Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2229 E. 2026/1228 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2229
- Karar No
- 2026/1228
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2229 KARAR NO : 2026/1228
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/01/2023 (Dava) - 13/06/2023 (Karar) NUMARASI : 2023/13 Esas - 2023/424 Karar DAVA : Çıkma Payı Alacağı BAM KARAR TARİHİ: 01/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 01/07/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/13 Esas-2023/424 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin üyelerinden biri olduğunu, müvekkilinin, kooperatif ana sözleşmesi uyarınca üzerine düşen edimlerin tamamını yerine getirdiğini, ödemelerini düzenli olarak yaptığını, bu bağlamda toplam 139,148,09 TL ödeme yaptığını, ancak yıllara yayılan uzun süreçte davalının yöneticilerinin yükümlülüklerini yerine getirmemeleri dolayısıyla gerekli imalat ve bağımsız bölümlerin üyelere tesliminin gerçekleştirilemediğini, farklı bir müteahhitle anlaşılarak, üyelere bağımsız bölümler yerine devremülk teslimi hususunda karar alınmış ise de müvekkilinin yaptığı araştırma sonucunda davalı kooperatifin taşınmazı üzerinde birçok haciz/takyidat bulunduğunu tespit ettiğini, davalının kötü niyetle hareket ettiğinin aşikar olduğunu, müvekkilinin, vaad edilen bağımsız bölüm yerine devremülk teslimini, hele ki taşınmaz kaydı üzerinde birçok takyidat bulunan devremülk teslimini kesinlikle kabul etmediğini, üyeliğin devamını haklı gösterecek bir durumun kalmaması sebebiyle davalı kooperatife İzmir 29. Noterliği'nin 05.10.2022 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini ve müvekkili tarafından davalıya bugüne kadar ödenen 139,148,09 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faiziyle ödenmesi talep edilmiş ise de davalı tarafça bu ihtara olumsuz cevap verildiğini, işbu davanın açılmasının zorunlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, müvekkilinin haklı sebeplere dayanan kooperatif üyeliğinden ayrılma-çıkma talebinin kabulüyle bugüne kadar davalıya ödenmiş bulunan 139,148,09 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun olarak tebligat çıkarıldığı, ancak davaya cevap vermediği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; "...Tüm dosya kapsamı kül halinde değerlendirildiğinde; kooperatif kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacının ortak olma talebinin kooperatif yönetim kurulunca kabul edildiği, kooperatife kaydının yapıldığı, davacı adına ortaklık kaydı olması, genel kurullara ilişkin hazirun cetvellerinde yer alması gözetilerek, davalı kooperatif nezdinde üye olduğunun kabulü gerektiği, 1163 Sayılı yasanın 17/1.md. uyarınca üyelikten ayrılma nedeniyle ortağa ödenmesi gereken sermaye ve diğer alacaklarının ayrıldığı yıl bilançosunun genel kurulca kabulünden bir ay sonra muaccel olacağının yasal düzenleme gereği olup, davacının kooperatif üyeliğinden ayrılma (çıkma/istifa) iradesini ilk defa 05/10/2022 tarihli İzmir 29. Noterliği kanalı ile keşide ettiği 12469 yevmiye numaralı ihtarname ile belirttiği, ihtarnamenin 2022 yılı Ekim ayından sonra davalıya gönderilmesi sebebiyle, çıkmanın 2022 hesap yılı sonu için gerçekleştiği, Koop.K m. 17 ile anasözleşmenin 15. maddesine göre bu durumda da ayrılma payının/iade alacağının 2022 yılı bilançosuna göre ve bilançonun kabulünden itibaren bir ay sonra talep edilebileceği, davalı kooperatifin 2022 hesap yılına ilişkin genel kurul toplantısının 26/03/2023 tarihinde yapıldığı ve buna göre iade alacağının 26/04/2023 tarihinde muaccel hale geldiği, davacı tarafın ise muaccel hale gelmeyen iade alacağı yönünden işbu davayı açtığı anlaşılmakla, DAVANIN REDDİNE...." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili tarafından, "...Mahkemenin ret gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna dayanarak davayı reddettiğini, rapora itiraz dilekçelerinde de belirttikleri üzere bilirkişinin görüşünün, normal şartlarda yani kooperatif üyeliğinden istifaları halinde geçerli kabul edilebilir bir görüş olduğunu, ancak müvekkilinin davalı kooperatiften ayrılmasının normal bir ayrılma olmadığını, zira; davalının kooperatif yönetimi görevini kötüye kullandığını ve müvekkili yönünden haksız fiil, ceza hukuku anlamında suç teşkil edecek eylemlere giriştiğini, nitekim bu hususlarla ilgili olarak müvekkili tarafından Dikili Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2021/773 