Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2131 E. 2026/931 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2131
Karar No
2026/931
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2131 KARAR NO : 2026/931

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2022 (Dava) - 18/07/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/622 Esas - 2023/630 Karar DAVA : Maddi Tazminat (Trafik Kazası Kaynaklı) BAM KARAR TARİHİ : 20/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/622 Esas-2023/630 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.03.2022 tarihinde müvekkiline ait .... plakalı araç seyir halinde iken, ... plakalı aracın kontrolsüzce gelerek müvekkilinin aracına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait ...model araçta 68.799,95 TL (KDV dahil) hasar meydana geldiğini, kusurlu aracın ZMMS (trafik) poliçesini tanzim eden davalı .... A.Ş’ye ihbarda bulunulduğunu ve hasar dosyası açıldığını, sigorta şirketi tarafından oldukça düşük fiyat belirlendiğini, parça tedariki sigorta şirketince sağlanmamış olmasına rağmen iskonto uygulandığını ve KDV de ödenmeyerek 24.572,59 TL hasar ödemesi yapıldığını, değer kaybı ödemesi yapılmadığını, müvekkilinin gerçek zararının ise oldukça fazla olduğunu, davalı sürücü ....’ın kaza tespit tutanağı, kazanın oluş şekli ve olay yeri resimleriyle beraber değerlendirildiğinde görüleceği üzere %100 (tam ve asli) kusurlu olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun gerçek zararı karşılamak olduğunu, davalı ...’ın araç işleteni olarak zararın tamamından sorumlu olduğunu, iskonto indirimi uygulanmasının doğru olmadığını, değer kaybı bedeli yönünden davalıların sorumluluğunun devam ettiğini, davacının, aracını tamirat için servise bırakmış olup bu nedenle aracından yararlanamadığını, araç sahibi aracından yoksun kaldığı süre boyunca makul bir tazminata hak kazanacağından ikame araç bedelinin de ödenmesi gerektiğini, davalılardan ... ve ...'ın davacının aracına çarpmasından dolayı araç mahrumiyet bedelinden doğrudan sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, HMK’nın 107.maddesi uyarınca 10,00 TL (KDV dahil) hasar bedelinin ve 10,00 TL değer kaybı bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen hasarı ret tarihinden (sigorta şirketleri açısından ret tarihi- diğer davalılar açısından kaza tarihinden), 10,00 TL ikame araç bedelinin ise davalılar .... ve ....'dan kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı .... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, alacakların zaman aşımına uğradığını, müvekkili şirketin her hangi bir kusuru olmaması nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını, başvuran tarafa maddi hasar zararının ifa yoluyla ödendiğini ve borcun sona ermiş olmasından ötürü başvurunun reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde araçları toplu bir şekilde satın alan sigorta şirketlerinin konu parçaları iskontolu olarak almasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, bu kapsamda davacının bakiye talepleri haksız olup reddinin gerektiğini, tedarik edilmiş parçalar hakkında iskontosuz bir şekilde hesaplanma yapılmasının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, araçta meydana gelen değer kaybı tutarının 2.701,24 TL olduğunun ekspertiz hesaplaması sonucu tespit edildiğini ve davacıya ödendiğini, davacının değer kaybı tazminatı talebinin kabulünün sebepsiz zenginleşme kapsamında olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin kötü niyetle talep edilmiş olan değer kaybı tazminatı istemini karşılamak zorunda olmadığını, zira sigorta tazminatının bir zenginleşme aracı olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ZMMS Genel Şartları Ek-1 uyarınca değer kaybı uygulanacağını, sözleşmeye bağlılık yani ahde vefa ilkesi uyarınca mahkemece dava konusu kazadan kaynaklı istem bakımından ZMMS Genel Şartları dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini, kusur oranının ATK Trafik İhtisas Kurulu'nca tespitini talep ettiklerini, müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun ancak dava tarihinden itibaren söz konusu olacağını, ayrıca yasal