Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1868 E. 2026/733 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1868
- Karar No
- 2026/733
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1868
KARAR NO:2026/733
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:07/06/2022
NUMARASI:2021/808 Esas - 2022/407 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Poliçesi - ... Poliçesi kapsamında nakliye rizikolarına karşı dava dışı .... AŞ'nin sigortacısı olduğunu, dava dışı sigortalının Rusya’da bulunan ... firmasına taze şeftali ve kayısı satışı yaptığını, emtiaların davalı .... Şti. firması tarafından taşındığını, ürünlerin 19.06.2020 tarihinde Mersin’den yüklenerek araç sürücüsü tarafından 19.06.2020 tarihli yükleme tutanağı imzalandığını, yükleme tutanağında dorse içinde istenen taşıma derecesinin + 3°C olarak belirtildiğini, Emtianın 04.07.2020 tarihinde ...’da bulunan alıcı deposuna ulaşması sonucunda emtiada yumuşama, küflenme ve çürüme vb. hasarlar tespit edilerek aynı gün survey yaptırıldığını, raporda taşıma sırasında ürünlerin gerekli ısıda taşınmamış olması sebebiyle yükte hasarın meydana geldiğinin ve şeftalilerin satışa uygunluğunu yitirdiğinin belirtildiğini, paletlerden birinin içine konulmuş olan ısı kaydedicisinin dorse içi sıcaklığının 22.06.2020-04.07.2020 tarihleri arasında ortalama + 10°C civarlarında kaydettiği ve dorse içi sıcaklığının + 17,8°C’lere kadar çıktığının tespit edildiğini, ürünlerde oluşan bozulma sebebiyle alıcı tarafından emtianın tamamının reddedildiğini, bu sebeple müvekkilinin dava dışı sigortalısına hasar sonrası yapılan ekspertiz çalışmalarına göre hesaplanan hasar miktarı olan 60.101,77 TL tazminat ödemesi yaptığını, yapılan ödeme neticesinde müvekkilinin Türk Ticaret Kanunu m. 1472 uyarınca sigortalısının dava ve talep haklarının halefi olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin sigortalısının haklarını ve alacaklarını TBK m. 183 uyarınca temlik aldığını, alacağın rücuen tahsili amacıyla müvekkili tarafından İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü ... numaralı dosyası ile davalılara karşı takip başlatıldığını, borçlular tarafından takibe itiraz edilmiş olması neticesinde takibin durduğunu, dava konusu hasarın meydana gelmesinde, davalı taşıyıcının navlun faturası uyarınca taşıyıcı olarak ve sigortacısı olan davalı ... Şirketi'nin taşıyıcının sorumluluk sigortacısı olarak sorumluluğunun bulunduğunu iddia ederek, davalılar tarafından icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Şirketi vekili, cevap dilekçesinde özetle; hasarın meydana geldiği tarihin 04/07/2020 olduğunu, CMR konvansiyonuna tabi taşımalarda zamanaşımı süresinin 1 yıl olduğunu, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirket ile sigortalısı arasında düzenlenen poliçenin (H) bendi uyarınca meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında kalmasının ancak araçtaki emtianın arızaya bağlı olarak aralıksız ve en az 24 saat boyunca veya daha uzun bir süre durması nedeniyle sıcaklık farkı oluşması sonucunda bozulması ve emtianın bu nedenle bozulduğunun ispat edilmesi halinde söz konusu olabileceğini, davacı tarafından bu hususun ispatlanamadığını ve dolayısıyla davaya konu edilen hasarın poliçe teminatı dışında kaldığını, bununla birlikte söz konusu poliçe teminatının ancak aracın içerisinde taşıyıcı araçtan bağımsız durumda kendi güç kaynağına sahip bir sıcaklık ölçüm kayıt cihazının varlığı halinde devreye gireceğini, davayı kabul etmemekle birlikte müvekkili şirketin ihbar tarihinin kırk beş gün sonrasından itibaren işleyecek faizden sorumlu olduğunu, ayrıca davaya konu alacağın likit olmaması dolayısıyla icra inkar tazminatının söz konusu olamayacağını, uyuşmazlık CMR konvansiyonu hükümlerine tabi olduğundan reeskont faizi talep edilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin diğer davalı ... Şirketi'nin sigortalısı olduğunu, hasarın meydana geldiği tarih itibariyle davaya konu nakliye işleminin sigorta poliçesi kapsamında kaldığını, müvekkili şirketin meydana gelen hasar sebebiyle ortaya çıkan tazminat bedelini arıza tespit tutanağı ile birlikte ... Sigorta yetkililerine mail yoluyla ilettiğini, tazminat bedelinin ödenmesini talep ettiğini ancak bu talebinin reddedildiğini, müvekkili şirketin sigorta poliçesi gereği üzerine düşen ve teminat kapsamında bulunan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, dava