Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2025/151 E. 2026/365 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2025/151
Karar No
2026/365
Karar Tarihi
Konu
Alacak

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/140 E., 2024/298 K. ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 27.04.2023 tarihli ve 2022/3437 Esas, 2023/1544 Karar sayılı BOZMA kararı

1. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Asıl Dava 4. Davacı vekili; Erzurum'da kış üniversitesi oyunlarında kullanılmak üzere inşa edilen atlama kulelerinin zemin etüdünün davalı ... Müşavirlik Mühendislik A.Ş., proje yönetiminin davalı ... ...., tesisin ise davalı ... İnşaat ve Tic. A.Ş. tarafından yapıldığını, 2009 yılında yapımına başlanan ve 12.11.2010 tarihinde tamamlanan kulelerin ve pistlerin 15.07.2014 tarihinde meydana gelen heyelan neticesinde kayarak kullanılamaz hâle geldiğini, davalıların kusuru nedeniyle müvekkili kurumun zarara uğratıldığını, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olduklarının tespit edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26.12.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 15.539,136,97 TL’ye yükseltmiştir. 5. Davalılar vekilleri; işin sözleşme ve eki ihale dokümanlarına uygun olarak gerçekleştirildiğini, meydana gelen zarardan müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Birleşen Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/424 Esas Sayılı Davada 6. Davacı vekili; Erzurum'da yapılan kış üniversitesi oyunlarında kullanılmak üzere inşa edilen atlama kuleleri ihalesinin davalıya verildiğini ve davalıya çeşitli tarihlerde hakedişlerin ödendiğini, hakedişlerde sehven 500.000,00 TL fazla ödeme yapıldığını ileri sürerek fazla ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 7. Davalı vekili; davacının iddialarının yersiz olduğunu, müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/475 Esas Sayılı Davada 8. Davacı vekili; davalı idareye bağlı Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından anahtar teslim götürü bedel teklif alınmak suretiyle Erzurum-Kiremitliktepe 5 Adet Atlama Kulesi İnşaatı İşi ihalesini alan müvekkilinin 14.05.2009 tarihinde sözleşme davacı ile imzaladığını, müvekkilinin yapım işi kapsamında %10 iş artışı dışında idarenin talimatları ile yapımı gerçekleştirilen %5,24 oranında ve 2.292.156.26 TL bedelli sözleşme dışı işten kaynaklanan alacağının bulunduğunu ayrıca Atlama Kuleleri Trafo, Çevre Düzenleme ve ilave işleri ihalesini de müvekkilinin aldığını ve 03.06.2010 tarihinde sözleşme imzalandığını, müvekkilinin dava konusu yapım işi kapsamında %10 iş artışı dışında idarenin talimatları ile yapımı gerçekleştirilmiş olan %5,7772 oranında ve 762.588,97 TL bedelli sözleşme dışı işten kaynaklanan alacağının bulunduğunu ileri sürerek şimdilik her iki sözleşmeden kaynaklanan ayrı ayrı 5.000,00'er TL alacağın 09.09.2014 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 09.01.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle 14.05.2009 tarihli Erzurum-Kiremitliktepe Atlama Kulesi İnşaatı yapım işine ilişkin sözleşmeden kaynaklanan 2.992.156,26 TL'nin 09.09.2014 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, 03.06.2010 tarihli Atlama Kuleleri Trafo, Çevre Düzenleme ve ilâve işlere ilişkin sözleşmeden kaynaklanan 762.588,97 TL'nin 09.09.2014 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 9. Davalı vekili; yüklenici şirketin sözleşmelerdeki %10 iş artışının üzerindeki artıştan feragat ettiğini, %10'a kadar olan bedelin de ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı 10. Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.11.2017 tarihli ve 2016/424 Esas, 2017/552 Karar sayılı kararı ile; sözleşme konusu işle ilgili düzenlenen 4 No.lu hakediş raporunda 3 No.lu hakediş tutarı 37.727.039,29 TL düşülmesi gerekirken 37.227.039,29 TL düşülerek yükleniciye 500.000,00 TL fazla ödeme yapıldığı, birleşen davada ise yüklenicinin %10’u aşan iş artışından feragat ettiği, dava dilekçesine ekli olarak dosyaya sunulan idare olurlarından yüklenicinin yapacağı işlerde fazla imalat yapılacağının tespit edildiği, bunun üzerine yükleniciye işin %10 dahilinde ikmâl edilmesi şartıyla yaptırılmasının uygun görüldüğü, yüklenici %10'dan fazla iş yaptığını ve bu bedellerin ödenmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de yükleniciye sadece %10’luk kısım yapması hâlinde ücret ödeneceğinin belirtildiği, yüklenici işi teslim ettiğinde fazla imalat yaptığını ileri sürmediği, inşaat mühendisleri tarafından da %10'u aşan kısımdan yüklenicinin feragat ettiğinin açıkça belirtildiği, yüklenicinin basiretli tacir gibi fazladan yaptığını iddia ettiği kısım için kurumdan olur alabilecekken almadığı, üstelik bu kısımdan feragat ederek işi bitirmiş olması sebebiyle sözleşme dışı iş bedeline ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 500.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Özel Dairenin Birinci Bozma Kararı 11. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı yüklenici vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 12. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 05.12.2019 tarihli ve 2019/3096 Esas, 2019/5025 Karar sayılı kararı ile; “…Dairemizin 20.06.2019 tarihli geri çevirme kararı üzerine dosyaya sureti kazandırılan Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/758 sayılı dosyasının incelenmesi sonucunda; iş sahibi idare tarafından yüklenici ... İnş. ve Tic. A.Ş. ile ... Müh. Müş. A.Ş. ve ... S. şirketleri aleyhine dava açıldığı, 2011 yılında Erzurum’da yapılan Kış Üniversite oyunlarında kullanılmak üzere inşa edilen atlama kulelerinin pistlerinin ve tesislerin 15.07.2014 tarihinde meydana gelen kayma/heyelan neticesinde davalı yüklenici firmaların işleri fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapmamaları ve basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı göstermemeleri sonucunda kullanılamaz hale gelmesi sebebiyle uğranılan zararın tahsilinin istendiği, davalılardan ... Müh. Müş. A.Ş. ve ... S. şirketlerinin anılan iş kapsamında proje müşavirliği, proje yapımı, harita hizmetleri, zemin etüdü ve ÇED raporu işlerinin yapımını üstlendikleri, davanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 166/1 maddesi uyarınca kural olarak aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Dava konusu somut olayda, her iki davanın konusu ve tarafları bakımından aralarında maddi ve hukuki bağlantı bulunduğu, her iki davada da aynı sözleşmelerden kaynaklanan alacakların ve uğranılan zararların talep edildiği, davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla iki davanın birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi ve gerekse birbirleriyle çelişkili kararlar çıkmasının önlenmesi bakımından fayda bulunmaktadır. O halde, mahkemece, Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/758 Esas sayılı davası ile eldeki dava arasında fiili ve hukuki irtibat olduğu, her iki davanın aynı mahkemede açıldığı ve bağlantılı davaların birleştirilerek görülmesi gerektiği değerlendirilerek Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/758 Esas sayılı davası derdest ise her iki davanın 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesi uyarınca birleştirilmesinin sağlanması ve her iki dosyanın birlikte görülmesi, sözü edilen dosya karara çıkmış ise kesinleşmesi beklenerek, kesinleşen olgular dikkate alınarak davanın sonuçlandırılmasını temin için diğer temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulması gerekmiştir,…”gerekçesiyle karar bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin İkinci Kararı 13. Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.02.2022 tarihli ve 2015/758 Esas, 2022/80 Karar sayılı kararı ile; Özel Dairenin bozma kararına uyulduktan sonra dosyanın Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/758 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş ve yargılamaya bu dosya üzerinden devam edilerek asıl davada alınan bilirkişi raporuna göre yapılan iş nedeniyle zararın 15.538.136,97 TL olduğu, meydana gelen zarardaki %80 kusurun davalı ... ....'da olduğu, %20 kusurun ise ihbar olunan Türkiye Kayak Federasyon Başkanlığına ait olduğunun tespit edildiği, raporun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren, 12.430.309,60 TL'nin ise 26.12.2017 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle toplamda 12.431.309,60 TL'nin davalı ... ....'dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılar ... İnş. Tic. A.Ş. ve ... Müşavir Mühendislik A.Ş. yönünden davanın reddine, birleşen 2021/5 Esas (bozma öncesi 2016/424 Esas) sayılı dosya yönünden, sözleşme konusu işle ilgili düzenlenen 4 No.lu hakediş raporunda, 3 No.lu hakediş tutarı 37.727.039,29 TL düşülmesi gerekirken 37.227.039,29 TL düşülerek yükleniciye 500.000,00 TL fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 500.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline, birleşen 2016/475 Esas sayılı dosya yönünden; dava dilekçesine ekli olurlardan da anlaşılacağı üzere yüklenicinin yapacağı işlerde fazla imalat yapılacağının tespit edildiği, bunun üzerine yükleniciye iş bedelinin %10’una kadar ikmâl edilmesi şartıyla fazla işlerin yaptırılmasının uygun görüldüğü, yüklenici iş bedelinin %10'undan fazla iş yaptığını ve bu bedellerin ödenmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de yükleniciye sadece iş bedelinin %10’una kadar ilâve iş yapması hâlinde ücret ödeneceğinin belirtildiği, yüklenicinin işi teslim ettiğinde fazla imalât yaptığını ileri sürmediği, inşaat mühendisleri tarafından da %10'u aşan kısımdan yüklenicinin feragat ettiğinin açıkça belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Özel Dairenin İkinci Bozma Kararı 14. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı T.C. ..., asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... İnş. ve Tic. A.Ş. ve asıl davada davalı ... .... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 15. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 27.04.2023 tarihli ve 2022/3437 Esas, 2023/1544 Karar sayılı kararı ile; “…1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle birleşen Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/475 Esas sayılı dosyasında takas-mahsubu istenen alacak için ayrı dava açıldığının anlaşılmasına göre asıl ve birleşen 2021/5 Esas sayılı dosya davalısı, birleşen 2016/475 Esas sayılı dosya davalısı ... İnşaat ve Tic. A.Ş.'nin birleşen Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/5 Esas sayılı dosyasındaki temyiz itirazlarının reddine, asıl davaya yönelik olarak her ne kadar alınan tespit raporunda asıl dosya davalısı yüklenici ... İnşaat ve Tic. A.