Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2054 E. 2026/1113 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2054
Karar No
2026/1113
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2054 KARAR NO : 2026/1113

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/04/2022 (Dava)- 13/07/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/582 Esas - 2023/553 Karar DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 11/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/06/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/07/2023 tarihli 2022/582 Esas ve 2023/553 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davalı şirketin eski ortaklarından olup, davalı şirketin diğer ortağı olan ...’e hisselerini devrettiğini, devir karşılığında, şirketin aktif ve pasifleri belirlendikten sonra, müvekkilinin hisse değerinin 226.500,00 TL olarak belirlendiğini, bu rakama karşılık olarak, 44.000,00 TL bedele tekabül ettiği kabul edilerek .... plakalı araç, 25.000,00 TL bedele tekabül ettiği kabul edilerek... plakalı araç ve 38.000,00 TL bedele tekabül ettiği kabul edilerek 3 tonluk Komatsu forkliftin müvekkiline devredileceği ve bakiye alacağı olan 119.500,00 TL için de davalı şirket tarafından çek verileceğinin kabul edildiğini ve 18/03/2016 tarihinde müvekkili ve diğer ortak tarafından tutanak altına alındığını, müvekkiline ... Bankas.' ya ait 15/02/2017 keşide tarihli, 4957 çek nolu 119.500,00 TL bedeli çekin keşide edilerek verildiğini, çekin ödenmediğini, Muğla 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/4423 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlu tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın da sağlanamadığını, davalı/borçlunun mal kaçırması kuvvetle muhtemel olmakla, taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ilişkin ihtiyati haciz kararı verilmesini, borçlunun haksız itirazın iptaline takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın Muğla 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/4423 Esas sayılı dosyasından müvekkili şirket aleyhine çek alacağına dayalı olarak ilamsız takip başlatıp itiraz üzerine huzurdaki davayı açtığını, Muğla 1.İcra Müdürlüğünün 2021/4423 Esas sayılı dosyasına konu 15/02/2017 keşide tarihli 4957 çek nolu 119.500,00 TL bedelli çekle ilgili Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/181 Esas sayılı dosyasından müvekkilinin çeke dayalı borcunun olmaması nedeniyle menfi tespit davası açıldığını, bu davasının bekletici mesele yapılmasını istediklerini, davacı tarafın Muğla 1. İcra Müdürlüğünün 2021/4423 Esas sayılı dosyasından müvekkili şirket aleyhine çek alacağına dayalı olarak ilamsız icra takibi başlattığını ancak takip öncesi ve sonrası takip alacağına reeskont faiz uygulandığını, iddia edilen borcu kesinlikle kabul etmediklerini, dava konusu icra dosyasındaki takibin kambiyo takibi olmaması nedeniyle kambiyo hukukundan doğan hakların kullanılmasının mümkün olmayacağını, takip tarihinden önce ve sonra işleyen ve işleyecek faiz talepleri mevzuata aykırı olup takip tarihinden önceki faizlerin kaldırılması ve takip tarihinden sonrada ancak yasal faiz hesaplaması yapılması gerektiğini, müvekkili ... ve davacı ...'nun davalı .... Şti’nin eski ortakları olup, taraflar arasında davacının şirket hisselerini müvekkiline devretmek hususunda 18/03/2016 tarihli tutanak düzenlendiğini, 226.500,00 TL olduğu şirket hisselerine karşılık davacıya 44.000,00 TL değerinde... Plakalı, 25.000,00 TL değerinde ... Plakalı, 38 .000,00 TL değerinde 3 tonluk komatsu forklift araç teslim edildiğini bakiye miktar yönünden ise en geç hisse devir sözleşmesinde nakit ödenecek şekilde taraflar arasında mutabakat sağlandığını bu doğrultuda bakiye bedel için 15/02/2017 tarihli 119.500,00 TL bedelli çek verildiğini, hisse devirleri ile ilgili eksiklikler ve işlemler tamamlandıktan araçların fiilen davacıya teslim edilmesinden ve devir bedeli tamamen davacıya ödendikten sonra taraflar arasında Muğla 2. Noterliği'nin 29.03.2016 tarihli 944 yevmiye nolu sözleşmesi ile limited şirket pay devri sözleşmesi düzenlendiğini, limited şirket pay devir sözleşmesinde bakiye devir bedelinin nakden ve tamamen davalı tarafa ödendiğini ve tarafların birbirlerini ibra ettiklerini, dolayısıyla noterde hisse devir bedeli yapılmadan önce hisse devir bedeli için yazılan çek borcunun da devir sözleşmesinde nakit ödenerek kapandığını, çeke karşılık olacak şekilde 29/03/2016 tarihli hisse devir sözleşmesinde davacıya nakit 112.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili hakkında açılmış bulunan iş bu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : Mahkemece, ''...Davalı taraf, çekler hakkında borçlu olmadığından bahisle menfi tespit davası açmış ise de dava reddedildiğinden, artık çekler hakkında borçlu olduğu sabittir. Buna göre davacı tarafça çek bedellerinin tahsili için takip başlatılması haklı ve yerindedir. Diğer yandan davalı taraf, takipteki faiz miktarı ve türüne de itiraz etmiş olup, dosya bilirkişiye tevdi edilerek çeklerin vadesinden itibaren avans faizi hesaplanmıştır. Takibe konu çekler şirket hisse devirleri için verilmiş olup aradaki ilişki ticari bir ilişki olduğundan, faizin de avans faizi olarak talep edilmesi yasaya ve hukuka uygundur. Diğer yandan her ne kadar davalının temerrüde düşürülmediğinden bahsedilmiş ise de çeklerde keşidecinin