Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2780 E. 2026/2872 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2780
Karar No
2026/2872
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1398 E., 2025/1115 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yozgat İş Mahkemesi SAYISI : 2023/233 E., 2024/116 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.09.1998 tarihinden itibaren aralıksız ve kesintisiz 22.03.2023 tarihine kadar davalının değişen alt ... nezdinde çalıştığını, davacının çalışmış olduğu elektrik dağıtım şirketlerinin 2010 yılı öncesinde dava dışı Türkiye .. Dağıtım AŞ'nin alt ... olmakla beraber 2010 yılında yapılan özelleştirme sonrasında müvekkilinin çalıştığı elektrik dağıtım işinin davalı Şirkete devredildiğini, davacının da işyeri devri hükümleri uyarınca kesintisiz şekilde aynı işyerinde aynı işte çalışmaya devam ettiğini, iş sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle müvekkiline bir kısım kıdem tazminatı ödemesi yapılmış ise de söz konusu ödemenin 2013 yılı ve sonrasına ait hizmet dönemini kapsayacak şekilde hesaplanması sebebiyle eksik ödeme söz konusu olduğunu; ayrıca davacının özelleştirme öncesi çalışmış olduğu dönemlere ilişkin yıllık ücretli izin alacağının da ödenmediğini ileri sürerek bakiye kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının alt işveren işçisi olarak 2013-2023 yılları arasında çalıştığını, emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, kendisine 108.000,00 TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, müvekkili Şirketin asıl işveren değil ihale makamı konumunda olduğunu; ayrıca davacının yıllık izinlerinin kullandırıldığını, bakiye izin alacağının da ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işbu dava dosyasında her ne kadar davacı tarafça ... Hazır Yemek San. Tic. AŞ'ye (... AŞ) de husumet yönetilmiş ise de davacı ile söz konusu Şirket arasında işçilik alacaklarından kaynaklı olarak ihtiyari arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığı ve anlaşma ile sona erdiği gözetilerek davalı ... AŞ yönünden dosyanın tefrik edilerek davalı ... AŞ yönünden devam eden yargılama sonucunda, davacının davalı ve dava dışı Şirket nezdinde işçi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin emeklilik nedeni ile feshedildiği, 20 23... . ay imzalı ücret bordrosuna göre son ücretinin brüt 10.854,54 TL olduğu, ihtiyari arabuluculuk görüşmesine 01.02.2013-22.03.2023 tarihleri arasındaki dönemin konu edildiği, bu döneme ilişkin olarak kıdem tazminatının ödendiği ve bu dönemin tasfiye edildiği gözetilerek bu dönem dışlanmak suretiyle davacının 14... ay kıdem süresine denk gelen kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı asılın yıllık izne ilişkin duruşma beyanı da dikkate alındığında davalı işveren tarafından davacıya kullandırıldığı ispat edilemeyen 250 günlük yıllık ücretli izin alacağının hesaplanarak hüküm altına alınmasında ve davacı lehine 01.02.2013-22.03.2023 dönemi dışlandığında 14... ay için kıdem tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacıya kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının ödendiğini, 2. Davacının 01.09.1998-01.02.2013 tarihleri arasında, 14... ay boyunca yıllık iznini hiç kullanmamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 3. Davacı açısından herhangi bir işyeri devri ve önceki alacakların son işverene devrinin söz konusu olmadığını, 4. Dava dışı şirketler ile davalı Şirket arasında alt işveren asıl işveren ilişkisi bulunmadığını, davalının ihale makamı olduğunu, 5. Yıllık ücretli izin alacağından indirim yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının bakiye kıdem tazminatı ile yıllık ücreti izin alacağının bulunup bulunmadığı ve davalının dava konusu tazminat ve alacaktan sorumlu olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2780, K. 2026/2872, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2780-e-2026-2872-k-82eba8b2e4b4