Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/87 E. 2025/223 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/87
- Karar No
- 2025/223
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/87 KARAR NO : 2025/223
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2018/1057 Esas, 2021/810 Karar KARAR TARİHİ : 10/09/2021
ASIL DAVADA DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... [16499-94850-59421] UETS DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ... [16927-29689-32187] UETS
BİRLEŞEN BURSA 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2018/1058 E. SAYILI DOSYASINDA DAVACI : ... ULUSLARARASI TAŞIMACILIK VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. VEKİLİ : Av. ... [16499-94850-59421] UETS DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ... [16927-29689-32187] UETS
DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 13/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2025
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili, davalı ile müvekkili şirket arasında uluslararası nakliye yapılmasından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, bu bağlamda da 21/02/2017 tarihli banka dekontu ile davalı şirketin hesabına Bursa 14. İcra Müdürlüğü’nün 2014/7208 Esas numaralı dosyası kapsamında 4.000 Euro ödeme gönderildiğini, sonrasında söz konusu icra dosyası için davalı tarafça açılan itirazın iptali davasının Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/814 Esas, 2018/104 Karar sayılı ilamı ile reddedildiğini, davalı şirketin hesabında kalmış (haksız edinilmiş) 4.000 Euro’nun iadesi gerektiğinden Bursa 14. İcra Müdürlüğü’nün 2018 / 6762 Esas numaralı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafın üzerine düşen edimi gereği gibi yerine getirmediğinden davalının hukuken doğmuş bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı ...ile 05/03/2013 tarihinde akreditfli ihracat yapılmak üzere 23 rulo kumaşın satımı konusunda anlaştığını, söz konusu malların sevkiyatının davacı şirket tarafından yapıldığını, davacı tarafın malların ihracatının akreditifle yapılmış olduğunu bildiği halde ilgili bankadan ödeme teyidi almaksızın yahut akredifife konu bedelin ödendiğine dair banka dekontu olmaksızın malları alıcı firmaya teslim ettiğini, davacının işbu eylemi nedeni ile müvekkili şirketin maddi anlamda büyük zarara uğradığını, işbu zararın tazmini için açılan dava Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/814 E., 2018/104 K. sayılı dosyasının halen derdest olduğunu, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasında uluslararası nakliye yapılmasından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, 11/06/2018 tarihli cari hesap ekstrelerine göre yapılan incelemede davacı şirket ile davalı şirket arasında devam eden nakliye hizmet sözleşmesi kapsamında tahakkuk etmiş 31/01/2017 tarih ...fatura numaralı 1.847,57 TL bedelli, 15/02/2017 tarih ...fatura numaralı 2.912,18 TL bedelli, 20/02/2017 tarih ...fatura numaralı 1.760,36 TL bedelli, 27/03/2017 tarih ...fatura numaralı 5.672,55 TL bedelli ve 30/03/2017 tarih ...fatura numaralı 2.163,59 TL bedelli 5 adet faturaya istinaden müvekkilinin toplam 14.357,13 TL fatura alacağının tahsili için Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2018/6761 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini, 15.921,86 TL alacak bakımından takibin devamını, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafın üzerine düşen edimi gereği gibi yerine getirmediğinden müvekkilinin hukuken doğmuş bir borcu olmadığını, Bursa 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/814 Esas 2018/104 Karar sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davalı ile dava dışı ... arasında 05/03/2013 tarihinde ihracat yapılmak üzere 23 rulo kumaşın satımı konusunda anlaşma sağlandığı ve söz konusu malların sevkiyatının davacı şirket tarafından yapıldığı, birleşen davada taraflar arasındaki bu uluslararası nakliye yapılmasından kaynaklanan ticari ilişki sebebiyle tanzim olunan 5 faturadan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali davası olduğu, takibe konu bu faturaların her iki taraf defterlerinde kayıt altında olduğu, davalı tarafça 2.740,00 TL'lik ödemenin belgesinin ibraz edildiği, diğer ödeme kayıtlarının belgelerinin sunulmadığı, bu anlamda faturaların toplam bedeli olan 14.356,25 TL'den ödeme belgesiyle ispatlanan 2.740,00 TL'lik ödeme düşülerek bakiye 11.616,25 TL daha davacının alacaklı olduğunun kabulü gerektiği, ana dava ise; davacı tarafın malların ihracatının akreditifle yapılmış olduğunu bildiği halde ilgili bankadan ödeme teyidi almaksızın yahut akreditife konu bedelin ödendiğine dair banka dekontu olmaksızın malları alıcı firmaya teslim etmesi gerekçe gösterilerek davalı şirketin maddi anlamda uğradığı zararın tazmini için davalı tarafından açılan Bursa 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/814 Esas 2018/104 Karar sayılı dosyasının yargılaması sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 4.000 Euro luk ödemenin davanın reddedilmesi üzerine iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olduğu, davalı tarafın uğradığını iddia ettiği zararın tazmini için açtığı davanın yargılaması devam ederken davacı tarafın iradi olarak 4.000 Euro ödeme yaptığı, ana davaya konu takiple de, davalının davası reddedilmesi üzerine ödediği bu bedelin iadesini talep ettiği ancak davacı tarafça yapılan bu ödemenin bir iyiniyet ödemesi niteliğinde olduğu ve bu nedenle ödenen bu tutarın iadesi talebinin uygun bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2018/6761 sayılı dosyasında davalı borçlunun ödeme emrine itirazlarının kısmen iptali ile takibin 11.616,25 TL asıl alacak üzerinden, takip telebindeki şartlarla birlikte devamına, alacak likit olduğundan asıl alacak miktarı olan 11.616,25 TL'nin %20'si tutarında hesap edilen 2.323,25 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 548,00 TL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, asıl dava yönünden, müvekkili şirket davalı ile ileri ki süreçte yine iş ilişkisine girebileceği ve