İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/867 E. 2026/179 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/867
Karar No
2026/179
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/867 Esas - 2026/179 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/867 Esas KARAR NO : 2026/179

.... DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/04/2021 KARAR TARİHİ : 11/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/03/2026 ASIL DAVA DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde;.... Uygulama Oteli yapım işi ile ilgili olarak taraflar arasında 28/01/2019 tarihli taşeron sözleşmesi imzalandığını, yer tesliminin 28/01/2019 tarihinde yapıldığını, davalı şirketin işin yapımına başlamış ise de, süreç içinde yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kendilerine yapılan şifahi uyarıları da dikkate almayarak en son işi ve iş yerini terk ederek çalışmayı bıraktığını, kendisine .... 09/08/2019 tarihli ihtarname keşide edilerek ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde işe başlanılarak taahhütlerin yerine getirilmesi, bu sürede işe başlanılmaması halinde sözleşmenin feshedilerek taahhütleri altındaki işin nam ve hesaplarına kendileri tarafından tamamlatılarak sözleşmeden doğan tüm alacak ve zararların tahsili istemiyle yasal işlem başlatmak zorunda kalınacağının bildirildiğini, ihtara karşın davalı tarafın işe başlamaması üzerine haklı nedenle ve tek taraflı olarak sözleşmenin feshedildiği, taahhütleri altındaki işin davalı nam ve hesabına davacı şirket tarafından tamamlatılarak sözleşmeden doğan tüm alacak ve zararların tahsili amacıyla yasal işlem başlatılacağının davalı şirkete bildirildiğini, daha sonra davalı tarafça yarım bırakılan işlerin başka taşeronlara yaptırıldığını, söz konusu işler ve işlerin başka bir taşerona tamamlatılmasıyla ilgili olarak sözleşmeden ve kanundan doğan dava ve talep hakları saklı tutulmakla birlikte, davalı tarafın çalıştığı süre zarfında davacıdan aldığı avanslar nedeniyle cari hesaptan davacı şirkete borçlu olduğunu, fazla ödeme miktarının 59.634,73 TL olup, fazla ödemeye konu cari hesap alacağının tahsili amacıyla.... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile haksız itiraz nedeniyle davalı şirketin %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesi isteğinde bulunmuştur. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle resen yasal hak düşürücü süreler içerisinde açılıp açılmadığının tespiti, zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespiti, davacının dava ehliyeti olup olmadığının tespiti, dava şartlarından hukuki yarar, görev ve yetki koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti, kesin hüküm, derdestlik ve husumet itirazlarının da değerlendirilerek davanın usulden reddine, esasa ilişkin olarak da taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi ve akabinde yaşanan durumların davacı tarafından gerçeğe aykırı şekilde değerlendirilerek farklı bir algı yaratma gayreti içine girildiğini, fazla ödemenin bulunmadığını, 28/01/2019 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini ve sözleşme gereği kendi işçileri ile işe başladığını, inşaat alanında okul ve uygulamalı otel olmak üzere 2 bölüm bulunduğunu, davalı şirket tarafından okul kısmına tüm alt yapı çalışmaları, zayıf akım ve kuvvetli akım kablolarının çekilmesi, borulamalarının yapılması, tava ve panoların yerleştirilmesi şeklindeki tüm işler ile uygulamalı otel kısmındaki topraklamanın ve 2 kat beton borularının yapılması şeklindeki işlerin davalı şirketin kendi malzeme ve işçileri tarafından yapıldığını, bu aşamaya kadar sözleşme gereği davalının üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, buna karşılık davacı şirketin edimlerini ifa etmediğini, davacı şirket tarafından davalı şirkete gerçekleştirmiş olduğu iş ve işlemler için hiç bir hak ediş ödemesi yapılmadığını ve davacı tarafça sözleşme hükümlerine aykırı hareket edildiğini, bu nedenle davalı şirket tarafından haklı nedenlerle belirtilen süre içerisinde işe başlanmadığını, davacı taraftan keşide edilen ihtarnamelere taraflarınca....Noterliğinden keşide edilen 04/09/2019 tarihli ihtarname ile cevap verildiğini, ve ödenmemiş hakedişlerin ödenmesinin ihtar edildiğini ancak hiç bir ödeme yapılmadığını, sözleşmenin hakediş ve ödemeler başlıklı 8.maddesinin açıkça ihlal edildiğini, işçilerin ücretlerini dahi kendisinin ödemek zorunda kaldığını, alamadığı ödemeler sebebiyle oldukça zarar ettiğini, asıl alacaklı olanın davalı şirket olduğunu, .... sayılı dosyası ile tespit yaptırılıp bilirkişi raporu alındığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, kötü niyetli davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi isteğinde bulunmuştur. BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVADA DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ".... Uygulama Oteli Yapım İşi inşaatı işindeki"... İşveren'in işletmesinin ve taahhüdü altındaki işin gereği ve teknolojik nedenlerle Taşeron'un uzmanlığındaki ...işlerinin ekli proje mahal listelerine, teknik şartnamelere uygun şekilde eksiksiz ve anahtar teslim çalışılması ' konulu 26 maddeden oluşan 12/06/2018 tarihli sözleşme akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen işbu sözleşmeye rağmen davalı-borçlu sözleşme akabinde sözleşme konusu ile ilgili inşaat uygulama yerinde oluşan sorunlarını çözmemiş ve söz konusu inşaat yer teslimini de sağlamadığını , akabinde 28/01/2019 tarihinde sözleşmenin yenilendiğini, yenilenen sözleşme neticesinde 28/01/2019 tarihinde müvekkil şirket kendi işçileri ile birlikte.... adresinde işe başladığını, bu kapsamda okul ve uygulamalı otel olmak üzere iki bölümden oluşan inşaat alanında okul kısmının tüm alt yapı çalışmaları, zayıf akım ve kuvvetli akım kablolarının çekilmesi, borulamalarının yapılması, tava ve panoların yerleştirilmesi şeklindeki tüm işler ile uygulamalı otel kısmındaki topraklama ve 2 kat beton boruları iş ve işlemeleri müvekkil şirket tarafından kendi malzeme ve işçileri ile gerçekleştirildiğini, .... Sayılı 24/10/2019 tarihinde yapılan keşfe istinaden düzenlenen 14/11/2019 tarihli bilirkişi raporuyla yapılan işlerin tespit edildiğini,müvekkil tarafından yapılan tüm bu iş ve işlemlere rağmen davalı şirket tarafından hiçbir hak ediş ödemesi yapılmadığını, ödenmeyen fatura bedeli hususunda .... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı yanın bu icra takibine, takip konusu alacağa, faiz ve fer'ilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle, .... Esas Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı-borçlunun itirazının haksız olması ve de takibin durmasına sebebiyet vermesi nedeniyle alacak miktarının %20’ sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; itirazın iptali davalarının icra takibine bağlı davalardan olup, icra takibinde takibe konu alacağın tümüne itiraz edilmiş olması halinde takip tarihinde alacağa konu edilen miktarın tamamının bir eda davası olan itirazın iptali davasının konusu haline geldiğini, bu durumda itirazın iptali davasının konusunun bölünmesi mümkün olmadığından kısmi dava şeklinde açılamayacağını, esasa ilişkin olarak da asıl dava dosyasına sundukları dava, beyan dilekçelerinde de vurguladıkları üzere taraflar arasındaki sözleşmeye konu yükümlülüklerin davalı şirket tarafından yerine getirilmeyerek iş yerini terk edip çalışmayı yarım bıraktığını,.... tarihinde yapılan keşif ve bu dosyadan alınan 14/11/2019 tarihli bilirkişi raporunun birleşen dosya davacısı şirketin işten el çektirildikten sonra müvekkili şirket tarafından başka taşeronlara yaptırılan işleri de kapsar şekilde raporun hazırlandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 13/09/2019 tarihinde feshedildiğini, Mart 2019 tarihinden davalının sözleşmesinin feshedildiği 13/09/2019 tarihine kadar hiç bir hakedişin mevcut olmadığını, hakedişlerin sözleşmenin feshinden sonra müvekkilince 3.kişilere tamamlattırılan yarım bırakılan işlere ilişkin olup, kasım ve aralık aylarında düzenlenen hakedişler olduğunu, anılan dönem içinde hiç bir çalışma yapmadığının bir başka kanıtının da dosyaya sunulan iş yerine ait SGK dökümü olduğunu, anılan dönemde iş yerinde neredeyse hiç personel bulundurmadığını belirterek haksız davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. BİRLEŞEN ANKARA.... ESAS SAYILI DAVADA DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ... işi ile ilgili olarak 28/01/2019 tarihli Taşeron Sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin işin yapımına başlamışsa da süreç içinde yükümlülüklerini yerine getirmediğini, şifahi uyarıların da dikkate alınmadığını, en sonunda davalı şirketin işi ve iş yerini terk ederek işi bıraktıklarını, bunun üzerine ihtarname keşide edildiğini, bu nedenlerle müvekkili şirketçe sözleşmenin feshedilerek eksik bırakılan işlerin davalı şirket nam ve hesabına tamamlatılmış olduğunu ileri sürerek, müvekkili şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan alacağa karşılık olmak üzere, şimdilik 661.088,11 TL'nin fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı şirketten tahsili isteğinde bulunmuştur. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ve davacı şirket arasında ilk olarak 12/06/2018 tarihinde sözleşme imzalandığını, ancak ilgili inşaat yerinde oluşan sorular çözülemediğinden müvekkili şirkete inşaat yeri zamanında teslim edilemediğini, 28/01/2019 tarihinde sözleşmenin yenilendiğini ve işe başlandığını, müvekkili şirketin söz konusu sözleşme gereği üzerine düşün tüm edimlerini yerine getirdiğini ancak bu iş ve işlemler için hiçbir hakediş ödemesi yapılmadığını, davacı şirketce sözleşme hükümlerine aykırı hareket edilmiş olduğundan müvekkili şirket tarafından haklı nedenlerle belirtilen süre içerisinde işe başlanmadığını, müvekkili şirketin iş ve işlemleri gerçekleştirme için dava dışı üçüncü kişilere malzeme bedellerini ödemek zorunda kaldığını, bu nedenle zarar ettiğini, davacı şirketin dava konusu sözleşmeyi dayanak bulunmaksızın tek taraflı fesh ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. GEREKÇE : Asıl davada istek; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında iş veren tarafından fazla ödemeye konu faturaya dayalı alacağın tahsili isteğiyle geçilen icra takibine itirazın iptali, Birleşen .... esas sayılı davada istek; aynı eser sözleşmesi kapsamında taşeronun iş bedelinden kaynaklı alacağın olduğu iddiası ile geçilen icra takibine itirazın iptali, Birleşen .... esas sayılı davada istek; aynı eser sözleşmesi kapsamında iş veren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği ve yarım bırakılan işlerin nama ifa ile 3.kişilere yaptırılmasından kaynaklı alacağın tahsili isteğine ilişkindir. Asıl davada, davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, tarafların katılımı ile 25/12/2019 tarihinde anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır. Birleşen ....esas sayılı davada, davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, tarafların katılımı ile 11/01/2021 tarihinde anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır. Birleşen ... esas sayılı davada, davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, tarafların katılımı ile 12/03/2021 tarihinde anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır. .... sayılı takip dosyasının uyap kayıtlarının incelenmesinde; asıl davada davacı - alacaklı tarafından, davalı - borçlu hakkında 59.634,73 TL cari hesaba konu alacağın tahsili için 06/11/2019 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edildiği anlaşılmıştır.