Ş.'nin kusurlu olduğu tespit edilmiş olsa da mahkemece alınan raporlarda da tespit edildiği üzere işin yapılacağı yerin görülmesinin ancak yüzeysel özelliklerin tespit edilmesini sağladığı, bu nedenle zeminin taşıma kapasitesi ile heyelan riski taşıyıp taşımadığının tespitinin mümkün olmayacağı, zemin taşıma kapasitesi, zeminin oturma özellikleri ile şev duyarlılığı tespitinin davalının yükümlülüğünde olmadığı, işin yapımı sırasında olumsuz bir durumla karşılaşılmadığı için yüklenici ... İnşaat ve Tic. A.Ş.'nin 6098 sayılı Kanunun 472. maddesinde düzenlenen uyarı yükümlülüğününde bulunmadığı, beton ve demir donatılardaki kalite eksikliğinin heyelana neden olmadığı ve tespit raporundaki kalemlere yönelik tespitlerin de doğru şekilde yapılmadığının anlaşılmasına göre asıl dosya davacısı ve asıl dosya davalısı ... ....'nun pistlerin bulunduğu alanın daha dik şevlendirilmesi, şev stabilite raporunun pistte yapılmaması, drenaj sistemine projede yer vermediğinin anlaşılmasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2.Asıl dosya bakımından davacının ve davalı ... ....'nun diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece yapılan yargılama sırasında; inşaat mühendisi, geoteknik mühendisi, jeofizik mühendisi, jeoloji mühendisi ve makine mühendisinden oluşan beş kişilik bilirkişi kurulundan 09.11.2017 tarihli kök rapor ile tarihsiz ek rapor ve iki inşaat mühendisi, iki jeoloji mühendisi ve makine mühendisinden oluşan beş kişilik bilirkişi kurulundan 26.12.2019 tarihli kök ve 22.10.2021 tarihli ek rapor alınmıştır. İTÜ öğretim üyeleri tarafından hazırlanan 09.07.2017 tarihli kök ve tarihsiz ek raporda; davalı ... Müşavirlik Mühendislik A.Ş.'nin sözleşmenin eki Teknik Şartnamenin 2. ve 4. maddesinde belirtildiği şekilde sondaj kuyusu açmadığı, on tane açılan sondaj kuyularının çoğunluğunun kulelerin bulunduğu alanda yoğunlaştığı, heyelan bölgesinde yok denecek kadar az sondaj kuyusunun açıldığı ve açılan sondaj kuyularının sağlam bilgi alınacak derinlikte olmadığı, tesisin master planı olmasına rağmen yapım esnası ve sonrası için yamaç/şev duyarlılık analizlerinin yapılmadığı, şevin stabilitesi hakkında değerlendirme yapılmadığı, proje süreci bittikten sonra inşaat koşulları bakımından şev stabilitesi yapılması için öneride bulunmadığı, her ne kadar ... Müşavirlik Mühendislik A.Ş.'nin sözleşmesi kapsamında 19.12.2008 tarihinde kesin kabul yapılmış ise de dosyada mevcut bulunan "Tesisler Daire Başkanlığı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün 27.10.2009 Tarih ve 8299 sayılı yazısı" ile kesin kabul tarihi 2008’den sonra da ... Müşavirlik Mühendislik A.Ş.'nin kontrolörlüğünün devam ettiği bildirildiğinden ... Müşavirlik Mühendislik A.Ş.'nin %30, ... ....'nun %50 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. İtirazlar üzerine ODTÜ öğretim üyeleri tarafından hazırlanan 26.12.2019 tarihli kök ve 22.10.2021 tarihli ek raporda ise; 08.09.2008 tarihinde ... Müşavirlik Mühendislik A.Ş. tarafından ... ....'ya gönderilen elektronik posta ile kalıcı şev eğiminin 26 derece olması gerektiği bildirilmesine rağmen ... .... tarafından hazırlanan projelerdeki eğimin 37 derece olduğu, heyelan bölgesinde açılan iki adet sondaj kuyusunun ve derinliklerinin teknik şartnameye göre uygun ve yeterli olduğu, sağlam zemine kadar inildiği, sondaj profillerinin pistin temel zeminini karakterize edecek nitelikte, yeterli sayıda ve derinlikte olduğu, ... Müşavirlik Mühendislik A.