Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1267 E. 2026/1378 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1267
- Karar No
- 2026/1378
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1267
KARAR NO : 2026/1378
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/07/2024
NUMARASI : 2020/675 E. - 2024/559 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili franchise veren şirket ile davalı franchise alan arasında 27/05/2019 tarihli franchise sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkili şirketin, franchise sözleşmesinin yürürlüğü sürecinde sözleşmeden kaynaklanan her türlü yükümlülüğünü usulüne uygun şekilde ifa ettiğini, buna karşın davalının ise, franchise sözleşmesinden kaynaklanan birçok yükümlülüğünü, uyarılarına rağmen birçok kez ihlal ettiğini, davalının süreklilik arz eden ihlalleri nedeniyle, müvekkilinin Beyoğlu 59. Noterliğinin 31/08/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini , müvekkili şirketin, franchise sözleşmesi uyarınca denetim hakkının bulunduğunu, denetimin engellenmesi halinde ise engellenen her saat için 200,00-USD tutarında cezai şart tutarının kararlaştırıldığını, franchise verenin, sözleşmede kararlaştırılan esas kurallara uymayan nesne ve ürünlerin, masrafları franchise alana ait olmak üzere kaldırılmasını isteyebileceğini veya sağlık veya emniyet riski tespit ettiğinde giderilmesini isteyebileceğini, franchise alanın ise tehlikeyi gidermediği her gün için 200,00-USD cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, davacı şirket tarafından 28/10/2019 tarihinde davalının iş yerinde yaptığı denetimde, sözleşme standartlarına aykırı olarak et döner satışı yapıldığının tespit edilerek tutanak altına alındığını, bu hususta davalıya Beyoğlu 59. Noterliği'nin 31/10/2019 tarihli ve 13651 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, 08/11/2019 tarihli denetimde, yine sözleşme hükümlerine aykırı olarak soğuk hava deposunda "Özde Bereket Et Döner" markalı farklı ürün kullanıldığı ve satışının yapıldığı, farklı marka patates kullanıldığı, iş yeri içinde pilav yapılarak satıldığı, sözleşme hükümlerine aykırı olarak fiyat tabelasında farklı ve düşük gramajla döner satışı yapıldığı, iş yerinin üst katında farklı salon konsepti düzenlendiği, soğuk hava deposunun düzensiz ve karışık olduğu, depoda bulunan dönerin yer ile temas ettiği ve dolayısıyla genel hijyen kurallarına uyulmadığının tespit edilerek tutanak altına alındığını, 10/02/2020 tarihli denetimde, davalı tarafından bir gün önceden kalmış dönerin imha edilmediği ve soğuk hava deposunda bulundurulduğunun tespit edilerek tutanak altına alındığını, 27/02/2020 tarihli denetimde davalı tarafından genel temizlik ve hijyen kurallarına uyulmadığı, -18 dereceli deponun düzensiz olduğu, ürünlerin zeminle temas halinde olduğu, zemine konulan plastik malzemelerin kırılarak dağıldığı, mutfak alanındaki dikey dolabın içinin kirli olduğu, depo ve mutfak alanının düzensiz olduğu, gıdaların bulunduğu yerde araba lastiği bulundurulduğu, deponun içinde gereksiz birçok malzemenin de bulundurulduğu, ambalaj malzemelerinin konulduğu odanın çok dağınık olduğu, çalışan personelin belirlenmiş standartlardaki kıyafet kullanmadığı, döner ustasının kafasına kep takmadığı ve ayrıca sakal tıraşının da uygunsuz olduğu, restoranda onaylanmış standartlarda markalı ürün satılmadığının tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, 23/06/2020, 24/06/2020 ve 25/06/2020 tarihlerinde noter vasıtasıyla yapılan denetimlerde iş yerinin kapalı olduğu ve tutanak altına alındığını, davalı tarafın, sözleşme gereğince davacı şirketin muvafakatini almadan şubeyi kapatarak ticari faaliyetine son verdiğini, sözleşmede franchise veren kayıtlarının kesin delil kabul edildiğini, sözleşmede, franchise alanın satışa sunduğu malları kendisinin imal etmesi, üçüncü şahıslardan temin etmesi, franchise veren tarafından izin verilen malların dışında satması veya mağazada farklı bir ticari faaliyet icra etmesi durumunda 200.000,00-USD cezai şart ödemeyi kabul etmiş sayılacağının kararlaştırıldığını, franchise alanın yükümlülüğünü bir kez dahi ihlal etmesinin, sözleşme uyarınca davacı tarafa fesih hakkı ve 200.000,00-USD tutarında cezai şart talep hakkı vermekte olduğunu, davalı tarafın ise farklı ürüne ilişkin 4 ihlaline rağmen davacı tarafın fesih hakkını saklı tutarak sadece cezai şart ödemesini talep ettiğini, davalı tarafın yine gramaj yükümlülüğünü 1 kez, hijyen ve gıda sağlığı yükümlülüğünü ise 2 kez ihlal ettiğini, müvekkili şirket tarafından franchise sözleşmesinin, Beyoğlu 59. Noterliği'nin 31/08/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haklı nedenle feshinden sonra, franchise alan tarafından keşide edilen Eyüpsultan 10. Noterliği'nin 14/09/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile, et döner satmasının sözleşme hükümlerine uygun olduğu yönünde beyanlarda bulunduğunu, müvekkili şirketin, davalı franchise alandan 7.308,96-TL olan bakiye alacağının bulunmakta olduğunu, ancak davalı tarafça bu ödemenin yapılmadığını, ihtarname ile bu bakiye alacağın bildirildiğini ve cevabi ihtarnamede davalı tarafın ödemeyi açıkça kabul ettiğini, ancak bu zamana kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, 7.308,96-TL bakiye alacağın ve 500.000,00-TL tutarındaki cezai şartın mevduata uygulanacak en yüksek banka faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kendisine, franchise sözleşmesi sırasında kendisinin bilmediği ve bilmekle yükümlü olmadığı, ancak bilgi verilmesi durumunda vereceği karara etkisi olabilecek önemli konularda eksiksiz ve doğru bilgiler verme yükümlülüğünü yetine getirmediğini, sözleşmesel yükümlülükler hususunda bütün açıklamayı yapmadığını, davacının bu hususta üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyerek kendisine bir müşteri gözüyle baktığını, kendisinin yanılgıya düşerek büyük miktarda zarar görmesine sebep olduğunu, söz konusu 500.000,00-TL cezai şart talebinin yerinde olmadığını, söz konusu talebin, davacı tarafından yapılan denetimlerdeki ihlal iddialarına ilişkin olduğunu, söz konusu ihlal iddialarını kabul etmemekle beraber, doğru olduğu varsayılsa dahi bununla ilgili davacı tarafça sözleşme gereği ilgili cezai yaptırımın uygulandığını, devam eden iş ilişkileri içerisinde sözleşmenin zayıf tarafı olduklarından psikolojik baskı altında ödendiğini, ödenmemesi durumunda franchise sözleşmesinin feshedileceğinin söylendiğini, dolayısıyla bahse konu ihlaller ile ilgili ikinci bir defa cezai işlem uygulanmasının mümkün olmadığını, 28/10/2019 tarihli et döner satışına ilişkin denetimi kabul etmediklerini, çünkü böyle bir denetim yapılmadığını ve denetim tutanağında da çalışanlarının herhangi bir imzasının bulunmamakta