.... sayılı takip dosyasının uyap kayıtlarının incelenmesinde; asıl davada davalı, birleşen ....esas sayılı dosyada davacı - alacaklı tarafından, asıl davada davacı, birleşen .... esas sayılı dosyada davalı - borçlu hakkında 530.512,66 TL fatura alacağı, 13.589,84 TL ve 25.144,85 TL fatura faizleri olmak üzere toplam 569.247,35 TL alacağın tahsili için 03/12/2020 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edildiği anlaşılmıştır. Birleşen..... ve .... tespitin konusunun tespit isteyen şirket ile aleyhine tespit istenen işveren şirket arasında akdedilen sözleşme gereği.... İşi" ile ilgili olarak tüm alt yapı elektrik tesisat ve montaj işlerini kendi işçileri ile yaptığının tespiti ile söz konusu iş ve işlemlerin bedelinin tespiti olduğu, mahkemece elektrik mühendisi bilirkişi eşliğinde keşfen inceleme yapılarak 14/11/2019 tarihli bilirkişi raporunun sunulduğu, raporda yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda .... Yapım İşi" inşaatında, elektrik tesisat ve montaj işleri olarak, tespit isteyen firma tarafından yapıldığı görülen elektrik işlerinin güncel piyasa fiyatları ile malzeme ve işçilik dahil KDV hariç değerinin 449.587,00 TL olarak hesaplandığı bildirilmiş,..... vekili tarafından gıyaplarında yapılan keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporuna karşı itirazları içerir 23/12/2019 tarihli, diğer aleyhine tespit istenen .... vekili tarafından 24/12/2019 tarihli itirazları içerir beyan dilekçeleri sunulmuş, Asıl davaya ilişkin olarak 17/09/2020 tarihli ara kararı ile dosya üzerinde ve tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde uyuşmazlık konusu hakkında davacının talep edebileceği bir miktar olup olmadığı, var ise ferileri ile birlikte tespiti konusunda rapor alınmak üzere dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 24/12/2020 tarihli raporlarında, davacı şirkete ait 2019 ve 2020 yılları yevmiye defteri ile kebir defterlerinin e-defter kapsamında olduğunu, envanter defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yaptırıldığını, davacının 2020 yılı ticari defterlerinde davalıya ticari ilişki kapsamında 59.634,73 TL fazla ödeme yaptığının görüldüğünü, davalının 2019 ve 2020 yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yaptırıldığını, davalı şirketin 2020 yılı ticari defterlerinde 2019 yılında alınan sipariş avansları hesabına aktarılan 46.437,54 TL bakiyenin 2020 yılında ... A.Ş. hesabına aktarıldığı, davacıya 06/04/2020 tarihli KDV dahil 530.512,66 TL fatura düzenleyerek cari hesabına kaydettiği, 06/04/2020 tarihi itibariyle davalının davacıdan 484.075,12 TL alacak bakiyesinin olduğunun görüldüğünü, davalı şirket tarafından sunulan 25/04/2019 tarihli hakedişte 156.568,95 TL hakediş tutarı ve 10.526,05 TL kesintiler toplamı olmak üzere toplam ödenecek tutar 195.992,90 TL ödeme yapıldığı, davacının ticari defterlerinde davalıya 1.hakediş ödemesi yapıldığının görüldüğünü, davalı şirketin sunmuş olduğu dava dışı 3.şirketler ile malzeme alımına ilişkin yapmış olduğu sözleşmeler ile işbu malzemeler dolayısıyla dava dışı firmalarca kesilmiş olan fatura suretlerinin tablo halinde belirtildiği, toplamının 221.190,68 TL olduğunu, teknik inceleme yönünden değişik iş dosyasındaki bilirkişi raporunda bilirkişinin yapmış olduğu hesaplamalarda sözleşme fiyatlarının kullanılmadığı, piyasa fiyatlarına göre hesaplama yapıldığı, sözleşme fiyatlarının sunulması halinde hesap yapılabileceği, sözleşmenin fesih tarihine kadar yapılmış hakedişler ve detaylı eklerinin sunulması halinde bir değerlendirme yapılabileceği bildirilmiş, Bilirkişi heyeti 09/04/2021 tarihli ek raporunda yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; kök raporda yer verildiği üzere dava tarihi itibariyle davacı defterlerine göre davalıdan fazla ödeme tutarı olarak 59.634,73 TL alacaklı olduğunu, davalı ticari defterlerine göre sözleşme kapsamında başlayan ticari ilişki kapsamında 25/01/2019 tarih itibariyle, dava tarihi olan 26/02/2020 tarihi itibariyle ticari defter kayıtlarına göre davacıdan yapmış olduğu fazla tahsilat tutarının 46.437,54 TL, davacı kayıtlarında yer alan Nisan ve Mayıs 2019 dönemi .. ödemeleri toplamı 59.634,73 TL davacıdan fazla tahsilat yapıldığının tespit edildiğini, değişik iş dosyasında imalata yönelik metraj tespitlerine göre toplam 516.766,36 TL'lik imalat yapıldığı, yapılan imalatlara karşılık taraf defter kayıtlarına göre 276.153,00 TL ödeme yapıldığı bildirilmiş, Birleşen ... esas sayılı dosyası tensiben birleştirilmiş olup, birleşen davaya yönelik taraflarca deliller sunulmuş, celbi gerekenler celp edilmiş, dava konusu yerde keşfen asıl ve birleşen davalar yönünden ve daha önce alınan raporlara itirazlar da değerlendirilmek suretiyle asıl ve birleşen dosyalarda alacağın olup olmadığı, varsa miktarı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi heyeti 28/06/2022 tarihli raporlarında; yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, asıl davada davacının icra takip tarihi itibariyle davalı yükleniciden 59.634,73 TL alacak talep etmede haklı olduğunu, birleşen .... esas sayılı davada, davacı iş sahibinin, davalıya muhatap 27/08/2019 tarihli ihtarındaki iradesinin iş sahibinin ifadan vazgeçmesi ve olumlu zararının tazminini istediği anlamında bulunduğunun belirlenmesi ve bilirkişi kurullarına bu konuda görev verilmesi halinde, davacı iş sahibinin davalı namına yaptırdığı imalat bedellerinden, sözleşmede belirtilen fiyatlara göre işin davalı yanca yapılması halinde davalıya ödenecek bedellerin hesaplanarak indirilmesi ile davacının uğradığı zararın hesaplanabileceğini, birleşen ... esas sayılı davada, davacının sözleşme fiyatlarına göre yaptığı işler bedelinin kendisine yapılan ödeme tutarından çok daha az olduğu anlaşıldığından karşı davalıdan bakiye alacak talep edebilmesinin mümkün olmadığını bildirmişler, Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti 10/01/2023 tarihli raporlarında; itirazları değerlendirip, davalı karşı davacı şirkete ait 2019 tarihli 7 adet faturadan yalnızca 4 adet fatura ile alınan 3.252,08 TL toplam bedelli