Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/429 E. 2026/1185 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/429
Karar No
2026/1185
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/429 Esas

KARAR NO:2026/1185

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:26/11/2024

NUMARASI:2022/1028 ESAS, 2024/907 KARAR

DAVA :Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

BİRLEŞEN ANADOLU 13. ATM 2023/54 ESAS SAYILI DOSYASI

DAVANIN KONUSU:|İstirdat

KARAR TARİHİ:09/07/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:ASIL DAVADA;DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .... Şti olan Türkiye ...Bankası A.Ş'ye ... Şubesine ait 19.11.2022 keşide tarihli 235.000 TL bedelli ... çek No.lu çek düzenlendiğini, söz konusu çekte rakamla yazılan 235.000 TL yazılmış ancak yazıyla yazılan kısım yazılmadığından hamil tarafından çekin müvekkiline geri gönderilmek üzere ... kargo numarası ile kargoya verilmiş ancak söz konusu çek kargoda çalındığını, rakamla yazılan 235.000 TL'lik kısmının yazıldığını ancak yazıyla yazılan kısmı yazılmamış olan çekin yazıyla yazılan kısmının doldurulduğu ve imzası ve kaşesi hamile ait olmadığı halde cirolandığı , öncelikle söz konusu çekteki ne imza ne de kaşe müvekkili ... Şti'ne ait olmadığını, alacaklı tarafla ne hamil ...'ın ne de keşideci ...'nın herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, söz konusu icra takibine konu çekin bedelsiz bir çek olduğunu, tüm bu nedenlerle Öncelikle İİK’nun 72/3. Maddesi gereğince; icra dosyasına yatırılan/yatırılacak paraların davalı/alacaklıya verilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Davanın kabulü ile, müvekkil şirketlerin davalıya borçlu olmadığının tespiti ve İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyası ile 19.11.2022 keşide tarihli 235.000 TL bedelli çekin tahsili için açılan İcra takibinin iptaline, Müvekkillerin davalı/alacaklıya borcu bulunmamasına rağmen, müvekkilleri aleyhine haksız ve kötü niyetli şekilde yasal takip başlatan, müvekkillerimizin banka hesaplarına haciz işlemi gerçekleştirmek suretiyle müvekkillerini zarara uğratan davalı/alacaklı hakkında, alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Birleşen dosyada davacı-borçlu, İstanbul 18. İcra Dairesinin ... sayılı icra dosyası ile takibe konulan, ...Bankası, ... Şube/İst. Şubesi, 19.11.2022 keşide tarihli, ... seri numaralı 235.000.00-TL’lik, hesap sahibi ....... Şti. olan bir adet çek nedeniyle müvekkiline borçlu olduğunu, müvekkilinin, belirtilen çekte 3. ciranta olarak hak sahibi iyiniyetli meşru hamili olduğunu, çeki, para alacağına karşılık çekte cirosu olan ...'den aldığını, borcun hala ödenmediğini, mahkemece işbu çek ile ilgili icra dosyasında icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda tedbiren durdurma kararı verildiğini, davacı-borçlulardan, ....... Şti. dava konusu çekin bedelinin yazı ile yazılmış kısmı hariç kendisi tarafından yazıldığını, imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, müvekkilinin, çeki ...'den aldığından, çek üzerindeki ... şirketinin imzasının davacı-borçluya ait olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davacıların, dava açmadan önce dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurmadan işbu davayı açtığından, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, müvekkilinin, dava konusu çeki, kötüniyetle veya ağır kusur ile iktisap ettiği ispat edilmediğinden, çekin kayıp olduğu iddiası ile ilgili hiçbir bilgisi ve sorumluluğu olmadığından, çekteki iddia edilen hususları bilmesi mümkün olmadığından, çekin illetten mücerret olma özelliği olduğundan, yetkili hamil olması için ciro silsilesinde yer alan imzaların gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu bulunmayıp, 6102 sayılı TTK’nın 686. maddesi hükmüne göre, bu hususta, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterli olduğundan, ciro silsilesi bozulmadığından, çek kambiyo vasfında olduğundan, müvekkili şahıs olduğu için ticari defter tutma yükümlülüğü olmadığından, tanık dinlenmesine muvafakati olmadığından, araştırılacak başkaca bir husus kalmadığından ve davacıların iddiaları gerçeği yansıtmadığından davanın esastan reddine, dava konusu çekle ilgili icra dosyasında icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda tedbiren durdurma kararının davacılardan ...... şirketi yönünden kaldırılmasına, İstanbul 18. İcra Dairesinin ....sayılı icra dosyasına tedbirin kaldırıldığına dair müzekkere yazılmasına, davacıların, davaya konu senetlerin bedelinin %20 si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN ANADOLU 13. ATM 2023/54 ESAS SAYILI DOSYASINDA:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirket adına, ...... ŞTİ. tarafından Lehtarı ... Şti olan, Türkiye ...Bankası A.Ş'ye ... Şubesine ait 19.11.2022 keşide tarihli 235.000 TL bedelli ... çek No.lu çek düzenlendiğini, söz konusu çekte rakamla yazılan 235.000-TL yazıldığını, ancak yazıyla yazılan kısım yazılmadığından lehtar müvekkili tarafından çek ...... ŞTİ.'ne geri gönderilmek üzere ... kargo numarası ile kargoya verildiğini, ancak söz konusu çekin kargoda çalındığını, Müvekkilinin zilyedinde iken rızası dışında elinden çıkan söz konusu çekin bulunamadığından, çekin iptali için İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/645 E. Sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını ve çek için ödemeden men kararı alındığını, söz konusu çekin iptali davası devam ederken lehdarı müvekkili olan çekin, davalı ... tarafından İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu ve çekin davalı ...'da olduğu anlaşıldığını, İcraya konulan çekte lehtar/ ilk ciranta olan müvekkilinin kaşesi ve imzası sahte bir şekilde doldurulmuş ve çekin miktarına ilişkin yazıyla yazılan kısmı doldurularak icraya verildiğinin anlaşıldığını, davalı tarafça icraya konulan ve müvekkilinin rızası dışında sahte imza ve kaşe ile ciro edilen çekte ciro silsilesinin bozuk olduğunu, davalı taraf her ne kadar iyiniyetli hamil olduğunu iddia etse de çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmesi durumunda iade ile mükellef olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin talepleri ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle daha önceden davalı aleyhine İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1028 E. Sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığından iş bu dosyanın daha önce açılan İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1028 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın kabulü ile dava konusu edilen Türkiye ...Bankası A.