olduğunu, 08/11/2019 tarihinde yapılan denetimin iş yerinde yapıldığını, ilgili tutanakta eksik olarak belirtilen "Özde Bereket Et Döner" satışı konusunda, işlerinin bozuk olduğu, bu işleri düzeltebilmek için et döner satmaları gerektiği, Niğde'de ailelerin toplu şekilde yemeğe geldiği, aile bireyleri içerisinde et döner yemek isteyenlerin de bulunması üzerine müşteri kaybı yaşadıklarını, bu sebeple bir çıkış yolu olarak et satımı konusunda izin verilmesinin defalarca firmaya iletildiğini, bu süreçte davacı firma çalışanının da, Anadolu'da başka franchiselerin et döner sattıklarına göz yumulduğunu, müvekkilinin de bu şekilde davranabileceklerini bildirdiğini, davacıya deneme amaçlı bir haftalığına et döner takıp satılacağını ve ciroların kendilerine bildirileceğini bildirdiklerini, onların da sözlü olarak muvafakat verdiklerini, söz konusu denetimin, bu deneme süresi içerisinde gerçekleştirildiğini, Niğde'de kurulu tüm tavuk döner işletmelerinin aynı zamanda et döner de satmakta olduklarını, ilde hakim olan yeme içme alışkanlığının ve döner sektörünün bu minvalde olduğunu, franchisörün, bu alışkanlığı ve yerel adeti tespit edemediğini, işletmenin bu sebeple zarara uğramasına sebep olduğunu, deneme amaçlı et döner takma süresince günlük tavuk satış oranlarının ortalama 15 kg arttığını, bu veriye rağmen franchisörün et döner takılmaması konusundaki ısrarı ve ilaveten şubelerinin cezalandırılmasının anlaşılamadığını, sözleşmede patatesin markasına dair bir hüküm bulunmamakla birlikte, patatesin franchisör tarafında ücret karşılığında temin edilmekte olduğunu ve aylık gelmekte olduğunu, söz konusu çalışma şeklinin, sözleşmesel bir yükümlülük olmadığını, dolayısıyla franchisör tarafından temin edilen patatesin bitmesi halinde franchisörün satın almış olduğu firmadan patates ihtiyaçlarını karşılamak için piyasadan temin ettiklerini, söz konusu pilavın, satış için değil; çalışanların yemeleri için günlük yapılan karavana yemeği olarak yapıldığını, menülerinde reklam broşürlerinde veya herhangi bir satış kayıtlarında pilav satışına ilişkin bir hususun bulunmadığını, davacının tüm franchise şubelerinde, şubelerin açılmış olduğu lokasyon ve satış grafiğine bağlı olarak çeşitli gramajlar üzerinden farklı fiyatlandırmalar uygulanmakta olduğunu, ayrıca şubeleri ilk açıldığında Niğde'deki diğer dönercilerle rekabet edebilmeleri için İstanbul fiyatlarına göre porsiyon başına 1,00-TL düşük fiyatlandırma yapılmasına izin verildiğini ve hatta buna ilişkin tanıtım reklam broşürlerinin davacı tarafından basılıp taraflarına gönderildiğini ve bu fiyatların uygulandığını, şu anda dahi İstanbul şubeleri içerisinde dahi menülerde hem gramaj ve hem de fiyat farklılıklarının mevcut olduğunu, bahse konu işletmenin iki katlı bir dükkan olduğunu, müşteri kabulün 1. katta yer almakta olduğunu, farklı dekorasyonda yapıldığı iddia edilen yerin 2. katta, müşteri kabulünün olmadığı ve hiçbir şekilde kullanılmayan bir alan olduğunu, davacının ise bu alanı açılıştan önce gördüğünü ve bu şekilde açılmasına muvafakat ettiğini, soğuk hava deposunun düzensiz ve karışık olması, depodaki dönerin yer ile temas etmesi ve genel temizlik/hijyen kurallarına uyulmadığı iddialarının ise sübjektif nitelikte olduğunu ve bahse konu süreçlere ilişkin bir talimatname bulunmamakta olduğunu, 08/11/2019 tarihinde denetim personelinin şubelerini