Diğer ·

2025/1584 E. 2026/1172 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2025/1584
Karar No
2026/1172
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1584 - 2026/1172 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I"

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1584 KARAR NO : 2026/1172

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29.05.2025 NUMARASI : 2024/232 Esas - 2025/323 Karar

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1-ETİS LOJİSTİK ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ...

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 2-...

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 08.07.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 26.09.2025 KARAR TARİHİ : 21.05.2026 İLAM YAZIM TARİHİ : 22.05.2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.12.2023 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki 07 ... plakalı kamyon ile Gübretaş hammadde depo içerisinde yük almak için duraklayarak geri geri manevra yapmak istediği esnada aracının ön kısmına sürücü ... sevk ve idaresindeki 34 ... plakalı iş makinesi iledepo içerisine çarpması neticesinde çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza tespit tutanağına göre, kazanın oluşumunda iş makinesi sürücüsü ...’ in trafik kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, diğer 07 ... plakalı kamyon sürücüsü ... kazada kusuru olmadığı kanaatine varıldığı, müvekkiline ait kamyon kazada hasar gördüğü, iş makinesinin ETİS Lojistik A.Ş. ne ait olduğu ve kaza tarihinden öncesinde sigortasının mevcut olmadığı, kaza tarihinde sigorta yaptırdığını, davacı müvekkilinin uğramış olduğu kazanç kaybından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, kaza sebebi ile müvekkile ait araçta maddi hasar meydana geldiği ve ortaya çıkan hasar sebebi ile müvekkiline ait aracın onarımda kaldığı, müvekkilinin ticaretle uğraştığı, kazaya karışmış olan aracına iş koşulları sebebiyle ihtiyaç duyduğundan, müvekkil aracı kendisi tamir ettirdiği ve tüm hasarı kendi imkanlarıyla giderdiğini, müvekkilinin söz konusu tamirat için 26.02.2024 tarihinde toplamda 306.000,000 TL masraf yaptığını, kaza sebebiyle aracın bir kısım parçalarının yenileriyle değiştirildiği, bir kısım parçaların ise tamir görerek onarıldığı, aracın gördüğü bu kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişiminden araçta değer kaybına sebebiyet verdiğinden, değer kaybını talep ettiklerini, ticari aracın onarımda kalması sebebiyle müvekkilin hali hazırda bulunan nakliye işlerini tamamlayamadığı ve işlerinin sekteye uğradığı, aracın ticari gelir elde ettiğinden ticari kazanç kaybına ilişkin alacak oluştuğu beyan edilerek, davalıların %100 kusuru ile meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkile ait araçta oluşan değer kaybına binaen şimdilik 1.000,00 TL, araçta oluşan kazanç kaybına binaen şimdilik 1.000,00 TL ve araç için harcamış olduğu 1.000,00 TL onarım bedelinin, ticari faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı Etis Lojistik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin %100 kusurlu olduğuna yönelik iddiayı kabul etmediklerini, zira bu konuda henüz inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, kaza mahallinde tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağına dayanılarak değerlendirme yapıldığı ve henüz bir keşif incelemesi olmadığı, ek olarak dava tarihinden 5 aylık bir süre geçmesine rağmen, davacı tarafından Sulh Hukuk Mahkemelerinde bir kusur ve zarar tespit davası ikame edilmediği, zarar tespiti yapılırken, trafik kazasında zarar gören araç onarım süresince kullanılamayacağı, aracın kullanış amacına göre, mahrumiyet zararı belirlenmesi gerektiği, ticari kazanç kaybı belirlenirken zorunlu giderler kazanç kaybından düşülmesi, bu kapsamda, aracın hangi amaçla kullanıldığı, hangi güzergahlar arasında kullanıldığı, araç kullanılırken yapılacak olan yakıt, OGS/HGS gibi zorunlu giderlerin hesaba katılması, kazanç kaybı belirlenirken, davacının aracını çalıştırmaması nedeniyle zorunlu giderleri olan yakıt ve amortisman vs. masrafları yapmadığı dikkate alınarak bu miktarın mahsubu ile net kazanç kaybının tespit edilmesi gerektiği, davacının zararını somutlaştıramadığını, davacının dilekçe ekinde dosyaya sunduğu ve uyuşmazlık konusu trafik kazası dolayısıyla davacı araçta meydana gelen zararların onarılması dolayısıyla meydana geldiğini iddia ettiği faturadaki bir çok kalem ile trafik kazası arasında illiyet bağı kurulmasının mümkün olmadığı, kazaya ait görüntülerden de anlaşılacağı üzere davacı araçta meydana gelen hasarın basit bir onarım gerektiren nitelikte olduğu, ancak araçtaki hasarın onarımı için kesilen faturada kalorifer komple, intercool hava soğutucu, koltuk yatak iç döşeme set, tesisat komple, 2 basamak, 2 kapı kilit gibi kalemlerin ev daha fazlasının kaza ile hiçbir bağlantısı bulunmadığı, nakliye firmaları tarafından bilindiği gibi, depo