Ş'ye ... Şubesine ait 19.11.2022 keşide tarihli 235.000 TL bedelli ... çek No.lu çekin davalıdan istirdadına ve müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/54 Esas 2023/113 Karar 13/02/2023 Tarihli karar ile; açılan çek istirdatı davasının , İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1028 Esas sayılı dosyası ile arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesi ile dava dosyasının İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1028 esas sayılı dosyası ile 6100 sayılı HMK madde 166 gereğince BİRLEŞTİRİLMESİNE ve yargılamaya İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1028 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 28.11.2024 Tarih 2022/1028 Esas 2024/907 Karar; "... Dava ve cevap dilekçeleri, birleşen İstanbul Anadolu 13 ATM'nin 2023/54 Esas 2023/113 Karar sayılı dosyası, İstanbul 18.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası, senet, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; mahkememizin esas dosyasında davacının İstanbul 18.icra Müd'nün ... sayılı icra dosyasına konu 19/11/2022 tarih ve 235.000,00 TL bedelli ... numaralı çekin çalındığını, çekin doldurulduğu ve cirolandığı, imza ve kaşenin kendisine ait olmadığı gerekçesiyle borçlu olmadığının tespitini istediği, birleşen İstanbul Anadolu 13 ATM 2023/54 esas sayılı dosyasında ise aynı çekle ilgili çekin istirdatını ve kendisine iadesini talep ettiği böylece davanın söz konusu çekle ilgili asıl dosyada borçlu olmadığının tespiti, birleşen dosyada ise bu çekin istirdatına ilişkin olduğu, 19/11/2022 tarih ve 235.000,00 TL bedelli ... numaralı çek ile ilgili imza ve kaşenin davacı şirket yetkililerine ait olup olmadığının tespiti amacıyla mahkememizce konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırıldığı, bilirkişinin 28/03/2024 tarihli raporu ile çek aslının arka yüzü üzerinde ...Şirketi adına atfen atılı bulunan imza ile ...'un mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırma da imzalar arasında farklılıkların görüldüğü, inceleme konusu çek aslının arka yüzü üzerinde ''... Şti.'' adına atfen atılan imzanın ... eli ürünü olmadığının rapor edildiği, raporun teknik özellikler içermesi ve gerekçeli, denetlenebilir olması nedeniyle, mahkememizce hükme esas alındığı, çek altındaki imzanın davacılara ait olmaması nedeniyle mahkememizin asıl dosyada davacının İstanbul 18.İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, ancak her ne kadar davacı taraf mahkememizin asıl dosyasıyla birleşen İstanbul Anadolu 13 ATM 2023/54 esas sayılı dosyasında aynı çekin istirdatını da talep etmiş ise de davalı ...'ın kötüniyetli olduğuna dair kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı veya buna benzer somut bir delilin olmaması dolayısıyla iyi niyetli hamil olduğunun anlaşılması karşısında çekin istirdatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, iyi niyetli hamil davalının davacılar yönünden müracaat etme hakkı asıl dosyada kabul nedeniyle mümkün değilse de çekteki diğer ilgili kişilere müracaat etmesi açısından iyi niyetli hamil olması nedeniyle haklarının korunması gerektiği, bu gerekçelerle birleşen davanın reddine karar verildiği, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi ve tarafların hukuki statülerinin yapılan yargılama ile belirlendiği görüldüğünden asıl dosyada davacının kötüniyet tazminatı talebinin ile birleşen dosyada davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği, ayrıca davalı ...'ın iyi niyetli hamil olduğu ve çek üzerindeki imzaların davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumunda olmaması ve davanın kendisine karşı açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle asıl ve birleşen dosya yönünden taraflar lehine takdiren vekalet ücretine hükmedilmemiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davacının mahkememizin 2022/1028 esas sayılı dosyası açısından; a-Davacının davasının kabulü ile davacının İstanbul 18.İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine, b-Davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine, Mahkememizin bu dosyası ile birleşen İstanbul Anadolu 13.ATM 2023/54 esas sayılı icra dosyası açısından; a-Davacının davasının reddine, b-Davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine,..." karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Asıl ve birleşen dosyada davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin, 2022 / 1028 E. ve 2024/907 K. sayılı ilamındaki, "çek altındaki imzanın davacılara ait olmaması nedeniyle mahkememizin asıl dosyada davacının İstanbul 18.İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi ve tarafların hukuki statülerinin yapılan yargılama ile belirlendiği görüldüğünden birleşen dosyada davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği, asıl ve birleşen dosya yönünden taraflar lehine takdiren vekalet ücretine hükmedilmemesine" şeklindeki kararını ve dayanak gerekçelerini istinaf ettiklerini, Mahkemenin 2022/1028 E. s.lı dosyasının menfi tespit davası olup davacılar 2 farklı şirket olduğunu, Çek keşidecisi .......ŞTİ. ve Lehtar ... ....ŞTİ. Olduğunu, çek keşidecisi ...şirketi imzaya itiraz etmediğinden çekteki keşideci .......ŞTİ. nin imzasının kendisine ait olduğu açık olduğunu, sadece lehtar ... ....ŞTİ. yönünden imza itirazı olduğundan ve imza bu davacıya ait olmadığından Yerel mahkemenin gerekçeli kararında, çek altındaki imzanın her iki davacıya da ait olmaması nedeniyle asıl dosyada her iki davacı yönünden İstanbul 18.İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine şeklinde hatalı karar verdiğini, Menfi tespit davasının çekteki keşideci .......ŞTİ. yönünden reddine karar verilmesi ve lehimize avukatlık ücreti ve %20 icra inkar tazminatı verilmesi gerektiğini, birleşen 2023/54 E. sayılı istirdat davasında ise davacı sadece ... ....