Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2013 E. 2026/995 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2013
Karar No
2026/995
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2013 KARAR NO : 2026/995

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/03/2023 NUMARASI : 2022/109 Esas - 2023/277 Karar DAVA : Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Yabancı Plakalı Araçta Oluşan Hasar Bedeline İlişkin) BAM KARAR TARİHİ : 03/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/06/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/0023 tarih ve 2022/109 Esas - 2023/277 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.08.2021 tarihinde ...'a ait onun sevk ve iradesindeki ... plakalı aracın, davacı ....'e ait ve onun sevk iradesindeki ....yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası taraflarca tutulan kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu, davacıya ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafı, Almanya’da bulunan ... Bilirkişi Bürosu tarafından düzenlenen 29.09.2021 tarihli fiyat teklifi ile KDV dahil 7.917,89 EUR olarak olarak tespit edildiğini, davacıya ait araçta meydana gelen, 7.917,89 EUR hasarın fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının davalı ...'dan kaza tarihi olan 31.08.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte, davalı ZMMS Sigortacısı bakımından poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak ve temerrüt tarihi olan 19.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, arabuluculuk aşaması ile ilgili AAÜT m.16/2-c uyarınca 1.350,00 TL vekalet ücreti de dikkate alınarak bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına ve kanuni vekâlet ücretinin KDV hariç olarak hükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalı taraflara yüklenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmadan ya da Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmadan önce mutlaka sigorta şirketine yazılı başvuru yapması gerekmekte olduğunu, diğer davalı sigorta şirketine, davacının başvuruda bulunmadığı göz önüne alındığında davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekeceğini, davacı tarafın dosyaya sunduğu kaza tespit tutanağında belirtildiği şekilde olayın gerçekleşmediğini, davalının olayın şoku içinde hazırlanan kaza tespit tutanağını dikkatlice incelemeden imzaladığını, fakat olayın davacının iddia ettiği şekilde olmadığını, müvekkilinin tamamen kusursuz olduğunu, bu nedenle yerinde keşif yapılarak olayın oluş şekline ve yol durumuna göre kusur oranının bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalının iş bu kaza dolayısıyla kusurlu olduğu sonucuna varılır ise davacının aracında oluşan gerçek hasarın tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca yabancı plakalı araçların karıştığı maddi hasarlı trafik kazalarında hasar bedelinin Türkiye şartlarına göre belirlenmesi gerektiğini, davacının aracını kendi ülkesinde yaptırmak hususunda seçimlik hakkı bulunsa da bu seçimlik hakkı dürüstlük ilkesine göre kullanması gerektiğini bu nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine ve dava şartı yokluğundan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi'ne dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edildiği halde cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR: Mahkemece; "...31/08/2021 tarihinde dava dışı ...ın ait ve kendi sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile davacıya ait ve yine davacının sevk ve idaresinde bulunan ... yabancı plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen kazada davalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davacıya ait aracın yabancı plakalı olması nedeni ile aracın tamirinin yurt dışında yapılması söz konusu olabileceğinden meydana gelen hasarın yabancı para üzerinden tespiti gerektiği, yabancı ülkede yapılan bilirkişi ekspertiz raporunda tespit edilen hususların dava dosyamızda atanan bilirkişi tarafından da incelendiği ve araçtaki hasarın meydana gelen kaza ile uyumlu olduğu hususunun her iki raporda belirlendiği ve buna göre davacıya ait araçta Almanya koşullarında onarım masrafının orjinal parça ve işçilik dahil olmak üzere 7.917,89 Euro (KDV dahil) olduğu, aracın yapılan piyasa araştırmasına göre rayiç değerinin 21.000,00 Euro olduğu, bu konuda bilirkişi tarafından düzenlenen 17/02/2023 tarihli raporda sonuç kısmında gösterilen bedellere itibar edilebileceği, davalı sigorta şirketinin kaza tarihini kapsar şekilde dava konusu kazaya karışan .... plakalı araç için düzenlediği ZMS Sigorta Poliçesinde bu zararın teminat altına alındığı, davalı sigorta şirketinin teminat limiti kadar bu zarardan sorumlu olduğu, hesaplanan bedelin teminat limitini aştığı, buna göre 7.917,89 Euro tazminatın fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru TL karşılığı tutarın 43.000,00 TL'lik kısmından sorumlu olması gerektiği, aşan kısım yönünden ise davalı araç malikinin sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren hesaplanan süreye göre 19/01/2022 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı gerçek kişi yönünden ise kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği, belirlenen tarihlerden itibaren yasal faizden de davalının sorumlu olması gerektiği, sonuç itibariyle meydana gelen kaza nedeni ile davacıya ait aracın pert-total işlemine tabi tutulması sonucu oluşan 7.917,89 Euro zararın kusur durumu dikkate alındığında davalılardan tahsili gerektiği..." gerekçesiyle "...Davanın KABULÜNE, Araçta oluşan 7.917,89 EURO tazminatın davalı ....'dan kaza tarihi olan 31/08/2021 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa Mad. 4/a'ya göre işletilecek değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış kuru karşılığı TL olarak davalı ... A.