Ş. tarafından hazırlanan Kasım 2008 tarihli raporda kazı şevlerinin dik ve dike yakın olması durumunda destek yapıların gerekli olduğunun bildirildiği, ... Müşavirlik Mühendislik A.Ş.'nin sözleşmesi kapsamında 19.12.2008 tarihinde kesin kabul yapıldığı, projelerin Ocak-Şubat-Mayıs-Ağustos 2009 tarihinde yapıldığı, kesin kabulden sonra yapılan projeler için müşavirlik yükümlülüklerinin yerine getirilmediğinin kabulünün mümkün olmadığı, dosya kapsamında bulunan davacı tarafından Türkiye Kayak Fedarasyonu'na gönderilen 05.08.2009 tarih ve 5974 sayılı yazısında; sözleşme maddelerine atıf yapılarak projenin inşaat safhasının başlangıcından bitimine kadar olan bölümünde denetimin ve kontrollük görevinin ... .... tarafından yerine getirileceğinin bildirilmesi nedeni ile ... Müşavirlik Mühendislik A.Ş.'nin kusurunun olmadığı, pistlerin bulunduğu alanın daha dik şevlendirilmesi, şev stabilite raporunun otopark imalatında alınmasına rağmen pistte yapılmaması, doğal yamacın neresine dolgu neresine kazı yerleştirileceğinin ortaya konulması gerekirken analize dayalı olmadan kazı ve dolgu yerlerinin belirlenmesi, kazı ve dolgu ile şevin stabilitesinin doğal duruma göre azaldığı, bunun için ankrajlı/bulonlu yapı elemanının projede kullanılmadığı, drenaj sistemine projede yer verilmediği için ... ....'nun %80 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Açıklandığı üzere raporlar arasında davalılardan ... Müşavirlik Mühendislik A.Ş. ve ... ....'nun kusur oranları ile ilgili çelişki bulunmaktadır. Bu çelişki giderilmeden son rapora itibar edilerek hüküm kurulması hatalı olmuştur. 3.Birleşen Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/475 Esas sayılı dosyasında asıl ve birleşen 2021/5 Esas sayılı dosya davalısı, birleşen 2016/475 Esas sayılı dosya davalısı ... İnşaat ve Tic. A.Ş.'nin temyiz itirazlarının incelenmesinde gelince; Taraflar arasında Erzurum 5 Adet Atlama Kulesi İnşaatı İşi ve Erzurum Atlama Kuleleri Trafo, Çevre Tanzimi ve İlave İşler Yapım İşi ile ilgili iki adet sözleşme imzalanmış olup davacı yüklenici her iki sözleşmede de sözleşme dışı iş yaptığını, %10 imalat artışı bedelinin ödenmesine rağmen Erzurum 5 Adet Atlama Kulesi İnşaatı İşi ile ilgili %10'dan fazla yapılan ve bedeli 2.992.156,26 TL olan ve Erzurum Atlama Kuleleri Trafo, Çevre Tanzimi ve İlave İşler Yapım İşi ile ilgili %10'dan fazla yapılan ve bedeli 762.588,97 TL olan sözleşme dışı işlerin ödenmediğini belirterek tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, dava dilekçesine ekli olurlar dikkate alınarak yüklenicinin yapacağı işlerde fazla imalat yapılacağının tespit edildiği, bunun üzerine yükleniciye işin %10 dahilinde ikmal edilmesi şartıyla fazla işlerin yaptırılmasının uygun görüldüğü, yüklenici %10'dan fazla iş yaptığını ve bu bedellerin ödenmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de yükleniciye sadece %10 kısım yapması halinde ücret ödeneceği belirtildiği, yüklenicinin işi teslim ettiğinde fazla imalat yaptığını ileri sürmediği, inşaat mühendisleri tarafından da %10'u aşan kısmında yüklenicinin feragat ettiğinin bildirildiği, daha öncesinden yapılacak fazla imalatların tespit edilmesi ile %10'a kadar olur verilmesi sebebiyle artık vekaletsiz iş görme hükümleri uygulanmayacağı, yüklenicinin basiretli bir tacir gibi fazladan yaptığını iddia ettiği kısım için kurumdan olur almadığı ve bu kısımdan feragat ettiği belirterek davanın reddine karar verilmiştir. Tüm dosya incelendiğinde; davacının , %10'dan fazla sözleşme dışı işin bedelinden feragat ettiğine dair bir delil bulunmamaktadır. "%10 İmalat