ŞTİ. olduğunu, İmza itirazında bulunan ve imzası kendisine ait olmayan davacı olduğunu, Yerel Mahkeme, birleşen 2023 / 54 E. s.lı istirdat davasındaki tek davacı olan imza inkarında bulunan ... ....ŞTİ. nin istirdat davasının reddine karar verdiğini, çekin iktisabında davalının kötüniyeti ispat edilemediği için istirdat davasının reddine karar verilmesi doğru ise de lehlerine vekalet ücreti ve %20 icra inkar tazminatı verilmemesinin hatalı olduğunu, Yerel Mahkemece 2022 / 1028 E. s.lı menfi tespit davasında iki davacı olduğu halde kısa kararda ve gerekçeli kararda davacının davasının kabulü ile icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine şeklinde bir davacı yönünden karar vermesi, davacıların isimlerini ayrı ayrı yazarak karar vermesi gerekirken bu şekilde sanki bir davacı varmış gibi yazmasının hatalı olduğunu, Müvekkilinin kötüniyeti ispat edilmediğini, istirdat davasının yerel mahkemece reddedildiğinden çek keşidecisi .......şti. yönünden menfi tespit davasının kabul edilmesi mümkün olmadığını, 2022 /1028 e. s.lı dosyası menfi tespit davasındaki davacılardan olan çek keşidecisi .......şti. nin açtığı menfi tespit davasının reddine şeklinde kararın kısa kararda ve gerekçeli kararda yazılması gerekirken bu şekilde karar verilmesi hatalı olduğunu, Müvekkilinin çekte 3. ciranta olarak hak sahibi iyiniyetli meşru hamil olduğunu, Çeki, para alacağına karşılık çekte cirosu olan ...'den aldığını, borç hala ödenmediğini, İst. Anadolu 10. Asliye Ticaret Mh.nin, 2022/645 E. s.lı dosyası ile çek iptali davasını davacılardan .... Şti. Açtığını, çekin, müvekkilinde olduğuna dair ihbar dilekçesini çek iptali davasına sunduklarını, Çek kayıp olmadığına göre, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, Ortada çekin iptaline dair bir karar bulunmadığını, Müvekkilinin, çekin kayıp olduğu iddiası ile ilgili hiçbir bilgisi ve sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin tacir olmadığı için ticari defter tutma yükümlülüğü de bulunmadığını, bu nedenle davacının, müvekkilini suçlayıcı iddiaları doğru olmadığını, Davacı-borçlulardan, ....... ŞTİ. dava konusu çekin bedelinin yazı ile yazılmış kısmı hariç kendisi tarafından yazıldığını, imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, sadece çekin bedelinin yazı ile yazılmış kısmının sonradan doldurulup icraya konulduğu ve alacaklı taraflarla herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığı iddiası ile borca itiraz ederek işbu davayı açtığını, iddianın müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceği , çek üzerindeki yazıların farklı kalem ve kişilerle yazılmış olmasının çeki geçersiz hale getirmeyeceğini, işbu çekle ile ilgili icra dosyasında icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda verilen tedbiren durdurma kararı nedeniyle çekin icra dairesince ödenmediğini, müvekkiliniz mağdur olduğunu, Müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil olduğunu, TEDBİR KARARINA İTİRAZ Ettiklerini, işbu menfi tespit ve istirdat davasının reddine karar verilmesini ve icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda verilen tedbiren durdurma kararının davacılardan ....... ŞTİ. yönünden kaldırılmasını talep ettiklerini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun m.790 hükmünde "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır." , m.792 hükmünde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." denildiğini, Benzer uyuşmazlıklara ilişkin olarak; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/5363 Esas, 2018/7977 Karar sayılı ve 17/12/2018 Tarihli ilamına, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/14208 Esas, 2018/5084 Karar sayılı ve 10/09/2018 Tarihli ilamına, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/2366 Esas, 2019/1269 Karar sayılı ve 13/09/2019 Tarihli ilamına, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2018/1146 Esas, 2019/830 Karar sayılı ve 14/06/2019 Tarihli ilamına dayandıklarını, çek metinleri tetkik edildiğinde davalı ...'ın çekin yetkili hamili konumunda olduğu ve ciro silsilesinin 6102 sayılı TTK m.790 hükmü uyarınca düzgün olduğunu, davalının 6102 sayılı TTK m.792 hükmü uyarınca "çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu" veya "iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu" vakıalarının ispatlama külfeti davacı üzerinde olduğunu, çekin illetten mücerret olma özelliği de dikkate alındığında davadışı ... ile çekteki diğer cirantaların herhangi bir ticari ilişkisi bulunmasa bile davalı müvekkil ...'ın davaya konu çeki kötü niyetle veya ağır kusurla iktisap ettiği anlamına gelmeyeceğini, müvekkilinin çeki para alacağına karşılık çekin arkasında cirosu olan ...’ den ciroyla aldığını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Asıl Dava; Menfi tespit istemi, Birleşen Dava ise; Çek istirdatı istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. Asıl ve birleşen davaya ilişkin karar, asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Asıl davada davacılar vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde, davaya konu çekin kargoda çalındığını, davacı lehdarın imzası taklit edilerek ciro edildiğini, davalı hamilin ise kötüniyetli olduğu ileri sürülmüştür.Davaya konu çek suretinden; ...Bankası ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı 19.11.2022 Keşide Tarihli 235.000,00-TL bedelli çek keşidecisinin davacılardan ...şirketi, çek lehtarının ise davacılardan ... şirketi olduğu, devam eden cirantanın ... ve son cirantanın ise davalı ... olup, çekin ibrazında banka tarafından ödeme yasağı kararı nedeniyle işlem yapılmadığının çek üzerine şerh edildiği görülmüştür.Asıl ve birleşen dosyada davalı vekili; Birleşen dava dosyasında verilen kararı, vekalet ücreti ve %20 icra inkar tazminatı talebi yönünden istinaf ettiği, asıl dava dosyasında ise yalnızca keşideci davacı yönünden istinaf itirazlarını ileri sürdüğü, yine asıl dava dosyasında verilen tedbir ara kararına yönelik istinaf itirazında bulunduğu görülmüştür. Bu nedenle, lehtar davacı yönünden asıl davaya ve birleşen istirdat davasının esasına ilişkin karar ve gerekçe yönünden Dairemizce istinaf incelemesi yapılmamıştır.Bu kapsamda yapılan değerlendirmede;