bu uyuşmazlığın taraflarca karşılıklı olarak giderilebileceği umuduyla dava konusu ödemeyi yaptığını ancak davalı şirketin hem bu ödemeyi alarak uhdesinde tuttuğunu hem de Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/814 E. Sayılı dosyasından davaya devam etmek suretiyle kötü niyetli hareket ettiğini, müvekkilinin hem sunduğu taşıma hizmeti için alacağına kavuşamadığını hem de karşı tarafa ekstra ödeme yaparak mağdur edildiğini, bu nedenlerle davalıya yapılan ödemenin iyi niyet ödemesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiş, birleşen dava yönünden de yapılan bilirkişi incelemesinde, 2016 ve 2017 yıllarında davalının toplam borcunun 17.097,13 olduğunun tespit edildiğini, tek bir ödeme olan 2.740 TL mahsup edildiğinde 14.357,13 TL davalının müvekkili şirkete borcu olduğu sonucu ortaya çıktığını, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verişmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Asıl ve birleşen dava itirazın iptali talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yazılı gerekçe ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-) Birleşen davaya ilişkin yapılan istinaf incelemesinde; Birleşen dava; davacı tarafça fatura alacağının tahsili için davalı aleyhine Bursa 14. İcra Müdürlünün 2018/6761 Esas sayılı dosyası kapsamında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Bursa 14. İcra Müdürlünün 2018/6761 Esas sayılı dosyasında davacı taraf 14.357,13 TL fatura alacağı ile 1.564,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.921,86 TL'nin tahsili talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2018/6761 sayılı dosyasında davalı borçlunun ödeme emrine itirazlarının kısmen iptali ile takibin 11.616,25 TL asıl alacak üzerinden, takip telebindeki şartlarla birlikte devamına, alacak likit olduğundan asıl alacak miktarı olan 11.616,25 TL'nin %20'si tutarında hesap edilen 2.323,25 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 548,00 TL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın m. 341/2 hükmü “Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” şeklindedir. Yine 6100 sayılı HMK Ek Madde-1 hükmünde 341. maddedeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca; Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı; 341. maddedeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı düzenlenmiş bulunmaktadır. Söz konusu yeniden değerleme oranındaki artış sonucu, ilk derece mahkemesi hükmünün verildiği 2021 yılı için HMK m. 341/2 hükmündeki kesinlik sınırı 5.880 TL'dir. Yine Kanunun 341/4 maddesi gereğince alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü bu miktarı geçmeyen tarafın istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir. Eldeki davada, dava değeri 15.921,86 TL olup davacı vekilince reddedilen kısma yönelik istinaf başvurusunda bulunulduğu ancak mahkemece reddedilen kısmın miktar itibarı ile HMK'nın 341/2 maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmakla, birleşen davada verilen kararın kesin olması nedeni ile davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. 2-) Asıl davaya ilişkin yapılan istinaf incelemesinde; Asıl dava, Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2018/6762 Esas sayılı icra dosyasında ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2018/6762 Esas sayılı icra dosyasında, davacı tarafça davalı aleyhine 4.000 Euronun takip tarihindeki TL karşılığı olan 21.289,20 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 19/06/2018 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, süresi içerisinde borçlunun takibe ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir. Davacı taraf, Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2014/7208 E. sayılı dosyası kapsamında 21/02/2017 tarihinde davalı şirket hesabına 4.000 Euro ödeme yapıldığını ancak Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/814 E., 2018/104 K.sayılı dosyasında itirazın iptali davasının reddine karar verildiğini, davalıya yapılan haksız ödemenin iadesi gerektiği ileri sürülmektedir. Harici ödemenin yapıldığı Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2014/7208 E. sayılı icra dosyasında, işbu davanın davalısı ...San.Tic.Ltd.Şti.tarafından davacı ... şirket aleyhine toplam 10.201,54 Euronun tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/814 E. sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığı, yargılama devam ederken ... şirketi tarafından 21/02/2017 tarihinde davalı şirketin hesabına "... Ulus.Taş.-Dosya Nr.14 İcra 2014/7208" açıklamasıyla 4.000 Euro ödeme gerçekleştirildiği, itirazın iptali davasının yargılaması neticesinde ise 2018/104 K. sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği ve Dairemizin 16/06/2022 tarihli, 2019/1750 E., 2022/900 K.sayılı ilamı ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilerek kararın 08/09/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. TBK'nın 78.maddesi uyarınca, borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir hükmü yer almaktadır. Somut olayda da, davacının, aleyhine yapılan icra takibine itiraz ettiği, takibin durduğu ve itirazın iptali yargılamasının devam ettiği aşamada harici ödeme yaptığı nazara alındığında yapılan ödemenin icra tehdidi altında olmaksızın, ihtirazi kayıt koyulmaksızın iradi olarak yapıldığı, bu suretle iradi olarak yapılan ödemenin geri istenebilmesi için davacının ödemenin borcun varlığında hataya düşülerek gerçekleştirilmiş olduğunu ispat etmesi gerektiği, bu hususta da dosya kapsamı uyarınca ispata yarar delil bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341/2, 346/1 ve 352/1-b hükümleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-) Davacı vekilinin ilk derece mahkemesince asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-) Birleşen davacı yönünden, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın birleşen davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
5-) İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.13/02/2025
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye* ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır