Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/3001 E. 2026/2481 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/3001
Karar No
2026/2481
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/3001 (İnceleme Aşamasında- Duruşmasız) KARAR NO : 2026/2481 Geçici Hukuki Koruma (haciz) Başvurunun Esastan Reddi HMK. 353/1-b.1

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2026/1381 Esas sayılı derdest dosya KARAR TARİHİ : 26/08/2026 DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALILAR : ... DAVA : İpoteğin Fekki olmadı Alacak DAVA TARİHİ : 19/08/2026 TALEP : İhtiyati haczin reddine ilişkin ara kararının kaldırılması KARAR TARİHİ : 21/10/2026 (istinaf için) KARAR YAZIM TARİHİ : 21/10/2026 (istinaf için) Samsun 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/08/2026 tarih ve .... esas sayılı (derdest) ihtiyati haczin reddi ara kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru üzerine, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde neticeten ve özetle; dava konusu Samsun ili, İlkadım ilçesi Kışla Mahallesi Gümüşsu Sokak No: .... Daire: .... adresinde kaim taşınmaz, taraflar arasındaki ticari ilişkiler nedeni ile alım satım işlemlerine konu olduğunu, ancak taraflar arasındaki mal alışverişinin sona ermesi üzerine davalılar taşınmazı müvekkiline ipotekli haliyle geri devrettiğini ve devir sırasında 13/05/2025 tarihli teminat sözleşmesi ile taşınmaz üzerindeki ipoteği en geç 30/07/2025 tarihine kadar fek edeceklerini gayrikabili rücu olarak kabul ve taahhüt ettiklerini ancak davalının sözleşmede kararlaştırılan 30/07/2025 tarihine kadar ipoteğin fekki yükümlülüğünün yerine getirilmediğini beyanla müvekkile ait taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin fekkine karar verilmesini bu talebin mahkemece kabul edilmemesi halinde ise terditli olarak taşınmazın güncel rayiç bedelinin belirlendikten sonra artırılmak üzere şimdilik 3.000.000,00 TL tutarındaki kısmının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve taşınmazın davalılar adına tesciline karar verilmesi ile davalı şirketlerin mali durumunun bozulmuş olması ve finansal yapılanma sürecinde bulunmaları nedeniyle müvekkilinin alacağının teminat altına alınması amacıyla taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine öncelikle teminatsız olarak ihtiyati haciz konulması kararı verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: İlk derece mahkemesince verilen 26/08/2026 tarihli ara karar neticesinde; " ......İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK'nun) 257. maddesinin 1. fıkrası uyarınca" Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczzettirebilir." bu hükme göre bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nun 258. Maddenin 1.fıkrası uyarınca, "... Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur..." Bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup, kesin bir ispat aranmamakta ise de özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Öte yandan İİK nun 257 maddenin 1.fıkrasına göre İhtiyati Haciz kararı verebilmek için borcun vadesinin gelmiş olması yani muaccel olması yeterlidir. TBK nun 90.ncı maddesine göre "İfa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç doğumu anında muaccel olur." Bu kanun hükmüne göre muacceliyet alacaklının alacağının talep etme yetkisini ifade etmekte olup, kural olarak her borç doğduğu anda muacceldir. İhtiyati Haciz koşullarının düzenlendiği İİK'nun 257 ve 258 maddelerinde ihtiyati haciz kararının ancak kambiyo senetlerine istinaden verilebileceğine dair bir hüküm bulunmamakta olduğundan ihtiyati haciz istemine dayanak belgenin kambiyo senedi taşımaması vasfıda reddedilmesine gerekçe olamaz.( Yargıtay 19.HD 11/02/2014 tarih, .... Esas, .... Karar sayılı örnek ilamı) Tüm dosya kapsamından; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, bu kapsamda sözleşmeden kaynaklı alacak davası olduğu, iddia ettiği alacağın yargılamayı gerektirdiği, bu anlamda yaklaşık ispat şartlarının dosya kapsamında bulunmadığı" gerekçeleri ile;"-Davacı vekilinin İhtiyati haciz talebinin reddine, " dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi bizzat davanın türünü "alacak (taşınmaz alım-satımı kaynaklı)" olarak tasnif ettiğini, dilekçe ekinde sunulan tarafların imzasını taşıyan sözleşme ve ihtiyari arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde müvekkilinin alacağının muaccel hale geldiği ve 1 yılı aşkın süredir hukuka aykırı olarak maliki olduğu taşınmaz üzerinde ipotek bulunduğu açık olduğunu, müvekkili ipotek maliki olarak ve söz konusu ipotek borcu ile hiçbir bağı olmaksızın; davalıların ipotek borcunu ödeyememesi durumunda 30.000.000,00-tl bedelli bir borç ve taşınmazının satılması riski ile karşı karşıya olduğunu, yalnızca bu nedenle dahi müvekkilin alacağının teminatı olarak davalıların menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ivedilikle ihtiyati haciz konulması olduğunu, davalı şirketlerin hür iradeleriyle imza altına aldıkları bu belgeler, alacağın varlığını ve muacceliyetini şüpheye yer bırakmayacak biçimde ispat etmekte olup yaklaşık ispat standardını gereğinden fazla karşılamaktadır. kaldı ki dosyaya delil olan ihtiyari arabuluculuk görüşmelerine dahi başvuru, davalı şirketler tarafından gerçekleştirildiğini, davalı şirketlerin müvekkile karşı olan borçları; bizzat ıslak imzalarını taşıyan 13/05/2025 tarihli teminat sözleşmesi ve edim taahhütlerini içeren kendi başvurularına dayanan 23/01/2026 tarihli arabuluculuk tutanağı ile açıkça sabit olduğunu, borç ikrarını içeren bu kuvvetli yazılı deliller karşısında, İİK m. 259 uyarınca talebimizin öncelikle teminatsız, sayın daireniz aksi kanaatte ise mahkemece takdir edilecek uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz olarak kabulüne karar verilmesi olduğunu, müvekkili söz konusu borcun ifa edilmemesi nedeniyle 1 yılı aşkın süredir maddi olarak oldukça zor süreçlerden geçmiştir. söz konusu daireyi üzerinde ipotek bulunurken satma şansı olmamış, bu durum kendisinin nakit akışını sekteye uğratmıştır. davalı şirketlerin ikrarları ve ihmalkarlıkları sebebi ile verilmesi muhtemel ihtiyati haciz/tedbir kararının müvekkilinin yaşadığı zorluklar da göz önünde bulundurularak teminatsız olarak verilmesi talebini yenilediğini, bu nedenle kararın kaldırılması için istinaf talebinde bulunmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ihtiyati tedbir koşullarının mevcut olup olmadığı, kararın eksik incelemeye ve/veya yanılgılı değerlendirmeye dayalı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLER: Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Samsun 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/08/2026 tarih ve .... esas sayılı (derdest) ihtiyati haczin reddi ara kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru üzerine, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava, ipoteğin fekki olmadı alacak istemine ilişkindir. Talep; ihtiyati haczin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına yöneliktir. İlk derece mahkemesince davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi reddedilmiş; davacı vekili tarafından redde yönelik olarak süresinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı HMK.nun 394/5. maddesinde ihtiyati tedbirle ilgili yerel mahkemece itiraz üzerine tesis edilen karara karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş, aynı yasanın “İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar” başlıklı 7251 sayılı yasanın 34/2 Maddesi ile değişik 341/1-b maddesinde ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulacağı hükme bağlanmıştır. Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alınmış olmakla, yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan istinaf gider avansından arta kalan tutarın HMK 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yerel mahkemesince İADESİNE, 4-İş bu kesin kararın hukuku bilgilendirme hakkı kapsamında taraflara yerel mahkemece tebliğine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekille temsil olunan davalı lehine avukatlık ücreti taktirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-f maddesi uyarınca kesin olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 21/10/2026

Başkan-... Üye-... Üye-... Katip-... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/3001, K. 2026/2481, T. 26.08.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-3001-e-2026-2481-k-fa16b7d43329