Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2373 E. 2026/1300 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2373
Karar No
2026/1300
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2373 KARAR NO : 2026/1300

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/06/2022 (Dava) - 11/10/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/449 Esas - 2023/797 Karar DAVA : Tazminat BAM KARAR TARİHİ : 08/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 08/07/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2023 tarihli 2022/449 Esas ve 2023/797 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ticari davalarda dava açabilmek için arabulucuya başvurma zorunluluğu getirildiğini, söz konusu zorunlu arabuluculuk kapsamında anlaşmaya varılamadığını, dava belirsiz alacak davası olup davanın açıldığı tarihte müvekkilinin sözleşmeye aykırılıktan ötürü mahrum kalınan menfi ve müspet zararının tam olarak tespitinin müvekkilinden beklenemeyeceğini, tüm bu alacakların hesaplanmasının ancak bilirkişi marifeti ile mümkün olduğunu, ancak HMK.’nın 107/1 maddesi uyarınca harca esas değer olarak şimdilik 6.000,00 TL bildirildiğini, maddi durumu olmayan ve geçim sıkıntısı yaşayan ve halen dahi kardeşinin yanında yaşamak mecburiyetinde kalan ve yoksulluk sınırında bulunan müvekkilinin iş bu dava da adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini istediklerini, 26.04.2016 tarihli dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde ....'in asli ve tam kusurlu olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun ilgili maddeleri ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda; kazanın meydana geldiği aracı sigortalayan sigorta şirketinin kaza tarihindeki poliçe üst limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ve sigortalısının kusuru oranında müvekkiline tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, olayın vuku bulduğu tarihte davalının kazanın meydana geldiği aracı sigortalayan şirket olduğunu, müvekkili ....'de meydana gelen maluliyetin tespiti ile ilgili olarak 30.03.2013 tarihli 28603 sayılı resmi gazetede yayınlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırma ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği' ne göre 09.11.2021 tarihinde Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Kurulu'ndan alınan rapor uyarınca müvekkilinin vücut fonksiyon kaybı oranının %13 olarak belirlendiğini, işbu raporun akabinde müvekkilinde oluşan maluliyete karşı ödenmesi gereken tazminatın 03.01.2022 tarihinde Nitelikli Hesaplamalar ve Aktüerya bilirkişisi Av. .... tarafından hesaplandığını, 03.01.2022 tarihli rapor uyarınca müvekkilinin sürekli iş göremezlik tazminat tutarının 289.141,20 TL olduğunu, ayrıca müvekkilinin maluliyet oranının belirlenmesi amacı ile Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Kurulu Raporu'ndan rapor alındığını işbu rapor için toplam 1.723,20 TL masraf yapıldığını, tüm bu alacak kalemlerinin ödenmesi için davalı şirkete başvurulduğunu ancak davalı şirketin müvekkiline sürekli iş görmezlik tazminatı olarak 03.02.2022 tarihinde toplamda 167.589,39 TL ödeme yaptığını, bu tutarın müvekkilinin hak etmiş olduğu tazminat bedelinden oldukça düşük olduğunu, ayrıca müvekkilinin rapor almak için harcamış olduğu 1.723,20 TL'nin de müvekkiline ödenmediğini belirterek müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza neticesinde meydana gelen sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanarak, müvekkilinin alacağından bakiye kalan kısım şimdilik belirsiz alacak olarak (HMK 107) açılan bu davada 7.500 TL ile müvekkilinin maluliyet raporu almak için harcamış olduğu 1.723,20 TL'nin taraflarına ödenmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK md. 97 gereği dava öncesi başvuru yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle esasa girilmeksizin davanın reddine karar verilmesini istediklerini, davaya konu talep zamanaşımına uğramış olup davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kaza sırasında sigortalı aracın işleteninin sigorta ettiren olup olmadığının araştırılmasını istediklerini, işletenin sorumluluğunu teminat altına alan müvekkili şirketin işletenin sorumluluğu bulunmaması karşısında sorumluluğu bulunmayacağını, müvekkili şirket