Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1461 E. 2026/565 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1461
Karar No
2026/565
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1461

KARAR NO: 2026/565

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 27/09/2021

NUMARASI: 2021/387 Esas - 2021/609 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/03/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; keşidecisinin ... olduğu, ... A.Ş.'nin ...Şubesine ait ... seri numaralı, 05.01.2021 keşide tarihli, 82.000,00 TL bedelli çekin, ... emrine düzenlenerek verildiğini, ...'un, çeki ciro ederek .... Şti.'ya teslim ettiğini, .... Şti'nin dava konusu çeki ciro ederek, .... Şti.'ye teslim ettiğini, .... Şti., çeki ciro ederek ...'a teslim ettiğini, ...'un, çeki ciro ederek ...'e teslim ettiğini, ...'in, çeki ciro ederek ...'a teslim ettiğini, son olarak ...'un, çeki ciro ederek, davacı alacaklı .... Şti.'ye teslim ettiğini, alacaklı .... Şti'nin, çeki, tahsil amacıyla kanuni ibraz süresi içerisinde 05.01.2021 tarihinde çekin hamili sıfatı ile davalı borçlu ....'nin ... Şubesine tahsil için ibraz ve teslim ettiğini, davalı bankanın, kendisine, tahsil için verilen çeki kaybettiğini, davalı bankanın, kendisine tahsil için verilen çeki kaybettiğini kabul ve beyan ettiğini, çeki kaybeden bankanın, alacaklıyı zarara uğrattığını, davacının, kambiyo hukukundan doğan haklarını kaybettiğini, çeki kaybeden davalı bankanın takibe haksız itiraz ettiğini, .... İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dosyasında davalı/borçlu banka tarafından yapılmış haksız itirazın iptaline ve davalı borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... ... Şubesi'ne davacı firma tarafından tahsile verilen davaya konu çekin davalı banka şubesi nezdinde kaybolduğunu, tüm aramalara rağmen kayıp çekin bulunamadığından, mezkur çekin iptalini teminen Suruç Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/354 E sayılı dosyasından çek iptali davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, davacının kaybolan çekin bedelinin borçlu sıfatı olmayan davalı bankadan talep etmesinin bu aşamada mümkün olmadığını, davalı bankanın çekin tahsiline aracılık ettiğini, davacının kaybolan çekten ötürü dava ikame etmesi ya da takip başlatması için öncelikle davacının zararının doğması gerektiğini, davacı iptal kararı ile çek borçlusundan çekin bedelinin tahsil için herhangi bir talepte bulunmadığından davacının zararının da doğmadığını, davaya konu çekin tahsil edilip edilmeyeceğinin henüz belli olmadığını, davacı ile davalı banka arasında bir borç ilişkisi mevcut olmadığını, çek borçlusu aleyhine başlatılacak takibin semeresiz kalması durumunda dahi takibin semeresiz kalması ile çekin kaybolması arasında illiyet bağı da olmayacağından davanın reddi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhine %20’ den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, davanın, asıl muhatabı olan çek keşidecisine ihbar edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Davacı tarafın ciranta silsilesinde son ciranta olduğu keşidecisinin ... olduğu, ... A.Ş.'nin ...Şubesine ait ... seri numaralı, 05.01.2021 keşide tarihli, 82.000,00-TL bedelli çekin tahsili için davalı bankanın ... Şubesine tevdi edildiği, ancak tahsil aşamasında iken davalı bankaca söz konusu çekin kaybedildiği, davacı tarafından çekin kaybolmasından dolayı davalı tarafa çek bedeli kadar meblağın ödenmesi amacıyla .... İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra takibi başlatıldığı, icra takibine karşı davalı banka vekilince itiraz edildiği, iş bu davanın itirazın iptali talepli dava olarak ikame olunduğu, kayıptan dolayı davalı banka tarafından Suruç Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/354 E sayılı dosyasından çek iptali davasının ikame edildiği, çekin kaybedildiği hususunda taraflar arasında husumet bulunmadığı, Vekil konumunda olan davalı bankanın çekin kaybedilmesi nedeni ile sorumlu olması için hamilin zayi nedeni ile gerek çek borçlusu ve gerekse diğer müracaat borçlularından