içindeki taşımacılık faaliyetlerinde genellikle çok eski, hasarlı, trafiğe çıkmaya pek elverişli olmayan trafik araçları kullanıldığı, trafik kazasına 1997 model ve kötü kondisyondaki Ford Cargo marka ve modelli kamyonun iddialarını destekler nitelikte olduğu, davacının kazaya karışan kötü kondisyondaki aracının sahip olduğu tüm sorunların onarımını sağlayarak ve ilgili trafik kazası dolayısıyla meydana gelmiş gibi gösterme çabasıyla tüm onarım bedellerini müvekkille iyi niyetten uzak bir şekilde yükleme maksadıyla hareket ettiği beyan edilerek, davacıların hukuki dayanaktan yoksun dava talebinin reddine, davacının davasının ve taleplerinin müvekkil şirket yönünden reddine, davanın sigorta şirketlerine ihbarına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının iş bu davayı ikame etme hakkının bulunmadığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak edilmesinde hukuki yararın bulunmadığını, davacının taleplerini kaza tespit tutanağı ve araç tamirine ilişkin faturadan yola çıkarak belirlediğini, iddia ettiği kazanç kaybını hesaplayabilecek durumda olduğunu, davacının araç onarım faturasındaki işlem kalemleri ile ilgili trafik kazası arasında illiyet bağının bulunmadığını, meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını belirterek davacının hukuki dayanaktan yoksun dava talebinin tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah taleplerinin kabulüne, onarım bedeli alacağının toplam 234.000,00 TL olarak, ticari kazanç kaybı alacağının toplam 12.280,20 TL olarak arttırılmasına, ve toplam dava değeri olan 246.280,20 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kısmen kabulü ile, araç hasar bedeli yönünden 234.000 TL maddi tazminatın, araç kazanç kaybı yönünden, 12.280,20 TL tazminatın toplam 246.280,20 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 31/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının sübut bulmayan araç değer kaybından doğan zararın tazminine ilişkin davasının reddine, karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı ... ve davalı Etis Lojistik A.Ş. Vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı ... istinaf dilekçesinde; mahkemece kendisinin %100 oranında kusurlu olduğu kanaatiyle hüküm kurulmuşsa da, bunun kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece kendisinin beyanlarının ve tutulan tutanakların dikkate alınmadığını, davacının bulunduğu ve kendisinin çalıştığı konumun kör nokta olması, fabrika içerisinde azami hızın 20 km olmasına rağmen davacının bunu aşması gibi kural ihlallerinin dikkate alınmayarak tüm kusurun kendisine yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının kendi kusurundan kaynaklanan zarardan menfaat elde etmeye çalıştığını, dosya kapsamında alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunun soyut ve yetersiz değerlendirmeler içerdiğini, keşif yapılmadan Karayolları Trafik Kanunun ihlal edilen maddelerinin kağıt üzerinden tespitinin mümkün olmadığını, kendisinin keşif yapılmasını talep etmesine rağmen mahkemece bu husus göz ardı edilerek savunma hakkının kısıtlandığını, kazanç kaybı belirlenirken de mahkemenin yeterli araştırmayı yapmadığını ve nereden elde edildiği belirli olmayan verilerle bir hesaplama yapıldığını, bunlarla birlikte davacının dava konusu olaydan önce de aracında var olan hasarları adeta bu kaza neticesinde meydana gelmişcesine davalıya yüklemeye çalıştığını, davacının aracının sıfır araçmış gibi değerlendirilmesinin ve zarar tespitinin buna göre yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulüne ve yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Etis Lojistik A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; verilen kararı kabul etmediklerini şirketlerine ait aracın tam kusurlu olduğuna yönelik tespitin hatalı olduğunu, dava konusu kazanın Gebze ilçesi Pelitli köyü mevkiinde bulunan dar ve eğimli tali yolda gerçekleştiğini, davacının kullandığı aracın tırın bulunduğu güzergâha kontrolsüz bir şekilde yaklaşırken, yoldaki görüş açısını ihlal eden konumda ilerleyerek kazanın meydana gelmesine yol açtığını, kusur tespiti, tazminat hesaplamaları ve faiz başlangıcı yönlerinden kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu, zira bilirkişilerce olayın oluş şeklinin eksik incelendiğini, davacının kazada kusuru olup olmadığı yönünden değerlendirme yapılmadığını, zararın meydana gelmesinde zarar görenin kusuru varsa bunun da dikkate alınarak uygun bir indirim yapılması gerektiğini, davacının da üzerine düşen dikkat ve özeni göstermediğinin açıkça ortada olduğunu, dolayısıyla istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, kusur oranının ve zarar kalemlerinin yeniden, tarafsız bilirkişi heyeti ile değerlendirilmesine, müterafik kusur indiriminin uygulanarak tazminatta indirim yapılmasına, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesine ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı onarım bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda, 31.12.2023 tarihinde fabrika içi depolama alanda meydana gelen çift taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacıya ait 07 ... plakalı aracının ön kısımlarından hasar görmüş olduğu anlaşılmaktadır. Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Bu nedenle aracın eski hale getirilmesi için yapılacak olan onarım giderleri ile aracın ekonomik olarak değerinin azalmasından kaynaklı zarardan, zarar veren sorumlu tutulmaktadır. Motorlu araç zarar görmüş ise, aracın kullanılış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Davacının araç mahrumiyeti ya da araç kiralama bedelinden zarar verenlerin sorumlu tutulabilmesi için aracın onarımı ekonomik ise onarım süresince, aracın onarımı ekonomik değil ise davacının aynı model ve yaşta, aynı özellikleri taşıyan yeni bir araç satın alması için geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararı belirlenmesi gerekir. Araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir (Yargıtay 17. HD 2016/2072 E - 2018/11712 K sayılı ilam). Aracın perte ayrıldığının kabulü halinde de yeni bir araç alıncaya kadar geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararının belirlenmesi gerekecektir(Yargıtay 17. HD 2014/13531 E-2016/11340 K sayılı ilam). Bu durumda mahkemece, araç tamir edilmiş ise tamir süresince araç mahrumiyeti bedelinin, pert kabul edilmiş ise kaza tarihinden yeni bir araç satın alınmasına kadar geçecek makul süre için ikame araç bedelinin hesaplanması yönünden bilirkişi kurulundan rapor alınmalı, araç mahrumiyetine ilişkin belge sunulamaması halinde, B.K.’nun 42. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak mahkemece tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir(Yargıtay 17. HD 2012/6990 Esas, 2012/13761 Karar sayılı ilamı). Öte yandan, Yargıtay 17. HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15.03.2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Buna göre, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemece kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olan ve üç kişilik öğretim görevlileri makine bilirkişilerinden oluşturulan bilirkişi heyetinin 20.11.2024 tarihli kusur raporunun hükme esas alınarak davalı iş makinesi operatörünün geri manevra esnasında gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek sürüş kurallarına riayetsizlikle 2918 sayılı KTK 67, 84 ve 137. maddesine aykırı hareketiyle kazanın gerçekleşmesine tam kusuru ile sebebiyet verdiğinin benimsenmesinde isabetsizlik bulunmadığı gibi onarım bedeli ve değer kaybı hesabı ve makul tamir süresi yönünden de anılan raporda davacıya ait aracın onarımı ve değişmesi gereken parçaların kaza sonrası fotoğrafları ile ile uyumlu olarak tespit edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Yanı sıra, 20.011.2024 tarihli makine bilirkişi heyet raporunda davacının kazada hasar gören aracını makul onarım süresi boyunca kullanamayacağı ve bu nedenle de ulaşım ihtiyacını karşılamak üzere masraf yapıp ek külfete katlanmak zorunda kalacağı değerlendirilerek; alınan bilirkişi raporunda davacının aracının tamir süresinin, fatura ve servis yazılarına istinaden, parça temin ve lojistik süreleri de dikkate alınarak 15 gün olarak benimsenmesinde, 30.01.2025 tarihli Mali Bilirkişi raporunda davacının defterleri ve vergi kayıtlarına göre kazanç kaybı yönünden tespite olanak vermediğinden ilgili yerlerden gelen müzekkere cevapları dikkate alınarak davacının davaya konu araç nedeniyle günlük 818,65 TL gelir kaybı olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, raporun bu yönleriyle de hüküm kurmaya elverişli olduğu ve mahkemesince, haksız eylemin tarihinden itibaren hükmedilen tazminata faiz işletilmesinde de yanılgı bulunmadığından; davalıların anılan yönlere değinen istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı anlaşıldığından, delillerin değerlendirilmesinde usule aykırılık bulunmadığından davalıların istinaf istemlerinin 6100 sayılı H.M.K'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.05.2025 tarih 2024/232 esas, 2025/323 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı Etis Lojistik Anonim Şirketinden alınması gereken 16.823,40 TL nispi ilam harcından peşin alınan toplam 4.206,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.617,00 TL harcın davalı Etis Lojistik'ten alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı ...'den alınması gereken 16.823,40 TL nispi ilam harcından peşin alınan toplam 4.206,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.617,00 TL harcın davalı Etis Lojistik'ten alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalıların istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatıran tarafa iadesine, 5-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22.05.2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Atıf: Diğer, E. 2025/1584, K. 2026/1172, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2025-1584-e-2026-1172-k-589b1fa81708