Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2210 E. 2026/1093 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2210
Karar No
2026/1093
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2210 KARAR NO : 2026/1093

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/02/2022 (Dava) - 14/06/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/227 Esas - 2023/374 Karar DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Ölüm Nedeniyle) BAM KARAR TARİHİ: 10/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 10/06/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/06/2023 tarih ve 2022/227 Esas - 2023/374 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 20.02.2020 günü saat 04:10 sıralarında Aydın İli, Kuşadası İlçesi, .... Mahallesi, ...Bulvarı, ....Kavşağı yönünden Çamlık kavşağına doğru seyir halinde olan ve sürücüsü davalı ... olan ... Plaka sayılı araç ile karşı yönden gelen ve sürücülüğünü dava dışı ...'in yaptığı ... plakalı aracın çarpışması neticesinde, davalı ...'in kullanımında olan ... Plaka sayılı araç içerisinde bulunan davacıların murisi ...'ın hayatını kaybettiğini, davalı ...'in kaza sonrası yapılan alkol ölçümünde 0,88 promil alkollü çıktığını, davalı tarafın alkollü olmasına karşın araç kullanarak kusurlu hareket ederek desteğin vefat etmesine neden olduğunu, Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/252 Esas numaralı dosyası kapsamında yapılan yargılama neticesinde Adli Tıp Kurumu raporu ile davalı ...'in tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/252 Esas, 2021/269 Karar numaralı, 17.06.2021 tarihli kararı kapsamında davalı ...'in 5 yıl hapis cezası aldığını, istinaf incelemesinde olan ceza dosyasının derdest konumda olduğunu, müteveffanın babası ... ve annesi ...'ın henüz genç yaşta böyle bir kaza ile oğulları kaybederek ağır bir ruhsal çöküntüye uğradıklarını, desteğinden mahrum kaldıklarını, davacı müvekkilleri için olay tarihinden itibaren işleyecek yasal avans faiziyle birlikte 500.000.-TL tutarındaki manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, fazlaya dair tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak niteliğinde şimdilik maddi tazminat olarak toplam 10.000,00.-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların murisi, müvekkilinin arabasında iken kaza meydana geldiğini, davacıların murisinin, aşırı derecede alkollü olduğu için araca bindiğinde emniyet kemerini, müvekkilinin defalarca bağla demesine rağmen bağlamamakta direndiğini, kaza anında kendi kusurundan dolayı vefat ettiğini, kaza anındaki aracın hızının 90-100 km civarında olduğunu, şayet müteveffa kemerini bağlamış olsa idi kazayı ufak tefek sıyrıklarla atlatacağını, kazanın olmasına sebebiyet verenin ve müvekkilini gezmeye zorlayanın müteveffa ... olduğunu, üzerine atılan suçlamayı ve kusur durumunu kabul etmediklerini, yeniden keşif yapılarak, kusur durumunun tespitini, sonucuna göre Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 30/03/2019- 30/03/2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 6258388119 nolu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, daha öncesinde destek sahiplerinin arabulucuğa başvurması neticesinde ZMMS sigortacısı olan müvekkili şirket ile anlaşma sağlandığını, 69.907,72-TL tazminat ödemesinin yapıldığını, davacı ... ve diğer destek sahipleri destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin tüm haklarından feragat ettiğini, davanın araç sigorta ettirene ihbarını talep ettiklerini, zira davacı tarafın sigortalıdan herhangi bir ödeme almışsa, aynı ödemeyi mükerrer şekilde taraflarından tazmin ettiği takdirde sebepsiz zenginleşmiş olacağını, Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından davanın usulen reddi gerektiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve TTK’nın ilgili maddeleri gereğince Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan talep ve dava hakları 2 yılda müruru zamana uğrayacağını, 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep ettiklerini, hesaplanacak tazminattan müteveffanın alkollü sürücünün arabasına bunu bilerek bindiğinden müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR : Mahkemece; "...1-Davacı baba ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile; 205.486,95TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 12/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (poliçe teminat limitini aşmamak kaydıyla) diğer davalı sürücü yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,2-Davacı ... mirasçıları dahili davacı ... ve ...'