alacağını tahsil edememesi veya ispat zorluğu çekilmediği halde çekin keşide tarihi ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeni ile alacağını tahsil edememesi gerekmekte olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/18254 E, 2014/7640 K. Sayılı ilamında; "... Davalı Banka'nın çekin kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, hamilin zayi nedeniyle alacağını ispatlayamamasından dolayı mal varlığı olduğu halde gerek çek borçlusu ve gerekse diğer müracaat borçlularından alacağını tahsil edememesi veya ispat zorluğu çekilmediği halde çekin keşide tarihi ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle alacağı tahsil edememesi gerekir. Somut olayda, davacı çek borçlularına başvurmaksızın davalı Banka'da kaybolan çekin bedelini talep etmektedir. Mahkemece, davalının eylemi nedeniyle bir zarar meydana gelip gelmediği incelenmeksizin davalının sorumluluğuna hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir...." şeklinde açıklanmıştır.Somut olayda, davacı çek borçlularına başvurmaksızın davalı bankadan kaybolan çekin bedelini talep etmiştir. Davacı tarafından çek borçlularına karşı herhangi bir takip yapılmadığı, herhangi bir talepte bulunulmadığı, keşideciye karşı hukuk yollarını tüketmesi gerektiği halde henüz bu yola başvurduğuna dair bir delil olmadığı anlaşıldığından davanın reddine, ..." karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın, kendisine, tahsil için ciro ile teslim edilen çeki kaybettiğini, davalı bankanın çeki kaybettiğini ikrar da ettiğini, çeki kaybeden davalı bankanın takibe haksız itiraz ettiğini, yerel mahkeme, davanın hukuki nedenini hatalı yorumladığını, dava konusu talep, vekalet ilişkisinden değil, haksız fiilden doğan zararın tazmini olduğunu, çekin bankaya tevdi üzerine davacı ile davalı banka arasında bir vekalet ilişkisi değil, temlik ilişkisi kurulduğunu, çekin banka tarafından kaybedilmesinin haksız fiil niteliğinde olduğunu, uyuşmazlığa TBK'nin haksız fiillerden doğan borç ilişkilerine ilişkin 49. ve devamı maddelerini uygulayarak karar verilmesi gerekirken hatalı hukuki nedene dayalı karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, kambiyo senedini kaybeden davalı bankanın açtığı kambiyo senedinin iptali davasının sonucunda yalnız kendi lehine talep hakkı elde edeceğini, çek bedelinin talep edebilme hakkı da yalnızca keşideciye karşı yapılabileceğini ve davacının talep hakkı olmayacağını, dava, yerel mahkeme tarafından hukuka aykırı ve haksız olarak reddedildiğini, yerel mahkeme davacının alacağın temliki için çek borçlularına başvurmaksızın davalı bankaya başvurduğunu ve bu nedenle zararın meydana gelip gelmediğinin ispatlanamamasından davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının çekin zayi olmasından sonra kambiyo hukukuna dayalı haklarını kullanabilmesi için öncelikle çekin iptali kararı verilmesi gerektiğini ve çekin iptali davasının davacısı da huzurdaki davanın davalısı banka olduğunu, çekin iptali kararı alınsa dahi davacı, davalı bankanın sorumluluğuna gitmekten başka hiçbir hukuki yolu olmayacağını, davaya konu çek, kambiyo sürecinde keşideciden sonra çok sayıda kişi tarafından ciro edildiğini ancak keşideci ile davacı arasında kambiyo ilişkisi dışında hiçbir borç ilişkisi olmadığını, davacı, davalı banka tarafından kaybedilen çek nedeniyle kambiyo hukukundan doğan tüm haklarını kaybettiğinden tüm cirantalara başvurma hakkını da böylece kaybettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı bankanın çeki kaybetmesi ve kendisinin davacı olduğu çek iptal/zayi davası ikame etmesi nedeniyle davacının keşideciye ve cirantalara başvurma hakkı kalmadığını, davalı banka, çekin ibraz tarihinde karşılıksız kaldığını beyan ve kayıp çeke şerh ettiğini, çek karşılıksız olduğundan keşidecinin ödemeden aciz halde olduğunu, keşidecinin ödeme karşılığı bulunmadığı davalı bankanın çeke işlediği karşılıksız şerhi ile kesinlik kazandığını, davalı bankanın özen yükümlüğüne aykırı davranışı sonucu kaybolan çek bedeli kadar zarara uğradığını ve tazmin isteğinin kabulünün gerektiğini,

