Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2010/10536 E. 2011/29635 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/10536
- Karar No
- 2011/29635
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme Hüküm : 1- 765 sayılı TCK'nın 258/2-1, 59. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2- 765 sayılı TCK'nın 516/3, 522, 59, 71. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın kasıtlı suçtan mahkûmiyetinin olması karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesindeki "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" şartları oluşmadığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce sonradan benimsenen 13.12.2005 tarih 2005/8-2005/164 sayılı kararında belirtildiği üzere suç tarihi itibariyle temel adli para cezasının 5252 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca "450 TL" yerine "489 TL" olarak fazla tayini, Kanuna aykırı olup, mala zarar verme suçu yönünden verilen hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan temel adli para cezasının 450 YTL'ye, "765 sayılı TCK'nın 522/1. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılarak 150 YTL'ye", "765 sayılı TCK'nın 59. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 125 YTL" ye indirilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince; 5237 sayılı TCK'nın 265. maddesinde düzenlenen suçta tehditin unsur olarak tanımlanması karşısında; 765 sayılı TCK'nın 258.maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 265/1-4,43. maddelerine göre hükmedilecek cezalar karşılaştırılıp, sonucuna göre sanığın lehine olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun gerekçeye de yansıtılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.