Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4765 E. 2026/2317 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4765
Karar No
2026/2317
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/810 E., 2025/1614 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/233 E., 2025/70 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin murisi ...'nin , 26.03.2014 tarihinde davalı firma bayisi olan ... Motorlu Araçlar San. Tic. Ltd. Şti' den 2014 model ....1.5 DCI tip .... 06 şase numaralı araç satın aldığını ve aracın aynı gün müvekkiline teslim edildiğini, aracı teslim alındıktan 2 ay sonra navigasyon ekranında gelip gitmeler yaşandığından araç servise getirildiğini, yapılan tetkik sonucu aracın şerit takip kalibrasyon ve kamera ayarlarının bozulmuş olduğunun belirlendiğini ve arızanın giderildiğini, araç satın alındıktan yaklaşık 1 yıl sonra da henüz 17.000 km'deyken sarı motor arıza ışığının aralıksız olarak yanmaya başladığını, bunun üzerine 10.07.2015 tarihinde servise gidildiğinde herhangi bir değişiklik yapılmadığını aracın aynı arızayı yapmaya devam etmesi halinde servise getirilerek detaylı inceleme yapılacağının belirtildiğini, 13.07.2015 tarihinde araçtaki acil durum frenleme sistemindeki hatadan kaynaklı olarak motor arızasının meydana geldiğini, temin edilen çekici ile aracın servise götürüldüğünü, serviste yapılan işlemlerden sonra aracın tamir edildiğinin bildirildiğini, 16.07.2015 tarihinde aracın motorunun arızalandığını, sarı motor arıza ışığının yandığını, aracın yolda kalması üzerine de çekici vasıtasıyla servise getirildiğini, burada yapılan tetkikte aracın egr valfi ve vuruntu sensörünün değişmesi gerektiğinin belirtildiğini, bu olaydan sonra da araçtaki sarı motor arıza ışığının yanmasının devam ettiğini, aracın halen kusursuz olarak çalışamadığını ileri sürerek; ayıplı aracın misliyle değiştirilmesi, aksi halde bedelinin yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; araçta tek bir arıza bulunduğunu, davacının bu arıza hakkında bilgilendirilmesine rağmen onarım sürecine izin vermediğini, buna karşın aynı arıza nedeniyle aracı defalarca servise getirerek kayıt oluşturduğunu, servis incelemesinde arızanın egzoz valfi ve vuruntu sensöründen kaynaklandığı, bu parçaların garanti kapsamında değişiminin gerektiğinin bildirildiği, ancak davacının parça değişimini kabul etmediğinii arızanın giderilememesinin davacının onay vermemesinden kaynaklandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 17.05.2023 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne, 3.175,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 02.07.2024 tarihli kararıyla; yargılama sırasında talimat ile alınan makine mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda davacının aracında tespit edilen hasarların aracın kullanımı ile ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğunun tespit edildiği, dava konusu araçtaki ayıbın imalattan kaynaklı olması ve kullanıcı hatasına dayanan bir sorunun bulunmaması ile davacının mevcut haliyle otomobilden beklediği faydayı sağlamasının mümkün olmaması nedeniyle imalatçı olan davalıya karşı davacının seçimlik haklarından misli ile değişim hakkını kullanması karşısında bu talebin kabulüne aracın misli ile değişimine karar verilmesi gerekirken satıcı olmayan davalı hakkında misli ile değişim talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davacının terditli talebinin aracın satış bedelinin iadesine ilişkin olmasına rağmen talep edilmeyen aracın ayıp onarım bedeline hükmedilmesinin doğru olmadığını, yine; araç başında keşif yapılarak bilirkişi marifetiyle aracın kaza nedeniyle uğradığı değer kaybı olup olmadığı belirlenerek oluşan değer kaybı bedelinin davalıya ödenmesi karşılığında aracın misli ile değişimine ilişkin hüküm kurulması gerektiğinden