malın proje kapsamında alınan malzeme olduğunu, diğer 3 adet faturalar ile alınan toplam 391.149,94 TL bedelli malzemelerin proje dışı malzemeler olduğu sonucuna varıldığını, davacı şirket tarafından davalı şirkete banka havalesi ve çeklerle yapılan ödemelerin her iki taraf defterinde 448.753,00 TL olarak kayıtlı olduğunu, ayrıca davacı tarafından davalı namına ... prim ödemesi 5.283,75 TL yapıldığına ilişkin banka makbuzlarının sunulduğu, bu tutarın eklenmesiyle davacı ödemesi toplamının 454.036,75 TL olduğunu, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı muavin döküme göre davacıdan davalının 59.634,73 TL fazla tahsilat yaptığını, davacı tarafından 2019 yılında yapılan ödemeler tutarı 454.036,75 TL'nin 391.149,94 TL'lik kısmının dava konusu işe ilişkin yapılmadığı, yalnızca 62.886,81 TL'nin dava konusu iş bedeline mahsuben ödenmiş olduğunu, davalı tarafın bu husustaki itirazında haklı olduğunu, dava dosyaları kapsamında alınmış olan bilirkişi raporları ile uzman görüşü raporundaki imalatlara ilişkin tespit ve değerlendirmelerin teknik heyetçe yeniden detaylı olarak incelenmesi sonucu davalı yüklenicinin gerçekleştirdiği iş bedelinin 330.588,66 TL olup, 62.886,81 TL ödemenin mahsubu ile alacağın 267.701,85 TL olarak hesaplandığını, buna göre asıl davada asıl alacağa itirazın haklı nedene dayandığını, birleşen ... esas sayılı davada, davacı iş sahibinin davalı nam ve hesabına yaptırdığı belirtilen imalatlar sebebiyle işin tamamlanması için ilave 139.056,59 TL maliyete katlanmış olduğunu, birleşen ....esas sayılı davada, davacının yaptığı işler bedelinden davalı tarafından ödenen miktarın mahsubu sonucu icra takip tarihi itibariyle alacağın 267.701,85 TL olarak hesaplandığını bildirmişler, Daha önce alınan bilirkişi heyet raporları içerikleri ve çelişkiler de nazara alınarak dosya üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi heyeti 22/05/2023 tarihli raporlarında; yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulünce tutulmuş olup, sahibi lehine delil olma özelliğini taşıdığını, dava konusu ticari ilişkinin 25/01/2019 tarihli sözleşme ile başladığı, asıl davada davacı şirketin 26/02/2020 dava tarihi itibariyle 59.634,73 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalının işi yaptığı döneme ait 7 adet faturadan 4 tanesinin proje kapsamındaki mallara uygun olduğu, bu 4 adet fatura toplam bedelinin 3.252,08 TL olduğu, ,idare ile yüklenici arasında yapılan hakediş raporlarının idare tarafından hazırlandığı ve resmi evrak niteliği taşıdığını, buna göre ödeme yapıldığı dikkate alındığında hesaplamalarında 7 ve 8 nolu hakediş raporlarında hesaplanan malzeme bedeli ve montajı tamamlanmadığı için hakediş raporlarında yer almadığı kanaatine varılan tablo 3'te tespit edilen malzemelerin değerlendirmeye alındığını, hakediş evrakına göre iş bitirme oranının %18,51 olup, montajı tamamlanmamış malzeme ve iş oranı %1,15 + %18,51 hak ediş oranı toplamı %19,66 olup, bunun davalı taşeron ... ... Ltd. Şti. tarafından yapılan iş oranı olduğunu, her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olan ödeme 448.759,00 TL olup, dava konusu sözleşme nedeniyle yüklenici tarafından taşerona yapıldığı kabul edildiği taktirde asıl davada davacının fazla ödemesinin bulunmadığını, birleşen... dosyasında taşeron alacağının 189.208,00 TL, idare ile yüklenici arasında düzenlenen hakedişlerden önce yapılan toplam 120.000,00 TL ödemenin dava konusu sözleşme nedeniyle yapılmış ödeme olarak kabul edilmemesi halinde taşeron alacağının 309.208,00 TL olduğunu, birleşen ... esas sayılı dosyasında yüklenici talebine ilişkin, tespit edilen hususlar kapsamında, yüklenicinin kusurlu olup olmadığı, fesihte her iki tarafında kusuru bulunup bulunmadığı, yüklenicinin birleşen davada zarar talebinin olumsuz zarar talebi niteliğinde olup olmadığının mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmişler, Taraf vekillerinin rapora itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti 07/09/2023 tarihli ek raporlarında; itirazları değerlendirerek, kök raporlarındaki kanaatlerinde değişiklik olmadığını bildirmişler, Öncelikle feshin haklı olup olmadığı hususunun belirlenmesi gerekmiş, davalı taşeron tarafça edimlerin tamamlanmadığı, ayrıca davalı tarafça da sözleşmenin 8.maddesinde hakedişlerin ve ödeme belgelerinin düzenlenmesi gerektiği, ancak düzenlenmediği, 09/08/2019 tarihli yüklenicinin ihtarına kadar bu hususlarla ilgili taraflarca yapılmış yazışmalar, ihtarlar bulunmadığı, taraflar arasında 2. ve son hakedişin 25/05/2019 tarihinde düzenlendiği, bu tarihten sözleşmenin feshedildiği 27/08/2019 tarihine kadar hakediş düzenlenmediği, yüklenici şirket, taşeron şirketin 2.hakediş tarihinden sonra işi terk ederek imalat yapmadığını belirtmiş ise de, 09/08/2019 tarihine kadar bu konuda bir uyarının bulunmadığı, yüklenicinin ödeme konusunda yükümlülüğünü düzenleyen sözleşmenin 8.maddesi hükmüne uygun olarak işlem yapıldığının belgelendirilmediği, bu durumda fesihte imalatları tamamlaması noktasında davalı taşeronun, ödemelerin de sözleşme hükümlerine göre yapılmaması noktasında davacı yüklenicinin kusurlarının bulunduğu, tarafların ortak kusurlu olduğu kanaatine varılmış, Bu haliyle taraflar arasında sözleşme ilişkisi sonlandırılmış olup, tek bir fatura kapsamında alacağın olup olmadığı değil, eser sözleşmesi kapsamında tasfiyenin gerçekleştirilmesi gerekmiş, Mahkemece yapılan inceleme, alınan bilirkişi raporları içeriği ve çelişkilerin giderilmesi noktasında alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli 22/05/2023 tarihli 3.bilirkişi heyeti asıl ve 07/09/2023 tarihli ek rapor içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki taşeron sözleşmesi götürü bedelli olup, götürü bedelli işlerde yüklenicinin hak ettiği imalat bedeli ya da iş sahibinin fazla ödemesinin olup olmadığının tespiti için öncelikle işin tamamının kapsamının belirlenmesi, yapılan imalatın işin bütününe göre fiziki gerçekleşme oranının saptanıp bu oranın götürü bedele uygulanmak suretiyle hakedilen iş bedelinin hesaplanması gerektiği, bu şekilde