Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2337 E. 2026/2095 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2337
Karar No
2026/2095
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO:2023/2337

KARAR NO:2026/2095

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ:15/06/2023

NUMARASI:2020/751 Esas - 2023/455 Karar

DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat

DAVA TARİHİ:23/12/2020

KARAR TARİHİ:14/10/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 26/09/2019 tarihinde ... kesişimi üzerinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı ...'si olmayan motosiklet ile dava dışı sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil arasında ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, motorsiklette yolcu konumunda bulunan müteveffa ... ... işbu kaza nedeni ile hayatın kaybettiğini, motosiklet sürücüsü ... 'ın asli kusurlu olduğunu, Gaziosmanpaşa CBS'nın 2020/26169 Soruşturma sayılı dosyasının celbinin gerektiğini, davalı Güvence Hesabına başvurulduğunu ancak aracın çalıntı olduğu iddiası ile taleplerinin reddedildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığını ancak anlaşılamadığını, müvekkilinin mahkeme masraflarının karşılayabilme gücü olmadığını bu nedenle adli yardım taleplerinin bulunduğunu, destekten yoksun kalma temelli maddi tazminatın davalıdan poliçe limiti ile sınırlı olarak temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile şimdilik anne için 500,00 TL, baba için 500,00 TL'nin tahsili ile davacılara ödenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... poliçesi bulunmayan aracın çalıntı olması nedeni ile tazminat talebinin karşılanmasının mümkün olmayacağının tespit edildiği ve başvurunun reddedildiğini, dava konusu aracın kaza anındaki sürücüsünün belirsiz olduğunu, çelişkili ifadeler verildiğini, kusur oranının belirlenmesi için uzman bilirkişiler tarafından rapor düzenlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, söz konusu kazada davacıların murisinin yolcu olduğunun tespiti halinde hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ücretsiz bir taşıma söz konusu olduğunun aşikar olduğunu, taraflar tacir olmadığından ve taraflar ticari bir iş de bulunmadığından, davacı tarafın avans faiz oranı ile birlikte hesaplama yapılması talebi de reddedilmesi gerektiğini, Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli olman teminat limiti ve tescilsiz aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, tazminat ödenmesine hükmedilmesine halinde, bu sınırlarınını aşılması hukuka aykırılık teşkil edeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile, davacı... için 247.888,61 TL ve davacı ... için 142.111,39 TL destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminatın poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 28/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılar ... ve...'a ayrı ayrı verilmesine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kazaya karışan aracın çalıntı olması sebebiyle Müvekkili Kurum'un sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğuna atfedilen ve ... poliçesi bulunmayan aracın çalıntı olması nedeni ile tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosya konusu talebin tamamen hukuk dışı olup Güvence Hesabı’ndan söz konusu kaza nedeniyle tazminat talep edilemeyeceğini, aracı çalan kişi ile ilgili olarak tazminat talebinin trafik sigortası kapsamında bulunmadığını, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı ilkesi gereği müteveffanın kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza neticesinde müteveffanın mirasçılarının destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinin hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi gerektiğini, soruşturma ve kovuşturma evresine ait tüm dosyaların celbi, sürücünün kimliğinin çelişkiye yer kalmayacak şekilde tespiti gerektiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, kusur oranlarının ancak ATK Trafik İhtisas Kurulu tarafından düzenlenecek gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor tanzim etmek suretiyle tespit edilebileceğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur için %20, hatır taşımacılığı için ayrıca %20 indirim yapılması gerektiğini, Yargıtay içtihatları doğrultusunda temerrüt tarihinin ancak dava tarihi olabileceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 26/09/2019 tarihinde dava dışı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... istikametinden ... istikametine seyir halindeyken olay mahalline geldiği kendisine yeşil ışık yanmakta iken ... ...'ın yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı motorsiklet arasında meydana gelen trafik kazasında yolcu ... ... vefat etmiştir.... Genel Şartlarının A.6-h maddesinde; çalınan veya gasp edilen araçların sebep oldukları ve Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararların, aracın çalındığını veya gasp edildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talepler ile çalan ve gasp eden kişilerin taleplerinin teminat dışında kaldığı düzenlenmiştir.Somut uyuşmazlıkta; dava dışı sürücü ... Karaduman hakkında... plakalı motosiklet çalınması yönünden Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/11611 soruşturma dosyası ile yürütülen soruşturma sonucunda hırsızlık suçundan hakkında kamu davası açıldığı ve Gaziosmanpaşa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/339 Esas ve 2021/24 Karar sayılı kararı ile delil yetersizliğinden beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ... plakalı motosikletin sahibi olan dava dışı ... tarafından 26/09/2019 tarihi saat 07.00 sıralarında motorunun evinin önünden çalınması nedeniyle yasal başvuruları yaptığı, aynı gün 14.00 'de meydana gelen trafik kazası nedeni ile motorun çalıntı kaydının olduğunun tespit edildiği, dava dışı sürücü ...'ın ifadelerinde motoru destek ...'un kendisine ait olduğunu söylediğini beyan etmiştir.Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesindeki davaya etkisini düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde "Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz." hükmü yer almaktadır.Bu doğrultuda Gaziosmanpaşa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/339 Esas ve 2021/24 Karar sayılı dosyasında CMK 223/1-e maddesi kapsamında verilen beraat kararı maddi anlamda kesin hüküm oluşturmayacaktır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, motosikletin kaza günü sabah çalındığının sahibi tarafından emniyete ihbar edildiği kazanın aynı gün içerinde kısa bir zaman sonra saat 14.00'de meydana geldiği, destek ...'un yaşının 18 yaşından küçük olması nedeni ile motosikletin kendisine ait olduğuna ilişkin beyana itibar edilemediği, destek ... ile dava dışı sürücü ...'ın benzer suçlardan yargılamalarının bulunduğu olguları birlikte değerlendirildiğinde yolcu olan desteğin motosikletin çalıntı olduğunu bilerek araca bindiğinin kabulü gerekmektedir. Bu doğrultuda... Genel Şartlarının A.6-h maddesi uyarınca zararın teminat dışı olduğu gözetilmeden karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,

Buna göre:

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00 TL nispi ilam harcının davacılar tarafından ıslah harcı olarak yatırılan 1.332,05 TL harçtan mahsubu ile bakiye 600,05 TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip davacılara iadesine,

3-Davacıların adli yardım taleplerinin kabul edilmiş olması nedeniyle, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 2.550,00 TL bilirkişi raporu ücretleri ve 105,00 TL tebligat ve posta masrafları ile 2020 yılı için başvurma harcı olarak alınması gereken 54,40 TL olmak üzere toplam 2.709,40 TL'nin davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,

6-AAÜT uyarınca hesap edilen 45.000 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

7-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına,

8-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,

B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;

1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,

2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 137,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,

3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2337, K. 2026/2095, T. 15.06.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2337-e-2026-2095-k-8b00b1b087aa