Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1083 E. 2026/1226 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1083
Karar No
2026/1226
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1083

KARAR NO: 2026/1226

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/05/2023

NUMARASI: 2022/715 Esas - 2023/584 Karar

DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların tacir olduklarını, bu nedenle öncelikle arabuluculuk yoluna başvurduklarını, arabuluculuk başvurusunun anlaşamama ile sonuçlandığını, ticari işetmelerin devri halinde işletmenin aktif ve pasifleriyle topyekun devredebileceğinin kanun ile düzenlendiğini, işletmeye bağlı borçlardan yeni malikin de sorumlu olacağını, eczanelerin ticari işletme olduklarını ve eczacıların tacir sayıldıklarını, davacının ticari alacağına istinaden .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile 168.032,00 TL asıl alacak ve ferilerinin tahsili amacıyla yürütülen icra takibi sürecinde, borçlu ...'a ait ... Mah. ... Cad. No. ... iç kapı no:.../İstanbul adresinde bulunan ...nin ...'ya devrettiği bilgisine ulaştıklarını, eczanelerin Sağlık Bakanlığı'nın izniyle ve sınırlı sayıda açılabildiğini, yeni eczane açılmasının oldukça güç olduğunu ve var olan eczanelerin yüklü bir bedel karşılığında devredilebildiğini, ticari işletme olarak kabul edilen eczanelerin içerisindeki ilaçların ve işletme hakkının devredilmesinin söz konusu olmadığını, bu devir dolayısıyla zarara uğratılmak istenen davacı alacaklının, alacağını ticari işletmeyi devralan kişiden isteyebileceğini, ticari işletme ile birlikte işletmenin aktif ve pasiflerini devralan davalının, işletme dolayısıyla doğan ve işletmeye bağlı işbu borçtan sorumlu olduğunu belirterek davanın kabulü ile icra takibine konu asıl alacağın faiz, vekalet ücreti, harç ve masraflar dahil diğer tüm ferileri ile birlikte davalıdan tahsil edilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ikame edilen davanın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, davalının tacir olmadığını, davalının eczanesinin de ticari işletme olmadığını, davalının esnaf statüsünde olduğunu ve bununla birlikte davalının yıllık ciroları da dikkate alındığında davalının esnaf statüsünde olduğunun görüldüğünü, bir kimsenin tacir olarak sayılabilmesi için kendisi dışında en az iki çalışanının bulunması gerektiğini ve davalının sadece bir çalışanının bulunduğunu, bir dükkanın eczane olarak kullanılabilmesi için yönetmeliğin 20. maddesinde olduğu üzere belirtilen şartları sağlamış olması gerektiğini, gerçekte çok zor olduğu için eczacıların, daha önce eczane olarak hizmet veren bir dükkanı kiraladıklarını, davalının de hem kotadan dolayı hem de eczane olarak kullanabilecek bir dükkanının bulunmasının çok zor olduğu için dava dışı ...'un boşalttığı dükkanı, sahibinden boş olarak kiraladığını, davalının faaliyetlerine başlayabilmesi için yönetmeliğin 18. ve 19. maddesine göre İl Sağlık Müdürlüğünde devir sözleşmesinin yapılması gerektiğini ve dava dışı ... ile taraflar arasında devir sözleşmesi imzalandığını ancak her ne kadar bu şekilde bir devir sözleşmesi düzenlenmişse de gerçekte bir devrin söz konusu olmadığını, dava dışı ... tarafından davalıya devredilen herhangi bir mal bulunmadığını, eczanedeki dolap, masa, bilgisayar gibi demirbaşların da davalı tarafından 3. kişilerden satın alındığını, devir sözleşmesinde belirtilen ilaçların devredilmediğini, davalının ...'un borçlarından sorumlu olmayacağını, kabul etmemekle birlikte yapılan işlemin ticari işletme devri olsa bile davalının devredildiği iddia edilen demirbaşlarla sınırlı olacak şekilde borçtan sorumlu tutulması gerektiği, dava dilekçesinde belirtilen icra dosyalarından hacze gelinmiş olduğundan öncelikle istihkak iddiasının bertaraf