ın davalılara karşı açtığı maddi tazminat talebinin reddine, 3-Davacı baba ...'ın davalı ...'e karşı açtığı manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 100.000.00-TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Davacı ... Mirasçıları dahili davacı ... ve ...'ın manevi tazminat taleplerinin kabulü ile;100.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile dahili davacı ... ( miras hisse oranı 3/4) ve ...'a (miras hisse oranı1/4) miras hisseleri oranında verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,5-Davacı ve dahili davacıların davalı sigorta şirketine karşı açtıkları manevi tazminat talebinin reddine...." şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müteveffa ...'ın annesi ...'ın dava derdestken vefat ettiğini, mirasçılarından ...'ın da bu davaya dahil edildiğini, bu kapsamda davaya gerekçe oluşturulan bilirkişi raporunda ...'ın değil mütevefaa ...'ın mirasçıları olan davacı müvekkilleri ... ve ...'ın ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı olarak ayrıca değerlendirilerek rapor tanzim edilmesi gerektiğini, ancak yerel mahkemece bu hususa dikkat edilmeyerek gerekçesinde eksik rapora atıf yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda müvekkili hakkındaki destek süreleri, hak sahiplerinin yitirdikleri destek payları, gelir durumları gibi hususların mahkemece ayrıca belirlenerek yeniden rapor aldırılması gerektiğini, bu kazadan ötürü öncelikle ailesinden bir kişiyi kaybetmelerinden ötürü diğer aile bireyini de bu acıya daha fazla dayanamadığından kaybeden müvekkillerinin geri dönülmeyecek zararlara uğradığını, müteveffa ...'ın asgari ücret üzerinden aldığı ücretin günümüz koşullarına uyarlanarak rapor alınması gerektiğini, bu şekilde hesaplanması halinde destekten yoksun kalma tazminatının günümüz koşullarına göre yetersiz kalacağını, raporda, müvekkilinin aylık maaş bilgisi edinilemediğinden asgari ücret üzerinden yapıldığının belirtildiğini, emsal ücret araştırması yapılarak müvekkilinin maden mühendisi olarak ne kadar maaş alacağının tespit edilmesi ve bu durumun nazara alınarak rapor tanzim ettirilmesi gerekirken bu hususların aksi gerekçelerle nitelendirilmeden hüküm kurulduğunu, müteveffa ...'ın babası olan ...'a yönelik destekten yoksun kalma tazminatı kapsamında diğer müteveffa ... ile aralarında destekten yoksun kalma tazminatının arasındaki farkın fahiş olduğunu, taraflar arasında sadece 8 yaş fark olmasına rağmen raporda eksik görülen hususların aksi delille ispat edilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararında bu hususa hiç değinilmediğini, müteveffanın annesi ...'ın müteveffanın ölümünden sonra evlat acısına dayanamayarak hastalandığını ve vefat ettiğini, müteveffanın ailesinin genç yaşta vefat eden müteveffadan ötürü paramparça olduğunu, bu kapsamda hüküm altına alınan manevi tazminatların az olduğunu, açıklanan gerekçelerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunulmuştur. Davalı sigorta şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın 20/02/2020 tarihinde meydana geldiğini, davacıların başvurusu üzerine, müvekkili şirket tarafından davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kalmasından kaynaklı tazminat hesaplaması hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi uygulanarak yapıldığını, 07/12/2020 tarihinde davacı vekiline 69.907,72 TL ödeme yapılarak davacıların taleplerinin tamamen karşılandığını, yapılan ödeme ile müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bilirkişi tarafından müvekkili şirketin davacılara ödeme yaptığı tarih olan 07/12/2020 tarihi itibariyle hesaplama yapıldığını, taleplere konu tazminat tutarının 102.989,18 TL tespit edildiğini, ancak bilirkişi tarafından tespit edilen tutara hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmadığını, bu nedenle bakiye tazminat tutarının saptandığını ve buna bağlı olarak hesap tarihi itibariyle yeni bir hesaplama yapıldığını, davada hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat tutarlarına gerekli indirimler yapıldığında müvekkili şirket tarafından yapılan 69.907,72 TL ödemenin tam olduğunun aşikar olduğunu, davacıların bakiye tazminat alacaklarının bulunmadığını, hesap raporunun aktüer siciline kayıtlı bilirkişi tarafından hazırlanması gerektiğini, müteveffa ... ile müvekkili şirket sigortalı araç sürücüsü ...'in arkadaş olduğunu, kazaya konu araçta hatır taşımasının mevcut olduğunu, mahkeme tarafından tespit edilen tazminat tutarının hatır taşıması indirimi uygulanması gerekirken indirim uygulanmadan hüküm tesis edildiğini, dosyada hükme esas alınan ATK kusur raporunda müvekkili şirket sigortalısı olan ... plakalı araç sürücüsü ...'in alkollü olduğunun saptandığını, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olarak sorumlu tutulduğunu, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur isnadını kabul etmediklerini, itirazları baki kalmak kaydıyla, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde müteveffa ...'ın vefatından kaynaklı olarak hesaplanan tazminat tutarından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunulmuştur. Davalı ... ve ihbar olunan .... (müteveffa) vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının maddi ve manevi tazminat miktarı bakımından hukuka aykırı olduğunu, mahkemece manevi tazminatın çok verildiğini, maddi tazminat bakımından da miktarın fazla olduğunu, zaten sigorta şirketinden ödeme yapıldığını, ikinci bir ödemenin hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı isteğinin kabulüne, yargılama sırasında ölen davacı ... mirasçılarının destekten yoksun kalma tazminatı isteğinin reddine, manevi tazminat davalarının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm tüm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 1. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davacıların desteği ...'ın, arkadaşı olan davalı ... ile 20.02.2020 tarihinde birlikte alkol aldıktan sonra, saat 04:10 sıralarında davalı ....un sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalan araçla gezmeye çıktıkları, Çamlık Kaşağına doğru seyir halinde iken olay mahallinde yol yapım çalışması nedeniyle plastik delinatörler ile bölünen yol kesimine ters yönden girerek aracın ön kesimi ile karşı yönden gelmekte olan dava dışı..... yönetimindeki kamyonetin sol ön kısımlarına çarptıkları, ...'ın kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, müteveffanın annesi olan ... ile babası olan ...'ın trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemiyle eldeki davayı açtıkları, yargılama sırasında davacı ...'ın 11.03.2022 tarihinde vefat ettiği, davacı ...'ın yasal mirasçılarının oğlu ... ve diğer davacı eşi ... olduğu, ... adına sunulan vekaletname ile taraf teşkili sağlanarak, davacı ... adına açılan davaya mirasçıları tarafından devam olunduğu anlaşılmıştır. 2. Kaza tespit tutanağında; kazanın oluşumunda davalı ...'in, olay mahallinde yol yapım çalışması nedeniyle plastik delinatörler ile bölünen yol kesimine ters yönden girerek, karşı yönden kendi şeridinde seyreden kamyonet ile kafa kafaya çarpıştığı olayda KTK'nun 47/1-c ve 46/2-h maddelerindeki kuralı ihlal etmesi nedeniyle kusurlu bulunduğu, diğer araç sürücüsü ...'e kusur atfedilmediği, davalı sürücünün hastanede yapılan muayenesi sırasında alkolmetre ile yapılan ölçümde 0,88 promil alkollü olduğunun anlaşılığı, Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/252 esas, 2021/269 karar sayılı dosyasının incelenmesinde; soruşturma aşamasında trafik bilirkişiden aldırılan 01.03.2020 tarihli kusur raporu ile ATK Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 25.03.2021 kusur raporunun birbirli ile uyumlu olduğu, her iki raporda da davalı sürücü ...'in %100 kusurlu bulunduğu, ceza mahkemesince ATK kusur raporuna itibar edilerek, davalı sürücünün 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, somut olayın gerçekleşme şekli, dava ve ceza dosyası kapsamı dikkate alındığında ilk derece mahkemesince kusur raporu alınmadan, ceza dosyasında alınan ATK kusur raporu taraflara tebliğ edildikten sonra, bu raporun hükme esas alınarak, davalı sürücünün %100 kusurlu kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı sigorta şirketi vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. (bknz Yargıtay 4. HD'nin 2022/14999 esas- 2024/12433 karar sayılı, 2023/11308 esas- 2024/4841 kara saylı emsal kararları) 3. Desteğin annesi olan davacı ...'