Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/787 E. 2026/954 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/787
Karar No
2026/954
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/787 - 2026/954 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/787 KARAR NO : 2026/954 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2017 NUMARASI : 2016/335 E. - 2017/387 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/10/2017 Tarih ve 2016/335 Esas - 2017/387 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 08.05.2015 tarihinde "..." ibareli, 30.sınıftaki "Dondurmalar, yenilebilir buzlar." ürünlerini içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2015/40062 kod numarası verilen marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından 556 sayılı KHK'nın 7/a, c maddesi uyarınca resen reddedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin ret kararının kaldırılması istemiyle itirazda bulunduğunu, YİDK tarafından müvekkili itirazının reddine karar verdiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvuru konusu işaretin ayırt ediciliğinin bulunduğunu, tanımlayıcı nitelikte de olmadığını, marka olabilme vasfının olduğunu, bu nedenlerle tescil başvurusunun reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2016-M-6931 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun, kapsamındaki mallar yönünden ayırt edici olmadığını ve vasıf bildirici bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "..." ibaresinin, "içinde balık bulunan" anlamına geldiği, başvuru kapsamında olup reddedilen "Dondurmalar, yenilebilir buzlar" ürünleri bakımından onların bir niteliğini belirttiği, dava konusu işaretin, 30. sınıftaki bu ürünlerin sadece ... ürünleri içerdiği yönünde bir algı yaratmasının mümkün bulunduğu, bu mesajların sunulan ürünlerle ilgili tanımlayıcılığa işaret ettiği, bu haliyle dava konusu başvurunun işletmesel kaynağa işaret edecek vasıfta olmadığı, başvuruya konu "..." markasının yaygın biçimde kullanılmadığı yönündeki iddianın da kabul edilmediği, sonuç olarak başvuru konusu işarette, münferit unsurlardan ziyade işaretin bir bütün olarak bıraktığı genel intiba nazara alındığında, "..." ibaresinin gerek münferit olarak, gerekse bir bütün olarak markanın esas unsurunu teşkil ettiği ve ön plânda bulunduğu, esasen başvuruyla "..." ibaresinin asıl korunma altına alınmak istendiği, bütün olarak "..." ibaresinin çörek ürünleri ile bunların üretimine ilişkin bir tanımlama olduğu, ortalama tüketicilerin büyük bir kısmının hatta tamamının işareti bu mesajla algılayacağı, bu algıyı değiştirmeye elverişli başka bir sözcük ve şeklin işarette bulunmadığı, işaretin tanımlayıcı kelimeyi içeren, ancak buna rağmen özgün bir kompozisyon içerdiğinden zaten bahsedilemeyeceği, bu ibarenin bir bütün olarak başvuru konusu olup reddedilen 30.sınıf ürünler için herkesin kullanımına açık, tanımlayıcı anlam ve ifadeler içerdiği, bu sebeple "..." ibaresinin bir bütün olarak vasıf bildirici ve ticaret hayatında herkesin kullanımına açık bulunduğu, ülkemizdeki başvuru konusu anılan ürün ve hizmetlerin ortalama tüketici ve yararlanıcılarının her kesimden üretici/tüketicilerden oluşması ve bunların arasındaki çok önemli bir kesiminin, anılan işareti bu mesajıyla algılayabilecek ve bu meyanda anılan ürün ve hizmetlerin vasfı olarak nitelendirebilecek konumda bulunması karşısında, başvuru konusu işaretin somut olarak ayırt edici nitelikten yoksun bulunduğu, "..." ibaresinden müteşekkil işaretin, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıftaki anılan mal ve hizmetleri için somut olarak ayırt edicilik vasfı bulunmadığından, başvurunun 556 sayılı KHK’nin 7. maddesinin a, c ve d bendi hükümleri gereğince reddinin gerektiği, işaretin kullanımla ayırt edicilik kazandığına ilişkin bir kanıt da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvurunun, 556 sayılı KHK'nın 5. maddesinde düzenlenen marka tanımına uyan bir ibare olduğunu, "..." markasının, tek bir kelime olarak kurgulanmış, bütün olarak anlamını kaybetmiş bir vasıfta bulunduğunu, "..." ibareli dava konusu başvurunun, 556 sayılı KHK’nın 7/1-c maddesi gerekçe gösterilerek reddedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, zira bu ibarenin, başvuru kapsamındaki "Dondurmalar ve yenilebilir buzlar" malları yönünden cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten bir işaret ve adlandırma olmadığını, "..." ibaresinin bir dondurma çeşidinin veya ürün grubunun adı bulunmadığını, ... nezdinde yapılmış "..." ibareli başvuruların KHK'nın 7/1-a ve 7/1-c maddeleri uyarınca reddedilmediğini ve tescil ile ilanına karar verildiğini, YİDK tarafından müvekkili aleyhine verilmiş olan kararın istikrar ve eşitlik ilkesini bozucu nitelikte olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvurunun, başvuru kapsamında yer alan "Dondurmalar, yenilebilir buzlar" malları yönünden ayırt edici olmadığı gibi herkesin kullanımına açık, tanımlayıcı anlam ve ifadeler içerdiği, doğrudan ürün ve hizmetlerin içeriğine ilişkin bir algı yaratacağı, zira içinde gıda mühendisi de bulunan bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere Ülkemizde ve diğer ülkelerde, uzun yıllardır balık içeren dondurulmuş bir çeşit tatlı ürününün satışa sunulduğu, ... dondurma kavramının bulunduğu ve kullanıldığı, bu nedenlerle 556 sayılı KHK’nın 7/1-a, c ve d bendi koşullarının somut olayda oluştuğu, başvuruya kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırıldığının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan harcın mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/787, K. 2026/954, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-787-e-2026-954-k-2648742166a7