bahisle; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararı doğrultusunda; değer kaybı bedelinin davalı satıcıya ödenmesi mukabilinde davacının ayıplı mal nedeniyle ayıpsız misliyle değişim seçimlik hakkının hak ve nesafet ilkelerine uygun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu aracın ayıplı mal niteliğinde olduğunun tespitine, dava konusu aracın tüm masrafı davalı tarafa ait olmak üzere ayıpsız bir misli ile değiştirilmesine, 37.000,00 TL değer kaybı tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; araçtaki ayıbın üretimden kaynaklandığı ve kullanıcı hatası bulunmadığı kabul edilerek davacının misli ile değişim talebi imalatçı yönünden kabul edildiği, bu hususun istinaf incelemesiyle kesinleştiği, davalının, onarım bedelinin tahsil edilmiş olması nedeniyle davacının seçimlik hakkını onarımdan yana kullandığı ve aracın artık sorunsuz olduğu yönündeki itirazların yerinde görülmediği, dava sırasında aracın başka kazalara karıştığı ve hasar kayıtlarının bulunduğu ve söz konusu hasarlar nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı bedeli belirlendiği, alınan raporda bilirkişi tarafından araçta yapılan incelemede aracın sol arka çamurluk ve sol arka kapı kısımlarında lokal boya atması ve çizikler olduğu belirtilmesine rağmen bu hususların onarım bedeli ya da değer kaybı hesabında dikkate alınmadığından bahisle davalı vekili tarafından rapora itiraz edildiği, Mahkemece bilirkişinin duruşmada hazır edilerek davalının bu itirazı hakkında beyanları alındığı, bilirkişi sol arka çamurluktaki çiziklerin ve ön tampondaki boya atmasının ayrıca değer kaybına sebebiyet vermeyeceği gibi onarımının da gerekmediğini, sektörde buna kozmetik kusur dendiği, alınan bilirkişi raporu ile kaldırma kararın uyarınca davacının ayıplı aracında kendi kullanımı sırasında meydana gelen hasar nedeniyle oluşan değer kaybı bedelinin hesaplandığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; mahkemece misli ile değişimi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaldırma kararının gereklerinin yerine getirilmediğini, alınan bilirkişi raporu ile dava konusu araçta herhangi bir arıza bulunmadığının tespit edilmesi ile davacı tarafça ilk karar ile hükmedilen onarım bedelinin tahsil edilmiş olması karşısında aracın onarıldığı sonucuna varıldığını, bu durumda dava açıldıktan sonra onarım seçimlik hakkı kullanıldığından misli ile değişim kararı verilmesinin hatalı ve hakkaniyetli olmadığını, davacının aracındaki tüm hasarlar ve bu hasarların oluşturduğu değer kaybından sorumlu olduğunu, alınan bilirkişi raporu ile kaldırma kararında belirtilen hasar ve değer kaybına ilişkin yapılan değerlendirme ile aracın mevcut durumunda ön tamponda boya atmasının olduğu, sol arka çamurlukta belirgin çiziklerin ve yaşına göre beklenen muhtelif çiziklerin mevcut olduğunun bildirilmesine rağmen bu hususlarla ilgili onarım bedeli ve değer kaybı hesaplaması yapılmadığını, diğer hasar kayıtlarına göre değer kaybı belirlemesi yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, araç satış sözleşmesinden kaynaklı ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, bunun mümkün olmaması durumunda bedel iadesi istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle denetime açık, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak dava konusu araçta oluşan bu gizli ayıbın üreticiden kaynaklandığı dava konusu aracın kullanılması ile ortaya çıkan ve gizli ayıp niteliğinde olan aracın onarımının mümkün olmadığı ve davacının seçimlik hakkını misli ile değişim şeklinde kullanmasının hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine de uygun olduğu, anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4765, K. 2026/2317, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4765-e-2026-2317-k-ab8b63b70932