konusu olayda müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, bulunsa dahi rücu talebine konu alacak nedeni ile sorumluluğun diğer davalı ... Şirketi'nin olduğunu, bununla birikte 90 günlük raf ömrü biçilen şeftali emtiasının müvekkilinin sorumluluk alanına girmeden önceki mevcut durumunun da sevkiyat sırasında meydana geldigi iddia edilen zarar miktarının tespiti bakımından önem arz ettiğini, ayrıca eksper raporunda gösterilen sovtaj bedelinin, malın işlem tarihindeki iç ve dış piyasa ve ithalat ihracat bedelleri açısından fahiş miktarda olduğunu savunarak davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda teknik yönden detaylı tespit yapıldığı, raporda gün gün listesi çıkartılan sıcaklıklar göz önüne alındığında soğuk zincirinin nakliyeye uygun şekilde tesis edilmediği, sözleşmede kararlaştırılan +3 derecede ürünlerin nakliye sırasında korunmadığı, taşıyıcının ayıplı hizmet vermek suretiyle sorumlu olduğu, davaya konu taşıma işlemi uluslararası olmakla uygulanacak hükümlerin CMR konvansiyonu olduğu, CMR madde 23/3'e göre uluslararası taşımacılık konusunda uzman bilirkişi tarafından yapılan üst sorumluluk sınırı olarak hesap edilen SDR sorumluluk sınırının talep edilen zarar miktarından az olmadığı görülerek davacının zarar bedelinin tamamını talep edebileceği kanaatine varıldığı, ancak sigorta sözleşmesi kapsamında davalı sigortanın sorumluluk bedelinden 500,00 EURO muafiyet tenzilatı yapılması gerektiği, davacının sigortalısına ödeme yaptığı gün geçerli kur üzerinden yapılan hesaplamada muafiyet tenzilatının TL karşılığının 4.893,20 TL olduğu, bu miktarın zarar bedelinden mahsubu sonrası davalı sigortanın sorumluluk miktarının 55.208,57 TL olduğu, her ne kadar zamanaşımı defiinde bulunulmuş ise de olaya CMR konvansiyon uygulanacağından, CMR 32/3. maddesinde zamanaşımını erteleyen konularda ... ilkesinin yani ülke hukukunun geçerli olduğunun belirtildiği, 6098 sayılı TBK'nın 154. maddesinde düzenlenen zamanaşımını kesen sebeplerden birinin de icra takibi başlatılması olduğu, hasar tarihinin 04/07/2020 tarihi olması nedeniyle bu tarihte başlayan zamanaşımının takip tarihi olan 07/06/2021 tarihinde kesildiği ve bu nedenle davanın zamanaşımı süresinde ikame edildiği gerekçesiyle, davanın 55.208,57 TL üzerinden (kısmen) kabulüne, fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, alacağa konu hasara ilişkin emtiaların hasar bedeli belirlenebilir ve likit olmadığından icra inkâr tazminatı kalebinin reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı ... Şirketi vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... Şirketi vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; icra takibinin başlatıldığı tarihte zamanaşımının dolmasına 1 ay kalmış olduğunu, zamanaşımı kesilmiş olsa dahi huzurdaki davanın icra takibi başlatıldıktan 6 ay sonra açıldığını, bu durumda davanın açılmış olduğu tarihte zamanaşımının dolmuş olduğunu, poliçe kapsamında yalnızca araçtaki soğutma cihazının en az 24 saat veya daha fazla bir süre durmasından kaynaklı olan arızaların bu durumun ispatı halinde poliçe teminatı kapsamında kalacağının belirtildiğini oysa ki bilirkişi raporuna göre cihazda 24 saat veya daha uzun süreli bir durma hali değil, cihazın yanlış çalışmasından kaynaklı arıza meydana geldiğinin belirtildiğini, bu durumda durma hali değil, cihazın hatalı çalışmasının söz konusu olduğunu, dolayısıyla rizikonun teminat kapsamında olmadığını, yerel mahkemenin 24 saat durma klozunu hatalı yorumladığını, müvekkili şirket ile sigortalısı arasında düzenlenen poliçenin (H) bendi uyarınca meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında kalmasının ancak araçtaki emtianın arızaya bağlı olarak aralıksız ve en az 24 saat boyunca veya daha uzun bir süre durması nedeniyle sıcaklık farkı oluşması nedeniyle bozulması ve emtianın bu nedenle bozulduğunun ispat edilmesi halinde söz konusu olabileceğini, davacı tarafından bu hususun ispatlanamadığını ve dolayısıyla davaya konu edilen hasarın poliçe teminatı dışında kaldığını, bununla birlikte söz konusu poliçe teminatının ancak aracın içerisinde taşıyıcı araçtan bağımsız durumda kendi güç kaynağına sahip bir sıcaklık ölçüm kayıt cihazının varlığı halinde devreye gireceğini, bu sebeple sigortalının aracında kendi güç kaynağına sahip bir sıcaklık ölçüm kayıt cihazının mevcut olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, ayrıca