faize hükmedilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olup, 50.000,00 TL olduğunu, davacıya 27.273,83 TL tutarında bir ödeme gerçekleştirildiğini, bunun göz önünde bulundurulması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. Davalı .... cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin kabul edilemez olduğunu, ... plakalı araç ile karışmış olduğu kazada karşı tarafın kavşağa kontrolsüzce aşırı hızla girdiğini, kaza resimlerine bakıldığında da anlaşılacağı gibi, çarptıktan sonra dahi duramayıp karşı sokağa girdiğini ve öyle durduğunu, tüm bunlara rağmen eksperin .. . . plakalı araç sağından geldiği için kendisini %100 kusurlu tayin ettiğini, servisin, kasko şirketinin araç pert bedelini ödeyeceğini söylediği için olayı araştırmadığını ve haliyle kaza raporuna itiraz etmediğini, kazadan sonra kullanmış olduğu aracın hasar nedeniyle.... yetkili servisine çekildiğini, araçtan mahrum kaldığı için ikame araç kiralamak zorunda kaldığını, kaza sonucunda hava yastıklarının patlaması ve aldığı darbe sonucunda gözlerinde yanık meydana geldiğini, 3-4 gün çalışamadığını, .... plakalı araç sürücüsünün bu durumdan sorumlu olduğunu beyanla, kendisinden istenilen bedellerin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... cevap dilekçesinde özetle; ilgili kavşakta herhangi bir trafik levhası ya da kasis bulunmamakta olup ... . plakalı aracın kontrolsüz kavşaklara yaklaşırken hızını azaltıp kontrollü şekilde geçmesi gerekirken olay yerinde hiçbir şekilde fren izi dahi bulunmadığını, karşı taraf kavşağa kontrolsüz ve aşırı hızla geldiği için kendilerine verilen %100 kusuru kesinlikle kabul etmediklerini, kendisinin de araç kiralamak ve bu bedele katlanmak zorunda kaldığını, aracın sürücüsü olan eşi ...'ın, hava yastıklarının patlaması ve aldığı darbe sonucunda gözlerinde yanık meydana geldiğini, ... pkalalı araç sürücüsünün bu durumdan sorumlu olduğunu beyanla, istenilen bedellerin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; "...Aldırılan bilirkişi raporunda .... plakalı kamyonet sürücüsü ... kavşakta ilk geçiş hakkını vermediğinden dolayı kazanın oluşumunda kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü .... kazadan aktif kaçınma davranışı sergilemediğinden dolayı kazanın oluşumunda kusurlu olduğu, her iki sürücünün kazada kusurlu olduğu belirtilmiş ise de davalı araç sürücüsünün ihlal ettiği kural ihlalinin kazanın oluşumuna etkisinin daha fazla olması nedeniyle mahkemece ....'ın %75, ....'ın %25 oranda kusurlu olduğunun kabul edildiği, bilirkişi raporunda kusur oranlarına göre terditli hesaplama yapıldığı, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu bakiye teminat limitinin 22.726,16 TL olduğu, davalı sürücü ve araç malikinin zararın kusurları oranında tamamından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbarından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu anlaşılmakla davacının davasının ıslah talebi doğrultusunda kabulüne, zarar veren araç ticari nitelikte bulunmadığından haksız eylemin de TTK’nun 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar vermek gerekmekle, sonuç olarak; DAVANIN KABULÜNE, 26.976,89 TL hasar kaybı bedelinin (davalı .... A.Ş'nin bu miktarın 22.716,16 TL' sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalı ... A.Ş'den temerrüt tarihi 18/07/2022 tarihinden, davalılar .... ve ...'dan kaza tarihi 4/03/2022' den itibaren işleyecek yasal faiziyle müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 14.428,75 TL değer kaybı bedelinin (davalı .... A.Ş'nin bu miktarın 10 TL' sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalı ... A.Ş'den temerrüt tarihi 18/07/2022 tarihinden, davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi 4/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3.000,00 TL ikame araç bedelinin davalılar... ve ...dan kaza tarihi 4/03/2022'den itibaren işleyecek yasal faiziyle müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine..." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... A.