Ş'den 19/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve 43.000.00 TL poliçe teminat sınırı ile sorumlu olmak kaydı ile her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine...." şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kısmı dava açılmasında hukuki menfaat bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete dava yolu öncesi başvuruda bulunulmadığından davanın dava şartı olan başvuru şartı yokluğundan reddinin gerektiği, olay tarihi itibariyle trafik poliçesi limiti araç başı 43.000,00 TL olup, bu hususun göz önünde bulundurulmasını, kazaya ilişkin kusur oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi görevlendirilmiş olup, dosyada bulunan bilirkişinin kusur raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, KDV'den müvekkili şirket sorumlu olmadığını, hasarın ZMMS Genel Şartlara dikkate alınarak hesaplanması gerekirken aksi yönde hesaplama yöntemi ile hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan 17/02/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, aracın Türkiye'de tamiri halinde yedek parça ve işçilik bedelinin ayrıca hesaplanması gerektiğini, Euro üzerinden hasarın kaza tarihi olan 31/08/2021 tarihindeki TL karşılığına hükmedilmesi gerektiğini, hasar bedelinin fahiş olduğunu açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan yabancı plakalı araçta oluşan hasar bedeline ilişkin maddi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup; hüküm davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 1. Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; davanın kısmi dava olarak açılmasında davacının hukuki yararının mevcut olduğu, davadan önce davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirildiği, mahkemece karayolları fen heyetinden aldırılan kusur raporunda, dosyadaki bilgi ve belgeler, tanık anlatımı, kaza tutanağı, çarpışma noktası ve resimler incelendiğinde, kontrolsüz kavşakta sola dönüşe geçen davalı sürücü ....'ın, sağından karşı yönden gelen ve kavşağı doğru seyirle geçmeye çalışan davacıya ait ve onun yönetimindeki yabancı plakalı araca sol arka kapı kısmından çarptığı olayda, kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı, sola dönüş kuralına riayet etmediği ve ilk geçiş hakkına sahip olan davacıya geçiş üstünlüğü tanımadığı için %100 kusurlu olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, otomotiv uzmanı bilirkişiden aldırılan hesap raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, Alman vatandaşı olan ve Alman plakalı aracı ile geçici süre için Türkiye'ye gelen malikin aracının onarımını Türkiye'de yapmaya zorlanamayacağı, davacı araç sahibinin, aracının ikamet ettiği ülke olan Almanya'da tamir edilmesi yönünde seçimlik hakkını kullanması karşısında zararın belirlenmesinde benimsenen "gerçek zararın giderilmesi ilkesi" uyarınca Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre hasar bedelinin ve ekspertiz ücretinin Almanya'daki piyasa koşullarına göre Euro para cinsi üzerinden, iskonto uygulanmadan, KDV dahil belirlenmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, yurt dışında yaşayan davacı araç malikinin geçici olarak Türkiye’de bulunduğu sırada oluşan hasar nedeniyle, kaza tarihi itibariyle yurt dışında uğranılan gerçek zarar miktarını Euro cinsinden talep hakkına sahip olduğu, TBK.nun 99/3 maddesi, sözleşmeden veya sözleşme dışı bir nedenden kaynaklanmış olmasına göre bir ayırım yapmaksızın, vadesinde ödenmeyen yabancı para borcunun fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının istenebileceği, mahkemece kaza tarihindeki araç başına teminat limiti olan 43.000,00 TL ile sınırlı olarak davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna hükmedildiği anlaşılmakla davalı ....A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 3095 Sayılı Kanunun yabancı para borcunda faiz başlıklı 4/a maddesinde sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanacağı öngörülmüştür. O halde, davalı sigorta şirketi yönünden de hüküm altına alınan alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranın uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, dava dilekçesindeki avans faiz talebi dikkate alınarak avans faizi ile tahsil kararı verilmesi usul ve kanuna aykırı olmuştur. (bknz Yargıtay 4. HD'nin 2023/10311 esas ve 2024/5140 karar sayılı emsal kararı). 3. Fakat, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, anılan hususta gerekli düzeltmenin yapılarak HMK 353/1-b-2.madde uyarınca Dairemizce, davacı ve davalı .... tarafından hüküm istinaf edilmediğinden taraflar lehine oluşan usuli müktesep haklar korunarak yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Dairemizce yeniden hüküm tesisine, sair istinaf itirazlarının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/109 Esas ve 2023/277 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; "a-Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile; 7.917,89 Euro maddi tazminatın (davalı ... A.Ş.'nin bu tuturdan 43.000,00 TL trafik poliçesi teminat limiti ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla), davalı ... yönünden 31.08.2021 kaza tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş. yönünden 19.01.2022 temerrüt tarihinden itibaren, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 8.302,80 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.057,71-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.245,09 -TL karar ve ilam harcının (davalı ... A.Ş. bu miktarın 2.937,33 TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına, c-Davacı tarafından yapılan 2.167,91 TL başvuru harcı, 3.100,00 TL bilirkişi ücreti, 418,00 TL tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 5.685,91 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ç-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun mad.18/A-13 hükmü uyarınca dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve tarafların anlaşamamaları nedeni ile Adalet Bakanlığı Bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davada haksız çıkan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/3 ve 13. maddeleri uyarınca takdir ve tayin olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin (Davalı ...Şirketi bu miktarın 15.750,00 TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilemesine e-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,” ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-Davalı .... A.Ş. vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, 3-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı ... A.Ş.'den alınan istinaf karar harcının istek halinde bu davalıya iadesine, 4-Davalı ... A.Ş. tarafından karşılanan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 04/06/2025 tarihli 32920 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 7550 Sayılı Yasanın 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’ nın Ek-1. maddesinin 2. fıkrası ve HMK’nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde,Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi’ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2013, K. 2026/995, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2013-e-2026-995-k-ffa40ec24efc