davalı banka, kayıp/zayi nedeniyle çek iptali davası ikame ettiğini, ikame edilen davada verilecek mahkeme kararı üzerine artık çekin teşhis fonksiyonu ve böylece keşideciye de başvuru hakkının kalmadığını, davalı bankanın kaybettiği çekin teşhis fonksiyonu kalmadığından çek bedelinin cirantalardan tahsili de olanaksız hale geldiğini, davacı, davalı bankanın haksız fiili nedeniyle kendisinden önceki 6 cirantaya başvurma hakkını da kaybettiğini, davalı banka, çekin karşılıksız olduğunu beyan ettiğini, banka, çeki kaybetmeden önce çeki elinde bulunduran kişi olarak karşılıksız çek keşide etme suçundan şikayette bulunmadığını, davacı, ibraz ettiği çeki geri alamaması nedeniyle keşideci aleyhinde karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayette bulunma hakkını kaybettiğini, çek, davalı bankanın kusuru ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle kaybedildiğinden davacının zararı davalı banka tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, kambiyo senedi niteliğindeki çekin banka tarafından kaybedildiğini ve davacının bu nedenle somut bir zarara uğradığını ve bu zararın halen giderilmediğini, dava konusu çekin kambiyo hukukuna göre tahsiline engel olan davalı banka, çek bedelini davacıya ödemekle yükümlü olduğunu, çeki kaybeden davalı borçlu banka, çek bedelini davacıya ödeyip zararını karşıladıktan sonra elindeki iptal kararına ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak keşideciye başvurma olanağına sahip olduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Dava, davalı bankaya takas için ibraz edildiği iddia olunan çekin davalı uhdesindeyken kaybolması sebebiyle çek bedelinin tazmini istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, tahsil amacıyla davacı hamil tarafından bankaya ibraz olunan çekin kaybolması ve çek bedelinin ödenmemiş olması nedeniyle davalı bankanın çek bedelinden sorumlu tutulup tutulamayacağı noktalarındadır.

Davacı tarafından, davalı banka hakkında, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, "... A.Ş. Şanlıurfa..... Şubesi ... çek seri nolu 82.000,00 TL bedelli 05.01.2021 ödeme tarihli çek'in ... Şubesi tarafından kaybedilmesi nedeniyle çek bedeli ve ödeme (ibraz) tarihinden itibaren işlemiş faizi, '' 05/01/2021 asıl alacak 82.000,00TL" sebebine dayalı olarak 82.000,00 TL asıl alacak, 1.192,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 83.192,93 TL alacağın tahsili istemiyle 05.03.2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.

Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

Dosya kapsamından dava dışı ... adına açılmış bulunan çek hesabından keşide edilen, lehtarı ..., keşide tarihi 05.01.2021 olan 82.000,00 TL bedelli ... numaralı çekin davacı tarafından ciro yoluyla iktisap edilerek 19.11.2020 tarihinde davalı bankaya ibraz edildiği görülmüştür.

Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 818/1-f maddesi delaletiyle çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunu'nun 688.maddesinde “ciro, “bedeli tahsil içindir”, “vekâleten” veya bedelin başkası adına kabul edileceğini belirten bir şerhi ya da sadece vekil etmeyi ifade eden bir kaydı içerirse, hamil, poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir; fakat o poliçeyi ancak tahsil cirosu ile tekrar ciro edebilir” düzenlemesi yer almaktadır. Bu hükme göre banka ile hamil arasındaki hukuki ilişki vekalet akdi olup, bankanın sorumluluğu Türk Borçlar Kanunu’nun 506. maddesi hükümlerine tabidir. Bu itibarla vekil hamil durumunda bulunan bankanın sorumluluğuna hükmedilebilmesi için öncelikle davacının zarara uğraması ve bu zarar ile davalı bankanın eylemi arasında illiyet bağının bulunması gerekir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 17/12/2020 tarihli 2020/2913 E.2020/5948 K.; 11/12/2017 tarihli 2016/5194 E. 2017/7082 K.; 17/04/2014 tarihli 2013/18254 E.2014/7640 K.) Çek nedeniyle alacaklının, çek bedelini çek borçlularından tahsil edemediği halde davalı bankaya başvurabilmesi için öncelikle çek borçlularına müracaat etmesi gerektiği yerleşik yargı uygulamasıdır. (Yargıtay 11 HD nin 2014/19128 Esas 2016/6001 Karar sayılı 31.5.2016 tarihli ilamı)

Somut olayda davalı bankaca bahse konu çekle ilgili Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/46 E. sayılı kararı ile zayi nedeniyle iptal davası açmıştır. TTK'nın 652. maddesi gereğince çek iptali kararı alan kişi, bu karara istinaden iptal edilmiş senetteki hakkını dermeyan edebilir. Davalı banka, TTK'nın 688. maddesi kapsamında vekil hamil olarak hareket ettiğinden, davacının, çekin zayi nedeniyle iptal kararı ile birlikte çekin keşidecisine müracaat etme hakkı bulunmaktadır. Yine çek hamilinin çeki almasına dayanak asıl ilişkiye dayalı olarak ilgililer aleyhine yasal yollara başvurması mümkündür.

Eldeki uyuşmazlıkta davacı, davalı bankadan, kaybolan çekin bedelini talep etmekte olup, bu davanın görülebilmesi için zararın gerçekleşmesi gerekir. Davacının zararının gerçekleşmesi için ise öncelikle çekte imzaları bulunan keşideci ve cirantalara karşı yasal yollara başvurması, bir sonuç alamaması halinde davalı bankanın kusuruna dayalı olarak davalıya başvurması gerekir. Ancak davacının henüz çek sorumlularına karşı bütün müracaat yollarını tüketmediği anlaşılmakla davalı bankadan çek bedelini tazminat olarak istemesi mümkün değildir. Bu durumda eldeki dava, erken açılan dava niteliğinde olup, davanın açılmasında davacının henüz hukuki yarar bulunmadığı gözetildiğinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece davanın esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

Davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacının takibinde kötüniyetli olması şart olduğundan her ne kadar reddedilen kısım yönünden davalı aleyhine yapılan takip haksız ise de davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamamıştır. Bu haliyle davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmamıştır.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın esastan reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş olup, bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

1-Davanın USULDEN REDDİNE,

2-Davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE,

3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 59,30-TL harcın peşin olarak yatırılan 1.004,77-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılmış olan 945,47-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı yana iadesine,

4-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına,

5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince nispi 11.460,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

7-Taraflarca yatırılan kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,

8-İstinaf yargılaması yönünden harç ve yargılama masrafları;

a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 50,00 TL olmak üzere toplam 270,70 TL yargılama masrafının davanın reddedilmesi nedeniyle üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

26/03/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1461, K. 2026/565, T. 27.09.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1461-e-2026-565-k-aa7ea5b672d9