Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1694 E. 2026/883 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1694
- Karar No
- 2026/883
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1694 Esas 2026/883 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1694 KARAR NO : 2026/883
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/10/2022 NUMARASI : 2021/170 Esas 2022/678 Karar
DAVA : Ticari Şirket Müdürünün Azli İstemi DAVA TARİHİ : 17/03/2021 KARAR TARİHİ : 03/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2026
Taraflar arasındaki şirket müdürünün azli istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davacı ...'nin, davalı ..., dava dışı ... ve ...'nin ...Limited Şirketinde %25'er oranında pay sahibi olduklarını, şirketin kurucusu ..., davacı ... ve davalı ...'nin şirketi münferiden temsile yetkili şirket müdürü olduklarını, 2013 tarihinde ...'nin en geniş yetkilerle şirketi münferiden temsil etmek üzere şirket müdürlüğüne atandığını, davalının ortağı ve yöneticisi olduğu şirkete karşı Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/512 sayılı dosyasında şirketin feshi davası, aynı mahkemenin 2021/37 esas dosyasında ise alacak davası açtığını, davalının ayrıca aynı anda başka şirketlerde de yönetim kurulu üyesi olduğunu, ortağı ve yöneticisi olduğu ... şirketi üzerinden dava dışı ...ve Limited Şirketinin ağır borç yükü altında bırakmak ve şirketi tasfiyeye zorlamak gayesiyle kötü niyetli işlem tesis ettiğini, müdürler kurulu toplantısına iştirak etmeyerek yönetim yeteneğini kaybettiğini ileri sürerek davalının müdürlük görevinden azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının öncelikle genel kurula başvurup genel kuruldan karar alındıktan sonra mahkemeden talepte bulunabileceğini dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ...'nin şirketin %25 payını alarak 22/05/2022 tarihinde şirkete ortak olması nedeniyle müdür olarak seçildiğini, dava dışı şirket tarafından yürütülen projeyle ilgili ... Bankasından şirkete kredi tahsisi yapıldığını, bu şirkete davalının ve davalının kardeşi ... ile şirkette pay sahibi olan dava dışı şirketlerin kredi sözleşmesini kefil olarak imzaladıklarını, şirketin bankadan kefil olunan krediyi kullandığını, ödemelerin kefil şirketler tarafından yapılması nedeniyle ipoteklerin ödeme yapan şirketlere geçirildiğini, davacının ileri sürdüğü rekabet yasağını ihlal ettiği iddialarının gerçek olmadığını, şirketin zararına herhangi bir işlem yapmadığını belirterek müdürlüğünün azline yönelik açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; toplanan delillere göre ...ve Limited Şirketinin, ... Bankasından kredi kullandığı, kullandırılan kredinin bankaya yapılan müracaat üzerine yeniden yapılandırıldığı, kefillerinden dava dışı ...firmasının borcu kapatmak ve teminat olan ipotekleri temlik almak istediği, şirket müdürü ...'nin muvafakatına istinaden temlik işlemlerinin yapıldığı, bu işlemin şirket zararına olmadığı, davalının şirketin feshi davası ile şirkete karşı alacak davası açmasının, başka şirketlerde yöneticilik yapmasının müdürlük görevinden azli için haklı sebepler olmadığı, ayrıca davalının şirkete karşı açtığı Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/512 esas sayılı davasında verilen ve kesinleşmeyen kararında, TTK'nın 636/3.maddesine istinaden şirketin feshi yerine ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçesi ödenmesine karar verilmiş olduğu, bu davada verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, verilen karara göre iddia edilen sebeplerin haklı sebep olarak kabul edilemeyeceği, davalının, sonradan hisse satın almasıyla şirkete müdür olarak görevlendirildiği, davacının iddia