Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1974 E. 2026/567 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1974
- Karar No
- 2026/567
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1974
KARAR NO: 2026/567
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 28/09/2022
NUMARASI: 2021/148 Esas - 2022/607 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/03/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin hava taşıma hizmeti veren bir şirket olduğunu, davacı şirket tarafından davalı şirkete taşıma hizmeti verildiğini, bu kapsamda oluşan cari hesap alacağının davalı tarafından ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla.... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz nedeniyle takibin durdurulduğunu, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, % 20 oranında icra inkar tazminatı ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından alacağın kaynağı belirtilmediğini, davacı tamir için yurt dışına gönderdiği teknik bir ürünün geçici ihracat ithalat rejimi yerine davacının hatası ile sehven kati ithalatı rejimi uygulaması sebebiyle İngiltere de doğan verginin haksız yere davalıdan tahsiline ilişkin olduğunu, kayıtlara geçici ithalat değilde standart ithalat olarak girildiğinden kaynaklandığını, davalının olayda bir kusurunun bulunmadığını savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "TTK m. 864 incelemesinde, gönderenin kusursuz sorumlu olduğu haller düzenlendiği, 2. ek raporda 3. sayfada madde metni dipnotta gösterildiği, metin içinde de maddenin değerlendirildiği, hukuki niteleme ve değerlendirme ile takdirin mahkemeye ait olacağı, gönderenin kusursuz sorumluluğu halleri için sorumluluk sebeplerinin malda meydana gelen zayi veya hasar zararları olduğu, somut olayda TTK m. 864 hükmüne uygun bir zararın söz konusu olmadığı, TTK m.870/1 hükmünün taşıma ücretinin ödeme zamanı-muacceliyete ilişkin olduğu, taşıma tamamlandığında, yük teslim edilme anında muacceliyetin olacağı, taşıyıcının taşıma ücretine ek olarak katlandığı masrafları ve gördüğü ek işlere ilişkin bedelleri de talep edebileceği, somut olayda, davacının taşımayı yapması ve işi tamamladıktan sonra taşıma bedeli talep etmesinde bir haksızlığın olmadığı, ancak yükün geçici ithal edilmesi sürecinde, tam bir ithalat var gibi katlanılan masraflar ve alacaklar bakımından uyuşmazlık olduğundan kök ve ilk iki ek rapor değerlendirmelerine eklenecek yeni bir hususun olmadığı, Montreal Konvansiyonu hükümlerine göre ücret karşılığı taşıma yapan davacının talep edebileceği ücretin miktarı ve içeriği konusunda konvansiyonda özel bir düzenlemenin bulunmadığını, ancak, davacının hava yük senedi kapsamında yaptığı taşımalarda taşıma ücretine hak kazanacağı, özel bir anlaşma olmadığında davacının kendi tarifesine göre fatura tanzim etmesinin mümkün olduğu, ancak davacının verilen talimat veya taahhüt edilen taşıma sürecine aykırı katlanılan yükümlülükleri davalıya yansıtamayacağı, sonuç olarak; Kök, 1. Ek ve 2. Ek raporlarda inceleme ve değerlendirme sonuçlarından başkaca yeni bir sonuç ve kanaat hasıl olmadığını, davacının talep ettiği alacak bakımından taşıma sürecinde teamüle uygun bir iş olmadığı, emir ve talimat olmaksızın ödemenin yapıldığı hususları gözetilerek nihai takdir ve değerlendirmesi mahkemeye aittir.Taraf ticari kayıtlarının lehe delil vasfında olduğu, davalının faturaya süresinde itiraz ettiği, dava konusu masrafın kendi işletme (risk) alanından ortaya çıkmasından dolayı sorumlusunun davacı olduğu, taşıma senedinde açıkça DDP teslim şeklini davacının da bildiği, buna göre taşımayı üstlendiği gözetildiğinde İngiltere ithalat kaynaklı ek ödeme yapması bakımından davalı taraftan herhangi bir alacak talebinin yerinde olmayacağı, davacının gerçekte geçici ithalat ile tamir ve servis için taşıdığı emtia için kalıcı-daimi ithalat beyan edilerek fazladan katlandığı bedelleri, beyanın düzeltilerek İngiliz kamu idaresinden talep edilebileceği, TTK m. 864 hükmünde gönderenin kusursuz sorumlu olduğu hallerin düzenlendiği, gönderenin kusursuz sorumluluğu halleri için sorumluluk sebeplerinin malda meydana gelen zayi veya hasar zararları olduğu, somut olayda TTK m. 864 hükmüne uygun bir zararın söz konusu olmadığı, TTK m.870/1 hükmünün taşıma ücretinin ödeme zamanı-muacceliyete ilişkin olduğu, taşıma tamamlandığında, yük teslim edilme anında muacceliyetin olacağı, taşıyıcının taşıma ücretine ek olarak katlandığı masrafları ve gördüğü ek işlere ilişkin bedelleri de talep edebileceği, somut olayda, davacının taşımayı yapması ve işi tamamladıktan sonra taşıma bedeli talep etmesinde bir haksızlığın olmadığı, ancak yükün geçici ithal edilmesi sürecinde, tam bir ithalat var gibi katlanılan masraflar ve alacaklar bakımından uyuşmazlık olduğu gözetildiğinde yukarıda belirtilen dosya kapsamında alınan hükme elverişli teknik bilirkişi heyet raporlarında belirtilen sebeplerle davalının kusursuz sorumluluğunun olmayacağı, taraflar arasındaki sözleşmede de dava konusu uyuşmazlığın meydana gelmesi halinde bundan sorumluluğun davalı tarafa ait olacağı yönünde özel bir hükmün bulunmaması, Montreal Konvansiyonu hükümlerine göre ücret karşılığı taşıma yapan davacının talep edebileceği ücretin miktarı ve içeriği konusunda konvansiyonda özel bir düzenlemenin bulunmadığı, davacının hava yük senedi kapsamında yaptığı taşımalarda taşıma ücretine hak kazanacağı, özel bir anlaşma olmadığında davacının kendi tarifesine göre fatura tanzim etmesinin mümkün olduğu, ancak davacının verilen talimat veya taahhüt edilen taşıma sürecine aykırı katlanılan yükümlülükleri davalıya yansıtamayacağı teknik heyet bilirkişi raporları ve dosyadaki delil durumundan anlaşılmakla davanın reddine, ..." karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle : AWB üzerinde referans kısmına geçici ihracat, Reason For Export kısmına da Permanent olarak giriş yapıldığını, gönderinin DDP seçilmesi, geçici ihracat ve ithalat mantığına uymamakta olduğunu, alıcı ülkedeki firma, aracı gümrük müşavirine, bu konu özelinde davacı ...’e yetki verdiğini, bu sırada gönderinin geçici ithalat olmasını söylemesi gerektiğini, davacı şirketin İngiltere şubesinden gelen bilgi IPR numarası olmadan geçici ithalat yapıldığının açıkça belirtildiğini, davacı taşıyıcı ...şirketi, taşınmak ve muhataplara teslim edilmek üzere teslim edilen emtianın, muhataplarının yerleşik olduğu ülkelerin yasa, mevzuatına ve özellikle gümrük mevzuatına uygun emtia olup olmadığını bilmek durumunda olmadığını, tüm uluslararası taşıma konvansiyon ve kurallarında malın gümrüklenmesi için gerekli bilgi ve belgelerin düzenlenmesi ve taşıyıcıya sunulması görevi aksine bir sözleşme yoksa, gönderenin görevi olduğunu, bu kapsamda taşıyıcının varma yeri gümrük, ithalat veya ticarete dair mevzuatını bilmesi beklenemeyeceğini, bunu satıcı ile alıcı aralarında sözleşme sırasında araştırmak ve emtianın ticarete konu edilebilir, alınıp satılmasında engel olmayan, vergi ve benzeri yükümlülükleri değerlendirilebilir olması gerektiğini, mevcut davaya konu uyuşmazlıkta, davalının eksik/yanlış talimatı neticesinde AWB üzerinde referans kısmına geçici ihracat, Reason For Export kısmına da Permanent olarak giriş yapıldığını, dilekçelerin eklerinde sunulan ve detaylı olarak gelen e-mail'de söz konusu olayda ...hatası olmadığını, İngiliz kanunu gereği IPR numarası olmadığı takdirde geçici ithalat yapılamayacağının ifade edildiğini, AWB üzerinde hem geçici hem de kati ihracat notları mevcut olup IPR olmadığı için kati ithalata tabi tutulduğunu, davalı tarafından talimatların yanlış ya da eksik yazılması, taşıyıcı davacının bundan dolayı bir zarara uğraması nedeniyle TTK m 864/1 b (b) uyarınca kusursuz olarak sorumlu olacağını, kusursuz sorumluluğun ortaya çıkabilmesi için gerçeğe aykırılık, eksiklik ya da yanlışlıkların taşıma senedindeki herhangi bir bilgi açısından söz konusu olması yeterli olacağını, böyle bir durumda gönderen, ilgili bilgilerin gerçeğe aykırı, yanlış ya da eksik olmasından dolayı meydana gelen taşıyıcı zarar ve giderlerini karşılamakla yükümlü olacağını, taşıma senedindeki bilgilerin gerçeğe aykırılıkları gibi bu bilgilerde “yanlışlık” olması durumu da bir kusursuz sorumluluk nedeni olarak sayıldığını, bu yönüyle davacı taşıyıcı, senetteki bilgilerin doğru ve tam olduğuna güvenerek hareket etme hakkına sahip olduğunu, gönderinin DDP seçilmesi, geçici ihracat ve ithalat mantığına uymamakta olduğunu, davalı tarafın taşınan eşya ve IPR numarası, ithalat rejimi, hakkında doğru ve yeterli bilgi vermemesi, AWB de her iki rejimin yer alması da birlikte değerlendirildiğinde davalının kusursuz sorumluluğu da dikkate alındığında davacının haklı davasının kabulü gerekirken, reddedilmesinin hatalı olup tehir-i icra talepli işbu yerel mahkeme kararının kaldırılarak davacı tarafça davanın tümden kabulünün gerektiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalının, davacıya taşınan eşyanın ithalat rejimi hakkında doğru ve yeterli bilgi verilip verilmediği, davalının takip konusu faturalardan sorumlu olup olmadığı noktalarındadır.
Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "toplam 87.564,67 TL " nedeniyle 82.210,59 TL asıl alacak, 5.354,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 87.564,67 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatılmış, davalının itirazı üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Davacı taraf, davalıya uluslararası hava taşıma hizmeti verildiğini, 05.05.2020 tarihli ... numaralı 82.210,59 TL ve 25.09.2020 tarihli ... numaralı 303,72 TL tutarlı faturalar ödenmediği için takip yaptıklarını, davalı itiraz ettiğinden itirazın iptalini talep etmiş, davalı, davacı tarafından alacağın kaynağı belirtilmediğini, tamir için yurt dışına gönderdiği teknik bir ürünün geçici ihracat ithalat rejimi yerine davacının hatası ile sehven kati ithalatı rejimi uygulaması sebebiyle İngiltere de doğan verginin haksız yere müvekkilinden tahsiline ilişkin olduğunu, kayıtlara geçici ithalat değilde standart ithalat olarak girildiğinden kaynaklandığını, müvekkilinin olayda bir kusurunun bulunmadığını, gönderinin DDP olarak gönderildiğinden takip konusu faturalardan sorumlu olmadığı savunmasında bulunmuştur.
Dosyada bulunan ''...'' hava taşıma senedinde davalının gönderici, dava dışı ...Ltd.'nin alıcı olduğu, geçici ithalat kaydının bulunduğu ve teslim şeklinin DDP olduğu görülmüştür. Davacı şirket tarafından taşıması yapılan emtianın teslim şekli “DDP” (delivered duty paid) olarak belirlenmiştir. “DDP” teslim şartı “Gümrük Resmi Ödenmiş Olarak Teslim”, anlamına gelmektedir. Davacı şirketçe taşınan emtiaya ilişkin gümrük masraflarını gönderen adına karşıladığı takdirde, bu masraf kural olarak navlun ücretine dahil olmadığından, gönderenden talep edilebilecektir.
Taşımaya ilişkin düzenlenen Konşimentoda, davalı ... A.Ş. tarafından, Birleşik Krallıkta bulunan ...Ltd.'ye hava yolu ile emtianın gönderildiği, konşimentoda geçici ihracat olduğu belirtildikten sonra, ek bilgiler bölümünde, gümrük vergilerinin ödendiği ve ihracat sebebinin kalıcı olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda, taşımaya ilişkin konşimentoda, davalı ... A.Ş. tarafından, Birleşik Krallıkta bulunan ...Ltd.'ye hava yolu ile emtianın gönderildiği, konşimentoda geçici ihracat olduğu belirtildikten sonra, ek bilgiler bölümünde, gümrük vergilerinin ödendiği ve ihracat sebebinin kalıcı olduğunun belirtildiği, davacı tarafından, DDP teslim koşulları gümrük vergileri ödenmiş olan emtiaya neden ilave gümrük ücreti ödediğine ilişkin açıklama yapamadığı, davacı tarafından gümrük masrafları için davalı adına fatura düzenlemiş ise de, uyuşmazlığın çözümü için faturanın hangi sebeple düzenlendiğini ,dayanağını açıklaması ve ödemenin davalının hatalı talimatından kaynaklandığını ispatlaması gerektiği halde, ilave gümrük vergisinin davalı taşıtanın kusuru ile meydana geldiğine ilişkin kanıt sunulmadığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin istinaf başvurusu dilekçesinde, davalının kesin ihraç talimatı verdiğini ileri sürmüş ise de, bu konuda ispat yükü davacı üzerindedir. Başvuru dilekçesindeki beyanları davalının savunmasını doğrular nitelikte olup, taşıma evraklarının tamamında geçici ihracat yapılacağı açıktır. Davalının kesin ihraç işlemi yapılmasına sebep olabilecek hatalı evrak veya talimat verdiği hususu davacı tarafça kanıtlanamamıştır.
Davalı, davacı tarafından düzenlenen 05.05.2020 tarihli ...numaralı 82.210,59 TL bedelli faturayı kabul etmeyerek süresi içinde 08.05.2020 tarihinde ...numaralı 82.210,59 TL tutarlı ''İşbu fatura 05.05.2020 tarih ve ...numaralı faturanıza istinaden düzenlenen iade bedeli faturasıdır'' açıklamalı faturayı düzenleyerek davacıya gönderdiği, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan iade faturasının dayanağının dosya kapsamından usulüne uygun olduğunun ispatlandığı, ... numaralı 303,72 TL tutarlı faturayı da defterlerine kaydetmediği görülerek Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 732,00 TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
26/03/2026