Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/679 E. 2026/5541 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/679
Karar No
2026/5541
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/1421 Değişik İş, 2024/1435 Karar

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının annesi olan ...'in yolcu konumunda bulunduğu ... sevk ve idaresindeki 06... plakalı araç ile davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan ... sevk ve idaresinde bulunan 06... plakalı aracın karıştığı 11.06.2023 tarihli trafik kazası sonucu vefat ettiğini, kaza tespit tutanağı ve savcılık dosyası suretiyle meydana gelen kazada davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun sabit olduğunu belirterek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 16.08.2024 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 394.153,17 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağında müteveffanın içerisinde yolcu olarak bulunduğu 06... plakalı araç sürücüsünün 1,6-2,0 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, aksi kanaatte dahi kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, müteveffa, sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği aracına binmekle kaza riskini kabul etmiş olduğundan müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvuranın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulü ile 394.153,17 TL'nin 02.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin itirazlarının kabulüne, davalı vekilinin itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının faizin başlangıç tarihi ve türüne ilişkin kısmının düzeltilmesi amacıyla karar bölümünün kaldırılarak yerine, ''1-başvuranın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulü ile 394.153,17 TL'nin 02.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak başvurana verilmesine,'' şeklinde yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine, hükmün kalan kısımlarının aynen infazına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun mevzuat kapsamında hazırlanmadığını bu nedenle hükme esas alınmaması gerektiğini, kaza tespit tutanağından müteveffanın içerisinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün 1,6-2,0 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, bu husus değerlendirilmeden sigortalı araç sürücüsüne tam kusur verilmesinin hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasında TRH 2010 Tablosu ve %1,8 ve %1,65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, davalının başvuranın geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderinden sorumlu olmadığını, müteveffanın davacıya destek olduğu hususunun ispatlanması gerektiğini, vekalet ücretinin AAÜT'ne göre hesaplanacak miktarın beşte biri oranında olması gerektiğini, davalının faizden sorumluluğu sınırlı olup avans faizi talebinin kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 11.06.2023 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Eldeki davada, davaya konu kaza nedeniyle tutulan kaza tespit tutanağında, kazanın davacının içinde bulunduğu dava dışı 06... plakalı araç sürücüsünün havanın yağışlı, zeminin ıslak olması ve yolun virajlı olması neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybederek aynı istikamete giden ve önünde yol dışında olan başka bir kazaya müdahale etmek için viraj dışında banket üzerinde duran davalıya sigortalı 06... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu oluştuğu, kazanın oluşumunda davacının içinde bulunduğu dava dışı araç sürücüsünün aracın hızını gerekli şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiği, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise karayolunda zorunlu haller dışında duraklama veya park etme, zorunlu hallerde gerekli önlemleri almadan duraklama veya park etme kuralını ihlal ettiği belirtilmiş; kazaya ilişkin ceza soruşturması kapsamında alınan 05.07.2023 tarihli kusur raporu ve ATK Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan 13.10.2023 tarihli kusur raporunda ise desteğin içinde bulunduğu dava dışı araç sürücüsünün asli kusurlu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu belirlenmiştir. Aynı kazaya ilişkin olarak davacı tarafından desteğin içinde bulunduğu kazaya karışan 06... plakalı diğer aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı açılan 2024.E.83082 sayılı tahkim yargılamasında dava dışı 06... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabulüyle karar verildiği görülmektedir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetince, desteğin diğer kızı dava dışı ... tarafından davalı aleyhine açılan 2023.E.502097 sayılı bir başka tahkim yargılamasında temin edilen kusur raporu esas alınarak davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında asli kusurlu olduğu kabulüyle karar verilmiş ise de kaza tespit tutanağı ile ceza soruşturması kapsamında alınan 05.07.2023 tarihli kusur raporu ve ATK Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan 13.10.2023 tarihli raporundaki kusur tespitlerinin birbirlerinden farklı olduğu, bu haliyle kusur durumuna ilişkin mübayenet oluştuğu anlaşılmaktadır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; kusur konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden, kaza tespit tutanağı, hükme esas alınan rapor, ceza soruşturması ve varsa yargılaması kapsamında alınan raporlar da dahil tüm belgeler ile davacı tarafından desteğin içinde bulunduğu kazaya karışan diğer araca yönelik açılan 2024.E.83082 sayılı tahkim dosyası birlikte irdelenerek, kusur tespit ve dağılımına ilişkin oluşan çelişkileri giderecek nitelikte, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Dosya kapsamından, davacının desteği ... ile yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün akraba oldukları ve kaza günü yola çıkmak üzere evden birlikte ayrıldıkları dikkate alındığında desteğin, araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği hâlde bu araca kendi isteğiyle bindiği, kazanın oluşumunda desteğin içerisinde bulunduğu alkollü araç sürücüsünün tamamen kusursuz olmadığı, desteğin, ölümü ile neticelenen kazanın meydana gelmesine, dolayısıyla muhtemel zararı doğuran fiile razı olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla TBK’nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/679, K. 2026/5541, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-679-e-2026-5541-k-f578b898b91f