Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/595 E. 2026/773 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/595
- Karar No
- 2026/773
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2026/595 - Karar No:2026/773 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/595 KARAR NO : 2026/773 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2022 NUMARASI : 2020/417 E-2022/907 K
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- 2- VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 26/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Davalı iş ortaklığının... Müdürlüğü'nün... ilçesi Yeniden Yerleşim Yeri Altyapı Çalışmaları işini aldığını, müvekkilinin de alt yüklenici sıfatı ile 30.05.2016 tarihinde sözleşme imzaladığını, son hakedişin 30/11/2016 tarihinde düzenlendiğini, davalı ortaklığın 17/02/2017 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, akdin tek taraflı feshi haksız olduğu gibi gerçek dışı maddi vakıalara dayalı olarak da Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/163 Esas sayılı dosyasında alacak davası açtıklarını, söz konusu davanın red ile sonuçlandığını, fesih tarihi itibariyle müvekkilinin davalı taraftan alacaklı olduğunu, fesih tarihine kadar gerçekleşen ve hakedişlere bağlanmamış işler nedeniyle kısmi dava olarak 50.000,00 TL talep ettiklerini belirterek, bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili: Taraflar arasında 30.05.2016 tarihinde, "...İlçesi Yeniden Yerleşim Yer Altyapı Çalışmaları İşi"ne ilişkin alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, iş bedelinin daha işin başında davacıya ödendiğini, buna karşın davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, 07/12/2016 tarihinde şantiyeyi terk ettiğini, müvekkillerinin 17.02.2017 tarihinde, Ankara 53. Noterliğinin 5248 yevmiye numaralı ihtarnamesini göndererek,...ın yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve şantiyeyi terk etmesi sebepleriyle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, eksik ve/veya hatalı işlerinin nam ve hesabına tamamlatılacağını belirttiğini, davacının miktar ve değerini belirleyebileceği davayı hukuka aykırı olarak kısmi dava olarak açtığını, davacının hukuki yarardan yoksun olarak açtığı davanın reddi gerektiğini, ortaklığın davacıya verilen avans çeklerinin iptali için Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/163 esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açmış ise de yargılama sırasında vadesi gelen çekleri ödemek durumunda kaldığını ve davanın istirdat davasına dönüştüğünü, bu süreçte mahkemece alınan bilirkişi raporlarında davacının 30.11.2016 tarihli 05 nolu hakediş raporundan sonra iş yapmadığı sonucuna varıldığını, alınan bilirkişi raporlarında ortaklığın...’dan alacaklı olduğu değerlendirilmesine rağmen mahkemece davanın reddedildiğini, karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunu, yine Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/190 esas sayılı dosyasında; ..., ve...Ortaklığına araç satmış ve söz konusu araçlara ilişkin satış bedelini tahsil etmiş olmasına rağmen, araçların noterden devri için gerekli işlemleri yapmaktan kaçınmış; üstelik araçları aynı şekilde üçüncü kişilere de satmaya çalıştığını, mahkemenin ise gerekçeli kararında "…senet bedeli davacı tarafça ödenmekle davalı tarafın iş makinası bedellerine yönelik sebepsiz zenginleştiği..." şeklinde hüküm kurarak haklı davanın kabulüne karar verdiğini, Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/101 esas sayılı dosyasında ise; ..., aralarındaki ticari ilişkiye istinaden ...ın maliki olduğu taşınırlar üzerinde rehin hakkı tesis etmiş; ancak...’ın yine taraflar arasındaki anlaşmaya uygun davranmadığını, bu nedenle ... rehin hakkını kullanarak Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2017 / 8264 ve 2017 / 8265 sayılı dosyaları ile taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, ancak rehin konusu araçlar üzerine yakalama şerhi işlenmiş olmasına rağmen araçların kaçırıldığı için hiçbir yerde bulunamadığını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şikâyetlerine istinaden yapılan soruşturmada ise ...ın "muhafaza görevini kötüye kullanma" suçunu işlediği yönünde kanaatle ceza davası açıldığını, ortaklığın defterleri, usulüne uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları eksiksiz olarak yapılmış olup; ortaklığın ...dan (... nedeniyle ödemek zorunda kaldığı başkaca bedel ve giderler hariç olmak üzere) 435.981,47 TL alacaklı olduğunun kesin delillerle ortaya konulduğunu,... iş bu dava kapsamındaki iddia ve itirazları Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017 /163 E. sayılı dosyasında da ayrıntılı olarak incelenerek bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğu üzere kabul görmediğini, bu kapsamda, kötü niyetli olduğu açıkça görülen iş bu davanın ... tarafından haksız kazanç elde etmek amacıyla açıldığının aşikâr olduğunu, ...'