Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4018 E. 2026/2318 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4018
Karar No
2026/2318
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/351 E., 2025/1007 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/85 E., 2022/411 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacı şirketin 24.07.1996 yılında kurulduğunu, 2002 yılında ... Tıp Merkezinin faaliyete geçtiğini, 2004 yılına unvan değişikliği yaparak ... Tıp Merkezi Teşhis ve Tedavi Hizmetleri Ltd. Şti. adını aldığını, 2006 yılından itibaren imzalanan Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmeleri gereğince davalı Kurumun hak sahiplerine sağlık hizmeti sunduğunu, bugüne kadar hiçbir vergi borç ve cezasının olmadığını, sözleşmeye aykırı davranış ve tutumda bulunmadıklarını, 2013 yılında kurumu özel hastane niteliğine dönüştürmek istediklerini, bunun için Sağlık Bakanlığının olumlu kararı sonrası ... İş Güvenliği Medikal Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti.den Tıp Merkezinin uygunluk belgesinin ve kadrosunun devir alındığını, devir sözleşmesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından uygulanmış olan her türlü cezanın devir eden şirkete ait olacağının kararlaştırıldığını, devreden şirketin tüzel kişiliğinin halen devam ettiğini, iş yeri devrinin söz konusu olmadığını, ancak davalı Kurum tarafından devir tarihinden önce ... Tıp Merkezine uygulanan cezai şart bedeli ile fer'ilerine davacı şirketin hak edişlerinden keseceğinin bildirildiğini, işlemin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (6098 sayılı Kanun) 202 vd. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı Kurum işleminin iptaline ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; sözleşmesi feshedilen özel sağlık hizmet sunucusunda, vefat etmiş hekimler adına ölüm tarihinden sonra çok sayıda muayene ve işlemin faturalandırıldığı, bu nedenle sözleşme hükümleri uyarınca cezai işlem ve hizmet bedeli kesintisi uygulandığı, sonrasında işletmenin isim değişikliği ve devir yoluyla davacı şirkete geçtiği, devrin usulüne uygun ilan edilmediği ve davacı şirketin devralan sıfatıyla cezai şart ve fer’ilerinden müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yapılan devrin işletme-şirket devri olmaması sebebiyle davacının borçlardan sorumluluğunun doğmayacağı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacı şirket hakkında davalı Kurumca düzenlenen 19.03.2021 tarihli ve 15.079.028,80 TL tutarındaki işlemin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirket tarafından devir alınan uygunluk belgesi ve kadrolarla birlikte Denizli ilinde ... Tıp Merkezi Teşhis ve Tedavi Hizmetleri adı altında faaliyetlerine devam ettiğini, davalı Kurum tarafından 19.03.2021 tarihli işlem ile devir alınan ... Tıp Merkezine uygulanan cezai işlemin gecikmiş faizleriyle birlikte 15.079.028,80 TL olarak davacı şirketin hak edişlerinden kesilmesine karar verildiği, davacı şirketin, sözleşme ile tıp merkezinin bir kısım bölümlerinin uygunluk belgelerini ve kadrolarını devralmasına rağmen, demirbaşları, malzemeleri ve tıbbi cihazları devralmadığı, devraldığı uygunluk belgesi ve kadrolar ile sağlık işletmesine ait demirbaşlar ve tıbbi cihazlar olmadan tıp merkezinin faaliyetine devam etmesinin mümkün bulunmadığı, davacı şirketin tıp merkezinin tüm aktiflerini devir almadığı ve 6098 sayılı Kanunun 202. maddesi anlamında bir işletme devri söz konusu olmadığı, devir tarihinden önce davalı Kurum tarafından uygulanan cezai işlem bedelinden sorumlu tutulması mümkün bulunmadığı, 2018 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (15.7.) maddesi gereğince, işletme hakkının devri nedeniyle devreden şirket ile birlikte devralan davacı şirketin müteselsilen sorumlu oldukları düzenlenmiş ise de; devir sözleşmesinin 05.11.2013 tarihinde yapılmış olması nedeniyle 2018 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (15.7.) maddesinin somut olayda uygulama yeri bulunmadığı, davacı şirketin 6098 sayılı Kanunun 202. maddesi gereğince bir sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; ... Tıp Merkezinin Kuruma olan borçlarının, tıp merkezini devralan ... Tıp Merkezi Teşhis ve Tedavi Hizmetleri Ltd. Şti. ile birlikte devreden sıfatıyla ... İş Güvenliği Medikal Sağlık Hizmetleri Turizm Elektronik İnş. San. Tic. Ltd. Şti.den 6098 sayılı Kanunun 202. maddesine dayanılarak tahsil edilebilmesi için, ... İş Güvenliği Medikal Sağlık Hizmetleri Turizm Elektronik İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ile imzalanmış bir sözleşmenin bulunmasının gerektirmediğini, ... Tıp Merkezinin (yapılan devir sözleşmelerinden sonra yeni adı ... Hastanesi olan) tüm borçlarından, tıp merkezini devralan ... Tıp Merkezi Teşhis ve Tedavi Hizmetleri Ltd. Şti.nin 6098 sayılı Kanunun 202. maddesine istinaden Kuruma karşı sorumlu bulunduğunu, müteselsil borçlarda alacaklının borçluların hepsinden veya birinden alacağının tamamının veya bir kısmını istemekte serbest olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; dava dışı sağlık hizmeti sunucusuna uygulanan cezai şart bedelinden, dava dışı sağlık hizmeti sunucusuna ait sağlık işletmesinin davacı şirket tarafından devralındığı ve 6098 sayılı Kanunun 202. maddesi gereğince devralan davacı şirketin de uygulanan cezai işlem bedelinden müteselsilen sorumlu olduğundan bahisle, cezai işlem bedelinin davacıdan tahsili için oluşturulan işlemin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye davacı şirketin sözleşme ile tıp merkezinin bir kısım bölümlerinin uygunluk belgelerini ve kadrolarını devralmasına rağmen, demirbaşları, malzemeleri ve tıbbi cihazları devralmamış olmasına, devralınan unsurların 6098 sayılı Kanunun 202. maddesi anlamında bir işletmenin aktif ve pasifleriyle birlikte devrini oluşturmamasına, 2018 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (15.7.) maddesi gereğince işletme hakkının devri nedeniyle devreden şirket ile birlikte devralan davacı şirketin müteselsilen sorumlu oldukları düzenlenmiş ise de; devir sözleşmesinin 05.11.2013 tarihinde yapıldığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4018, K. 2026/2318, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4018-e-2026-2318-k-6d09a88c2935