denetlediğini, fakat sonuca ve denetleme değerlendirme sürecine ilişkin taraflarına bir bildirimde bulunulmadığını, bahse konu tutanakların taraflarına sunulmadığını, konularla ilgili sözlü veya yazılı savunmalarının alınmadığını ve yine imzaları dahi alınmadığını, denetimden sonra davacı şirket genel müdürlüğünden aranmaları ve 6 adet ihlal iddiasına ilişkin ihlal başı 12.000,00-TL cezai şart uygulandığı yönünde bilgilendirilmeleri üzerine konudan haberdar olduklarını, bunun üzerine itirazlarını ve cezayı kabul etmediklerini bildirdiklerini ve fakat ürün sevkıyatının yapılmayacağı; hatta sözleşmenin feshedileceği tehdidi karşısında söz konusu cezayı ödemek zorunda kaldıklarını, 21/04/2020 tarihinde davacının resmi mail adresine mail atılarak, hem Covid 19 ve hem de yerel dönercilerle fiyat rekabeti edemediklerinden çok ciddi zarar ettiklerini, dayanacak güçlerinin kalmadığını, bir ay sonunda şubeyi kapatacaklarını ve ticari faaliyetlerine de son vereceklerini bildirdiklerini, dolayısıyla davacının iddia ettiği gibi bildirimsiz iş yeri kapatmanın söz konusu olmadığını, davacı tarafın tutulan yeri beğenmediklerini, şirket ortaklarından iki kişinin Niğde'ye gelerek, göstermiş oldukları yeri 280.000,00-TL hava parası ve 20.000,00-TL emlak komisyonu ödeyerek 300.000,00-TL maliyetle kiraladıklarını, davacı tarafın hatalı yönlendirmesi sonucunda soğuk hava deposunun yetersiz geldiğini, ikinci bir soğuk hava deposu yapım maliyetinin kendileri tarafından karşılanmak zorunda kalındığını, bina sakinlerinin baca izni vermemesi nedeniyle 65.000,00-TL harcama yaparak bacasız sistemin kurulmak zorunda kalındığını, bunun gibi birçok sorunla karşılaşıldığını ve ekstradan maliyetlere katlanıldığını, ayrıca davacı tarafın bildirdiği sözleşme tarihinin doğru olmadığını, sözleşmenin, işyerinin açılışından sonraki bir tarihte, üzerinde karşılıklı görüşme yapılmaksızın tek taraflı olarak düzenlendiğini ve 17/06/2019 tarihi sonrasında imzalarına tek nüsha ve tarihsiz olarak hazır halde kendisine sunulduğunu, iş yerinin ... konsteptine uygun olarak tadilat yapılması, tüm araç ve gereçler de dahil olmak üzere yaklaşık 995.000,00-TL masraf yapmış oldukları için franchise sözleşmesini imzalamama veya sözleşmeyi revize etme hakkının taraflarına tanınmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 7.308,96-TL alacak ile 100.000,00-TL cezai şart alacağının, dava tarihi 27/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki franchising sözleşmesinin 8., 9., 11., 15. ve 25. maddelerinin ihlal edildiği iddiasıyla davacı tarafından açılan davada verilen kısmi kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmenin 8. ve 11. maddelerinde öngörülen cezai şartların ifaya ekli ceza niteliğinde olup sözleşmenin feshiyle birlikte talep edilemeyeceğini, 9. maddedeki cezai şartın ise ikinci ihlal koşulu gerçekleşmediğinden uygulanamayacağını, 10/02/2020 tarihli tutanağın gerçeği yansıtmadığını ve müvekkilinin önceki günden kalan ürünleri müşteriye sunmadığını, söz konusu ürünlerin imha süreci nedeniyle soğuk hava deposunda bekletildiğini, davacı tanığı ...'