Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/2746 E. 2026/4674 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2746
Karar No
2026/4674
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/138 E., 2026/273 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/17 E., 2025/202 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacılar adına kayıtlı bulunan eski 135 parsel sayılı 26.200,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 2 13... parsel numarasıyla ve 26.752,92 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan eski 134 parsel sayılı 38.000,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 2 13... parsel numarasıyla ve 39.676,64 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkillerine ait 2 13... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ve eksikliğin davalılara ait 2 13... parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; davacıların daha önce aynı taşınmaza, aynı taraflara ve aynı iddialara yönelik Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/1217 Esas ve 2021/338 Karar sayılı dosyada tapu kaydının düzeltilmesi konulu dava açtığını, davanın reddine karar verildiğini, davalı taraf kaydı olan ...'ın ölmüş olduğunu, müvekkillerinin mirasçısı olarak bulunmakta olduğunu, davacıların bugüne kadar kötüniyetli olarak tebliğe çıkartmadıklarını, aynı vakıaya ilişkin davayı tekrar yeni esas kaydına kaydettirmek suretiyle tekrar açmış olduklarını, dava konusu yapılan ... Mahallesi 2 13... ve 103 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin 1962 yılında başlayıp 1964 yılında kesinleşen ilk tesis kadastrosu ile sabit sınır belirlemesi yapıldığını, taşınmazların mevcut konumu itibarıyla bugüne kadar mirasçılar tarafından kullanılmaya devam edildiğini, taşınmazın uzun yıllardır müvekkillerinin murisine ve diğer davalıların murislerine ait olduğunu, bu aidiyetinin tapuya yani mülkiyet hakkına dayandığını, tapulu taşınmazlardaki iktisabın hiçbir şekilde zilyet olmakla kazanılamayacağını, kadastro çalışmalarında müvekkillerinin adına kayıt ve tescil edilmiş olduğunu, kadastro tespitinin üzerinden 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, davacının hak düşürücü süre nedeniyle herhangi bir talebinin dinlenemeyeceğini, müvekkilleri aleyhine açılan davanın dava şartı yokluğundan ve hak düşürücü süre açısından ve esastan reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/1217 Esas sayılı dosyasının sistem üzerinden dosya arasına alındığı, dosyanın incelenmesinde aynı davacıların aynı dava konusu ... Mahallesi 2 13... parsel sayılı taşınmazda yapılan 22/2-a uygulama kadastrosuna itiraz davası bulunduğu, bu davanın derdest olduğu, bu dosya ile mükerrer ikame edildiği, davanın daha öncesinde Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/1217 Esas sayılı dosyası ile derdest bulunduğu, derdestlik dava şartının eksik olduğu'' gerekçesiyle derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''davacıların eldeki davayı açmadan önce 10.05.2017 tarihinde vekilleri vasıtasıyla vermiş oldukları dava dilekçesi ile 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonrasında, davacılara ait olan 2 13... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve bu eksikliğin komşu 2 13... parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, fenni hataların düzeltilmesini talep ettikleri, Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/1217 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde, 04.06.2021 tarihinde davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe çıkarılmadığı dolayısıyla kesinleşmediği, davalı olan ...'ın 05.01.2022 tarihinde vefat ettiği, onun mirasçılarının eldeki davada yer aldığı, aynı konu hakkında açılan ve yargılaması devam eden Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/1217 Esas sayılı dava dosyasının, bu dava yönünden derdestlik dava şartını oluşturduğu, açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-ı maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği ' gerekçesiyle davacı ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/16 Esas ve 2024/390 Karar sayılı dosyasında alınan 27.05.2024 tarihli raporda dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede 22/2-a maddesi kapsamında yapılan güncelleme çalışmalarında hata yapıldığı ve bölgedeki taşınmazların bazılarında haksız kazandırımlar gerçekleştiği tespiti üzerine yeni bir delilin elde edilmesi sonucunda davanın ikame edildiğini, taşınmazlara ilişkin ilk tesis kadastrosundaki P. ... numaralı poligon noktasının koordinatının hatalı belirlenmesi sebebiyle poligon noktasından okunan detay noktalarının kadastro paftasına hatalı aktarılmasından kaynaklı hatalar yapıldığını, güncelleme çalışmaları sonucunda müvekkillerine ait taşınmaza ilişkin yapılan sınırlandırmanın 2 13... parsel sayılı taşınmaz lehine yapılan haksız kazandırılan kısımların davanın konusunu oluşturduğunu, derdest olarak gösterilen Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/1217 Esas sayılı dosyasında dava konusunu dava konusuna ilişkin sınır olduğu iddia edilen taş duvarın 1962 yılında yapılan tesis kadastrosu çalışmaları sırasında bulunup bulunmadığı olmakla bu taş duvara göre kadastro tespitininden kaynaklı hatanın giderilip kullanım alanın belirlenerek tapu iptali ve tescilinin söz konusu olduğunu, her iki davada dava konusu delil ve iddiaların birbirinden faklı olduğunu, Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ilgili dosyasında Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesinde 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi kapsamında yapılan güncelleme çalışmalarında güncelleme ekibince parsellerin sınırlandırılmasının yönetmelik hükümlerine uygun olmadığına karar verildiğini, karara bağlanan ilgili dosyanın akabinde daha sonraki bir süreçte Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/16 Esas ve 2024/390 Karar sayılı dosyasında keşif yapıldığını, kesin delil vasfında Mahkeme ilamı ortaya çıktığını, kabul kararına esas alınan bilirkişi raporunun yeni hukuki delil vasfında olduğunu, dava açma süresi içerisinde davanın açıldığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacıların yatırmış olduğu 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/2746, K. 2026/4674, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-2746-e-2026-4674-k-daa124c01ef3