tarafından davacı yana 03/02/2022 tarihinde 176.696,32 TL ödeme yapılarak sorumluluğun yerine getirildiğini ve davacı tarafından da bu ödemeyi takiben ibraname imza altına alındığını, sorumluluğunu yerine getiren müvekkiline karşı ikame edilen işbu haksız ve mesnetsiz davanın bu nedenle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, HMK 6. madde gereği yetkili mahkeme davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olup davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesini talep ettiklerini, bölge müdürlüğünün şube olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası meblağ sigortası olmayıp zarar sigortası olduğundan, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları aynı zamanda ispat etmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesini talep ettiklerini, davaya konu kaza neticesinde zararın oluşmasında davacı yanın ağır kusuru bulunduğunu, davacı kask ve kolluk gibi diğer koruyucu teçhizatları kullanmadan motosiklet ile seyahat etmekte olup bu tutumu neticesinde maluliyetin ortaya çıktığını, davacının kaza sırasında kask ve koruyucu ekipman kullanmadan seyahat ettiğinin kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, bu hususun zarar ile kaza arasındaki illiyet bağını kopardığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün 1,48 promil alkollü olduğunu, bu durumun davacı tarafından da bilindiğini, nitekim sigortalı araç sürücüsünün de ifade tutanağında davacıyla beraber alkol aldıktan sonra yola çıktığını, yolcu olan davacının da kendisinin alkollü olduğunu bildiği hususunu ikrar ettiğini, müvekkili şirket tarafından ödeme yapılarak sorumluluk yerine getirilmiş olup mahkemece bir hesaplama yapılması ihtimalinde dahi müterafık kusur indirimi yapılmasının zaruri olduğunu, davacının sürücünün alkollü olduğunu bilerek araçta yolculuk yapmtığını ve kask kullanmadan yola çıktığını, davanın araç sigorta ettirene ve sürücüye ihbarını talep ettiklerini, ayrıca davacının zararının SGK tarafından karşılanma ihtimali de mevcut olup davanın SGK'ya da ihbar edilmesini talep ettiklerini, davaya konu olay haksız fiil niteliğinde olup ticari iş söz konusu olmadığından davacı yanın ticari faiz taleplerinin reddi gerektiğini, ayrıca dava konusu olayda taşımanın niteliğinin, menfaat karşılığı olmadan yapılan hatır taşımasına dair Yargıtay içtihadı uyarınca değerlendirilmesini talep ettiklerini, bu araştırma neticesi tazminatın hakkaniyete uygun bir oranda indirilmesi gerektiğini, Yargıtay kararlarına uygun bir şekilde kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre rapor alınmasını talep ettiklerini, değişen poliçe genel şartlarıyla geçici iş göremezlik taleplerinin de SGK'nın sorumluluğuna bırakıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ve zararın da kaza ile illiyetinin tespiti halinde ortaya çıkan zarardan kaynaklanan tazminatın hesaplanması için dosyanın aktüer siciline kayıtlı aktüerya uzmanına gönderilmesini talep ettiklerini, aktüer hesabı yapılırken kullanılan yaşam tablosuna göre bakiye ömür, bilinen dönem, aktif ve pasif dönemin ayrı ayrı ve denetime elverişli biçimde hesaplanması gerektiğini, 19.06.2021 tarihli resmi gazetede yayınlanan 7327 sayılı yasanın 18. Maddesi ile hesaplamanın teknik faiz ile yapılmasını talep ettiklerini, 6111 sayılı yasa ile değişen mevzuat gereği, tedavi giderlerinden doğan tüm sorumluluğun SGK'ya ait olduğunu, tedavi giderleri teminat kapsamında olmadığı gibi, tedavi gideri olarak dahi kabul edilmeyen dolaylı zararlardan olan taleplerin hiçbir şekilde kabulünün mümkün olmadığını, davacı yanın ulaşım gideri istemleri dolaylı bir zarar olup sigorta şirketinin dolaylı zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, nitekim ZMM Genel Şartları A-3 maddesi (m) bendinde dolaylı zararların teminat dışı olduğunun açıkça belirtildiğini, SGK'dan rücuya tabi bir ödeme alınıp alınmadığının alınmış ise bu tutarın tazminat hesabından mahsup edilmesini talep ettiklerini, zararın sigorta tazminatı kapsamında yer alıp almadığının, kusur durumunun yani ödemeye esas alınabilecek tüm belgelerin toplanmasından önce sigorta şirketinin temerrüdünün gerçekleşmeyeceğini belirterek davanın usulden yetkisizlik nedeniyle reddi ile yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine; esasına girildiği takdirde davaya konu talebin zamanaşımına uğraması, ödemede bulunarak sorumluluğunu yerine getirip davacı yan tarafından ibra olunan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmaması ve ibra olunması nedeniyle sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması nedeniyle meydana geldiği iddia edilen zararın kaza ile illiyeti bulunmaması nedeniyle reddine, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini; aksi halde, davanın sürücü ve işletene ihbarına; davacı yanın müterafik kusurunun nazara alınmasına, celp edilmesi gereken delillerimizin toplanmasına, kusur durumu ve zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına herhalde haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : Mahkemece, ''...Kaza sonucu, davacının dava konusu olay nedeni ile davacının vücut fonksiyon kaybı oranının %13 olduğu, geçici iş görmezlik süresinin ise 180 gün olarak tespit edildiği, trafik kazasının oluşumunda davalı sigortalısı ... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ....'in %100 kusurlu bulunduğu, davacıya izafe edilecek kusur oranının bulunmadığı anlaşılmıştır.Eldeki davada, davalı,... plaka sayılı aracın trafik (ZMMS) sigortacısı sıfatına haiz olup, dava dışı işletenin ve onun eyleminden sorumlu olduğu kişinin (sürücünün) kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde zarar gören davacıya karşı sorumludur. Bu nedenle, davalının, trafik kazası sonucu davacıda oluşan geçici ve sürekli iş göremezliğe ilişkin tazminatları poliçe limiti dahilinde karşılaması gerekmektedir...'' gerekçesiyle; ''...Davanın KABULÜNE, sürekli iş göremezlik kaybı bedeli olarak .... yönünden 133.303,68 TL alacak kaleminin 05.01.2022’e (müracaat tarihi) KTK 97. madde mucibince 15 gün ilavesi ile 21.01.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada maluliyet tespitinin gerçekleştirilmediğini, bu yöndeki beyan ve itirazlarının yerel mahkemece hiçbir surette dikkate alınmadığını, eksik inceleme neticesinde kurulan hükmün kaldırılarak davanın reddini talep ettiklerini, maluliyet raporuna ilişkin itirazları dikkate alınmadan dosyada hesap raporu alındığını, mevcut arazların olması gerekenin çok üzerinde tespit edildiğini, bu halde tespit edilen maluliyet raporunun kabulünün mümkün olmadığını, davacı yanın maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'ne sevk edilerek yalnızca kaza ile illiyet bağı bulunan maluliyet durumu hakkında rapor alınması gerekmekte iken davacı tarafından sunulan üniversite hastanesi raporunun hükme esas alınmasının eksiklik teşkil ettiğini, bu nedenle maluliyet hesabında yalnız fiziki ve sürekli nitelik taşıyan arazların dikkate alınması, buna göre kaza ile illiyet bağı bulunan maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin yaptığı ödemenin yeterliliği usulüne uygun olarak değerlendirilmemesinin hukuka ve içtihatlara aykırı olduğunu, davacı vekiline 03/02/2022 tarihinde 176.696,32-TL ödendiğini, ödemenin davacı yan tarafından da kabul edildiğini, yapılan ödeme gereği müvekkili şirket sorumluluğunu yerine getirdiğinden davanın müvekkili hakkında reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yerleşik Yargıtay içtihatları gereği, ek tazminat talebinin ancak hesaplama yöntemi vb. nedenlerden kaynaklanmayan açık şekilde eksik ödeme bulunduğu durumlarda mümkün olabileceğini, dosyada alınan hesaplama bilirkişi raporunda ise ödeme tarihindeki veriler gözetilerek yapılan ödemelerin yeterli olup olmadığının değerlendirilmediğini, raporun kabulünün mümkün olmadığını, aksi bir halin kabulünün müvekkili şirket aleyhine sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirket tarafından ödenen tazminata faiz işletilmemesinin hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmamasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müterafik kusura ilişkin olarak yargıtay yerleşik kararları uyarınca hesaplanacak tazminattan en az %50 oranda olmak üzere indirim yapılmasını talep ettiklerini, hesaplamaya dair itirazlarının dikkate alınmadığını, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, 1,8 teknik faiz ve TRH tablosu esas alınmak üzere rapor alınmasını talep ettiklerini, kararın işbu nedenle de bozulması gerektiğini, ayrıca müvekkili temerrüde düşürülmediğinden -kabul anlamına