Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/9771 E. 2026/2871 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9771
Karar No
2026/2871
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1424 E., 2025/1444 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/259 E., 2020/421 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı .. Teşkilatı AŞ (.. AŞ) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.03.1995-14.03.2018 tarihleri arasında davalı ... AŞ'ye ait işyerinde posta dağıtım görevlisi olarak çalıştığını, ücretinin 3.200,00 TL olduğunu, iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın diğer davalı Şirketlerin işçisi olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının aralıksız çalışmasının 01.06.2015 tarihinde başladığını, davacının çalıştığı süre zarfında kıdeminde kesintilerin mevcut olduğunu, uyuşmazlığa bakmaya yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, zamanaşımı def'inde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalılar ... Kurumsal Hiz. İnş. Oto San. ve Tic. AŞ (... Kurumsal Şirketi) ile ... Hafriyat İnşaat Nakliyat Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. (... Hafriyat) vekili cevap dilekçesinde; talep edilen tazminatlardan ihaleyi yapan ... AŞ'nin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... Otomotiv Bilgisayar Elek. Taş. San. Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı asıl işveren ... AŞ nezdinde 15.03.1997-14.03.2018 tarihleri arasında üç dönem olarak çalıştığı, davacının ücretlerinin banka kanalı ödendiği, elden ödeme olmadığı bu nedenle bordrolara itibar edilerek davacının davalı nezdinde en son aylık net 2.031,27 TL ücret ile çalıştığı, iş sözleşmesinin işverence haklı bir neden olmadan feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, davacının kıdemi dikkate alındığında 320 gün yıllık ücretli izne hak kazandığı, davalı tarafından davacının hak ettiği bütün yıllık izinlerinin kullandırıldığının davacı tarafından imzalanmış izin defteri gibi yazılı deliller ile ispat edilemediği, sunulan izin defterine göre davacının 52 gün yıllık ücretli izin kullandığı anlaşıldığından davacının bakiye 268 günlük yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı; ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacakları iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı haklar olduğu için asıl işveren ve son alt işverenin söz konusu işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, ancak devreden alt işverenlerin sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla devreden alt işveren konumunda bulunan davalı iş ortaklığı açısından bu taleplerin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... AŞ vekili ve ... Şirketi ile ... Hafriyat Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar arasında alt işveren asıl işveren ilişkisi bulunduğu, davalı ... AŞ'nin asıl işveren olarak işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, husumet itirazının yerinde olmadığı, iş sözleşmesinin davalılar tarafından haklı nedenlerle feshedildiğinin ispatlanamadığı, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yıllık izin ücreti hesaplamasının sunulan izin belgeleri ve delil durumuna uygun olduğu, hizmet süresinin ... kurumu kayıtlarına göre doğru bir şekilde tespit edildiği, hükmedilen alacakların zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle istinaf eden davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; 1. Husumet itirazlarının dikkate alınması gerektiğini, 2. Zamanaşımına uğrayan alacakların reddi gerektiğini, 3. Davacının aralıksız çalışmasının 01.06.2015 tarihinde başladığını, hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini, 4. İhbar tazminatı hesaplanırken dikkate alınan sürenin hatalı olduğunu, 5. Davacının çalıştığı firmalardan yıllık izin belgelerinin talep edilmesi gerekirken bu talebin yerine getirilmediğini, davacının 268 gün yıllık ücretli izin kullanmamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 6. Davalının ihale makamı olması sebebiyle işçilik alacaklarından sorumlu olmadıklarını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının hizmet süresi, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile davalı ... AŞ'nin işçilik alacaklarından sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça işbu dava belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Ancak Dairemiz tarafından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden Dairenin önceki görüşüne güvenilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada belirtilen husus bozma nedeni yapılmamıştır. Diğer yandan İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda; hizmet süresi bakımından seçenekli hesaplama yapılmış olup İlk Derece Mahkemesince davacının 17... ay 21 gün çalıştığı kabulüne göre yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak bilirkişi raporunda ihbar tazminatı yönünden davacının hizmet süresinin 23... ay 4 gün olduğu kabulü ile toplam 56 gün üzerinden hesaplama yapıldığının belirtilmesi hatalı olmuştur. Bununla birlikte davacının kıdem süresine göre hak kazandığı ihbar süresinin de 56 gün olduğu anlaşıldığından, söz konusu hatanın sonuca etkili olmadığı değerlendirilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve yukarıda yapılan açıklamalara göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... AŞ vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/9771, K. 2026/2871, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-9771-e-2026-2871-k-810fb805e760