Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2758 E. 2026/2196 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2758
Karar No
2026/2196
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO:2023/2758

KARAR NO:2026/2196

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ:26/09/2023

NUMARASI:2023/114 Esas - 2023/626 Karar

DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:22/10/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı araca ilişkin müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında 05/12/2017 tanzim tarihli sigorta sözleşmesi akdediliğini, ... plakalı araç 27/04/2018 tarihinde ölümlü trafik kazasına karıştığını, sigortalı araçta hasar meydana geldiğini, sigortalı araçta zarar meydana gelmesi ve dahi mevcut sigorta sözleşmesi gereğince zararları giderme yükümü altında bulunmasına rağmen davalı sigorta şirketinin yükümlülüğümü yerine getirmediğini ve müvekkilinin zararını karşılamadığını beyan ederek; ... plakalı araçta husule gelen hasarın (şimdilik 50.000,00-TL) 27/04/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar ... Poliçesi ile sigortalı olduğunu, taraflar arasında akdedilen zorunlu trafik sigorta sözleşmesi sigorta ettirenin olduğunu, sigorta ettirenin maddi tazminat talebinden dolayı müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili bu rizikodan sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 36.000,00-TL olduğunu, poliçe kapsamında ... plakalı aracın sigorta şirketi olan ... Şirketi'ne 30/05/2019 tarihinde 7.700,00TL tazminat ödemesi, 01/06/2018 tarihinde de Karayolları Genel Müdürlüğü'ne 1.168,69TL hasar ödemesi yapıldığını, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumlulukları, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, masraf ve vekalet ücreti sorumluluklarının bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, dosya üzerinden yapılan tüm ödemeler poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı tarafın, arabuculuk görüşmesine katılmadığı halde lehine yargılama giderlerine hükmedilmesinin, arabuculuk masrafının kendilerine yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili firma ve ... arasında ... plakalı araca ilişkin olarak 05.12.2017 tarihinde sigorta sözleşmesi akdedildiğini, ...'nın yeni unvanıın ... A.Ş. Olduğunu, söz konusu ... plakalı aracın 27/04/2018 tarihinde ölümlü trafik kazasına karışmış olup, sigortalı araçta hasar da meydana geldiğini, araçta zarar meydana gelmesine ve dahi mevcut sigorta sözleşmesi gereğince zararları giderme yükümü altında bulunmasına rağmen davalının bu yükümünü ihlâl ile müvekkili zararlarını gidermeye yanaşmadığını, bu nedenle işbu davanın ikame olduğunu, zararlandırıcı olayın (riziko) nedeniyle zararın husule gelmiş ve müvekkilinin bu zararı sigortacıdan talep ettiğini, zarara uğrayan araçtan sigortacı ... A.Ş.'nin sorumlu olmadığına dair gerekçenin kabulünün mümkün olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türüdür.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Somut olayda davacı ... Şirketi kazaya karışan ve ... A.Ş.nin ... olduğu ... plakalı aracın malik-işleteni olmasına karşın kendi sigortasından hasar tazminatı talebinde bulunmuştur. Oysa ki yukarıdaki açıklamalar ışığında zorunlu trafik sigortasının amacı, trafik kazaları sonucu 3. kişilere verilecek zararların güvence altına alınmasıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 92. maddesi ve kaza tarihi itibariyle yürülükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında işleten tarafından ileri sürülecek tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında kalacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre işleten ve sigortalı olan davacının, işleten olarak kendi sorumluluğunu üstlenen davalı zorunlu trafik sigortacısından tazminat talebinde bulunması mümkün değildir. Zira zorunlu trafik sigortacısı, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığından ve olayda davacı işleten davalı Sigorta karşısında zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunmadığından, davacı işletenin tazminat talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.6325 sayılı HUAK 18/A.11. maddesine göre "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Eldeki davada, dava açılmadan önce yapılan arabuluculuk başvurusu yapılmış, davalı taraf arabuluculuk sürecinde oturuma katılmış, anlaşamama tutanağı düzenlenmiştir. Bu durumda davalı arabuluculuk oturumuna katıldığından mahkemece yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2758, K. 2026/2196, T. 26.09.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2758-e-2026-2196-k-df53508aa422