Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/26 E. 2026/969 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/26
Karar No
2026/969
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/26 KARAR NO : 2026/969

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2023 NUMARASI : 2022/815 Esas - 2023/806 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 05/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/06/2026

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/10/2023 tarih 2022/815 Esas 2023/806 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/09/2022 tarihinde müvekkilinin maliki olduğu.... plakalı park hâlindeki araca davalı .... A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalı .... plakalı aracın çarpması sonucu davacı aracında ağır maddi hasar meydana geldiğini, kazadan sorumlu araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulduğunu, davalı tarafından 4.846,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, hasar bedelinin ödenmediğini ve değer kaybı ödemesinin de eksik kaldığını belirterek 10,00 TL hasar bedeli ve 10,00 TL bakiye değer kaybının temerrüt tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduğunu, dava konusu kazanın... plakalı aracın oto tamircisine bırakıldığı sırada servis çalışanının sevk ve idaresinde gerçekleştiğini, KTK m.104 uyarınca aracın işleteni ve ZMMS sigortacısının bu sırada meydana gelen zararlardan sorumlu olmadığını, kaldı ki sorumluluğun bakiye poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 03/09/2022 tarihinde .... ve .... plakalı araçların çift taraflı maddi hasarlı kazaya karıştığı, davacı aracının park hâlinde olduğu, alınan bilirkişi raporunda davalı sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun ve aracın hasar onarım bedelinin 20.002,33 TL, bakiye değer kaybının 10.154,00 TL olduğunun tespit edildiği, ancak kaza tutanağındaki "teste çıktığım araçla park hâlindeki araca çarptım" şeklindeki sürücü beyanı, kaza fotoğraflarında aracın başında yalnızca servis görevlilerinin bulunması ve kazanın meydana geldiği yerin sanayi sitesi içi olması hususları birlikte değerlendirildiğinde kazanın servis tarafından yapılan test sırasında meydana geldiğinin anlaşıldığı, tanıkların sorumluluktan kaçınmaya yönelik beyanlarının hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, bu nedenle KTK m.104 uyarınca davalı ZMMS sigortacısının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece tanık beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı ve sorumluluktan kaçınmaya yönelik bulunarak dikkate alınmadığını, oysa her iki tanığın da aracın onarım veya bakım amacıyla servise bırakılmadığını açıkça beyan ettiğini, sürücünün kaza tutanağındaki "teste çıktım" ifadesinin de aracı geçici olarak kontrol etme amacını kastettiğini, kazanın sanayi sitesinde meydana gelmesinin ve fotoğraflarda servis çalışanlarının görülmesinin aracın servise bırakıldığını ispatlamadığını, sigorta şirketinin dava öncesi 4.846,00 TL değer kaybı ödemesi yapmasının da tazminatın teminat kapsamında olduğunu gösterdiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, motorlu araç kazasından kaynaklanan hasar bedeli ve bakiye değer kaybının tahsiline ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle KTK m.104 kapsamında davalı ZMMS sigortacısının teminat dışı kaldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Motorlu Araçlarla İlgili Mesleki Faaliyetlerde Bulunanlar" başlıklı 104. maddesi uyarınca motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı işleten gibi sorumlu tutulur; aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacısı bu zararlardan sorumlu değildir. Bu düzenleme uyarınca motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan kişilerin farazî işleten olarak sorumlu tutulabilmesi ve ZMMS sigortacısının sorumluluktan kurtulabilmesi için aracın onarım, bakım veya benzeri bir amaçla servise bırakılmış olması ve araç üzerindeki eylemsel egemenliğin kesin biçimde servis işleticisine geçtiğinin kabul edilmesi zorunludur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/12/2018 tarih ve 2018/17-78 Esas - 2018/1957 Karar sayılı kararı). Eylemsel egemenliğin servise geçip geçmediği olgusal bir meseledir ve tarafların bu yöndeki delillerinin eksiksiz toplanarak değerlendirilmesi gerekir. Sigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile görülmekte olan dava açısından zararın servise bırakıldıktan sonra gerçekleştiği ve poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketindedir. Somut olaya gelince; Mahkemece alınan bilirkişi raporunda.... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacı aracında 20.002,33 TL hasar bedeli ve 10.154,00 TL bakiye değer kaybı oluştuğu tespit edilmiş olup uyuşmazlık kazanın KTK m.104 kapsamında servis faaliyeti sırasında mı yoksa aracın geçici kullanımı sırasında mı meydana geldiği noktasında toplanmıştır. Dosya kapsamındaki deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; kazanın sanayi sitesi içerisinde gerçekleştiği, kaza tespit tutanağında araç sürücüsü ....'ın "teste çıktığı" şeklinde yazılı beyanının yer aldığı ve bu ifadenin servis faaliyetine açıkça işaret ettiği görülmektedir. Her ne kadar tanıklar yargılama sırasında aracın servise bırakılmadığını, araç sahibi .....'ın sürücü .....'ı birlikte Karşıyaka ilçesine gitmek üzere ziyaret ettiğini ve yolculuk sırasında kazanın meydana geldiğini beyan etmiş ise de bu anlatımın kaza tespit tutanağında yer alan yazılı sürücü beyanını çürütecek güçte bir delil olmadığı, tanıkların anlatımına göre araç sahibi ....., kaza anında araçta ya da en azından kaza yerinde bizzat bulunuyor olması gerektiği halde davacı tarafından sunulan kaza sonrasına ait fotoğraflarda araç başında yalnızca servis çalışanlarının yer aldığı, araç sahibinin olay yerinde bulunduğuna dair hiçbir ize rastlanmadığının açıkça görüldüğü hususları birlikte dikkate alındığında tanık beyanlarının araç sürücüsü ...'ın kaza tespit tutanağına geçirdiği beyanının aksini ispata elverişli olmadığı değerlendirilmiştir. Sürücü .....'ın kaza tespit tutanağına yansıyan beyanı yazılı delil niteliğinde olup, yazılı delilin aksinin ancak yazılı veya kesin delilerle ispat edilebileceği, tanık delilinin takdiri bir delil olduğu, bu haliyle kazanın servis faaliyeti sırasında ve araç üzerindeki eylemsel egemenliğin servise geçmesi sonrasında gerçekleştiğinin davalı sigorta şirketi tarafından yazılı delil mahiyetinde olan kaza tespit tutanağıyla ispatlandığının kabulü gerekmekte olup, davalı tarafça dava öncesinde kısmi ödeme yapılmış olması, hasarın teminat dışı kaldığına yönelik savunmalardan feragat anlamına gelmeyip, ilk derece mahkemesince de bu yönde değerlendirme yapılmasında bir hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Bu durumda, davacı vekilinin istinaf başvurusunda ileri sürdüğü itirazların açıklanan gerekçeler ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 05/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/26, K. 2026/969, T. 05.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-26-e-2026-969-k-2d69bf47a208