ın, aynı nitelikteki haksız ve mesnetsiz iddialarının mahkeme tarafından yeniden incelenmeye alınmasının hem usul ekonomisine hem de hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: Davanın alt taşeron sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, tarafların bildirdiği delillerin toplandığı, sözleşme, ihale dosyası, hakedişler, ihtarnameler, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/163 esas sayılı dosyası, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/190 esas ve Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/101 esas sayılı davalarının karar örnekleri dosya arasına alındığı, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere HMK'nun 220. maddesi uyarınca ihtarat yapılarak süre verildiği, ibraz edilen defterler incelenmek üzere bilirkişiye tevdi edildiği, mali müşavir, inşaat mühendisi, nitelikli hesap bilirkişisinden oluşan heyet 04/04/2022 tarihli raporunda özetle, davacı defterlerine ulaşamadığını, edimin ifası sırasında davacının sözleşmede yapılması gereken işleri fen ve sanat kurallarına, şartnamesine uygun olarak yapmadığının dava dışı...nce tespit edildiğini, sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, dosya içeriğinde 4 adet hak edişin bulunduğu, son hak edişin 30.10.2016 tarihli olduğu ancak Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesı 2017/163 esas sayılı dosyası kapsamında alınan 21.01.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre taraflar arasında 5 adet hak ediş tanzim edildiğini, 5 nolu hak edişin 30.11.2016 tarihinde düzenlendiğini, 30.11.2016 tarihli 5 nolu hak edişten sonra davacının herhangi bir iş yapmadığı, ancak 5 nolu hak edişin dosya içeriğinde yer almamasından dolayı 31.10.2016-30.11.2016 tarihleri arasındaki imalat tutarı belirlenememiş ise de idare ile davalı arasındaki hakediş, belge ve kayıtlardan davacının sözleşme gereği yapmış olduğu iş bedelinin kesintiler düşüldükten sonra KDV dahil 1.158.438,38 TL olduğunu, davalı tarafından 1.594.419,85 TL ödeme yapıldığının ticari defter ve kayıtlar ile sabit olduğunu, davacı ... tarafından 1.158,438,38 TL'lik imalat yapıldığı gözetildiğinde davalı tarafından davacıya (1.594.419,85 - 1.158.438,38) = 435.981,47 TL fazla ödeme yapıldığının bildirildiğini, davacının mahkemece yapılan ihtar doğrultusunda HMK'nun 222. maddesi uyarınca defterlerinin bulunduğu yeri bildirmiş, ancak iletişim bilgilerini bildirmediğinden kendisine yeniden ihtaratlı kesin süre verildiği, muhasebecinin iletişim bilgilerinin bildirilmesi üzerine mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 26/08/2022 tarihli ek raporda, davacının defterlerine yine ulaşılamadığının bildirildiği, davacının sonrasında her ne kadar defterlerin diğer yargılamalar kapsamında İcra Hukuk veya Ceza Mahkemesi dosyasında olduğundan bahisle buralardan celbini talep etmiş ise de, davacının tacir olup basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğu, verilen kesin sürede defterlerin muhasebecide olduğu bildirilmiş iken kendisine ikinci kez verilen kesin süreden dahi sonra başkaca dosyalarda olabileceğini iddia ettiği, ancak herhangi bir dosya numarası da bildirmediği, hukuk yargılamasına hakim olan taraflarca getirilme ilkesi de gözetildiğinde mahkemenin bu hususta araştırma yükümlüğü de bulunmadığı, davalı tarafın süresinden sonra delil sunulmasına muvafakat etmediği de gözetildiğinde süresinde bildirilmeyen davacı defterlerinin bulunduğu yerin araştırılmasına ve celbine ilişkin talebinin yerinde olmadığının değerlendirildiği, rapor ve ek rapor hüküm kurmaya elverişli bulunarak hükme esas alındığı, taraflar arasında... İlçesi Yeniden Yerleşim Yeri Alt Yapı Çalışmaları İşi kapsamında Mobil Beton Santrali ve Konkasör Tesisleri Kurulumu, istenilen dozlarda betonun ve agrega üretilmesi, imalat alanına sevkiyatı ve pompalı/pompasız beton dökümünün yapılması, ihtiyacı halinde ücretsiz olarak arttırılmak üzere 4 adet mikser, 1 adet beton pompasının sahada bulundurulma işi için 6.475.000,00 TL bedelli 30/05/2016 tarihli sözleşme imzalandığı, davalı tarafça 17/02/2017 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği, davacının son hakedişten fesih tarihine kadar olan alacaklarının tahsil edilemediğine ilişkin iddiası ile eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça yapılan işten fazla ödeme yapıldığının savunulduğu, asıl işveren olan DSİ tarafından 03/02/2017 tarihli yazı ile "Taahhüdünüz altında yapılan beton imalatının İdaremize gelen şikayet ve çalışanların alacak taleplerine istinaden İdaremizce onaylı alt yüklenici dahi olmayan Tutar Beton adlı bir tüzel kişiliğe yaptırıldığı anlaşılmakta olup yukarıda belirtilen beton basınç dayanım sonuçlarının uygun çıkmaması ve iddia edilen piyasa borçları vs gibi sebeplerle hem iş ortaklığınıza hem de İdaremize zarar veren bahse konu firma Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin Madde-3 kapsamında değerlendirilerek görevine son verilmiştir," denilmek sureti ile davacının sözleşme gereği edimlerini gereği gibi yerine getirmediğinin belirlendiği, bu hali ile feshin haklı olduğunun değerlendirildiği, uyuşmazlığın 30/11/2016 tarihinden fesih tarihine kadar davacı tarafça yapılan işlerin bedelinin ödenip ödenmediği noktasında toplandığı, her ne kadar dosyada mevcut son hakediş 30/10/2016 tarihli ise de, bilirkişi heyeti tarafından tespit edildiği ve davacının da kabulünde olduğu üzere, iki tarafın da delil olarak dayandığı Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/163 esas sayılı dosyasında 30/11/2016 tarihli hakedişin de mevcut olduğu ve işverenin ihale dosyasında davacının son hakedişten fesih tarihine kadar yaptığı iş bedelinin hesaplandığı, yine Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/163 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarında da davacının defterlerinin getirtilerek incelendiği, defterlerin kapanış tasdikleri bulunmadığından delil niteliğinin mahkemenin takdirinde olduğunun belirtildiği, taraf defterleri arasındaki uyumsuzluğun davalı yanın ödemeleri ile çeklerinin davacı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, ancak çeklerin 16/11/2016 tarihi itibari ile davacı asil imzasına teslim edildiğine ilişkin teslim belgesinin bulunduğu, ödemelere ilişkin olarak ise davalı ortaklığa ait defterlerin usulüne uygun tutulup sahibi lehine delil teşkil ettiği ve davacı yanca defterlerin yasal sürede sunulmadığı gözetildiğinde davalının ödeme savunmasının da sübut bulduğu, davacının dava dilekçesinde bildirdiği 01/11/2016 tarihli 849.600,00 TL bedelli çekin davalı kayıtlarında bulunmadığı, bu çekin teslimine ilişkin araştırma yapılmasına raporlarda davacının alacağına karşılık yeterli ödeme yapıldığı tespiti gözetildiğinde yer olmadığına ve bu hali ile davacının davasının sübut bulmadığı değerlendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin hükme esas aldığı kanıtın ticari defterlerin dosyaya ibraz edilememesi olduğunu, taraflar arasındaki borç ilişkisinin tespitine yönelik alınmış olan bilirkişi raporlarının aleyhe olan kısımlarını kabul etmediklerini, mahkemeye sundukları Yusufeli İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/3 Esas sayılı dosyasının 23/02/2018 tarihli duruşma tutanağından anlaşılacağı üzere müvekkiline ait olan ticari defter asıllarının Yusufeli İcra Hukuk Mahkemesinde olduğunu, bu dosyanın tarafları ile mahkeme dosyasının taraflarının aynı olduğunu, bu dosyanın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf incelemesinde olup henüz sonuçlanmadığını, yine tarafların Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/163 esas, 2020/192 karar sayılı dosyasına ticari defterlerini ibraz ettiklerini, mahkemenin yaptığı bilirkişi incelemesinde davacı müvekkilinin davalılardan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, yukarıda açıklanan ve defter ibrazının resmi belgeler ile kanıtlı olduğu iki dosya mevcut iken, müvekkilinin ticari defterlerini ibraz edemediği için, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre bilgisayar kayıtlarının güvenli olmadığı yorumu yapılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi kök ve ek raporunun kabulünün mümkün olmadığını, bunun kabul edilmemesinin eksik incelemeye neden olduğunu, müvekkilinin elinde olmayan nedenlerle defter aslını ibraz edemediğini, fakat dosyada bulunan diğer delil ve beyanların da müvekkilin davalılardan alacaklı olduğunu kanıtlamaya yaradığını, açıklanan nedenlerle Yusufeli İcra Hukuk Mahkemesi'nin müvekkiline ait olan ticari defter ve belgeleri göndermesinin sağlanarak yeni bir bilirkişiden rapor alınmasının zorunlu olduğunu, mahkemenin bu yola gitmeyecek ise Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/163 Esas 2020/192 Karar sayılı dosyası üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile müvekkilinin vergi dairesi kayıtlarına bakarak yeni bir bilirkişi veya bilirkişi heyetinden taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisini belirleyen yeni rapor alması gerektiğini, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, müvekkilinin alacak miktarının hesaplanmasında sonrasında davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle mahkemece alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşme, düzenlenen hakedişler, davalı taraf ile dava dışı iş sahibi idare arasında düzenlenen hakedişlerde incelenerek davacının talep edebileceği toplam hakediş bedelinin belirlenmiş bulunmasına ve bu hakedişlere ilişkin davalı tarafça ispatlanan ödemelerin mahsubuyla denetlenebilir nitelikte dosya kapsamına uygun incelemeyle alınan bilirkişi raporuyla hüküm kurulmasında dosya kapsamına, usul ve yasaya aykırılık olmadığının anlaşılmasına göre davacı vekililin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 26/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır