Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/745 E. 2026/1619 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/745
Karar No
2026/1619
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/745 KARAR NO : 2026/1619

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/01/2024 NUMARASI : 2023/448 Esas - 2024/58 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı) KARAR TARİHİ : 15/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :15/10/2026

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/01/2024 tarih 2023/448 Esas 2024/58 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın 08.01.2023 tarihinde davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araçla çarpışması ve çarpmanın etkisiyle ... plakalı araca savrulması sonucu hasarlandığını, araçta KDV dahil 92.398,77-TL hasar meydana geldiğini, davalı sigorta şirketince eşdeğer parça bedelleri üzerinden iskonto uygulanarak ve KDV dahil edilmeksizin 32.570,04-TL hasar bedeli ile 15.637,50-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, bu ödemelerin gerçek zararı karşılamadığını, hasarın orijinal parça bedelleri üzerinden, iskontosuz ve KDV dahil hesaplanması gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10,00-TL hasar bedeli ile 10,00-TL değer kaybının hasarı ret tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili yargılama sırasında hasar bedeline ilişkin talebini 32.096,52-TL'ye yükseltmiş, değer kaybına ilişkin talebini artırmamıştır. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan .... plakalı aracın müvekkili nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, yapılan inceleme sonucu belirlenen 32.570,04-TL hasar bedeli ve 15.637,50-TL değer kaybının davacıya ödendiğini, ödemelerin zararı tamamen karşıladığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz ve davacı tarafın tam kusurlu olduğunu, sorumluluğun poliçe limiti ve sigortalı sürücünün kusur oranıyla sınırlı bulunduğunu, tazminatın KDV hariç hesaplanması gerektiğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüt koşullarının oluşmadığını ve avans faizi istenemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sigortalısı araç sürücüsünün kavşakta ilk geçiş hakkını vermemesi nedeniyle %75, davacıya ait araç sürücüsünün kazadan aktif kaçınma davranışları sergilememesi nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu, orijinal parça bedelleri üzerinden KDV dahil belirlenen hasar bedeline kusur oranı uygulanarak davalı tarafından yapılan 32.570,04-TL ödeme düşüldüğünde bakiye hasar alacağının 32.096,52-TL olduğu, 17.500,00-TL olarak belirlenen değer kaybına kusur oranı uygulandığında davalının yaptığı 15.637,50-TL ödemenin bu zararı karşıladığı, davalının gerçek zararı gidermekle yükümlü bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, 32.096,52-TL bakiye hasar bedelinin poliçe limitleri dahilinde 27.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, değer kaybı isteminin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ZMMS Genel Şartları uyarınca hasar gören parçanın orijinal olmaması halinde eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilmesi gerektiğini, davacıya ait araçta daha önce değişen ve orijinal olmayan parça bulunup bulunmadığı araştırılmadan orijinal parça bedelleri üzerinden yapılan hesabın esas alındığını, sigorta şirketine orijinal parça ile değişim talebi iletilmediğini ve aracın hangi serviste onarıldığının bilinmediğini, parça ve işçilik bedellerine makul iskonto uygulanması gerektiğini, onarım faturası sunulmadığından KDV hariç hesap üzerinden hüküm kurulması gerekirken KDV'nin hesaba dahil edilmesinin gerekçesinin açıklanmadığını, zararın güncel eksper hesabına göre belirlenmesi nedeniyle faiz başlangıcının hesap tarihi olması gerektiğini, 27.01.2023 tarihinden faiz yürütülmesinin faize faiz işletilmesi sonucunu doğuracağını, müvekkilinin ödemeyi tam ve zamanında yaptığından temerrüde düşmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle meydana gelen bakiye hasar ve değer kaybı bedelinin ZMMS poliçesi kapsamında karşı aracın trafik sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 22.2.2012 tarih ve 2011/17-787 E. - 2012/92 K., Yargıtay 17. HD'nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorundadır.(Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K. sayılı ilamı). Somut uyuşmazlıkta davalı vekili tarafından, davacıya ait araçta daha önce değişen ve orijinal olmayan parça bulunup bulunmadığı araştırılmadan orijinal parça bedelleri üzerinden yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasının hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de, araçta daha önce hasar meydana gelmiş olmasının, hasarlanan parçaların orijinal olmayan parçalarla değiştirildiğini tek başına göstermeyeceği, hasar gören parçaların orijinal olmadığı yönündeki iddianın ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, bu hususta somut bir tespit ve delil bulunmadığı, salt orijinal olmayan parça kullanılmış olabileceğine ilişkin soyut iddianın davacıya parçaların orijinal olduğunu ayrıca ispat etme külfeti yüklemeyeceği gözetildiğinde, orijinal parça bedelleri üzerinden yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, ayrıca davacının orijinal parça ile değişim talebinde bulunmamış olması da tek başına eşdeğer parça bedelinin esas alınmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Davalı vekilinin iskonto uygulanmasına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; sigorta şirketinin parçaları ayni olarak temin ettiği veya iskontolu parça ve işçilik bedelleri üzerinden aracın onarımını sağlayarak davacının gerçek zararını karşıladığı yönünde somut bir delil bulunmadığı, sigorta şirketinin tedarik ilişkileri nedeniyle yararlanabileceği indirimlerin veya piyasada genel olarak indirim yapılabileceği yönündeki soyut iddianın, davacının gerçek zararından indirim yapılmasını gerektirmeyeceği, davalı sigorta şirketinin ayni onarım sağlayıp aracı kaza öncesi haline döndürecek şekilde tamir ettirmesi halinde ilave ücret talep edilemeyeceği ancak somut uyuşmazlık yönünden ekspertiz raporunda gösterilen fiyatlandırma üzerinden onarım sağlandığı ispat edilemediğinden davacının KDV dahil ve iskontosuz parça fiyatlarıyla hesaplanan hasar bedeli üzerinden bakiye zararın tazminini talep edebileceği değerlendirilmekle aksi yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Davalı vekilinin KDV'ye ilişkin istinaf itirazı yönünden ise, yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca aracın onarılmış olması veya onarım faturası sunulması KDV'nin gerçek zarar kapsamında değerlendirilmesinin koşulu olmadığından, bilirkişi raporunda KDV hariç ve KDV dahil alternatif hesaplama yapılmış olması karşısında mahkemece KDV dahil hasar bedelinin esas alınması yerinde olup, bu nedenle davalı vekilinin fatura sunulmadığından bahisle KDV'nin hesaplamadan çıkarılması gerektiği yönündeki istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; bilirkişi hesabının kaza tarihindeki parça ve işçilik bedellerine dayandığı, raporun daha sonraki bir tarihte düzenlenmiş olmasının zararın rapor tarihindeki fiyatlara göre hesaplandığı anlamına gelmeyeceği, davalı sigorta şirketince yapılan 27.01.2023 tarihli kısmi ödemenin gerçek zararı tamamen karşılamadığı ve bu tarih itibariyle bakiye zarar yönünden de temerrüdün oluştuğu, kaza tarihindeki zarar esas alınarak belirlenen bakiye tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde bir hukuka aykırılık bulunmamakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir. Bu durumda, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delillere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, orijinal parça bedelleri üzerinden KDV dahil belirlenen 86.222,09-TL hasar bedeline davalının sigortalısı araç sürücüsünün %75 kusur oranı uygulanıp yapılan 32.570,04-TL ödeme mahsup edilerek talep doğrultusunda 32.096,52-TL bakiye hasar bedeline hükmedilmiş olmasına, mahkemece hükme esas alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.192,51 TL'den peşin alınan 548,13 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.644,38 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 15/10/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/745, K. 2026/1619, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-745-e-2026-1619-k-fea63829416d