Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/809 E. 2026/2875 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/809
Karar No
2026/2875
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2396 E., 2025/2041 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/729 E., 2021/95 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hüküm atına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ... Hoşsöz'ün davalı Şirket bünyesindeki Moskova şantiyelerinde 13.04.2012-06.10.2016 tarihleri arasında bekçi olarak çalıştığını, işyerinde çalışırken geçirmiş olduğu kalp krizi sonucunda vefat ettiğini, işyerinde 20.00-08.00 saatleri arasında çalıştığını, ayda iki hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini, söz konusu çalışmaların karşılığının ödenmediğini savunarak kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacakları ile yol, konaklama ve yemek ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; murisin, müvekkili Şirket işçisi olmadığını, uyuşmazlığa Rus hukukunun uygulanması gerektiğini, müteveffa işçinin 02.06.2015 tarihinde istifa etmek suretiyle işten ayrıldığını, imzalı ve ihtirazı kayıt konulmayan bordrolar dikkate alındığında ödenmeyen işçilik alacağı bulunmadığını, çalışma koşullarına ilişkin iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; müteveffa işçinin 13.04.2012-06.10.2016 tarihleri arasında çalıştığı, son ücretinin dinlenen tanık beyanları ve bordrolara göre net 1.100,00 USD olduğu, dosyaya istifa dilekçesi ibraz edilmediği, davacıların murisinin iş sözleşmesinin ölüm nedeni ile sona erdiği, tanık beyanları uyarınca davacının haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığını, hafta tatilleri ile ulusal ... ve genel tatil günlerinin bir kısmında çalıştığını ispatladığı, söz konusu çalışmaların karşılığının ödendiğinin işverence ispatlanmadığı; muris işçinin yol, yemek ve konaklama ücret alacaklarının olduğu beyan edilmekle beraber bu alacak taleplerinin bulunduğunun tanık dâhil hiçbir delil ile ispat edilemediği gerekçesiyle kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının kabulüne; diğer taleplerin reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın niteliği itibarıyla kısmi dava olduğu, buna göre süresinde ileri sürülen ıslaha karşı zamanaşımı def'i dikkate alındığında, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacakları bakımından ıslaha karşı zamanaşımı def'i dikkate alınarak dava dilekçesinde istenen miktarlar üzerinden karar verilmesinin yerinde olduğu; diğer yandan davacının hizmet süresi ve ücret miktarına ilişkin tespitin yerinde olduğu, iş sözleşmesinin murisin vefatı ile sona erdiği, davacıların kıdem tazminatına hak kazandığı, kıdem tazminatının tavan ücret üzerinden hesaplanmasının uygun olduğu, dosya içerisinde yer alan ibranamede tarih bulunmadığı gibi ödemelerin banka kanalı ile yapıldığı da kanıtlanamadığından ibranameye değer verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; açılan dava belirsiz alacak davası olduğundan ıslaha karşı zamanaşımı def'i nedeniyle bir kısım alacakların reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davanın türü ile buna bağlı olarak davalı tarafça sunulan ıslaha karşı zamanaşımı def'inin dikkate alınıp alınmayacağı hususuna ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Temyizi Yönünden Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine, B. Davacı Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/809, K. 2026/2875, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-809-e-2026-2875-k-1fe7a45d76b0