Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2055 E. 2026/1087 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2055
Karar No
2026/1087
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2055 KARAR NO : 2026/1087

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/09/2021 (Dava) - 06/04/2023 (Karar) NUMARASI : 2021/706 Esas - 2023/233 Karar DAVA : Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Hasar ve Değer Kaybı Bedeline İlişkin) BAM KARAR TARİHİ : 10/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/06/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2023 tarih ve 2021/706 Esas - 2023/233 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... adına kayıtlı, ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... (çekici) ve ...(dorse) plaka sayılı araç ile 13.01.2021 günü saat 09:00 sularında, Turgutlu istikametinden Gediz kavşağı istikametine ilerlemekteyken, sürücü ...'ın kullandığı çekicinin direksiyon hakimiyetini kaybedip, yolun karşı şeridine geçtiğini, kırmızı ışıkta bekleyen müvekkilinin aracının ön ve yan kısımlarıyla, yine kırmızı ışıkta bekleyen diğer araçlara çarpması sonucu 6 araçlı maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, davalının %100 kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında büyük miktarda hasar meydana geldiğini, müvekkilinin ..... . marka, ... model ve siyah renkli otomobilinde 26/02/2020 tarihinde kazaya sebep olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olan ... Şirketi'ne yaptığı başvuruya ...Şirketinin sigortalı aracın trafik poliçe limiti dolduğundan, kasko imm (ihtiyari mali mesuliyet sigortası) teminatından başvuru yapılması gerektiği şeklinde cevap verilerek ödeme yapılmadığını, bunun üzerine müvekkilinin kazaya neden olan çekiciyi İMM klozunu içeren kasko poliçesi ile sigortalayan davalı ...ya tüm zararın karşılanması için başvuru da bulunulmasına ve müvekkili arabuluculuk yoluna gidilmesine rağmen müvekkillinin aracının değer kaybı ve hasar onarım bedeli talebine karşılık yalnızca 100,000,00 TL kısmi ödeme yaptığını, müvekkilinin .... Ekspertiz Hizmetleri'nden aracında oluşan hasarın onarım bedeli ve değer kaybı bedelinin tespiti için rapor aldığını, 08.06.2021 tarihinde hazırlanan raporda, toplam hasar için onarma bedeli (KDV dahil) 181.597,34 TL olarak belirlendiğini, yine aynı raporda, aracın kazadan önceki değeri ile kazadan sonraki değer arasındaki fark miktarı tespit edilerek 60.000,00 TL değer kaybına uğradığının belirlendiğini, fazlaya ilişkin hakkları saklı kalmak kaydıyla davalı sigorta şirketince karşılanmayan hasar tamir ücreti için şimdilik 1.000,00 TL ve değer kaybı için şimdilik 1.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sunulan eksper raporunu kabul etmemekle birlikte, belirlenen hasar bedelinin 181.597,34 TL olduğunu, ilgili evrakı dayanak gösteren davacının, davasını 1.000,00 TL üzerinden açtığını, davacı tarafça belirlenmiş olan tutar üzerinden dava açılması gerekirken, çok düşük bir bedel üzerinden dava açılmasında hukuki yararının bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından, 07/10/2020-07/10/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, K-221358268-0-0 numaralı Genişletilmiş Filo Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan ... plakalı aracın 13/01/2021 tarihinde karışmış olduğunu trafik kazasında ... plakalı aracın hasarlandığının iddia edildiğini, dava konusu hasarlanma olayının 01/07/2021 tarihinde müvekkili şirkete ihbar edildiğini, ihbar üzerine 15843404-2 sayılı hasar dosyasının açıldığını, ekspertiz raporundan da anlaşıldığı gibi aracın onarımının 118.000,00 TL olacağının tespit edildiğini, sunulan Mutabakat Formu'nda görüleceği üzere sigortalı taraf ile 100.000,00 TL bedel üzerinden anlaşılmış olduğunu, sigortalının kendisine bildirilen mutabakat rakamını imzaladığını ve belirtilen bedeli tahsil ettiğini, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumlululuğunun sigortalının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, faiz tarihinin de ihbar tarihinde başladığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR: Mahkemece; "... 13/01/2021 tarihinde, trafık ışıkları ile yönetilen kavşakta, davacının muhtemelen kırmızı ışıkta beklediği sırada, ...'ın kullandığı, K-221358268-0-0 nolu genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile 07/10/2020-07/10/2021 tarihleri arasında, davalı sigorta tarafından sigortalanmış olan ... plakalı çekici ile karşı yönden gelerek kavşağa girdiği anda direksiyon hakimiyetini kaybedip, kavşağın içinden kendi şeridinde bekleyen davacının ... . plakalı aracına çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, kazada, davalı sigorta tarafından sigortalanmış olan araç şöförünün tam kusurlu olduğu, davacı aracının hasar tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre 2.el piyasa rayiç değerinin 230.000,00 TL civarı olduğu, davacı aracının sovtaj (Onarımı yapılmamış hurda olarak) değerinin 85.000,00 TL civarı olduğu, davacıya ait aracın onarım tutarının 2.el piyasa rayiç değerinin % 50 'sini aştığı için Yargıtay Kararları doğrultusunda tamirinin ekonomik olmadığı, Pert-Total Uygulaması yapılmasının gerekli olduğu ve Pert'Total edildiğinde gerçek hasar miktarının 145.000,00 TL olduğu, davalı .... A.