temerrüdü için ayrıca bir işlem yapılmasına gerek olmadığı, keşide itibari ile keşidecinin doğrudan temerrüte düştüğü hususu nazara alındığında davalı tarafın bu savunmasına da itibar edilmemiş olup bilirkişi raporunda hesaplanan avans faizi ile takipteki talepler uyumlu olduğundan, takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmiş ve şartları oluşan icra inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur...'' gerekçesiyle; ''...Açılan davanın KABULÜNE, davalının Muğla 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/4423 Esas sayılı takibene yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, TAKİBİN DEVAMINA, hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini, davalı müvekkili tarafından açılan menfi tespit davasında verilen ilk karar davanın kabulü yönünde olmasına rağmen istinaf incelemesinde yazılı belgelerle ispat kuralı gereği kararın kaldırıldığını ve müvekkili tarafından sunulan belgelerin yeterli görülmemesi nedeniyle menfi tespit davasının reddine karar verildiğini, müvekkilinin yazılı delillerle ispat kuralı gereği haklılığını ispatlayamamış konuma düştüğünü, davacı Muğla 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/4423 Esas sayılı dosyasından müvekkili şirket aleyhine çek alacağına dayalı olarak ilamsız takip başlatmış olup itiraz üzerine huzurdaki davayı açtığını, icra dosyasında takip öncesi ve sonrası takip alacağına reeskont faiz uyguladığını, dava konusu icra dosyasındaki takibin kambiyo takibi olmaması nedeniyle kambiyo hukukundan doğan hakların kullanılmasının mümkün olmadığını, icra takibinin ilamsız takip olması nedeniyle davacı tarafın talep edebileceği faiz türünün yasal faiz olduğunu, ancak takip tarihinden önce müvekkili temerrüde düşürülmediği için davacının takip tarihinden önce faiz talebinde bulunamayacağını, icra takibinden sonra yasal faiz talebinde bulunabileceğini, bu nedenle takip tarihinden önce ve sonra işleyen ve işleyecek faiz talepleri mevzuata aykırı olup takip tarihinden önceki faizlerin kaldırılması ve takip tarihinden sonrada ancak yasal faiz hesaplaması yapılması gerektiğini, alacak kalemleri ve faiz hususunda alınan bilirkişi raporunda faiz miktarları alternatif olarak hesaplanmış olmasına rağmen mahkeme tarafından avans faize hükmedilmesi gerektiği yönünde hüküm tesis edildiğini, İlk Derece Mahkemesinin icra inkar tazminatının şartları oluştuğu gerekçesi ile tazminata hükmettiğini anılan bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu aynı alacak ile ilgili müvekkili hakkında iki ayrı dava dosyasında iki kez icra inkar tazminatına hükmedildiğini, iş bu dava konusu alacak ile ilgili müvekkili tarafından menfi tespit davası açıldığını, alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi ve müvekkilinin kötü niyetli olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, nitekim İş bu davada ihtiyati haciz talebi ile ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/1267 Esas 2022/1314 Karar sayılı kararında yaklaşık ispat kuralının sağlanmadığı ve alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği düşüncesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, bu açıklamalar ışığında haksız ve kötü niyetli hareket etmeyen müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/582 Esas - 2023/553 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi mümkün değilse, kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup; hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosyamız davalısı tarafından açılan menfi tespit davası sonucu Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/181 E. - 2022/447 K. Sayılı kararında 119.500 TL'lik çekin teminat çeki olduğunun ispatlanmadığı, çek bedelinin ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın İstinaf edilmesi üzerine; Dairemizin 19/01/2023 tarihli 2023/61 E., 2023/81 K. sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi tarafından davacı aleyhine hükmedilen kötüniyet tazminatı kararı kaldırılmak suretiyle davanın reddine karar verildiği ve kesinleştiği, davacının süresi içerinde çeki ibraz ettiği ve kambiyo vasfında olduğu, Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin tedbir kararı doğrultusunda çek bedelinin ödenmediği, menfi tespit davasının zamanaşımı süresini keseceği ve dava süresince zamanaşımı süresinin işlemeyeceği (bkz. Yargıtay 12. HD'nin 17.02.2015 tarihli 2014/35129 E., 2015/3005 K. sayılı kararı), TBK 117/2 uyarınca ibraz tarihinden itibaren faiz işletilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu, mahkemece verilmiş olan kararda hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/07/2023 tarihli 2022/582 Esas ve 2023/553 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 14.101,33 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 3.525,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.576,00 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın temyize tabi bulunması nedeniyle, Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde asıl dava dosyası yönünden; 04/06/2025 tarihli 32920 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7550 Sayılı Yasanın 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın Ek-1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ve HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2054, K. 2026/1113, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2054-e-2026-1113-k-13ce2f214140