ettiği ve delil olarak sunduğu belgelerin müdürün azli için haklı sebep oluşturmadığı gerekçeleriyle; "davanın reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun yetersiz olup, eksik inceleme ile düzenlendiğini, şirketin feshi davasının eksik incelendiğini, güven ilişkisi kalmadığından bahisle ortaklıktan çıkmasına karar verilen davalının, şirket yöneticisi olarak görevine devam etmesinin anlamsız olduğunu, şirketten çıkma payı alacağı nedeniyle şirketle arasında menfaat çatışması oluştuğunu, azil şartlarının gerçekleştiğini, ortaklık haklarını kullanmasının artık konumuna uygun düşmeyeceğini, davalının başka şirkette ortaklık kurulu izni olmadan aynı iştigal alanında yönetici/ ortak olup mesaisini bu şirketlere ayırması nedeniyle özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, taraflar arasında uyumsuzluk olduğunu, davalı tarafın şirket borçlarını temlik alarak dava dışı şirket ve diğer ortaklar aleyhine takibe geçmesinin haklı sebep olduğunu, bilirkişi raporunda dava dışı şirketin banka borcuna ilişkin tespitlerin hatalı olduğunu, şirketin 31/03/2021 tarihinden önce muaccel borcu bulunmayıp şirketin itibari zarar görmesin diye önceden ödeme yapılarak, banka teminatlarının ve alacağının temlik alınmasının, zarar verici nitelikte olmadığı yönündeki rapordaki tespitin hatalı olduğunu, zira temlik alan davalıya ait şirket olan ...tarafından 16/02/2021 tarihinde ihtarname gönderilerek 5 gün içinde muaccel olmayan borçların ödenmesi istenerek Ankara Gayrimenkul İcra Müdürlüğü'nde 2021/1543 Esas sırasında şirket ve ortakları ... ve ... aleyhine takip başlatarak Ankara 1. ATM'nin 2021/694 Esas sırasında itirazın iptali davası açtığını, temliği talep eden kişinin bizzat davalı olduğunun bankaca bildirildiğini, davanın kabulü gerektiğini, azil için haklı sebeplerin oluştuğunu ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; şirket müdürünün özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı davranışlarıyla şirkete zarar verdiğinden bahisle azli istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı ve davalının hissedar ve aynı zamanda temsile yetkili olduğu ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, ... 25 hisse, ... 25 hisse, ... ... 25 hisse, ... 25 hisse olmak üzere 4 ortağı bulunduğu, dosyaya sunulan Ticaret Sicili Gazetesi örneklerine göre, davacı ...'nin Müdürler Kurulu Başkanı, diğer hissedarların ise müdür olduğu, her ortağın münferit olarak atacağı imza ile Şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu görülmüştür. Uyuşmazlık, dava dışı limited şirketin müdürü olan davalının, şirket müdürlüğünden azline ilişkin haklı sebep koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği, şirket müdürünün, dava dışı şirketi ağır kusurlu işlem ve eylemleriyle zarara uğratıp uğratmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Taraflar arasında dava dışı ... Limited Şirketinin 100 payından, 25 payının davacıya, 25 payının ise davalıya ait bulunduğu, davalı ortağın, şirketi münferiden temsile yetkili müdür olduğu hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca, her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilir. Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, davacının, öncelikle şirket müdürünün azlini gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekmektedir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25/06/2018 tarih 2016/13526 Esas 2018/4741 Karar sayılı ilamı). Yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere somut uyuşmazlıkta ispat yükü davacı üzerinde olup davacı, davalı şirket müdürünün azlini gerektiren haklı sebeplerin varlığını ve şirketin zarara uğratıldığını usulüne uygun delillerle ispatlamakla yükümlüdür. TTK'nın müdürlerin rekabet yasağını düzenleyen "Özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı" başlıklı 626. Maddesinde; "(1) Müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler. 202 ilâ 205 inci madde hükümleri saklıdır. (2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse, müdürler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar. Şirket sözleşmesi ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir. (3) Müdürler de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabidir." hükümlerine yer verilmiştir. Davacı yan, davalı şirket müdürünün, dava dışı ortağı olduğu şirkete karşı fesih ve alacak istemli davalar açtığı, benzer konularda faaliyet gösteren şirketlerde ortak ve yönetici olduğu, dava dışı ortağı ve yöneticisi olduğu ...şirketi üzerinden dava dışı tarafların ortağı olduğu ... şirketini zarara uğratarak ağır borç yükü altına soktuğu, şirketi tasfiyeye zorladığı, müdürler kurulu toplantısına katılmayarak yönetim yeteneğini kaybettiği iddiasıyla; davalının şirket müdürlüğünden azlini talep etmiştir. Davacı yanca iddialarına dayanak olarak gösterilen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/512 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılar ... ve ... ... tarafından açılan şirketin fesih ve tasfiyesi, aksi halde ortaklıktan çıkma talepli davada, davalı ortaklar ... ve ...'nin, ortaklıktan doğan haklarını kullanmalarına engel olduğu; şirket hesapları üzerinde usulsüz işlemler yaptığı iddiasında bulundukları, mahkemece, yapılan yargılama sonunda verilen 06/07/2022 tarihli ilamla; " Davacıların davalı şirketin feshi davasının reddine, davacıların, davalı şirket ortaklığından çıkmalarına izin verilmesine, ayrılma akçesi olarak her bir davacı için 5.411.271,26'şar TL olmak üzere toplam 10.822.542,52-TL'nin davalı şirketten alınarak 5.411.271,26-TL'nin davacı ...'ye, 5.411.271,26-TL'nin davacı ... ...'ye ödenmesine," ilişkin karar verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosyanın Dairemizde istinaf incelemesinde bulunduğu sırada davacıların, davadan feragat etmesi nedeniyle Dairemizin, 2024/1466-1422 E., K. Sayılı ilamıyla " davanın feragat nedeniyle reddine " ilişkin karar verildiği, Dairemiz kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08/10/2025 tarihli ilamıyla Dairemiz kararının onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. İş bu davanın elde ki dava yönünden azil sebebi oluşturmayacağı Dairemizce değerlendirilmiştir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi kurulu raporunda sonuç olarak; " davacının, davalı ...'nin müdürlük görevinden alınmasına gerekçe olarak belirttiği sebepler iş bu raporun değerlendirmeler başlığı altında irdelenmekle bu sebeplerin haklı sebep teşkil edip etmediği, yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılarak müdürlükten azline karar verilip verilmeyeceği hukuki nitelendirmeyi gerektirdiğinden takdirin mahkemeye ait olduğu " şeklinde tespitlerde bulunulduğu anlaşılmıştır. Alınan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. Bilirkişi raporu kapsamında yer verilen tespitlere göre; Davalının ortak/yönetici olduğu 5 farklı şirket ve kooperatif bulunduğu, bunlardan ... ...Ltd. Şti. ve ... İnş...Ltd. Şti. dışındaki diğer şirket ve kooperatiflerin, davalının ... İnşaat'ta ortak ve müdür olduğu (22/05/2023) tarihlerden çok öncesine ilişkin olduğu, ayrıca bunların merkezi ve faaliyet alanlarının ... İnşaat'ın merkezi ve faaliyet alanı olan Ankara İli dışında( Trabzon) olduğu görülmektedir. Bu durumda davalının diğer şirketlerdeki yöneticiliğinin ...Ltd. Şti.'ndeki ortaklık ve yöneticiliğinden önce olması nedeniyle davacılar tarafından bilinmekle haklı