poliçe içerisinde aracın teknik durumu, brandalarının ve varsa soğutucu cihazlarının düzenli şekilde kontrol altına tutulmamasından kaynaklanan zararlarla ilgili taleplerin de teminat dışı bırakıldığının düzenlendiğini, bilirkişi raporunda soğutucu cihazın var olup olmadığı ve varsa düzenli bir şekilde kontrol edilip edilmediğinin de incelenmediğini, faiz türünün yerel mahkeme tarafından hatalı olarak belirlendiğini iddia ederek, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davacı sigorta şirketinin,... Sözleşmesi kapsamında ödenen hasar bedelinin, davalı taşıyan ve onun sorumluluk sigortacısından rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... Şirketi vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı sigorta şirketi ile dava dışı ... A.Ş. arasında nakliyat abonman sigorta sözleşmesinin varlığı, sigortalıya ait emtiaların Rusya'ya taşınması esnasında hasara uğraması sonucu zarar oluştuğu hususunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, meydana gelen hasarda davalı taşıyanın kusurunun bulunup bulunmadığı, ilgili hasarın davalı taşıyanın sigorta şirketi olan diğer davalı ... Şirketi'nin poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, dava dışı sigortalı ... A.Ş. ile davacı sigorta şirketi arasında başlangıç tarihi 01.05.2020, bitiş tarihi 01.05.2021 olan abonman sigorta sözleşmesinin düzenlendiği, sigortalıya ait ürünlerin Rusya'da faaliyet gösteren şirkete satışı ile ilgili olarak 20.06.2020 tarihli fatura tanzim edildiği, faturanın 27.576,00 USD tutarında satış bedelini içerdiği, ürünlerin 19.06.2020 tarihinde davalı ... Şirketi tarafından taşınmak üzere Mersin ilinde yüklendiği, yükleme esnasında thermokin'in +3 derecede çalışacağına ilişkin araç sürücüsü tarafından yükleme tutanağının imzalandığı, ürünlerin taşıma sırasında hasara uğradığı, davacı sigorta şirketi tarafından alınan ekspertiz raporunda ürünlerin nakliyenin yarısından fazlasında istenen sıcaklığın üzerinde taşınması sonucunda bozularak hasarlandığı kanaatine varıldığı, ekspertiz raporunda hesaplanan hasar miktarı olan 60.101,77 TL'nin davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ödendiği, ödenen hasar bedelinin rucü için davalı taşıyana rücu yazısının gönderilerek ödenen bedelin tazmininin istendiği, davalı taşıyan tarafından ise müvekkili şirketin CMR sigortacının ... Şirketi olduğu, kayıt açılarak gerekli incelemelerin yapıldığı ve sorumluluğun kabul edilmediğinin belirtildiği, davalı ... Şirketi ile davalı ... Şirketi arasında nakliyat taşıyıcı sorumluluk sigortasının olduğu, davacı şirket tarafından rücu talebine olumlu cevap verilmemesi üzerine İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü ... numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, icra takibine davalılar tarafından yapılan itiraz neticesinde takibin durduğu ve takibin devamı için iş bu davanın taşıyıcı ve taşıyıcının sigorta şirketine karşı açılmış olduğu anlaşılmıştır.Tarafların delillerini dosyaya ibraz etmesi ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi raporu alınmıştır.18.04.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu taşınan şeftali ve kayısıların 22/06/2020 tarihinden 05/07/2020 tarihine kadar sözleşme şartı olan +3 derece olması gereken sıcaklıkta bulunmayıp bu sıcaklığın üzerinde sıcaklığa uzun süre maruz kaldığı, soğutma işleminin sağlanamadığı, sözleşme maddelerine uygun olmayan nakliye ile taşıyıcı ... Şirketi tarafından gerekli soğukluğun sağlanamaması nedeniyle ayıplı hizmet verildiği, davalı taşıyanın CMR Konvansiyonu m. 23 gereği gerçek zarar tutarı olan 60.101,77 TL'den sorumlu olacağı, diğer davalı ... Şirketi'nin de muafiyet tutarı olan 4.893,20 TL kısmı hariç kalan 55.208,57 TL'den davalı taşıyıcı ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, davacının takipteki asıl alacağına 3095 sayılı kanun 2/2 gereği takip tarihinden itibaren avans faizi oranında faiz talep edebileceği belirtilmiştir Mahkemece, bilirkişi raporu ve ek rapora göre davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ve 500,00 USD muafiyet aşan kısmı dikkate alınarak hüküm tesis edilmiştir.CMR'nin 32/1. maddesinde, sözleşme kapsamındaki taşımalardan kaynaklanan davalar bakımından zamanaşımı süresi bir yıl olarak kabul edilmiş olup bu süre teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde teslim tarihinden itibaren işlemeye başlar. Somut olayda, emtia hasara uğramış