ın yargılama sırasında öldüğü, mirasçıları tarafından davacı ...'ın, oğlu ...'ı trafik kazasında kaybetmesi nedeniyle uğradığı destekten yoksun kalma zararı için açtığı davaya devam edildiği gözetildiğinde, ... için destek zararının, kaza tarihinden kendisinin ölüm tarihine kadar hesaplanmasında bir yanlışlık bulunmadığından davacılar vekilinin bu husustaki istinaf itirazları haklı görülmemiştir. 4. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan hesap raporu, aktüer hesap uzmanı tarafından hazırlanmış olup, raporda destekten yoksun kalma tazminatının TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması doğru olduğundan, davalı sigorta şirketi vekilinin hesaplama yöntemi ve bilirkişinin uzmanlığına ilişkin istinaf itirazı reddedilmiştir. 5. Davalı sigorta şirketi vekili hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini savunarak kararı istinaf etmiş ise de; hatır taşıması savunmasının def'i niteliğinde olduğu, yasal süre içerisinde sunulacak cevap dilekçesinde usulünce ileri sürülmesi gerektiği, aksi takdirde itiraz niteliğinde olmayan hatır taşıması indiriminin mahkemece resen gözetilemeyeceği, davalı sigorta şirketine dava dilekçesinin 26.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketi vekilinin 22.02.2022 tarihli dilekçesi ile cevap süresini uzatılmasın talep ettiği, mahkemece 23.02.2022 tarihli ara karar ile 2 haftalık ek cevap süresi verildiği, davalı sigorta şirketi vekilinin HMK'nun 127. maddesine göre ek cevap süresi de dahil davaya cevap süresi dolduktan sonra 04.05.2022 tarihli cevap dilekçesini sunduğu, kanuni cevap verme süresi içinde yapılmayan hatır taşıması savunmasına itibar edilemeyeceğinden, ilk derece mahkemesince hesaplanan maddi tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmamasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. 6. Davacıların gerçek zarar miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle desteğin gelirinin doğru saptanması gerekir. Davacıların desteği ...'ın 2012 yılında Maden Mühendisliği bölümünden mezun olduğu, SGK hizmet döküm cetveline göre 2017 yılındaki prime esas aylık brüt ücretinin o yıl için geçerli brüt asgari ücretin üzerinde olduğu, 2017 yılı Aralık ayından sonra sigortalı çalışmasının görünmediği, kolluk tarafından müteveffa hakkında yapılan sosyal ve ekonomik araştırma tutanağında desteğin aylık gelirinin 5.500,00 TL olduğunun tespit edildiği, Maden Mühendisleri Odası'ndan yapılan emsal ücret araştırmasında 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin Maden Mühendisliği Hizmetleri Asgari Ücret Tarifesinin gönderildiği ancak emsal ücret bildirilmediği, davacılar vekilinin dava dilekçesinde desteğin en son gelirinin aylık net 5.500,00 TL olduğunu, yine desteğin en son .... Şti'de çalıştığını, bordroların bu şirketten temin edilmesini talep ettiği, mahkemece anılan şirkete maaş bordroları için yazı yazılmadığı, yalnızca söz konusu şirketin kaza tarihindeki sigortalı çalışan bilgilerinin SGK'dan temin edildiği, aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada ise asgari ücretin esas alındığı görülmüştür. Mahkemece, desteğin geliri yönünden yeterli araştırma yapılmadan aktüer bilirkişi raporuna göre eksik inceleme ile karar verilmiştir. O halde mahkemece,....Şti'ne doğrudan yazı yazılarak davacıların desteği ...'ın şirketlerinde çalışıp çalışmadığı, çalışıyorsa görev tanımının ne olduğu [daimi nezaretçilik (yeraltı veya açık işletmede), teknik personel vs), çalıştığı dönemi kapsayan maaş bordrolarının tümünün temini, davacıların desteğinin kaza tarihindeki görev tanımı belirlendikten sonra bekar, çocuksuz, kaza tarihinde 8 yıllık deneyime sahip, 2146.04 meslek kodu ile özel şirkette çalışan maden mühendisinin aylık alabileceği emsal net ücretin ne olabileceği hususunda Maden Mühendisleri Odasından yeniden araştırma yapılıp, desteğin net gelirinin ne kadar olacağı belirlendikten sonra, aktüer bilirkişiden tespit edilen gerçek gelire göre dava tarihinden önce yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, yetersiz ise davacıların bakiye destekten yoksun kalma tazminatıne ilişkin ek hesap raporu alınarak sonucuna karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde ile karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin bu husustaki istinaf itirazları yerinde görülmüştür. 7. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Somut olayda; davalı araç sürücüsünün olayda 0,88 promil alkollü olduğu sabittir. Soruşturma evrakına göre; davacıların desteğinin araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği hâlde bu araca kendi isteğiyle bindiği, kazanın oluşumunda alkollü sürücünün kusurlu bulunduğu, desteğin ölümü ile neticelenen kazanın meydana gelmesine, dolayısıyla muhtemel zararı doğuran fiile razı olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından önce %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak, daha sonra davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncel değerinin düşülmesi suretiyle davalıların sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken ilk derece mahkemesince müterafik kusur yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalılar yararına ortadan kaldırılması gerekmiştir. 8. Davalı sigorta şirketi tarafından, eldeki dava açılmadan önce davacılara 07/12/2020 tarihinde toplam 69.907,72 TL ödeme yapılmış olup, ilk derece mahkemesince davacılardan hangisine ne miktarda ödeme yapıldığına ilişkin olarak davalı sigorta şirketine yazılan yazıya davalı vekili tarafından sunulan ve ekinde ödemeye esas aktüer hesap raporunun da yer aldığı 16.01.2023 tarihli dilekçe ile müteveffa ... için ödemeye esas aktüer raporuna göre davacı ... için 57.719,86 TL, davacı ... için 49.830,48 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış olup, %20 hatır taşıması ve %20 müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra davacılara toplam 69.907,72 TL ödeme yapıldığı bildirilmiştir. Bu durumda, davalı sigorta şirketi vekili tarafından sunulan 16.01.2023 tarihli dilekçe ve ekindeki belge içeriklerine göre, davacılardan her birine davalı sigorta şirketi tarafından ne miktar ödeme yapıldığı hesaplanabilir ve ayrıştırılabilr nitelikte olduğu halde, ilk derece mahkemesinin toplam 69.907,72 TL ödemenin, davacılara eşit miktarda yapıldığı yönündeki kabulü de isabetli olmamıştır. 9. Somut olayda; olayın oluş şekli, vakanın niteliği, gelecek hayatına etkisi, olay tarihi, kusur durumu, davacıların desteğinin müterafik kusuru, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, günün ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun ve isabetli olduğu anlaşılmakla, davacılar vekili ile davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. 10. Ancak, Anayasa Mahkemesinin 14.03.2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2024/29 Esas ve 2024/226 Karar sayılı kararıyla manevi tazminat davaları yönünden, HMK'nun 326/2. fıkrasındaki "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." düzenlemesi iptal edilmiş olup, iptal hükmünün kararın Resmi Gazete yayınlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe gireceğinin öngörüldüğü, kararın 14.12.2025 tarihinde yürürlüğe girdiği, bir kanun hükmünün karar kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi halinde, usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği gözetildiğinde, davacıların kısmen reddedilen manevi tazminat davaları üzerinden, davalı ... lehine vekalet ücretine hükmolunamayacağından, kararın resen gözetilen bu sebeple de ortadan kaldırılması gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekili ile davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Şirketi vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile; Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/06/2023 tarihli 2022/227 Esas ve 2023/374 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3- Taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE, 4-İSTİNAF AŞAMASINDA; istinaf kanun yoluna başvuran taraflardan peşin alınan istinaf karar harcının talepleri halinde ilgili tarafa iadesine, 5-İstinaf aşamasında istinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın taraflara tebliği, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 10/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2210, K. 2026/1093, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2210-e-2026-1093-k-ad9e6267d758