hesaplanan iş bedelinden taşerona yapılan ödeme miktarı belirlenerek mahsup edilmesi gerektiği, 3.bilirkişi heyeti raporunda teknik bilirkişilerce taşeronun hak ettiği iş bedelinin hesaplandığı, davalı taşeron ... ... Ltd. Şti. tarafından yapılan iş oranının %19,66 olduğu, buna göre bedelinin 637.967,00 TL olduğu anlaşılmış, Taşerona yapılan ödemelere ilişkin ödeme belgelerinde ödemenin hangi iş nedeniyle yapıldığına ilişkin bir açıklama yoktur. Eser sözleşmelerinde işin yapılıp teslim edildiğinin ispat yükü yükleniciye, dava konusu olayda taşeron şirkete, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü iş sahibine, dava konusu olayda yükleniciye aittir. Taşeron tarafından defterlerinde kayıtlı ödemelerin yüklenici tarafından dava konusu işle ilgili olmayıp başka işle ilgili olduğunu ispat yükü taşerona aittir. sözleşmenin 8.maddesi uyarınca idare tarafından yüklenicinin hesabına ödeme yapıldıktan 10 gün sonra taşeron ödemesinin gerçekleştirileceği, idare ile yüklenici arasındaki elektrik işlerinin olduğu ilk hakediş 7 nolu hakediş olup 08/03/2019 tarihli olduğu, yüklenici tarafından taşerona yapılan ödeme tarihi sözleşme tarihinden sonraki ilk ödeme 19/02/2019, ikinci ödeme 06/03/2019 tarihli olup, bu durumda yüklenici tarafından taşerona, idare tarafından yükleniciye elektrik işleri yönünden hakediş düzenlenmeden önce toplam 120.000,00 TL ödeme yapıldığı, sözleşmenin 15.maddesinde taşerona avans ödemesi yapılmayacağının hükme bağlandığı, idare ile yüklenici arasında ve yüklenici ile taşeron arasında düzenlenen hakedişlerden daha önceki tarihlerde yapılan toplam 120.000,00 TL'lik ödemenin dosya kapsamı itibariyle taraflar arasındaki bu sözleşmeye ilişkin olmadığı kanaatine varılarak 448.759,00 TL ticari defterlerde kayıtlı ödemeden 120.000,00 TL'nin düşümü ile sözleşme kapsamındaki ödemenin 328.759,00 TL olduğu anlaşılmış, Yapılan yargılama sonucu 25.10.2023 tarih 2023/638 sayılı kararla; taşeron davalı şirketin yaptığı imalat bedeli 637.967,00 TL'den ödeme toplamı 328.759,00 TL'nin düşümü ile taşeron alacağı 309.208,00 TL olmakla birleşen... esas sayılı dosyada davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin asıl alacak ve işlemiş faiz kapsamında dosya içerisindeki ihtarnamenin temerrüde düşürücü nitelikte olmadığı anlaşılmakla fazlaya ilişkin talebin reddine, Birleşen...esas sayılı dosyasında taşeronun sözleşme kapsamında yapılan imalattan kaynaklı alacağı olmakla, asıl davada fazla ödemenin olmadığı kanaatine varılmakla asıl davanın reddine, davacı tarafça kötü niyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından davalının reddedilen miktar üzerinden yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine, birleşen .... Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki tazminat talepleri yönünden dava eser sözleşmesinden kaynaklı olup alacak likit sayılamayacağından ve ayrıca davacı tarafça kötü niyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından tarafların yasal koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin reddine, Birleşen .... esas sayılı dosyasında, her iki taraf fesihte kusurlu bulunmakla, davacı işveren şirketin tamamen kusursuz olmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilmiş, Karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş....karar sayılı 05.12.2024 tarihli kararıyla; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkememiz kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın daire kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. .... sayılı 05.12.2024 tarihli kaldırma kararında; "Mahkemece yargılama aşamasında üç farklı heyetten bilirkişi raporu alınmak suretiyle, üçüncü bilirkişi raporu doğrultusunda, asıl davanın ve birleştirilen .... Esas sayılı davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme 27/08/2019 tarihinde feshedilmiş olup, dosya kapsamındaki belgeler ve alınan bilirkişi raporları ile, davacı yüklenicinin, davalı taşeron ödemelerini zamanında yapmadığı, fesihte yüklenicinin de kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, birleşen .... Esas sayılı dosyasındaki tazminat talebinin reddedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir...... İş sayılı dosyası ile istenilen tespit 08/11/2019 tarihlidir. Davacı yüklenici fesih tarihinden sonraki imalatların taşeron tarafından yapılmadığını iddia etmektedir. Kural olarak sözleşme devam ettiği sürece yapılan imalatların taşeron tarafından yapıldığı, sözleşmenin feshinden sonraki imalatların ise yüklenici tarafından yaptırıldığı karine olarak kabul edilir. Bu karinenin aksini iddia edenin iddiasını ispat etmesi gerekir. Sözleşmenin feshi tarihi itibari ile, taşeronun yaptığı imalatların bir tespiti yaptırılmamıştır. Mahkemece hükme esas alınan üçüncü bilirkişi heyeti raporunda; dava dışı idarenin davacı yükleniciye yaptığı ödemelerden hareketle taşeronun yaptığı işin fiziki seviyesi tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu hareket tarzında bir isabetsizlik yoktur. Taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinde; "idare ile yüklenici arasında yapılan sözleşme gereğince yükleniciye hakediş ödemesi yapıldıktan 10 gün sonra taşeron ödemesi ve ödeme şekli karşılıklı görüşmeye göre belirlenip öyle yapılır." Hükmüne yer verilmiştir. İdare tarafından yükleniciye hakediş düzenlenmeden önce yüklenici taşerona 120.000,00 TL ödeme yapmıştır. Davacı yüklenici bu ödemenin davaya konu sözleşme ile ilgili olduğunu iddia ederken, davalı taşeron bu ödemenin taraflar arasındaki başka sözleşme ve başka işe ait olduğunu iddia etmektedir. Mahkemece hükme esas alınan üçüncü bilirkişi raporunda; bu ödemenin başka sözleşme ve iş kapsamında olduğu değerlendirilerek, bu miktar taşeron alacağından düşülmemiştir. Davacı yüklenici bu miktarın taşeron alacağından düşülmesi gerektiğini iddia ederken, davalı taşeron söz konusu sözleşme kapsamında olmayıp, başka sözleşme ve işler ile ilgili 391.149,94 TL'lik ödemenin de taşeron alacağından düşülemeyeceğini iddia etmektedir. Mahkemece bu hususta yapılan inceleme ve değerlendirme yeterli değildir. Davalı taşeronun iddia ettiği başka sözleşme ve işler ile ilgili tüm belgeler dosya kapsamına alınmalı, taraf ticari defter ve belgeleri iddiaya konu diğer sözleşmeler yönünden de incelenmeli, davalı taşeronun ileri sürdüğü diğer sözleşmeler nedene ile olan alacaklarını tamamen tahsil edip edemediği, o sözleşmeler nedeni ile bir alacağı kalıp kalmadığı, bu bağlamda söz konusu 120.000,00 TL'lik ödemenin ve 391.149,94 TL'lik ödemenin davaya konu sözleşmeler kapsamında yapılan ödeme olup olmadığı açık ve net bir şekilde ortaya çıkarılmalıdır. Yine davalı taşeronun sözleşme dışı iş olarak davacı yükleniciye malzeme temin ettiği ve bunlar nedeni ile alacak talebi de ayrıntılı bir şekilde incelenip değerlendirilmelidir. Mahkeme kabulüne göre de; birleşen .... 06/04/2020 tarihli ihtarını keşide ettiği görülmektedir. Bu ihtar usulüne uygun olup, temerrüde düşürür mahiyettedir. Bu nedenle, temerrüt tarihi ile, takip tarihi arasındaki geçen süre için davacı taşeronun faiz talep hakkı olacaktır. Mahkemece davacı taşeronun takip öncesi faiz talebi de bulunmasına rağmen, takip öncesi söz konusu dönem için bir faiz hesabı yaptırılmaksızın taşeron alacağının eksik hesaplanması da doğru olmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş yukarıda bahsedilen belgeler toplandıktan sonra bilirkişi heyetinden açıklanan hususların irdelendiği bir ek rapor almak ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda asıl ve birleştirilen dosyalar yönünden hüküm kurmak olmalıdır." denilmiştir. Mahkememizin .... Esasına kayıtla yargılama sürdürülmüştür. Taraf vekillerine kaldırma kararı uyarınca beyanda bulunmaları, davalı-davacı taşeron şirket ...... Ltd. Şti. vekilince kaldırma kararında belirtilen başka sözleşme ve işlerle ilgili tüm belgelerin, dosyaya sunmak ve bu konuda beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, sonrasında kaldırma kararı öncesi rapor düzenleyen bilirkişi heyetine, sunulan belge örnekleri ve taraf vekillerinin beyan dilekçelerindeki hususlarında incelenerek kaldırma kararı doğrultusunda rapor alınmak üzere dosya tevdi edilmiş olup, bilirkişi heyeti 12.06.2025 tarihli raporlarında, kaldırma kararı ve mahkemenin görevlendirmesi doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda 22.05.2023 tarihli kök rapor ve 07.09.2023 tarihli ek raporlarındaki tespitleri değiştirecek bir hususa rastlanmadığını, 08.04.2019 tarihli, 02.04.2019 tarihli, 21.05.2019 tarihli irsaliyeli faturaların, fatura tarihlerinin, taraflar arasında dava konusu iş dışında 25.04.2017 ve 12.06.2018 tarihlerinde taraflar arasında imzalanan farklı sözleşmelere ait olmasının, fatura tarihleri açısından mümkün olmadığını, iş bu faturalarda yazan malzemelerin dava konusu 28.01.2019 tarihli sözleşme kapsamında olabileceğini, 28.01.2019 tarihli sözleşmenin feshine kadar dava dışı idare ile davacı yüklenici arasındaki 7 ve 8 nolu hakedişlerdeki yapılan işlerde tespit edilemediğini, ancak faturalarda yazan malzemelerin montajının yapılmamış olması sebebiyle ara hakedişlere girmemiş olabileceğini, 28.01.2019 tarihli sözleşmeye ait teknik şartname ve mahal listesi bulunmadığından malzemelerin iş için uygun olup olmadığının tespitinin yapılamadığını, faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu bildirmişlerdir. Taraf vekillerine 25.07.2016 ve 12.06.2018 tarihli sözleşmelere ait hakediş, mahal listesi, teknik şartname ve elektrik proje örneklerini sunmak üzere süre verilmiş ve sonrasında dosya mevcut bilirkişi heyetine tevdi edilerek tarafların rapora olası itirazlarının değerlendirilmesi, ayrıca tarafların ticari defterlerinin dava dışı 25.04.2017 ve 12.06.2018 tarihli sözleşmeler yönünden kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp ek rapor alınmak üzere dosya mevcut bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 18.11.2025 tarihli raporlarını sunmuşlar, kayıtların incelemesi yapılıp, kök raporlarındaki görüşlerin aynen devam ettiğini bildirmişlerdir. Dosyanın mevcut bilirkişi heyetine tevdi ile.... kaldırma kararında belirtilen 25.04.2017 ve 12.06.2018 tarihli sözleşmelere (başka sözleşmeler olarak belirtilen) ilişkin ticari kayıtlarda incelenerek alacakların tamamen tahsil edilip edilmediği hususununda irdelenerek ayrıca taraf vekillerinin rapora tüm itirazlarının ayrı ayrı irdelemesinin yapılarak, sunulan ihtarnamenin tebliğ şerhi de gözetilerek incelenip değerlendirilmek üzere ek rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti 13.02.2026 tarihli ek raporlarında; 08.04.2019 tarihli 082828 numaralı, 02.04.2019 tarihli .... numaralı, 21.05.2019 tarihli ... numaralı irsaliyeli faturaların, fatura tarihlerinin taraflar arasında dava konusu iş haricinde 25.04.2017 ve 12.06.2018 tarihlerinde imzalanan sözleşmelere ait olmasının fatura tarihleri açısından mümkün olmadığını, 3 adet faturanın düzenleme tarihlerinin dava konusu 28.01.2019 tarihli sözleşme tarihine uygun olduğunu, faturalarda belirtilen malzemelerin fesih öncesi idare ile davacı yüklenici arasında düzenlenen 7 ve 8 nolu hakedişlerde bulunmadığını, ancak montajı bitmeyen malzemelerin hakediş kapsamında değerlendirilmemesinin normal bir durum olduğunu, taraflarca sunulan belgeler ve beyanlar incelenerek yapılan değerlendirme sonucunda 391.149,94 TL'lik ödemenin davaya konu sözleşme kapsamında yapıldığını, taraflar arasında imzalanan önceki tarihli sözleşmeler kapsamında 391.149,94 TL taşerona ödeme yapıldığını kabule elverişli dosya kapsamında bilgi ve belgeye rastlanılmadığı gibi taraf ticari defter ve kayıtlarında da bu hususun tespit edilemediğini, birleşen.... Esas sayılı davada davacı taşeronun alacağının kök raporda da tespit edildiği üzere 309.208,00 TL olarak tespit edildiğini, ihtarnamenin 15.04.