Artış İcmali Erzurum 5 Adet Atlama Kulesi İnşaatı İşi" başlıklı ve "%10 İmalat Artış İcmali Erzurum Atlama Kuleleri Trafo, Çevre Tanzimi ve İlave İşler Yapım İşi" başlıklı tablolar incelendiğinde talep edilen bedellerin %10’dan fazla yapılan ve imtina edilen tutar olarak gösterildiği ve taraflarca itirazsız imzalandığı, Türk Dil Kurumu'nun sözlüğüne göre imtina kelimesinin anlamının kaçınma, sakınma, çekinme olduğu, bu kelimenin feragat anlamına gelmediği, her ne kadar dosya kapsamında %10'dan fazla kısımdan feragat edildiği için %10'luk kısmın yapılması ve bedelinin ödenmesine yönelik olur ve yazılar mevcut ise de bu yazılarda yüklenicinin imzasının olmadığı, işin davacı uhdesinde ve yararına olduğu, " %10 İmalat Artış İcmali" tablolarının taraflarca itirazsız imzalandığı, tablolarda %10'un üzerinde yapılan işlerin bedellerinin belirli olup taraflarca bedele yönelik itiraz olmadığından davanın kabulü yerine hatalı gerekçe ile reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; HMK 281/3. maddesi gereğince gerçeğin ortaya çıkması için önceki heyetlerden farklı olarak HMK'nın 266 ve devamı maddelerinde öngörülen şekilde teknik üniversitelerden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak dava dışı Türkiye Kayak Federasyonu, davalı ... Müşavirlik Mühendislik A.Ş. ve davalı ... ....'nun kusur oranları konusunda önceden alınan raporlardaki çelişkiler de giderilecek ve itirazlar karşılanacak şekilde Yargıtay denetimine elverişli rapor alarak asıl davada sonucuna göre ve davalı ... İnşaat ve Tic. A.Ş. hakkında asıl davanın reddine, birleşen Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/475 Esas sayılı dosyadaki davanın kabulüne karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı şeklinde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur,…” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Direnme Kararı 16. Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.06.2024 tarihli ve 2024/140 Esas, 2024/298 Karar sayılı kararı ile; Özel Daire bozma kararından sonra dava dosyası 2024/24 Esasını almış ve 07.03.2024 tarihli duruşmada asıl dava ve birleşen 2016/424 (ilk bozma kararı sonrası 2021/5 Esas) Esas sayılı davalar yönünden Özel Dairenin bozma kararına uyulmasına, birleşen 2016/475 Esas sayılı dava yönünden önceki kararda direnilmesine karar verildikten sonra, 17.05.2024 tarihli ara karar ile birleşen 2016/475 Esas sayılı davanın asıl davadan tefrikine karar verilmiş ve aynı mahkemenin 2024/140 sayılı Esas sırasına kaydedildikten sonra, bozma ilâmında da belirtildiği gibi Türk Dil Kurumu'nun sözlüğüne göre “imtina” kelimesinin kaçınma, sakınma, çekinme anlamında olduğu konusunda ihtilaf bulunmadığı, “%10 Artış İcmali” başlıklı iki belgede davacı yüklenicinin alacaklı olduğu miktarın açıkça belirtildiği, yüklenicinin hiçbir itirazi kayıt koymadan bu belgeleri imzaladığı, idarenin iç yazışmalarının yükleniciyi bağlamayacağı açık ise de düzenlenen hakedişte alacak olarak belirlenen kalemin “imtina edilen alacak” olarak adlandırılıp çekince konulmaksızın imzalanması hâlinde kesin kabul ve kesin hesaptan sonra alacak talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi 17. Direnme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. II. UYUŞMAZLIK 18. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacı yüklenicinin sözleşme dışı iş bedeli yönünden talepte bulunup bulunamayacağı, buradan varılacak sonuca göre mahkemece verilen kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 19. Somut olay değerlendirildiğinde, taraflar arasında 14.05.2009 tarihinde Erzurum-Kiremitliktepe 5 Adet Atlama Kulesi İnşaatı İşi ve 03.06.2010 tarihinde Atlama Kuleleri Trafo, Çevre Düzenleme ve ilave işler yapım işiyle ilgili sözleşmelerin imzalandığı, davacı yüklenicinin, Erzurum-Kiremitliktepe 5 Adet Atlama Kulesi İnşaatı İşi kapsamında %10 iş artışı dışında idarenin talimatları ile yapılan %5,24 oranında 2.292.156.26 TL bedelli sözleşme dışı iş alacağının ödenmediğini, yine Atlama Kuleleri Trafo, Çevre Düzenleme ve ilâve işler yapımı kapsamında %10 iş artışı dışında idarenin talimatları ile yapılan %5,7772 oranında 762.588,97 TL bedelli iş bedeli alacağının ödenmediğini ileri sürerek söz konusu alacakların davalıdan tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır. 20. Dosya içerisinde yer alan "%10 İmalat Artış İcmali Erzurum 5 Adet Atlama Kulesi İnşaatı İşi" başlıklı ve "%10 İmalat Artış İcmali Erzurum Atlama Kuleleri Trafo, Çevre Tanzimi ve İlave İşler Yapım İşi" başlıklı tablolar incelendiğinde, yüklenici tarafından talep edilen bedellerin, %10’dan fazla yapılan ve imtina edilen tutar olarak gösterildiği ve taraflarca itirazsız imzalandığı görülmektedir. Bununla birlikte dosya içerisinde yüklenicinin iş bedelinin %10'undan fazla yapılan işlere yönelik alacağından feragat ettiğine dair herhangi bir delil de bulunmamaktadır. 21. Türk Dil Kurumunun sözlüğüne göre de imtina kelimesinin anlamı “kaçınma, sakınma, çekinme” olup, bu kelime feragat anlamına gelmemektedir. Dosya içerisinde yer alan ve idarece yapılan iç yazışmalarda, her ne kadar yüklenicinin %10'dan fazla yapılan işlere yönelik bedelden feragat ettiği için %10'a kadar olan ilâve işin yapılması ve bu bedelin ödenmesine yönelik olur ve yazılar mevcut ise de bu yazılarda yüklenicinin imzası bulunmadığından bu yazıların yüklenici yönünden bağlayıcılığı yoktur. 22. İş bedelinin %10’una kadar olan ilâve işin dışında yüklenici tarafından fazladan yapılan işlerin iş sahibinin yararına olduğu, %10 İmalat Artış İcmali tablolarının taraflarca itirazsız imzalandığı, yüklenici tarafından fazladan yapılan işlerin bedelinin tespit edildiği ve tespit edilen bedele itirazın da olmadığı dikkate alındığında, “%10 İmalat Artış İcmali” tablolarında imtina edilen tutar olarak belirlenen iş bedelinin davacı yükleniciye ödenmesi gerekir. 23. O hâlde mahkemece, davacı yüklenicinin alacağını daha sonradan talep edeceğine ilişkin ihtirazi kayıt koymasına ilişkin engel bulunmamasına rağmen bu konuda ihtirazi kayıt koymadan belgeleri imzaladığı, hakedişte alacak olarak belirlenen kalemin “imtina edilen alacak” olarak adlandırılıp çekince konulmaksızın imzalanması hâlinde kesin kabul ve kesin hesaptan sonra alacak talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle verilen direnme kararı yerinde değildir. 24. Diğer taraftan dava tarihi 24.05.2016 olmasına rağmen, direnmeye ilişkin gerekçeli karar başlığında 08.09.2015 olarak yazılmış ise de, bu husus mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olup esasa etkili olmadığından ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır. 25. Hâl böyle olunca bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi doğru olmamıştır. 26. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. IV. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında belirtilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, Aynı Kanun’un 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/151, K. 2026/365, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-hukuk-genel-kurulu-2025-151-e-2026-365-k-bb204779e20d