ın beyanlarının da bu durumu doğruladığını, müvekkilinin iddia edilen ihlallerle ilgili olarak 08/11/2020 tarihli tutanak kapsamında toplam 72.000 TL ödeme yaptığını ve bu ödemenin 72.000,00 TL tutarındaki kısmının davacı tarafından tahsil edildiğini, dolayısıyla cezai şart talebinin mükerrer olduğunu, hükmedilen 100.000,00 TL tutarındaki cezai şartın müvekkilinin ekonomik olarak mahvına sebep olacağını ve 2020 yılı bilançosuna göre şirketin borca batık durumda bulunduğunu, davacının diğer şubeler için ihlal başına 3.000,00 TL talep etmesine rağmen müvekkiline karşı fahiş bir tutar belirlendiğini, şubede pilav satışı yapılmadığını ve pilavın sadece personel tüketimi için hazırlandığını, üst katın müşteri kabulüne kapalı olup personel dinlenme alanı olarak kullanıldığını, patates markası konusunda sözleşmesel bir kısıtlama bulunmadığını, et döner satışının ise davacı şirketin bilgisi ve müsamahası dahilinde deneme amaçlı yapıldığını, davacının diğer şubelerde et döner satışına izin vererek ayrımcılık yaptığını, 28/10/2019 ve 10/02/2020 tarihli tutanakların usulsüz olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 27.05.2019 tarihinde akdedilen Franchise Sözleşmesi uyarınca davalı tarafın şubede et döner satışı yapması, farklı marka ürün kullanması, menüde olmayan pilav satışı gerçekleştirmesi, düşük gramajlı ürün satması, konsept dışı faaliyet göstermesi, gıda güvenliğini riske atması, temizlik ve hijyen kurallarını ihlal etmesi, kalmış dönerleri imha etmemesi ve mesai saatlerine uymaması gibi sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle sözleşmenin Beyoğlu 59. Noterliği’nin 31.08.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haklı nedenle feshedildiğini, dava konusu cezai şart alacağının sözleşme ihlallerinden kaynaklandığını ve sözleşmenin yürürlüğü sırasında muaccel hale geldiğini, davalının tacir sıfatıyla basiretli davranması gerektiğini ve ilk derece mahkemesinin hükmettiği tutarın zaten hakkaniyet indirimi uygulanmış düşük bir miktar olduğunu, davalı tarafından ödenen cezai şartın 08.11.2019 tarihli denetime ilişkin olup dava konusu alacakla bir ilgisinin bulunmadığını, davalının pilav satışı, farklı konsept kullanımı, farklı patates tedariki ve et döner satışı gibi ihlallerinin dosya kapsamı ve denetim tutanakları ile sabit olduğunu, davalının bu ihlalleri ikrar ettiğini belirterek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, franchise sözleşmesinden kaynaklanan bakiye cari hesap alacağı ile cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili; taraflar arasında 27.05.2019 tarihli franchise sözleşmesi düzenlendiğini, davalının sözleşmeden doğan birçok yükümlülüğünü tekrarlanan uyarılara rağmen ihlal ettiğini, sözleşmenin Beyoğlu 59. Noterliğinin 31.08.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle haklı nedenle feshedildiğini, davalının cevabi ihtarnamesinde 7.308,96 TL bakiye borcu kabul ettiğini ileri sürerek 7.308,96 TL bakiye alacak ile 500.000,00 TL cezai şartın mevduata uygulanan en yüksek banka faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne 7.308,96 TL bakiye alacak ile 100.000,00 TL cezai şartın dava tarihi olan 27.11.2020’den itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
11.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davalının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda; davalının 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin lehine delil olabilecek durumda olduğu, davacının davalıdan 2020 yılı sonu itibarıyla 30.224,23 TL alacaklı bulunduğu, davalının 2019 yılında 321.983,36 TL ve 2020 yılında 322.552,41 TL zarar ettiği tespit edilmiştir.