edilmesi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacı şirketin dava dışı ...'dan alacaklı olduğu ve bu konuda ihtilafın bulunmadığı, davacının, alacağın tahsili amacıyla dava dışı kişiye karşı icra takibine giriştiği, takibin kesinleştiği ve ticari işletme devrine konu eczaneye hacze gidildiği, sonrasında eczanenin dava dışı kişi tarafından davalıya devredildiği, eczanelerin ticari işletme niteliğinde olduğunun içtihatlarda benimsendiği, bu nedenle devrin TBK 202. maddesi kapsamında olduğu, borçlardan sorumsuzluğa ilişkin yapılan anlaşmanın üçüncü kişi yönünden bağlayıcı olamayacağı, aksinin kabulünün emredici yasal düzenlemeye aykırılık teşkil edeceği, yeni eczane açmak için kota nedeniyle bekleyecek olan bir eczacının mevcut eczaneyi devralarak hemen ticari gelir elde etmeye başlaması durumunda işletme devri nedeniyle alacaklılara karşı sorumlu olacağını bilebileceği veya bilmesi gerektiği, davacı tarafından ticari alacağa ilişkin 138.032,00 TL üzerinden davanın açıldığı, her ne kadar dava dışı icra takibine ilişkin asıl alacak ve tüm ferileriyle birlikte davalıdan tahsil talep edilmişse de davalının icra takibine taraf olmadığı ve talebin harca esas değerle sınırlı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının tacir olmadığını, davalının eczanesinin de ticari işletme olmadığını, davalı hem kotadan dolayı hem de eczane olarak kullanılabilecek bir dükkanın bulunmasının çok zor olduğu için dava dışı ...'un daha önce eczane olarak kullandığı fakat daha sonra boşalttığı dükkanı mal sahibi olan ... Limited Şirketin'den boş olarak kiraladığını, dava dışı ... tarafından davalıya devredilen herhangi bir malın bulunmadığını, eczanenin asıl faaliyeti ilaç satmak olduğu dikkate alındığında ve davalıya herhangi bir ilaç devredilmediği de göz önünde bulundurulduğunda söz konusu işlemin bir işletme devri olmadığının görüleceğini, eczanedeki dolap, masa, bilgisayar gibi demirbaşlar da davalı tarafından 3. kişilerden satın alındığını ve davalının dava dışı ...'un borcundan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davalı ile dava dışı ... arasında iddia edilen ticari işletme devrine ilişkin bir para transferinin de söz konusu olmadığını, mevzubahis devirin Türk Ticaret Kanunu anlamında da bir ticari işletme devri olmadığını, başta ilaç olmak üzere hiçbir mal varlığının devredilmediğini, ticaret siciline yapılmış bir tescil ve bir ilanın da bulunmadığını, eczane tüm aktif ve pasifleriyle de devredilmediğini, bu sebeple yapılan işlemin bir ticari işletme devri olmadığını, aynı mahkemeden aynı dava konusunda davalıya karşı açılan iki davada farklı kararlar verilmesinin hukuka güveni zedelediğini, mahkemece bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazlar ve iki rapor arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, takibe konu borcun çek ve cari hesap ekstrelerine dayandığını, borcun konusu olan çekleri keşide eden dava dışı borçlu olan gerçek kişi ... olduğunu, gerçek bir şahsın keşide ettiği çekten ve kendisine ait cari hesap ekstrelerinden dolayı davalının sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, bu borcun dava dışı ...'un defterlerine işlenip işlenmediğinin belirsiz olduğunu, yapılan işlem ticari işletme devri olsa bile davalı devredildiği iddia edilen demirbaşlarla sınırlı olacak şekilde borçtan sorumlu tutulması gerektiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava, kambiyo senedine (çeke) dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıdaki gerekçeler ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı şirketin, dava dışı borçlu şirketin mal varlıklarını işletme devri şeklinde devralıp devralmadığı, dava dışı borçlunun takipten dolayı borcundan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, noktasındadır.