1-Davacılardan ...şirketi davaya konu çekin keşidecisi olup, çekteki imzasını inkar etmediği, diğer davacı lehtar yönünden imza inkarında bulunulduğu anlaşılmaktadır. Çek üzerindeki imzasını inkar etmeyen davacı keşideci ile diğer davacı lehtar cirantanın hukuki durumları farklı olup, çek keşidecisi davacının hukuki durumunun, davacı lehtar ciranta yönünden yapılan imza incelemesi ile yetinilerek tespiti ile sonuca gidilmesi hatalı olduğu gibi, davacı keşideci yönünden imza inkarında bulunulmadığı da nazara alındığında somut olayla bağdaşmayan gerekçe ile asıl davaya ilişkin hüküm tesis edilmesi yerinde değildir. Dava ve takip konusu çekteki ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk olmadığı, davalının şeklen dava konusu çekin yetkili hamili olduğu, davacı-keşideci ile davalı-hamil arasında farklı iki adet cironun mevcut olduğu, çek üzerindeki imzasını inkar etmeyen keşideci davacının, davalının meşru hamil olmadığını ispat ile mükellef bulunduğu, davacı keşidecinin, ancak davalının çeki iktisabında kötü niyetli olduğunu/meşru hamil olmadığını ileri sürebileceği nazara alınarak, keşideci yönünden başta İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/4548 sayılı soruşturma dosyası ile bu yönde ileri sürülen delillerin incelenerek neticesine göre sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı gerekçe ile asıl davada davacı keşideci ...şirketi yönünden yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.