04.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda, davalının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda; davalının davacı şirkete 2020 yılı sonu itibarıyla 30.224,23 TL borçlu olduğu, 2020 yılı zararının 322.552,41 TL ve dönem stoklarının 563.369,65 TL olduğu, davalının stoklu çalışmadığının kabul edilmesi ve stokların yüzde 10 kar marjıyla satıldığının düşünülmesi halinde satış bedelinin 619.706,61 TL, buna göre karın ise 297.154,20 TL olacağı hesaplanmıştır.
08.05.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda, davacı şirketin 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu, davacının davalıdan 7.308,96 TL alacaklı olduğu, davalının kendi defterlerine göre davacıya 2020 yılı sonu itibarıyla 30.224,23 TL borçlu bulunduğu ve davalının Niğde şubesi ile dava dışı Kayseri şubesini aynı hesap muavininde izlediği, sözleşmeye göre hesaplanabilecek cezai şartın 1.559.500,00 TL olduğu, davacının yüzde 68 oranında indirim yaparak 500.000,00 TL talep ettiği, bu cezai şartın davalının ekonomik mahvına neden olabileceği ve indirim yapılıp yapılmayacağı ile indirim oranının mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki 27.05.2019 tarihli franchise sözleşmesinin davalı franchise alan tarafından ihlal edilip edilmediği, sözleşmenin davacı franchise veren tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediği, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartların sözleşmenin feshedilmesinden sonra talep edilip edilemeyeceği, cezai şart isteminin daha önce yapılan ödeme nedeniyle mükerrer olup olmadığı, hükmedilen cezai şartın davalının ekonomik mahvına neden olacak nitelikte bulunup bulunmadığı ve davacının 7.308,96 TL bakiye cari hesap alacağının mevcut olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Taraflar arasında 27.05.2019 tarihli franchise sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşmeyle tarafların franchise ilişkisi kapsamındaki hak ve yükümlülüklerinin belirlendiği, franchise alanın sözleşmeyle belirlenen ürün, gramaj, konsept, hijyen ve çalışma standartlarına uyma yükümlülüğü altına girdiği, franchise verene denetim yetkisi tanındığı ve sözleşmenin çeşitli maddelerinde belirlenen yükümlülüklerin ihlal edilmesi halinde cezai şart ödenmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan 28.10.2019, 08.11.2019, 10.02.2020 ve 27.02.2020 tarihli denetim tutanakları ve bunların ekindeki iş yeri görselleri, noter tutanakları, ihtarnameler, ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde; söz konusu tutanakların sözleşme gereği kesin delil niteliğinde olduğu (m.36) davalının işlettiği şubede sözleşme hükümlerine aykırı olarak et döner sattığı, davacı tarafından belirlenen ürünler dışında farklı marka ürün ve patates kullandığı, sözleşmede belirlenen gramajlara aykırı satış yaptığı, pilav sattığı, iş yerinin üst katını franchise konseptinden farklı biçimde düzenlediği, temizlik ve hijyen kurallarına uymadığı, önceki günden kalan döneri imha etmeyerek soğuk hava deposunda bulundurduğu ve davacı franchise verenin yazılı muvafakatini almadan şubeyi kapatarak ticari faaliyetine son verdiği anlaşılmıştır.
Davalı, et döner satışının davacının bilgisi ve sözlü muvafakati kapsamında deneme amacıyla yapıldığını ileri sürmüş ise de davacının bu satışa izin verdiğini gösteren bir delil bulunmadığından sözleşmeye aykırı olarak et döner satıldığı sabittir. Pilavın satış için değil çalışanların tüketimi amacıyla hazırlandığı, üst katın müşteri kabulüne kapalı personel dinlenme alanı olduğu ve farklı marka patates kullanımının sözleşmeye aykırılık oluşturmadığı ileri sürülmüş ise de denetim tutanakları, bunların ekindeki görseller ve sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davalının sözleşme hükümlerini ihlal ettiği, aynı şekilde 10.02.2020 tarihli denetimde belirlenen önceki günden kalan dönerin imha edilmemiş olması ve şubede bulundurulması da sözleşmeye aykırılık teşkil etmiştir.