sebep olarak ileri sürülemeyeceğinden davalı müdürün, başka şirketlerdeki ortaklık ve yöneticilik sıfatı yönünden özen ve sadakat yükümüne aykırı davranışından söz edilemeyecektir. Dosya kapsamında toplanan delillerden; dava dışı ... Bankası ile tarafların ortağı müdürü olduğu ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen, 04/04/2015 tarihli ve 10.000.000,00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi ile 24/11/2016 tarihli ve 20.000.000,00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin, davalı ... ve davacı ... ile dava dışı ..., ... ..., ... ... Ltd. Şti. ve ... ...Ltd. Şti. tarafından, müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, anılan sözleşmelere istinaden ... ... Ltd. Şti.'ne kullandırılan kredilerin, 02/12/2020 tarihinde bankaya yapılan müracaat üzerine yeniden yapılandırılarak kredi ödemelerinin 31/03/2021 tarihine kadar ötelendiği; şirketin kefillerinden olan ve davalı müdür ...'nin aynı zamanda yetkilisi ve ortağı olduğu ...şirketinin( 27/02/2006 kuruluş tarihli), toplam 7.193.047,08-TL borcu kapatmak ve teminattaki ipotekleri temlik almak için dava dışı bankadan talepte bulunduğu, kredinin teminatı olarak ... ve davalı ...'ye ait taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin, ödemeyi yapan kefil ...şirketine temlik edildiği, söz konusu işlemlerin, tarafların ortağı olduğu ... İnşaat ... Ltd. Şti. müdürü ...'nin talebi ve muvafakatine istinaden yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı yanca; davalının, ... şirketinin, ... Bankası'ndan kullanmış olduğu kredi taksitlerinde herhangi bir gecikme veya muaccel olma durumu söz konusu değilken, ... ... Ltd. Şti.'nin müdürü sıfatı ile kredilere karşılık teminat olarak banka lehine tesis edilen kurucu ...'ye ait ipotekleri ele geçirmek, şirketin ödeme koşullarını ağırlaştırmak ve şirketi zor durumda bırakmak amacıyla, bankanın şirketten olan alacaklarının ve ipoteklerinin, yine davalının ortağı ve yöneticisi olduğu ...Tic Ltd. Şti.'ye temlik edilmesini talep ettiği ve bankanın, şirketten olan alacaklarını ve ipoteklerini adı geçen şirket üzerine devraldığı, hemen akabinde kredilerine geri ödemelerinde herhangi bir gecikme veya muacceliyet söz konusu değilken 16/02/2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname gönderdiği ve 5 iş günü içerisinde belirttiği tutarların ödenmemesi halinde ipotekleri nakte çevirmek suretiyle şirkete aleyhine icra takibi başlatacağını bildirdiği ileri sürülmektedir. Ödemeyi yapan ve Banka ile Temlik Sözleşmesi imzalayan dava dışı ... ....Ltd. Şti. vekili tarafından, ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'ne keşide edilen 16/02/2021 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamede; ... Bankası A.Ş. ile ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerinde kefil olmaları nedeniyle kredi borçlarına karşılık Bankaya toplam 7.179.042,11-TL ödedikleri, yapılan ödeme sonrasında banka ile aralarında 12/02/2021 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesi imzalanarak kredi sözleşmelerinin teminatı olan ve detayları Temlik Sözleşmesi'nde gösterilen ipoteklerin kendilerine devredildiği, alacaklı bankanın kredi sözleşmelerinden kaynaklanan tüm alacaklarının taraflarına devredildiği, muhatap şirketin sorumlu olduğu; esnek hesaptan kaynaklanan 51.367,98-TL, ekspertiz ve faizlerden kaynaklanan 11.803,14-TL, vadesiz krediden kaynaklanan 337.584,33-TL alacak muaccel halde bulunduklarından bu ödemelerin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 5 iş günü içerisinde, kredi kartlarından kaynaklanan toplam 2.311.598,31-TL'nin, vade tarihi olan 31/03/2021 tarihine kadar ve kalan diğer borçların da banka ile yapılan ödeme planı doğrultusunda vade tarihlerinde ihtarnamede belirtilen banka hesabına ödenmesi, aksi halde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe ve diğer tüm yasal yollara girişileceği hususlarına yer verildiği dikkate alındığında; dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin kendisine ödeme yapılması istediği tarihlerin, muaccel olan alacaklar dışındakiler için banka ile ...arasında imzalanan ödeme planında öngörülen 31/03/2021'den önce olmadığı, ...