Ş vekili tarafından, "...Belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın maddi hasar zararının ifa yoluyla ödendiğini ve borcun sona ermiş olmasından ötürü davanın kısmen kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dolayısıyla başvurunun hukuksal yarar yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, bilirkişinin kusur durumuna ilişkin tespitinin hükme esas alınmış olup, Adli Tıp Kurumu’ndan kusur durumuna ilişkin rapor alınması taleplerinin mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, bu durumun adil yargılanma hakkını ihlal etmekte olup mevcut bilirkişi raporu trafik uzmanı tarafından tanzim edilmiş olup bu bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, hesaplanan tazminat davacı tarafa ödenmesine rağmen davacı tarafın değer kaybı tazminatı isteminin sebepsiz zenginleşme kapsamında olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin kötü niyetle talep edilmiş olan değer kaybı tazminatı istemini karşılamak zorunda olmadığını, sigorta tazminatının bir zenginleşme aracı olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sözleşmeye bağlılık yani ahde vefa ilkesi uyarınca mahkemece dava konusu kazadan kaynaklı istem bakımından ZMMS Genel Şartları dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken aksi yönde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar bedeli, değer kaybı bedeli ve ikame araç bedeli istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı .... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacıya ait araç ile davalı tarafa ait aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacının aracının hasarlandığı, karşı aracın ZMM sigortacısı olan davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine gerek hasar ve gerekse değer kaybına dair zarara ilişkin kısmi ödeme yapılmış ise de, gerçek zararın karşılanmadığı gerekçesiyle ve ayrıca davalı sürücü ve işletene karşı ikame araç bedeli talebinde de bulunarak eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece kusur ve hasara dair konusunda uzman bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alındığı, kusura dair kazaya etken davranışların ortaya konulduğu, mahkemece de buna istinaden kazada kavşakta ilk geçiş hakkına riayet etmeyen davalıya %75, hızını azaltmamış olan davacıya ise %25 kusur verilerek hüküm tesis edildiği, davalı sigorta şirketi vekili kusura dair istinafa gelmiş ise de, mahkemenin kabulünün somut olaya, dosya kapsamına, alınan bilirkişi raporuna ve kaza tespit tutanağına uygun olup bu itirazın reddi gerektiği anlaşılmıştır. Yine, tarafların kusur oranları ve hasar/değer kaybı/ikame araç tutarının davacı tarafça belirlenmesi mümkün bulunmadığından, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağına dair itirazın da kabulü mümkün görülmemiş, ayrıca dava öncesinde yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamamış olduğunun anlaşılmasına göre ödeme nedeniyle borcun sona erdiğine dair itirazın da reddi gerekmiştir. Değer kaybına ilişkin olarak, daha önce başka bir kazaya karışmadığı belirlenen davacı aracının Yargıtay içtihatlarına uygun olarak kazadan önceki ve kaza sonrasında tamir gördükten sonraki değeri arasındaki farka göre değer kaybının usulünce hesaplandığı, davalı sigorta şirketinin yaptığı ödemenin mahsup edildiği, davacının kaza nedeniyle uğradığı gerçek zararın giderilmesi istemi kapsamında aracının uğradığı bakiye değer kaybını talep etme hakkı bulunduğu ve bunun sebepsiz zenginleşme olarak kabul edilemeyeceği de açık olduğundan, bu yöndeki itirazların da reddi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı .... AŞ vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... A.Ş vekilinin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/622 Esas - 2023/630 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı ... A.Ş'den alınması gereken 1.552,42 TL istinaf karar harcından peşin alınan 770,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 782,42 TL'nin davalı ... A.Ş'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı ....A.Ş tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avanstan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2131, K. 2026/931, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2131-e-2026-931-k-2f0f1cba1cc1