gelmemekle birlikte- dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, aksi kanaat halinde ise bilirkişi raporunda kısmi ödeme tarihi olan 03.02.2022 tarihi itibari ile temerrüde düşeceği ve yasal faiz uygulanması gerektiği kanaatine göre hüküm kurulması gerekmekte iken kararda 21.01.2022 tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, davayı sigortalıya ihbar etmelerine rağmen Yerel Mahkeme tarafından davanın ihbar edilmemesinin eksiklik teşkil ettiğini,müvekkili şirketin ileride bu nedenle hak kaybına uğrayabileceğini, eksikliklerin giderilmesi gerektiğini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olarak tespit edildiğini, yargılama giderinin hatalı hesaplandığını, müvekkili şirket tüm dava kabul tutarından sorumlu değilken, tam vekalet ve yargılama giderinden sorumlu tutulamayacağını, arabuluculuk ücretinin sadece müvekkili şirket aleyhine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/449 Esas - 2023/797 Karar sayılı dosyasında verilen 11/10/2023 tarihli kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik zararına yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup; hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 1. İstinaf incelemesine konu eldeki davada ayrıca maluliyet raporu alınmaksızın davacı tarafından davadan önce Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Kurulundan alınan maluliyet raporunun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Ancak eldeki davanın davalısının hükme esas alınan maluliyet raporuna karşı delillerini sunma ve savunma yapma imkanı verilmeden hükme esas alınması doğru değildir. Mahkemece davalı tarafından sunulan tüm delillerle de değerlendirilmek suretiyle meydana gelen kazadan kaynaklı davacının maluliyet oranının tespiti için davacının dava konusu olay nedeniyle eksikse tüm tedavi evrakları getirtilip değerlendirmek ve davacının da bizzat muayene edilmesi suretiyle, içerisinde ortopedi ve travmatoloji uzmanı hekimin de bulunduğu Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı, varsa oranı konularında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru olmamış, davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf itirazları kabul edilmiştir. 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir(Yargıtay 4. HD'nin 11.11.2024 tarihli 2022/13817 E., 2024/10870 K. Sayılı kararı). Somut olayda; davacının yolcu olduğu, eşi motosiklet sürücüsünün alkol durumunu bilmesine karşın aracına binmesi sebebiyle müterafik kusur bulunduğu kabul edilerek, tazminattan toplam %20 oranında indirim yapılması gerekirken müterafik kusur değerlendirilmesi yapılmadan hüküm tesisine gidilmesi doğru görülmemiştir. 3. Davacı taraf, davadan önce davalı tarafından ödenen 176.696,32(9.106,93 + 167.589,39)TL'nin gerçek zarann altında olduğunu iddia ederek tazminat talebinde bulunmuş; davalı ise, davadan önce yapılan ödemenin yeterli olduğu savunmasında bulunmuştur. Taraf iddia ve savunmalarına göre, davacı tarafın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır. Zarar sorumlusu davalı tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için; öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminattan, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri düşülerek sonuç tazminatın belirlenmesi gerekir (Yargıtay 4. HD'nin 11.03.2025 tarihli 2025/900 E., 2025/4146 K. sayılı kararı). Mahkemece hükme esas aldığı bilirkişi raporunda, anılan biçimde herhangi bir hesaplama yapılmamış; sadece hesap tarihindeki verilere göre hesaplanan bedelden, davalı tarafından yapılan 167.589,39 TL'nin düşülmesiyle yetinilmiştir. Rapor bu yönden hükme esas almaya elverişli olmadığından, bu rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, ilk derece mahkeme sikararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2023 tarihli 2022/449 Esas ve 2023/797 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının kararın kaldırılması sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalıdan alınan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın taraflara tebliği, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 08/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2373, K. 2026/1300, T. 08.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2373-e-2026-1300-k-7afb6b34a914