olup 04.07.2020 tarihli Rusya ekspertiz raporunda gelen partinin perakende zincirlerinde ücretsiz satışa uygun olmadığı tespit edilmiştir. Davacı tarafından İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü ... numaralı dosyası ile başlatılan icra takip tarihi ise 07.06.2021'dir. İcra takibi zamanaşımı süresi içerisinde başlatılmıştır. CMR'nin 32. Maddesinde yine zaman limitinin uzamasının davaya bakan mahkemenin kararlarına göre belirleneceği düzenlenmiş olup zamanaşımını kesen hususlarda ülke hukukunun uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Türk Borçlar Kanununun 154. Maddesinde zamanaşını kesen sebepler düzenlenmiş olup ilgili maddeye göre alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa zamanaşımı kesilir ve yeniden işlemeye başlar. Somut olayda davacı tarafından zamanaşımı süresi içerisinde icra takibi başlatıldığı gibi TBK'nın 154. maddesi uyarınca kesilen ve yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresi içerisinde davanın açıldığı anlaşılmakla davalı ... Şirketi vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.CMR'nin 17/1. maddesine göre, taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen ve tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. Yine CMR konvensiyonun 12/7. Maddesine göre; verilen talimatı taşımacı yerine getirmemiş veyahut bunları sevk mektubunun birinci nüshasını istemeden yerine getirmiş ise bu olaydan oluşacak zarar ve ziyan için istekte bulunma hakkına sahip kişiye karşı sorumlu olur. Somut olayda, taşıma konusu emtiaların taşıma esnasında sözleşmede kararlaştırılan gerekli ısıda taşınmaması sonucu emtiaların hasara uğradığı ve satışa konu edilemeyecek durumda olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda CMR'nin 17. ve 12. maddeleri kapsamında taşıyıcının sorumluluğu söz konusu olacaktır.Davalı sigorta şirketi ise taşıyıcının nakliyat taşıyıcı sorumluluk sigortasını gerçekleştirmiş olan sigorta şirketidir. TTK'nın 1409. Maddesi uyarınca Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Sigortacılık Kanununun 11/4 maddesi uyarınca da; Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir.Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır.Söz konusu yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere ilgili zararın teminat kapsamında bulunmadığını ispat yükü sigortacıda olup davalı sigorta şirketinin, düzenlenen poliçenin (H )bendi uyarınca meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında kalmasının ancak araçtaki emtianın arızaya bağlı olarak aralıksız ve en az 24 saat boyunca veya daha uzun bir süre durması nedeniyle sıcaklık farkı oluşması nedeniyle bozulması ve emtianın bu nedenle bozulduğunun ispat edilmesi halinde söz konusu olabileceğine,söz konusu poliçe teminatının ancak aracın içerisinde taşıyıcı araçtan bağımsız durumda kendi güç kaynağına sahip bir sıcaklık ölçüm kayıt cihazının varlığı halinde devreye gireceğine, bu sebeple sigortalının aracında kendi güç kaynağına sahip bir sıcaklık ölçüm kayıt cihazının mevcut olup olmadığının da araştırılması gerektiğine, davacı tarafından bu hususların ispatlanamadığına ve dolayısıyla davaya konu edilen hasarın poliçe teminatı dışında kaldığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Öte yandan poliçenin (H) bendinde belirtilen araçtaki emtianın arızaya bağlı olarak aralıksız ve en az 24 saat boyunca veya daha uzun bir süre durması nedeniyle sıcaklık farkı oluşması nedeniyle bozulması durumu somut olayda mevcut olup ilgili zararın sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamında olduğunun kabulü gerekir. Davalı sigorta şirketi, sigorta poliçesi kapsamında davalı sigortalı ile birlikte aynı zarardan birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan sigorta şirketinin aksine iddia ve istinaf nedenleri de kabul edilmemiştir.3095 sayılı kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin kanunun 2. Maddesi uyarınca arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi avans faizi oranında istenebilir. Dolayısıyla davalı sigorta şirketinin faiz türünün yerel mahkeme tarafından hatalı olarak belirlendiğine yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı ... Şirketi vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 3.079,17 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,
3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 16.04.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.