Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2020 E. 2026/991 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2020
Karar No
2026/991
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2020 KARAR NO : 2026/991

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/10/2022 NUMARASI : 2018/268 Esas - 2022/667 Karar DAVA : Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Bedensel Zarar Nedeniyle) BAM KARAR TARİHİ : 03/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/06/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2022 tarih ve 2018/268 Esas - 2022/667 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/06/2010 tarihinde sürücüsü ... sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan ... plaka sayılı aracı ile yaya ... ve kucağında bulunan çocuğu olan davacı ...'a çarpması sonucunda yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında yaya olan müvekkili ...'ın ağır derecede yaralandığını, İzmir 19. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/1534 esas, 2011/451 Karar numarasıyla yargılamanın yürütüldüğünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00-TL kalıcı, 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz yerde açıldığını, müvekkilinin adresinin başvuruya ilişkin dava şartının gerçekleşmediğini, davanın bu nedenle usulden reddine karar verilmesini, davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, kusur, maluliyet durumu ve tazminat miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınmasını, tazminat raporunun hazineye kayıtlı aktüer aracılığı ile yaptırılmasını ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR: Mahkemece; "....Davacı vekiline davacının muayenesi ve maluliyet raporu düzenlenmesi için sevk edilmesi hususunda 20/02/2020, 13/10/2020, 19/01/2021, 30/04/2021 tarihlerinde süre verildiği, davacının hak kaybına uğramaması için talep üzerine son kez 28/09/2021 tarihli celsede bu hususta kesin süre ihtaratında bulunulduğu, davacı vekilinin mahkeme kalemine bu hususta başvurduğu, ancak sonraki süreçte davacının muayene için ilgili sağlık kurumuna başvuruda bulunmadığı, davacının dava konusu kaza nedeniyle geçici ve sürekli iş gücü kaybına uğradığının ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Davacının talep konusu maluliyetlerin kaza nedeniyle oluştuğu hususunda ispat külfeti üzerinde olup, davacının sürekli iş gücü kaybına veya geçici iş gücü kaybına uğradığına yönelik ispatın sağlanamadığı..." gerekçesiyle "...Davanın REDDİNE..." şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı davacı .... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile diğer yasal mevzuatlarda, davacı vekilinin müvekkilini adli raporun alınması için hazır etme gibi bir yükümlülüğü bulunmadığını, tebliğ konusu adli rapor alınması işlemi asil bakımından ağır sonuçlara yol açacak ise, tebligat davacı vekiline yapılmış olsa dahi hak kaybı olmaması açısından asile de yapılması gerektiğini, yerel mahkemece davacı vekiline davacının muayenesi ve maluliyet raporu düzenlenmesi için sevk edilmesi hususunda tebligat çıkarmadığını, sağlık kurulu raporu alınıp maluliyetinin kanıtlanması gereken kişinin davacı yani asil olduğunu, bu nedenle tebligatın davacıya yapılması gerekliyken mevcut dosyada bu konuyla ilgili müvekkile yapılan bir tebligat bulunmadığını, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminati istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm davacı... vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda (HMK) süreler 90-94. maddelerde düzenlenmiş, kesin süreye ilişkin düzenlemeye ise 94. maddede yer verilmiştir. HMK 94/3. maddesinde kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı düzenlenmiştir. Kesin sürenin bu yaptırımı karşısında hakim tarafından verilen kesin sürenin usulüne uygun olması gereklidir. Bu nedenle verilen kesin sürenin, ara kararda açıkça yazılması, anlaşılabilir olması, belirtilen işlemin kayıt ve şarta bağlanmaması, hangi sürede yapılacağı, verilen sürenin sonunda yapılmazsa uygulanacak yaptırımın açık ve net belirtilmesi ve ayrıca verilen kesin sürenin işlemin yapılabilmesi için yeterli olması gereklidir. Kesin sürede yapılması emredilen işlemlerin bizzat yapılabilir olması da zorunludur. 