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olup faiz başlangıç ertesi gün olarak alınarak yapılan hesaplamada takip tarihine kadar işlemiş faizin 21.411,60 TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir. Taşeron sözleşmesi 27/08/2019 tarihinde yüklenici tarafından feshedilmiş olup, fesih tarihinden sonra yüklenici tarafından yaptırılmış bir tespit bulunmamaktadır. Davacı yüklenici, fesih tarihinden sonraki imalatların taşeron tarafından yapılmadığını iddia etmektedir. Kural olarak sözleşme devam ettiği sürece yapılan imalatların taşeron tarafından yapıldığı, sözleşmenin feshinden sonraki imalatların ise yüklenici tarafından yaptırıldığı karine olarak kabul edilir. Bu karinenin aksini iddia edenin, iddiasını ispat etmesi gerekir. Sözleşmenin fesih tarihi itibarıyla, taşeronun yaptığı imalatların bir tespiti yaptırılmamıştır. Taşeron tarafından fesih tarihinden yaklaşık 2 ay sonra 18/10/2019 tarihli taleple ... sayılı dosyasında delil tespiti yaptırılmış, rapor tarihi ise 24/10/2019'dur. Mahkemece yapılan inceleme, ....kaldırma kararı içeriği, bu doğrultuda yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki taşeron sözleşmesi götürü bedelli olup, götürü bedelli işlerde yüklenicinin hak ettiği imalat bedeli ya da iş sahibinin fazla ödemesinin olup olmadığının tespiti için öncelikle işin tamamının kapsamının belirlenmesi, yapılan imalatın işin bütününe göre fiziki gerçekleşme oranının saptanıp bu oranın götürü bedele uygulanmak suretiyle hakedilen iş bedelinin hesaplanması gerektiği, bu şekilde hesaplanan iş bedelinden taşerona yapılan ödeme miktarı belirlenerek mahsup edilmesi gerektiği, davalı taşeron.... ... Ltd. Şti. tarafından yapılan iş oranının %19,66 olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli üçüncü bilirkişi heyeti raporunda belirlenmiş olup bu hareket tarzında bir isabetsizlik olmadığı, BAM kaldırma kararında belirtilmiş olup, yapılan hesaplamada bedelinin 637.967,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı yüklenici şirket, delil tespit raporunun davalı taşeronun işten el çektikten sonra yüklenici tarafından yaptırılan işleri de kapsadığını ileri sürmüş, davalı taşeron ise, taşeron sözleşmesi uyarınca kendisine hiç ödeme yapılmadığı, sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirdiğini belirtmiştir. Yüklenici taraf ise taşeronun çalıştığı süre zarfında, yükleniciden almış olduğu avanslar nedeniyle borçlu olup fazla ödeme yaptığını iddia etmiştir. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde banka havalesi ve çeklerle taşerona yapılan ödemeler 448.759,00 TL'dir. Taşeron, yüklenici tarafından ödendiği iddia edilen bedellerin dava konusu inşaata ilişkin olmadığını, yüklenicinin başka il ve ilçelerdeki taahhüdünde bulunulan işlerinde kullanılmak üzere talep ettiği malzeme faturalarına ilişkin ödemeler olduğunu iddia etmiştir. İdare tarafından yükleniciye hakediş düzenlenmeden önce yüklenici, taşerona 120.000,00 TL ödeme yapmıştır. Davacı yüklenici bu ödemenin davaya konu sözleşme ile ilgili olduğunu iddia ederken davalı taşeronun bu ödemenin taraflar arasındaki başka sözleşme ve başka işe ait olduğunu iddia etmektedir. Davacı yüklenici bu miktarın taşeron alacağından düşülmesi gerektiğini iddia ederken davalı taşeron sözkonusu sözleşme kapsamında olmayıp, başka sözleşme ve işler ile ilgili 391.149,94 TL'lik ödemenin de taşeron alacağından düşülemeyeceğini iddia etmektedir. Mahkemece yapılan inceleme,... kaldırma kararı içeriği bu doğrultuda yapılan inceleme, alınan bilirkişi raporları içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; birleşen .. Esas sayılı dosyada davacı taşerona yapılan 120.000,00 TL ödeme yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmede yüklenicinin, idareden hakedişe dayalı olarak ödeme almadan ve taraflar arasındaki sözleşmede yeralan ödeme koşulları oluşmadan taşerona ödeme yaptığı, oysa dava konusu sözleşmenin 8. maddesi uyarınca; idare tarafından yüklenicinin hesabına ödeme yapıldıktan 10 gün sonra taşeron ödemesinin gerçekleştirileceği, sözleşmenin 8.4. maddesinde de sözleşme hükümleri çerçevesinde taşerona hakediş ödemesinin, işverenin idare ile yaptığı hakedişe istinaden gerçekleşeceği, yüklenicinin idareden hakediş ödemesi almadan yaptığı ödemenin avans olarak kabul edilebileceği, taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesinde ise taşerona avans ödemesi yapılmayacağının kararlaştırıldığı, taşerona ödeme şartlarını düzenleyen sözleşmenin 8, 8.4. ve 15. maddelerinin değiştirilidiğine ilişkin taraflarca bir belgeye dosyada rastlanmadığı, taraflar arasında dava konusu sözleşmeden önce de ticari ilişki bulunduğu, 120.000,00 TL'lik ödemenin 28.01.2019 tarihli sözleşme kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Birleşen .... Esas sayılı dosyada davacı taşerona yapılan 391.149,34 TL'lik ödeme yönünden ... kaldırma kararı içeriği, bu doğrultuda yapılan inceleme, alınan bilirkişi raporları içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; taraf ticari defter ve belgeleri, sunulan 25.04.2017 ve 12.06.2018 tarihli sözleşmeler yönünden yapılan inceleme, davacı taşeronun ticari defterlerinin, sözleşmeler bazında tutulmadığı, düzenlenen faturaların açıklama kısımlarında da hangi sözleşme kapsamında düzenlendiğinin yazılmadığı, fatura tarihleri dikkate alınarak, faturaların hangi sözleşmeye dayalı olarak düzenlendiğinin belirlenemediği, davacı taşeronun bu ödemenin 25.04.2017 ve 12.06.2018 tarihli sözleşmelerden kaynaklanan alacağa dayalı yapıldığını beyan ettiği, ancak ticari defter kayıtlarından bu hususun tespitinin mümkün olamadığı, bu sözleşmelere dayalı ne miktarlarda fatura kesildiği, bu faturalara dayalı kendisine ne kadar ödeme yapıldığının ne kadar alacağı kaldığını belirtir bir beyanda bulunulmadığı, taraflarca sunulan belgeler ve beyanların incelenmesinde 391.149,94 TL'lik ödemenin davaya konu sözleşme kapsamında yapıldığı, taraflar arasında imzalanan önceki tarihli sözleşmeler kapsamında bu ödeme yapıldığının kabulüne elverişli dosya kapsamında bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, bu hususun kanıtlanamadığı, 391.149,94 TL'lik ödemenin davaya konu sözleşme kapsamında yapıldığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı taşeronun birleşen ... Esas sayılı dosyada alacağının 309.208,00 TL olduğu kanaatine varılmakla bu miktar asıl alacağa itiraz yerinde görülmemiş, davacı tarafından davalıya....keşide