soruşturma numarasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu ve davalı kooperatif yönetim kurulu üyelerinin yetkilerini kötüye kullandıkları belirtilerek cezalandırılmalarının talep edildiğini, tapu takyidatlarının incelenmesinden de kooperatifin kötü yönetildiği, hileli işlemlerle haksız yere borçlandırıldığı ve bile isteye (kasten) kooperatif aleyhine hareket edildiğinin açık olduğunu, mahkeme, davanın reddine karar vermeden önce bahsi geçen savcılık soruşturma dosyasını ilgili savcılıktan istetip incelemiş olsaydı; yönetim kurulu üyelerinin suç işlediklerinin, müvekkilinin zarar gördüğünün ve bu durumun müvekkili yönünden davalı kooperatiften derhal ayrılma hak ve yetkisini verdiğinin anlaşılmış olacağını, müvekkilinin bu hakkına dayanarak davalıya ihtarname keşide ettiğini ve bilanço döneminin sonunu beklemeden alacağını talep ettiğini, bu ayrılmanın Koop. Kanunu’nun 15.maddesine göre yapılmış bir normal ayrılma talebi değil, yukarıda izah olunan sebeplere istinaden yapılmış bir olağanüstü ayrılma talebi olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin bu yöndeki talebinin hukuka ve kooperatif mevzuatına uygun olduğunu, bilirkişinin dosyaya sunmuş olduğu raporundaki muacceliyete ilişkin görüşünün hatalı olduğunu, dava süresinde açılmış olup mahkemenin ret kararının hukuka aykırı olduğunu..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kooperatiften çıkma payı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; bilindiği üzere, 1163 S.Kooperatifler Kanunu madde 10 uyarınca; "Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır. Çıkma keyfiyetinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmesi halinde ayrılmak isteyen ortağın, muhik bir tazminat ödenmesine dahi hüküm anasözleşmeye konulabilir.", madde 12 uyarınca; "Çıkış, ancak bir hesap senesi sonu için ve en az 6 ay önceden haber verilerek yapılır. Anasözleşmede daha kısa bir süre belirtilip hesap senesi içinde çıkışa müsaade edilebilir.", madde 13; "Yönetim kurulu, anasözleşmeye uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, bir ortağın kooperatiften istifasını kabulden kaçınacak olursa, ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir.", madde 17: "Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır. Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları istiyebilecekleri günden başlıyarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.Çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüzdür." şeklinde düzenlemeler yapılmıştır. Buna göre somut uyuşmazlığa dönüldüğünde; davacının, davalı kooperatifin üyesi olup 05.10.2022 tarihli ihtar ile kooperatif ortaklığından çıktığı ve ödediği tüm tutarların avans faizi ile iadesine dair kooperatife bildirimde bulunduğu, ödeme yapılmaması üzerine de aynı taleple işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece kooperatif uzmanı bilirkişiden rapor alındığı ve sonuç olarak yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği görülmekle, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu' nun 12. ve anasözleşmenin 13. maddesine göre, kooperatiften çıkışın, ancak bir hesap senesi sonu için ve en az 6 ay önceden haber verilerek yapılabilmesine, somut olayda, davacının istifa tarihinin 05.10.2022 olması nedeniyle nedeniyle istifasının, 2023 yılında hüküm ifade edecek olup, bu durumda 2022 yıl sonu bilançosu 2023 yılında toplanan genel kurulda kesinleşeceğinden davacı alacağının henüz muacceliyet kazanmamış olmasına, yine 1163 sayılı Kanun'un 17/1. maddesi gereğince de kooperatiften istifa eden ortakla hesaplaşmanın, çıkmanın gerçekleştiği yıl bilançosunun genel kurulda onaylandığı tarihten itibaren 1 ay sonra muaccel hale gelmesiyle yapılacak olup somut olayda çıkmanın gerçekleştiği yıla göre henüz muaccel olmayan alacak için dava açılmış olmasına göre mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin ileri sürdüğü çıkma nedeninin farklı bir haklı neden olmasına dair itirazları da, farklı bir uygulama yapılmasını gerektirmeyip çıkma alacağı kapsamında değerlendirilecek olmasına göre bu itirazın da reddi gerekmiştir (Yargıtay 6. HD 2023/577 E.-2024/964 K., Yargıtay (kapatılan) 23. HD 2011/4407-2012/1678 K...). Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/13 Esas - 2023/424 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 552,10 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avanstan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/07/2026