Davacı alacaklı tarafından dava dışı borçlu ... hakkında, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "20.08.2021 tanzim ve 23.08.2021 ibraz tarihli 140.702,00 TL miktarlı çek'' nedeniyle davalı ve dava dışı asıl borçlu ile hakkında, toplam 154.466,32 TL alacağın tahsili istemiyle 28.09.2021 tarihinde ilamsız takip başlatılmıştır.

... Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğü 01.12.2021 tarihli Eczane Devir Tutanağında, ... Mah. ... Cad. No:... İç kapı No:.../İstanbul adresinde bulunan ... Eczanesinin dava dışı ... tarafından davalıya ...'ya devredildiği, eczane demirbaşları eczane dolabı- 42 adet, banko 5 adet, bilgisayar 1 adet, klima 4 adet, led ekran 1 adet, kamera 6 adet, eczane tabelası, E logo levha, ışıklı nöbet ekranının devralan eczacıya ücret mukabilinde sağlam olarak teslim edildiği, ilaç devrinin söz konusu olmadığı, devir işleminden önce ...ne ait varsa borçlar veya alacak/verecekleri (resmi devir işleminden önceki ) hakkında devir alan eczacının sorumluluğunun bulunmadığı kararlaştırılmıştır.

Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 10.12.2021 tarihinde ... ... Eczanesi'nin ilanı yapılmıştır.Davalı ile dava dışı .... Şti. arasında, ... Mah. ... Cad. No:... İç kapı No:.../İstanbul adresinde bulunan eczane olarak kullanılan dükkanın 11.01.2021 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kiralanmasına ilişkin Kira Sözleşmesi imzalanmıştır.

TTK.`nun 3. maddesi hükmü gereğince eczaneyi ilgilendiren bütün işlem, eylem ve işler ticari işler olduktan gayri eczacı da iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanmadığı ve kazancı da ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az bulunamayacağı cihetle aynı Kanunun 17. Maddesi hükmündeki tanıma uygun olarak esnaf da değildir ve ticari işletme olan eczaneyi işlettiğinden TTK.`nun 14. maddesi hükmü uyarınca tacirdir. 6197 sayılı Kanun`un 19.maddesinde, eczane sahibinin mesleği dışında bizzat ticaret yapamayacağının yazılı olması da sağlık yönünden kamu yararı amacına yönelik olup, eczacının eczane işletmekle tacir olması durumunu ve eczanenin ticari işletme olma niteliğini bertaraf edemez. (Yrd.Dç.Dr.Burcu G.Özcan-Eczacının...sorumluluğu)6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11/3 maddesinde; "Ticari işletme, içerdiği mal varlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran mal varlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen mal varlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. Bu devir sözleşmesiyle ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan diğer sözleşmeler yazılı olarak yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan edilir" hükmü yer almaktadır.

TBK'nın 202. maddesinde " Bir mal varlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı mal varlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur. Bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır.

Bu süre, muaccel borçlar için, bildirme veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise muacceliyet tarihinden işlemeye başlar. Borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir. Bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe, ikinci fıkrada öngörülen iki yıllık süre işlemeye başlamaz. " hükmü düzenlenmiştir.

Somut olayda, 01.12.2021 tarihli Eczane Devir Tutanağı ile ...nin dava dışı ... tarafından davalıya devredildiği, eczane demirbaşları eczane dolabı- 42 adet, banko 5 adet, bilgisayar 1 adet, klima 4 adet, led ekran 1 adet, kamera 6 adet, eczane tabelası, E logo levha, ışıklı nöbet ekranının devralan eczacıya ücret mukabilinde sağlam olarak teslim edildiğinin, ilaç devrinin söz konusu olmadığı, devir işleminden önce ...ne ait varsa borçlar veya alacak/verecekleri (resmi devir işleminden önceki ) hakkında devir alan eczacının sorumluluğunun bulunmadığı kararlaştırılmıştır. Dosyada, davalı ile dava dışı ... arasında işletme devrinin gerçekleşmiş olduğu davalının borçlardan sorumlu olduğunun kabulünü gösteren herhangi bir delil mevcut değildir.

Ayrıca emsal Yargıtay 11.HD'nin 2017/3741 Esas, 2019/784 Karar ve 04.02.2019 tarihli ilamında belirtildiği üzere bir demirbaşların satın alınmış olması işletmenin aktif ve pasifiyle birlikte devri olarak kabul edilemeyeceği gibi münferit mal varlığı devrinin ticari işletme devri sonucu doğurmayacağından Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 2.327,00 TL harcın mahsubuyla kalan 1.595,00 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

5-6183 Sayılı Kanun hükümleri ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,

7-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak;

a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

b-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 738,00 TL, posta ve tebligat gideri 266,00 TL olmak üzere toplam 1.004,00 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1083, K. 2026/1226, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1083-e-2026-1226-k-9460099802ed