edilen 06.04.2020 tarihli ihtarnamenin temerrüde düşürücü nitelikte olduğu, ihtarnamede ödeme için gün belirtilmediği, tebliğin 15.04.2020 tarihi olup temerrütün 16.04.2020 tarihinde oluştuğu, temerrüt tarihi ile takip tarihi arası işlemiş faizin 21.411,60 TL olduğu anlaşılmakla, birleşen ...Esas sayılı davanın 309.208,00 TL asıl alacak, 21.411,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 330.619,60 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Birleşen .... esas sayılı dosyasında taşeronun sözleşme kapsamında yapılan imalattan kaynaklı alacağı olmakla, asıl davada fazla ödemenin olmadığı kanaatine varılmakla asıl davanın reddine, davacı tarafça kötü niyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından davalının reddedilen miktar üzerinden yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine, birleşen .... esas sayılı dosyasındaki tazminat talepleri yönünden dava eser sözleşmesinden kaynaklı olup alacak likit sayılamayacağından ve ayrıca davacı tarafça kötü niyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından tarafların yasal koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen ... esas sayılı dosyasında, aynı eser sözleşmesi kapsamında işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği ve yarım bırakılan işlerin nama ifa ile 3.kişilere yaptırılmasından kaynaklı alacağın tahsili isteğinde bulunulmuş olup, bu dava ile ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; 6098 sayılı TBK'nın 125/son maddesi uyarınca sözleşmeyi haklı olarak fesheden taraf ancak olumsuz zararını isteyebilir, olumlu zararını isteyemez. ... 17.01.1990 gün ve 13/392 sayılı kararında; müsbet zarar açıklanırken, "müsbet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi halinde söz konusu olur, sözleşme ortadan kalkmamaktadır; yalnız, alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müsbet zararın tazminine dair talep hakkı alır. Burada sözleşmenin feshedilmemesinden değil, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu gözardı edilmemelidir." denilmiştir. Davacı işveren ... ... A.Ş. sözleşmeyi feshettiğinden, olumlu zarar mahiyetindeki ifaya yönelik eksik işlerin giderilme bedelini isteyemez. İşbu davadaki talep bu kapsamda değerlendirildiğinde, sözleşme feshedildiğinden olumlu zararın istenemeyeceği, sözleşmenin 16/3 maddesi uyarınca olumsuz zarar kapsamında fesihten itibaren, makul süre içerisinde aynı koşullarla kalan işin, başka bir yükleniciye tamamlatılması halinde piyasa rayiçlerine göre ödenecek iş bedelinden fesih tarihinde kalan iş ve yapılmayan imalat bedeli düşülerek zararın talep edilebileceği, ancak bunun için de sözleşmeyi feshedenin kusurunun olmaması gerektiği, işbu davada yukarıda açıklanan gerekçelerle her iki taraf fesihte kusurlu bulunmakla, davacı işveren şirketin tamamen kusursuz olmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl ve birleşen davalarda taraflarca bilirkişi incelemesi kapsamında yapılan tüm yargılama giderlerinin davaların niteliği de nazara alınarak her bir dava dosyasında 1/3'er oranında taraf yargılama gideri olarak paylaştırılmıştır. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davada; Davanın reddine, Davalının tazminat talebinin reddine, Alınması gerekli 732,00 TL harcın, mahkememiz veznesine peşin yatırılan 720,42 TL ile icra veznesine peşin yatırılıp mahsup ettirilen 298,17 TL toplamı 1.018,59 TL'den mahsubu ile artan 286,59 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 42.000,00 TL bilirkişi ücretinden ibaret yargılama giderinin 1/3'ü olan 14.000,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, reddedilen miktar üzerinden A.A.Ü.T. Madde 13/1 uyarınca 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

2-Birleşen ....sayılı takip dosyasında itirazının 309.208,00 TL asıl alacak, 21.411,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 330.619,60 TL için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Tarafların tazminat taleplerinin reddine, Alınması gerekli 22.584,62 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL ile tamamlanan 9.337,40 TL toplamı 9.396,70 TL'nin mahsubu ile kalan 13.187,92 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin kabul ve ret oranları da nazara alınarak 766,66 TL'sinin davalıdan, geri kalan 553,34 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 42.000,00 TL bilirkişi ücretinden ibaret yargılama giderinin 1/3'ü olan 14.000,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranlarına göre takdiren %58,08'i olan 8.131,20 TL ile 59,30 TL başvurma ve 9.396,70 TL peşin harç toplamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 52.521,90 TL yargılama giderinin 1/3'ü olan 17.507,30 TL yargılama giderinin %45,68'i olan 7.997,33 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 52.899,14 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, reddedilen miktar üzerinden A.A.Ü.T. m. 13/2. uyarınca 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Birleşen .... esas sayılı davada; Davanın reddine, Alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 11.289,74 TL harcın mahsubu ile artan 10.557,74 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 42.000,00 TL bilirkişi ücretinden ibaret yargılama giderinin 1/3'ü olan 14.000,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 105.163,22 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde.... Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine, Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2026

....

Yargılama Gideri Dökümü Yargılama Gideri Dökümü Asıl ve .... Mahkemesinin....esas sayılı davada Birleşen .... Bilirkişi Ücreti : 22.600,00 TL Bilirkişi Ücreti : 13.000,00 TL Keşif Araç Ücreti : 350,00 TL Kaldırma Kararı Keşif Harcı : 571,90 TL Sonrası Bilirkişi Ücreti : 29.000,00 TL Kaldırma Kararı +------------------------ Sonrası Bilirkişi Ücreti : 29.000,00 TL TOPLAM : 42.000,00 TL +------------------------------ TOPLAM 52.521,90 TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/867, K. 2026/179, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-867-e-2026-179-k-e4eff6666f3a