2-Kabul şekline göre de, asıl davaya ilişkin hüküm gerekçesinde "çek altındaki imzanın davacılara ait olmaması nedeniyle" asıl davanın kabulüne karar verildiği açıklandığından, imza inkarında bulunmayan çek keşidecisi yönünden karar gerekçesi dosya kapsamıyla bağdaşmadığı gibi, asıl davaya yönelik hüküm kısmında da "Davacının davasının kabulü ile davacının İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine" şeklinde tek davacı yönünden ve hangi davacı olduğu da belirtilmeksizin tesis edilen kararın infaza elverişli bulunmadığı da anlaşıldığından, asıl davaya yönelik davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile eksik inceleme ve hatalı gerekçe ile tesis edilen kararın kaldırılmasına, gerekçede belirtildiği şekilde inceleme yapılmak ve USULİ KAZANILMIŞ HAKLARA RİAYET EDİLEREK yeniden karar vermek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.

3-Davalı vekili tarafından her ne kadar ihtiyati tedbir ara kararına yönelik istinaf itirazında bulunulmuş ise de, tedbir kararına konu 26.12.2023 tarihli ara kararın kesinleştiği anlaşılmakla bu hususta ileri sürülen istinaf talebi incelenemeyeceğinden, talebin reddi gerekmiştir.

4-Karar kaldırma sebep ve şekline göre, davalı vekili tarafından asıl ve birleşen davaya yönelik ileri sürülen sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK nın 353/ 1- a-6 maddesi gereğince kısmen KABULÜNE,

2-İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.11.2024 Tarih 2022/1028 Esas 2024/907 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,

3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra usuli kazanılmış haklara dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,

4-Karar kaldırma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik ileri sürülen sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

5-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine,

6-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan; asıl dava yönünden 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, birleşen dava yönünden 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 135,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 3.501,20 TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

8- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.09/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/429, K. 2026/1185, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-429-e-2026-1185-k-5e43c1bccc6e