Davacı tarafından davalıya, 28.10.2019 tarihli denetim sonrasında Beyoğlu 59. Noterliğinin 31.10.2019 tarihli ihtarnamesi, önceki günden kalan dönerin imha edilmemesi nedeniyle 12.02.2020 tarihli ihtarname ve 27.02.2020 tarihli denetimde belirlenen sözleşmeye aykırılıklar nedeniyle 11.03.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilmiştir. Davalının sözleşmeye aykırı davranışlarını sürdürmesi ve 23.06.2020, 24.06.2020 ve 25.06.2020 tarihlerinde noter aracılığıyla yapılan tespitlerde iş yerinin kapalı olduğunun belirlenmesi üzerine franchise sözleşmesi, 31.08.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyle davacı tarafından feshedilmiştir. İhlallerin niteliği, sürekliliği, yapılan uyarılar ve davalının yazılı muvafakat almadan şubeyi kapatması birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin davacı tarafından feshedilmesinin haklı nedene dayandığı sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar davalı vekili, sözleşmenin 8 ve 11. maddelerinde öngörülen cezai şartların ifaya ekli ceza niteliğinde olduğunu ve sözleşmenin feshedilmesinden sonra talep edilemeyeceğini ileri sürmüş ise de, dava konusu cezai şart düzenlemelerinin yalnızca sözleşmenin sona ermesine veya sözleşmeden dönülmesine bağlanmadığı sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde franchise alan tarafından gerçekleştirilen her bir ihlal fiiline bağlı olarak üstlenilmiş bağımsız edim niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen sözleşmeye aykırı fiillerin gerçekleşmesiyle cezai şart alacağı muaccel hale gelmiş ve asıl edimden bağımsız borç niteliğindedir. Bu nedenle, sözleşme haklı nedenle feshedilmiş olsa da davacının daha önce muaccel olan cezai şart alacağını da talep hakkı bulunduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davalı vekili, daha önce ihlal başına 12.000,00 TL olmak üzere toplam 72.000,00 TL cezai şart ödediğini ve eldeki davadaki cezai şart isteminin mükerrer olduğunu ileri sürmüş ise de daha önce yapılan ödemenin 08.11.2019 tarihli denetimde belirlenen ihlallere ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Elde davadaki cezai şart isteminin devam eden ihlallere dayalı olduğu Beyoğlu 59. Noterliğinin 11.03.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği denetim ve ihlal dönemlerinin farklı olması nedeniyle mükerrer tahsilat veya talebin söz konusu olmadığı görülmektedir.
Davalı, hükmedilen 100.000,00 TL cezai şartın ekonomik mahvına neden olacağını ileri sürmüştür. 08.05.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, sözleşme gereğince hesaplanabilecek cezai şartın 1.559.500,00 TL olduğu, davacının yüzde 68 oranında indirim yaparak 500.000,00 TL talep ettiği ve talep edilen tutarın davalının ekonomik mahvına neden olabileceği belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince davalının ekonomik durumu gözetilmiş, talep edilen 500.000,00 TL cezai şarttan TBK’nin 182/3. maddesi uyarınca önemli %80 indirim yapılarak 100.000,00 TL cezai şarta hükmedilmiştir. Hesaplanan cezai şartın miktarı, ihlallerin sayısı ve niteliği, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi, tarafların ekonomik durumları ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, hükmedilen 100.000,00 TL cezai şartın ve yapılan indirimin hakkaniyete uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Davalının, Eyüpsultan 10. Noterliğinin 14.09.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde davacının 7.308,96 TL dışında başka bir alacağı bulunmadığını bildirmesi karşısında bakiye cari hesap alacağının tahsiline karar verilmesinde de isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2024 tarih ve 2020/675 E., 2024/559 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.330,27 TL nispi istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026