Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4544 E. 2026/4675 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4544
Karar No
2026/4675
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1300 E., 2025/270 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Silvan Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/32 E., 2022/3 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 33... parsel sayılı 4.883,73 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle arsa vasfıyla davalı adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 2 33... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, konuyla ilgili Diyarbakır Milli Emlak Müdürlüğü Teknik Bürosu'nca yapılan incelemeler sonucunda düzenlenen 10.06.2019 tarihli teknik raporda ''Kadastro Müdürlüğünce yapılan kadastro çalışmaları sonucunda hazırlanan askı tutanaklarında belirtilen taşınmazların herhangi bir bilgi beyan, harita ve dayanak olmadan tespitlerinin yapıldığı, taşınmazların tespit maliklerinin kullanımında olmadığı, davalının zilyetliğinin olmadığı, tespit sırasında geçerli bir kayda dayanmadan davalı adına tespitin yapıldığı, tescil edilen yerlerin dağlık, kayalık, taşlık ve yamaç niteliğinde araziler olması sebebiyle devletin hüküm ve tasarrufu altında olabilecek taşınmazlardan olduğu, geçmişte orman haritalarında orman vasfı bulunan ve halen orman özelliği taşıyan dava konusu taşınmazın orman vasıflı olarak Hazine adına tespit edilmesi gerektiği" şeklinde belirtildiğini ileri sürerek, davalı adına yapılan tespitin iptali ile dava konusu yerin Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın konumunun en eski tarihli hava fotoğrafı, memleket haritası ve amenejman planı mescere haritaları ile kadastro paftası ölçekleri eşitlenerek birbirleri üzerine aplike edilmek suretiyle net olarak gösterilmesi ve raporun bu haliyle usulüne uygun bilimsel ve denetime elverişli olarak hazırlanmış bir rapor olduğunun kabulü ile itibar edildiği, orman bilirkişi raporuna göre taşınmazın evveliyatının orman olmadığının anlaşıldığı, jeodezi raporuna ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre taşınmazın senetsizden kişiler adına tescili için gerekli tespit tarihinden geriye en az 20 yıl çekişmesiz ve aralıksız tarımsal faaliyet yapılma koşulunun dava konusu taşınmaz açısından mevcut olmadığı, tanıkların dava konusu taşınmaz üzerinde davalının 1997 yılından sonra sürüm ekim faaliyetinin yapmadığını beyan ettikleri, jeodezi bilirkişisinden alınan raporda, 19 84... yıllarına ait hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazın tamamında herhangi bir zirai faaliyetin bulunmadığı, imar ihyanın mevcut olmadığı belirtildiği, Silvan İlçe Jandarma Komutanlığı ve Silvan Kaymakamlığı müzekkere cevaplarına göre, terör olayları sebebiyle köy boşaltma kararının olmadığı, tarımsal faaliyete ara verilmediği, Diyarbakır Valiliği müzekkere cevabına göre terör tazminatı nedeniyle davalının başvurusunun bulunmadığı ve ödeme yapılmadığı, mahalli bilirkişilerin beyanlarının harita bilirkişinin raporuyla uyumlu olduğu ve müzekkere cevaplarına göre terör sebebiyle tarımsal faaliyete ara verilmediği, taşınmazın senetsizden kişiler adına tescili için gerekli tespit tarihinden geriye en az 20 yıl aralıksız tarımsal faaliyet yapılma koşulunun dava konusu taşınmaz açısından mevcut olmadığı, davalının dava konusu taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetliğinin olmadığı'' gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2 33... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, davacı Hazine adına kadastro tespit tutanağındaki vasfıyla tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''hava fotoğraflarına dayalı orman bilirkişi raporundan, 2 33... parsel sayılı taşınmazın orman vasfında olmadığı, hava fotoğraflarına dayalı jeodezi bilirkişisi raporundan, 19 84... yıllarında dava konusu 2 33... sayılı parselin tamamında herhangi bir zirai faaliyetin bulunmadığı, imar ihyanın mevcut olmadığı, ziraat bilirkişisi raporundan, dava konusu taşınmazın taşlık ve yer yer meşelik olduğu, yakın ve geçmiş zamanda imar-ihya çalışmalarına konu edilmediği, tarımsal faaliyet yapıldığına dair herhangi bir emare bulunmadığı, keşifte alınan beyanlar ile 1997 yılından sonra terör faaliyeti olmamasına rağmen davalının dava konusu yeri ekmediği, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli oluşu da nazara alındığında İlk Derece Mahkemesince varılan sonucun isabetli olduğu, kararının usul ve kanuna uygun olduğu'' gerekçesiyle davalı ...'in istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yaklaşık 70 yılı aşkın süredir deden toruna aktarılan şekilde kendisi ve ailesi tarafından kullanıldığını, zilyetlikle tasarruf edilen, ekilip biçilen yer olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında, dava konusu taşınmazın herhangi bir belge veya hukuki delil sunulmaksızın Hazine adına tespit edildiğini, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu iddia edilmesine rağmen iddiayı destekleyecek fiili kullanım, Devlet adına yapılmış herhangi bir tasarruf, ecrimisil kaydı, kamulaştırma evrakı, harita verisi veya tahsis belgesi sunulmadığını, deliller yeterince tartışılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğinde olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın özel mülkiyete elverişli olup olmadığı, davalı taraf lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4544, K. 2026/4675, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4544-e-2026-4675-k-e5742d6e55ff