Ş. tarafından davacıya, 16/07/2021 tarihinde, 100.000,00 TL hasar ödemesinin yapılmış olduğu, davacının Bakiye Hasar Alacağının 45.000,00 TL olacağının hesap edildiği, davalının temerrüt tarihinin 16/07/2021 olduğu ve dava konusu araç Pert/Total olarak değerlendirilmiş olduğundan araçta ayrıca değer kaybı oluşmayacağı..." gerekçesiyle "...1-Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının değer kaybı talebinin reddine, poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 45.000,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 16/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine...." şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemesi dosyasında alınan raporda, aracın tamirinin ekonomik olmayacağı gerekçesiyle araç pert total işlemine tabi tutulduğunu ve rayiç bedelden sovtaj bedeli çıkartılarak davalıdan tahsil edilecek hasar bedelinin tespit edilmeye çalışıldığını, hasar oranım bedelinin ise raporda hesaplanmadığını, mahkemece hüküm kurmaya elverişli bulunmayan bilirkişi raporlarının ve dosya kapsamındaki diğer eksper raporlarının hasar bedel tespitini baz aldığını, tamir bedelinin aracın rayiç bedelinin %50'sini aşması durumunda tamirinin ekonomik olmayacağının kabulüyle hareket ederek araca pet-total işlemi yaptığını, değer kaybını hiç hesaplamadığını ve uyuşmazlığın tespiti için gerekli tüm verileri ortaya koymadığını, davalının dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde araç pert-total olduğuna ilişkin bir iddiayı ileri sürmediğini, davalının hazırlattığı ekspertiz raporunda da aracın kullanılamaz hale geldiğine ilişkin bir değerlendirmede bulunulmadığını, davalının sadece 100.000 TL'lik ödeme yapılırken mutabakat metninin koşulsuz imzalandığını iddia ettiğini, bu nedenle aracın pert-total olmadığının iki taraf arasında bir uyuşmazlık konusu olmadığını, mahkemece taleple bağlılık ilkesine aykırı davranıldığını, dosya kapsamındaki alınan raporlarda, tamir bedelinin rayiç bedelin %50'si olduğunun kesin olarak kabulü mümkün olmadığını, müvekkilinin 13/01/2021 yılında davalının sigortalısının sebebiyet verdiği kazadan sonra aracında oluşan hasar sebebiyle ciddi maddi kayıp yaşadığını, mahkemece hükmedilen tutarın ve iletilecek faizin de müvekkilinin zararını karşılamadığını, kazada hiçbir kusuru olmayan müvekkilinin bu denli bir maddi külfet altında bırakılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar ve değer kaybı bedelinin İMMS poliçesi kapsamında tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının değer kaybı talebinin reddine, hasar bedel isteğinin kısmen kabul kısmen, reddine karar verilmiş olup; hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Gerçek zararın, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle tespiti ile bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olması gerekir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına yabancı plakalı araçta oluşan hasar bedelinin, kaza tarihindeki piyasa koşullarına göre orjinal parça bedeli, işçilik ve KDV dahil, iskonto uygulanmadan tespit edilmesi, gerçek zararın hesaplanması yönünden aracın markasına, modeline ve kilometresine göre kaza tarihindeki ikinci el değeri ile tamir masrafları karşılaştırılarak tamirinin ekonomik olup olmadığı, tamiri ekonomik değilse, perte ayrılmasının uygun olup olmayacağı değerlendilmeli, perte ayrılması halinde sovtaj değerinin hesaplanması gerekmektedir. Yine değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış hâldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Mahkemeci birden fazla bilirkişiden hesap raporu alınmış olup, en son çelişkilerin giderilmesi amacıyla iki makine mühendisi, bir sigortacı uzmandan oluşan heyetten aldırılan 23.12.2022 tarihli hesap raporu hükme esas alınarak karar verilmiştir. Ancak söz konusu raporda, ekspertiz raporları ile daha önceki bilirkişi raporlarındaki hesaplamalar gösterilmekle yetinilerek, yukarıda açıklanan hasar bedelinin hesaplanması yöntemi doğrultusunda bilirkişi heyetince her hangi bir hesap yapılmadan aracın tamirinin ekonomik olmayacağı değerlendirilmiş olup, bu hali ile rapor eksik ve yetersiz olduğundan hükme esas alınmaya elverişli değildir. Bu durumda ilk derece mahkemesince; İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek hasar konusunda uzman bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamı, daha önce aldırılan tüm bilirkişi raporları ve bu raporlara yapılan itirazlar değerlendirilerek; davacıya ait araçta davaya konu trafik kazası nedeniyle meydana gelen zararın kaza tarihindeki orjinal yedek parça ve işçilik bedelleri üzerinden, iskonto uygulanmadan, KDV dahil şekilde belirlenmesi, aracın markasına, modeline ve kilometresine göre kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir masrafları karşılaştırılarak tamirinin ekonomik olup olmadığı, tamiri ekonomik değilse, perte ayrılmasının uygun olup olmayacağı, perte ayrılması halinde sovtaj değerinin hesaplanması, aracın tamiri ekonomik ise aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihindeki piyasa koşullarına hasarsız ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespit edilmesinden sonra, aradaki farkın hesaplanarak değer kaybı miktarının bulunması hususlarında ayrıntılı, denetime elverişli, daha önceki bilirkişi raporları arasındaki tüm çelişkileri gideren hesap raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi heyet raporuna itibar edilerek yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle istinafa başvuran davacı lehine ortadan kaldırılması gerekmiştir. Davacı vekilinin ilk kez istinaf aşamasında ileri sürdüğü ve dava konusu da yapılmayan munzam zarara ilişkin istinaf itirazlarının ise 6100 sayılı HMK'nun 357/1. fıkrası uyarınca hukuken dinlenilmesine olanak bulunmadığından yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile; Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/706 Esas ve 2023/233 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, 4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacıdan peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın taraflara tebliği, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 10/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2055, K. 2026/1087, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2055-e-2026-1087-k-299d59158fe1