Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/750 E. 2026/953 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/750
- Karar No
- 2026/953
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/750 - 2026/953 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/750 KARAR NO : 2026/953 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/03/2019 NUMARASI : 2016/446 E. - 2019/119 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/03/2019 Tarih ve 2016/446 Esas - 2019/119 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin ... tescil numaralı “...” ve ... tescil numaralı “...+...” ibareli markalarının olduğunu, davalı Şirketin 2014/104916 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili markalarında "..." ibaresinin esas/baskın unsur olarak kullanıldığını, davaya konu olan markanın “... ...” ibaresinden oluştuğunu, "..." ibaresinin baskın unsur olduğunu, ...” ibaresinin herhangi bir ayırt ediciliğinin olmadığını, "..." ibaresinin İngilizce kökenli olup Türk, Türkçe anlamlarına geldiğini ve bu ibarenin tüketiciler tarafından yaygın biçimde bilindiğini, "..." ibaresinin taraf markalarında asli unsur olarak kullanıldığını ve başvurudaki tali unsurların farklılık yaratmadığını, dava konusu başvuru kapsamındaki 35. sınıf hizmetlerin de müvekkili markalarının kapsamlarında aynen yer aldığını, tüm bu nedenlerle taraf markalarının karıştırılmasının olası bulunduğunu, tüketicilerin davaya konu markayı müvekkilinin markası sanarak ona yönelebileceklerini, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, bu nedenle 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının da somut olayda bulunduğunu, müvekkilinin ticaret unvanının "..." ibaresini haiz olduğunu, bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini, davalı başvurusunun tescilinin haksız rekabete yol açacağını ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2016-M-9259 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraf markaları arasında görsel ve işitsel olarak bir benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.” bakımından emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği ve bu hizmetler yönünden 556 sayılı KHK md. 8/1-b anlamında iltibas tehlikesinin söz konusu olduğu, bunun dışındaki hizmetler yönünden ise emtia benzerliği gerçekleşmediğinden anılan madde koşullarının oluşmadığı, farklı olan mal ve hizmetler bakımından somut olayda 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesinin uygulanmasının da söz konusu olmayacağı, kötü niyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle YİDK'in 23/09/2016 tarih 2016-M-9259 sayılı kararının 35/01, 02, 03, 04, 05 alt gruplar yönünden iptaline, YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine ve diğer davalı Şirketin vekille temsil edilmemesine rağmen davalı Şirketi de kapsayacak biçimde vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, davalının markası ile davacının itirazına mesnet markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin tek başına ayırt edici niteliğinin düşük olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında ilk derece mahkemesi kararında belirtilen hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, zira davacı markalarının ali unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer alan "..." ibaresinin, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, öte yandan uyuşmazlık konusu 35. sınıf hizmetler yönünden "..." ibaresinin zayıf olduğunun da söylenemeyeceği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Ancak mahkemece davanın kısmen kabul edilmesine karar verilmiş olup bu durumda reddedilen kısım yönünden yalnızca vekille temsil edilen davalı Kurum yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yargılamada vekille temsil edilmeyen davalı Şirket yararına da vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, davalı Kurum vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı haklı bulunmuştur. HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/03/2019 gün ve 2016/446 Esas - 2019/119 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile YİDK'in 23/09/2016 tarih, 2016-M-9259 sayılı kararının 35. sınıfta yer alan "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri." yönünden KISMEN İPTALİNE, YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya dair talebin REDDİNE, 4-Dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar verilmesine yer olmadığına, 5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 29,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 702,80-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 535,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 15,00-TL tebligat masrafından oluşan toplam 2.350,00-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 1.175,00-TL'ye, 29,20-TL başvurma harcı, 29,20-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 1.233,40-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 678,20-TL posta masrafı, 2.002,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.680,20-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 1.340,10-TL'nin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine, bakiyesinin davalı Kurum üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı şirket tarafından ilk derece mahkemesinde ve istinaf aşamasında herhangi bir gider yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 12-Davalı ...'dan peşin olarak alınan 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı Kuruma iadesine, 13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.