İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/454 E. 2026/103 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/454
Karar No
2026/103
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/454 Esas KARAR NO : 2026/103

DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/09/2025 KARAR TARİHİ : 21/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı dilekçesinde özetle; ... Ltd. Şti. ile davalı ...A.Ş. Arasında, ... inşaatının mekanik tesisat işlerinin yapımına ilişkin eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede ... Ltd. Şti.işi yapan yüklenici, davalının iş sahibi sıfatıyla taraf olduğunu, sözleşmenin 16. Maddesinde hak ediş bedellerinin % 50'si peşin, kalan %50'si ise 60 gün vadeli çek ile ödeneceği konusunda anlaşmaya varıldığı halde davalı iş sahibi fatura borcunu ödemediğini, davalı, tacir sıfatına sahip olduğunu, davacı tarafça düzenlenen faturalara süresi içerisinde (8 gün) hiçbir itirazda bulunmadığını, bu faturaları ticari defterlerine borç olarak kaydettiğini, bağlı bulunduğu vergi dairesine verilen BA-BS formlarında beyan ettiği ve fatura muhteviyatı KDV bedellerini indirim konusu yaptığını, bu işlemlerin basiretle tacir sıfatıyla hareket eden davalının faturaların içeriğini ve borcu kabul ettiğini gösterdiğini, şirketin malzeme alımları vadeli çeklerle yapıldığını, bu çeklerin piyasa nezdinde geçerlilik kazanabilmesi için şahsen aval verilmesinin zorunlu olduğunu, yüklenici şirketin davalıya düzenlediği hakediş faturalarının tahsiliyle vadeli çeklerini ödediğini, davalı sözleşmeye aykırı şekilde hakediş bedellerini ödemediğini, bu nedenle söz konusu çeklerin karşılıksız kaldığını, şahsı aleyhine doğrudan icra takipleri başlatıldığını ve kesinleştiğini, davalı, borcunu süresinde ifa etmiş olsaydı bu taliplerin başlamayacağını, şahsi zararın doğmayacağını, davalının hakediş faturalarını ödememesi nedeniyle yüklenici şirket SGK prim borçlarını ödeyemediğini, ortak sıfatıyla bu borçlarından sorumlu tutulduğunu, SGK tarafından hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının hukuka aykırı davranışı, şahsi malvarlığına doğrudan zarara sebep olduğunu, tazmin yükümlülüğünün açık olduğunu, davalı eser sözleşmesinde iş sahibi sıfatıyla yer aldığını, ödeme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, kusursuzluğunun ispat yükü davalıya ait olduğunu, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe meydana gelen zararı tazmin etmekten kaçınamayacağını, ... 21. İcra Müdürlüğünün ... E., ... E. ve...E sayılı dosya borçlarının davalıdan tazminini, icra dosyalarının her biri yönünden 300 euro olmak üzere şimdilik 900 Euro'nun bilirkişi incelemesi sonucu artırılmak kaydıyla davalıdan tahsilini, şirketin SGK borçlarından doğan şahsi sorumluluğu sebebiyle şahsen uğradığı zarar karşılığı şimdilik 5.000 TL 'nin davalıdan tahsilini, hüküm altına alınacak euro cinsi zarar alacaklarına takipte kesinleşen döviz faizi oranıyla döviz faizi işletilmesini, cinsinden hükmedilecek zarar alacaklarına en yüksek avans faizi işletilmesini, yabancı para alacaklarının fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru esas alınarak TL'ye çevrilerek ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirket ile davacı arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davanın aktif dava ehliyeti yokluğu sebebiyle reddini, ... 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.sayılı dosyası üzerinden başka bir alacak davası açtığını, davanın reddedildiğini, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ve derdest durumda olduğunu bu nedenle derdestlik nedeniyle usulden reddini, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ve ... 21.Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas numaralı dosyalarında derdest durumda olduğunu, davacının iddiasının aksine müvekkil şirket bahse konu ... A.Ş.'ye borçlu değil alacaklı durumda olduğunu, davanın açılmasında hukuki yarar yokluğundan reddini, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü faturalar tek taraflı tanzim edilen ve her zaman düzenlenmesi mümkün belge olup huzurdaki davada müvekkil şirketin davadışı şirkete borçlu olduğuna dair delil niteliği taşımadığını, davacının iddialarının tamamının illiyet bağından yoksun olduğunu, ortada var olduğu iddia edilen zararın oluşmasıyla müvekkil Şirket arasında herhangi bir illiyet bağı söz konusu olmadığından davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının var olduğunu iddia ettiği alacağını tanıkla ispat etmesinin mümkün olmadığını, aktif dava ehliyeti olmadığı halde kötüniyetli olarak iş bu davayı açtığını, dava açma hakkını kötüye kullanan davacı aleyhine 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun "Kötüniyetle veya haksız dava açılmasının sonuçları" başlıklı HMK 329.Maddesinde düzenlendiği şekilde vekalet ücretinin ödenmesi ve disiplin para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini, dava şartı yokluğuna ilişkin itirazların dikkate alınarak davacı tarafından açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesinde "Aynı yargı çevresinde yer alan, aynı düzey ve sıfattaki Hukuk Mahkemelerinde açılmış davalar aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı 2. davanın açıldığı mahkemede verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda yukarıda incelenen ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sırasında kayıtlı davada ve mahkememizde görülen iş bu davada, davacının taleplerinin temelde her iki davada da aynı uyuşmazlıktan ve bu uyuşmazlığın çözümünden kaynaklandığı ve verilecek kararların birbirini etkileyecek mahiyette olduğu anlaşılmakla davalar arasında hukukî ve fiilî bağlantı bulunduğu, bu durumda her iki davanın birlikte görülmesinin usul ekonomisine uygun olduğu anlaşılmakla HMK'nın 166. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği kanaatine varılmıştır. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyası ile ... 21.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... esas sayılı dava dosyalarının BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkememizin ... Esasının birleştirme nedeniyle KAPATILMASINA, 3-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin esas kararla birlikte hüküm altına ALINMASINA, Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 168. maddesi gereğince esas hükümle birlikte istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacının yüzüne karşı karar verildi. 21/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/454, K. 2026/103, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-454-e-2026-103-k-328ccb417e9f