şirketinin, kefil olması nedeniyle kendi ticari itibarının zarar görmemesi için ödemelerde olabilecek aksama olasılığına istinaden önceden ödeme yapması ve banka alacağını, teminatlarla birlikte temlik alması ve 31/03/2021'den önce muaccel olmayan alacakları da talep etmemesi dikkate alındığında; dava dışı ...şirketine kasıtlı olarak ya da özen yükümüne aykırılık teşkil edecek nitelikte zarar verici bir eylemden söz edilemeyeceği gibi açıklanan bu hususların davalının müdürlük görevinden alınması için haklı sebep oluşturmayacağı Dairemizce değerlendirilmektedir. Hal böyle olunca; mahkemece, davacının, 6102 sayılı TTK'nun 630/2. maddesi uyarınca davalı şirket müdürünün azlini gerektirir haklı sebebin varlığını ve şirketi ağır kusuruyla zarara uğrattığını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığına yönelik kabulünün yerinde olması, Ankara 8. ATM'nin 2020/512 Esas sayılı davasında, davacı ortakların davalarının feragat nedeniyle reddine ilişkin verilen kararın, Dairemiz inceleme tarihi itibariyle kesinleşmiş olması, davalı müdürün, dava dışı ...şirketi dışında başka şirketlerde de ortak ve yönetici olduğu anlaşılmakta ise de bunların büyük kısmının özellikle ...Şirketine ortak ve yönetici olunan tarihlerin çok daha eskiye dayanması, davalı müdürün ortağı ve yetkilisi olduğu ...şirketiyle birlikte kendisinin de dava dışı ...Şirketinin, ... Bankasından kullandığı yüksek meblağlı kredilere müteselsil kefil olarak ... şirketi lehine 1 parça taşınmazını ipotek olarak vermesi dikkate alındığında; dosyada mevcut taraflarca ve diğer ortaklarca karşılıklı gönderilen çok sayıdaki ihtarname kapsamından, 2020 yılında kredi borçlarını ödemekte zorlanan ...şirketinin, borçlarının bir bölümünün kefillerce ödenmek zorunda kalındığı ve kefillerin birbirine karşı fazla borç ödeme iddialarıyla çok sayıda davalar açtıkları( Dairemizin, 2023/823 E., 2026/597 K. sayılı ve karar tarihinde Yargıtay temyiz incelemesinde bulunan ilamı), yine davacı ... tarafından, 2020 yılı içinde gönderilen ihtarlarda, kefil olarak kendisi ve ... tarafından bankaya ödenen kefalet tutarlarından payına düşenin ödenmesini davalı müdür ...'den isteyerek şirketin zor durumda olup inşaatların durduğunu, banka borcunu ödemekte zorlandıklarını belirttiği, bunun üzerine ... şirketi tarafından, borçların yeniden yapılandırılması talebinde bulunulması ile bankaca yapılandırma ile borçların bir kısmının 31/03/2021 tarihine ertelenmesi üzerine, banka alacağını tamamen ödeyerek banka lehine verilen ipotekler ile ödenen alacağı 12/02/2021 tarihli Temlik Sözleşmesi kapsamında temlik aldığı anlaşılan ...şirketi yönünden, davalının, salt bu şirketin de ortağı ve yöneticisi olması nedeniyle dava dışı müdürü ve ortağı olduğu ... şirketini zarara uğratarak tasfiyeye zorlamak kastıyla borç ödeme ve temlik işlemi yaptığının bilirkişi raporu kapsamı ile somut dosya kapsamına göre davacı yanca ispatlanamadığının açıkça anlaşılması, davalı müdürün, müdürler kurulu toplantısına katılmamış olmasının azil yönünden yeterli bulunmaması gözetilerek yazılı şekilde davanın reddine yönelik hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/07/2026
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...