/2015 tarih ... yevmiye numaralı Rehin Sözleşmesi ile davalıya rehin verdiğini, davalının bunla yetinmeyerek 57.000,00 TL bedelli ödeme tarihi boş olan 15/11/2015 düzenleme tarihli bir senet aldığını ve senede kefil olarak da ...ın eniştesi diğer davacı ...'in de imzasını aldığını, 15/12/2015 tarihinde davalının 57.000,00 TL lik borcun 13 adet senet karşılığı taksitle ödeneceğini ve 57.000,00-TL 13 adet senet karşılığı belirtilen miktarlarda taksitle ödenildiğinde 57.000,00-TL lik tek senedin de geçersiz olduğu halde, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalıya kambiyo senedinden kaynaklı takip yapıldığını iddia etmiş olup, davacı tarafından sunulan dekontların incelenmesinde, 16.02.2017 tarihinde 10.000 TL, Alıcı ... açıklama elden borç aldım, 17.03.2017 tarihinde 4.000 TL Alıcı ... açıklama senet ödemesi, 14.10.2016 tarihinde 8.000 TL, Alıcı ... açıklama senet ödemesi, 12.12.2016 tarihinde 4.000 TL, Alıcı ... açıklama senet ödemesi, 13.04.2017 tarihinde 4.000 TL, Alıcı ... açıklama mart senet, 16.05.2017 tarihinde 4.000 TL Alıcı ... açıklama kira ödemesi, 19.07.2016 tarihinde 4.000 TL, Alıcı ... açıklama senet ödemesi, 09.09.2016 tarihinde 4.000 TL Alıcı ... açıklama senet ödemesi,13.12.2017 tarihinde 3.000 TL Alıcı ... açıklama senet ödemesi, 15.12.2015 tarihinde 5.000 TL Alıcı ...açıklama senet bedeli, 15.03.2016 tarihinde 5.000,00 TL Alıcı ...açıklama senet bedeli, 18.03.2016 tarihinde 5.000,00 TL Alıcı ...açıklama senet bedeli, 13.06.2016 tarihinde 10.000,00 TL, Alıcı ...açıklama senet bedeli, 27.06.2016 tarihinde 4.000 TL, Alıcı ...açıklama senet bedeli açıklamalı toplam 14 dekont bulunduğu, bunların toplamının 74.000 TL olduğu, davalıya yapılan 13.04.2017 tarihli 4.000,00 TL ödemenin Kira Ödemesi açıklaması içerdiğinden bu ödeme hesaplamada dikkate alınmayarak, toplam 70.000,00 TL senet ödemesi açıklamasıyla takip tarihi olan 25.06.2019 tarihinden önce yapıldığı ve yapılan ödeme tutarlarının senette belirtilen taksitler ve taksit tutarları ile uyumlu olduğu görülerek, artık davacının söz konusu senet bedelini ödediğinden İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu senetten borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

Birleşen İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/351 Esas sayılı dosyada, davacı adına kayıtlı ... plakalı aracına .... Noterliği 22.12.2016 tarihli ... yevmiye numaralı rehin sözleşmesi ile 22.12.2016 tarihinde aldığı 18.250,00 TL tutarındaki borcuna istinaden rehin konuldu, borcunu ödemesine rağmen İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatıldığından söz konusu takip dosyalarına borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olup, dosyada bulunan ödemeye ilişkin dekontlardan, 06.02.2017 tarihli 10.000,00 TL alıcı ... elden borç aldım açıklamalı ödemenin bu borca ilişkin yapıldığı kabul edilerek, davacının söz konusu rehin sözleşmesi bedeli 18.250,00 TL den 8.250,00 TL borcunun kaldığı görülmüştür.

Her ne kadar Mahkemece 13.12.2017 tarihinde 3.000 TL Alıcı ... açıklama senet ödemesini bu borca ilişkin ödeme olarak kabul etmişse de, söz konusu ödemede araç rehnine ilişkin bir açıklama bulunmadığından bu borca ilişkin ödeme olduğunun kabulü hatalı görülmüştür.

Aksine bir sözleşme olduğu veya taraflarca vade belirlendiği iddia ve ispat edilmemiş olup, ayrıca icra takibinden önce davacı/takip borçlusu temerrüte düşürülmediğinden davalının bu takip nedeniyle tarihine kadar işlemiş faiz talebi de yerinde görülmemiştir.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/351 Esas 2020/419 karar sayılı dosyasının 5.250,00 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

1-Asıl Dosya 2020/.... Esas sayılı dosyası yönünden davanın REDDİNE,

2-Davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,

3-Asıl dosya yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 1.005,00 TL harcın mahsubu ile 273,00 TL harcın karar kesinleşince talep halinde davacıya iadesine,

4-Asıl dosya yönünden davacı tarafından yapılan 134,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 884,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yapılan 47,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-İş bu dava menfi tespit talebine ilişkin olup, arabuluculuğa başvuru zorunlu olmadığından, 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,

8-Dosyaya yatırılan teminatın karar kesinleştiğinde iadesine,

9)Birleşen İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/.... Esas 2020/.... karar sayılı dosyası yönünden;

Davanın KISMEN KABULÜ İLE, İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu takip nedeniyle davacı ...ın davalı ...'e 10.000,00 TL asıl alacak, 3.802,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.802,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, takibin 8.250,00 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,

10-Davacı tarafın kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,

11-Davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,

12-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 943,00 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 377,00 TL harcın mahsubu ile 566,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

13-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,00 TL başvurma harcı ve 377,00 TL peşin harç olmak üzere toplam 431,00 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

14-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 13.802,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

15-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 8.230,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

16)Birleşen İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... Esas 2021/.. Karar sayılı dosyası yönünden;

Davanın KABULÜ İLE, İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu takip nedeniyle davacılar ... ve ...'in davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine,

17-12.878,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

18-Davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,

19-Karar harcı 4.399,00 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.100,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.299,00 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,

20-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 54,00 TL başvurma harcı ve 1.100,00 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.154,00 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacılara ödenmesine,

21-Davacılar tarafından yapılan 65,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacılara ödenmesine,

22-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

23-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 9.171,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

24-Dosyaya yatırılan teminatın karar kesinleştiğinde iadesine,

25-Tüm dosyalar yönünden; dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

26-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;

a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

b-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 662,00 TL, posta ve tebligat gideri 100,00 TL olmak üzere toplam 762,00 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

d-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/29, K. 2026/1235, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-29-e-2026-1235-k-e2cc5180c080