2. Davacı vekilinin, müvekkilinin meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp geçici ve iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, dava dilekçesinde davacının tedavi gördüğü kurumların bildirildiği, mahkemece davacıda oluşan maluliyet oranının tespiti amacı ile Ege Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından rapor tanzimine karar verildiği, raporun düzenlenebilmesi için davacı vekiline 20/02/2020, 13/10/2020, 19/01/2021, 30/04/2021 tarihli celselerde davacı asilin hastaneye sevkini sağlaması hususunda yetkilendirildiği, en son 28.09.2021 tarihli celsede davacının Ege Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına maluliyet raporu düzenlenmesi için sevkine, davacı vekiline davacı asilin hastaneye sevki için mahkeme kaleminde hazır edilmesi için ihtarat yapılarak kesin süre verildiği, davacı asilin kesin süre içerisinde mahkeme kaleminde hazır edildiği ancak davacı çocuğun ilgili sağlık kuruluşuna başvurmadığı, mahkemece kesin süre içerisinde, müvekkilinin hastaneye sevkini sağlamadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği görülmektedir. 3. Mahkemece kesin sürenin, davacı çocuğun hastaneye sevk için mahkeme kaleminde hazır edilmesi için verildiği, kesin süre içerisinde davacı asilin mahkeme kaleminde hazır edildiği ancak davacı çocuk tarafından ilgili hastaneye maluliyet raporu düzenlenmesi ve muayene için başvuruda bulunulmadığı, mahkemece davacı çocuğun hastaneye başvurması ve muayene edilmesi için usulüne uygun şekilde kesin süre verilmediği gibi davacının kesin sürenin verildiği tarihte çocuk olduğu gözetildiğinde, davacı çocuğun hastaneye sevk edilerek muayenesinin yaptırılması işlemlerinin kanuni temsilicileri olan anne ve babası tarafından gerçekleştirilebileceği, davacı çocuğun kanuni temsilcilerince bizzat yerine getirilmesi mümkün olan bu işlemler için davacının kanuni temsilcileri yerine davacı vekiline kesin süre verilmesi usule aykırıdır. 4. Mahkemece yapılacak iş; davacının istinaf aşamasında 18 yaşını doldurduğu gözetilerek bizzat davacı asile Ege Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan maluliyet raporu alınabilmesi için yapılacak tüm işlemlerin gösterildiği ve uyulmaması halinde karşılaşacağı yaptırımın açık ve net şekilde belirtildiği makul/yeterli kesin süre ihtaratını içeren davetiye çıkarılması, davacı vekiline ise ancak müvekkili ile irtibatı bakımından bildirimde bulunulması, davacı asile usulüne uygun ve yukarıda açıklanan şekilde verilecek kesin süre verildikten sonra gerekli eksikliklerin tamamlanıp tamamlanmamasına göre sonucuna uygun bir hüküm tesis edilmesinden ibarettir. 5. Ayrıca, davacı.... istinaf aşamasında 18 yaşını doldurduğundan TMK'nın 11. maddesi gereğince ergin sayıldığı, dosya kapsamında bulunan ve davacının annesi ... ve babası ... tarafından velayeten verilen vekaletname gereğince Av. ...'ın davacının vekili sıfatı ile davayı yürütmesi de mümkün değildir. Avukat ....'a asaleten verilmiş bir vekaletnamenin ise dava dosyası içerisinde ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda bulunmadığı belirlenmiştir. Davacı ... tarafından ilgili avukata asaleten verilen vekaletname varsa temini için süre verilerek dosya arasına alınması, şayet böyle bir vekaletname yoksa davacı asile usulüne uygun tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanması gerekliliğine ilk derece mahkemesince dikkat edilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının ESASTAN KABULÜNE; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2022 tarihli 2018/268 Esas ve 2022/667 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı taraftan peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya iadesine. 4-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, avans iadesi ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2020, K. 2026/991, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2020-e-2026-991-k-fc1a5667f250