Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/148 E. 2026/4104 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/148
- Karar No
- 2026/4104
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1646 E., 2025/988 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Arapgir Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/6 E., 2022/43 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Malatya ili .... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1 12... parsel sayılı ve 12.989,98 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 39... parsel numarasıyla 13.336,82 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı adına kayıtlı bulunan eski 1 12... parsel sayılı ve 20.911,44 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 39... parsel numarasıyla 21.700,36 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkiline ait 1 39... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ve bu eksikliğin davalıya ait 1 39... parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, taşınmazın yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacıya ait 1 39... parsel (tesis 1 12... parsel) sayılı taşınmaz ile davalılara ait 1 39... parsel (tesis 1 12... ) sayılı taşınmazların arasında sınırını değişmeyen yüksek eğimli dere bulunduğu, yenileme çalışmasıyla davacılara ait parselden davalılara ait parsele geçen bir kısım bulunmadığının sabit olduğu, yenileme çalışması sonrası her iki taşınmazın yüzölçümünde artışın olduğu, davalı parseldeki yüzölçüm artışının taşınmazın doğu kısmında bulunan orman parseli yönünde olduğu, davalılara ait parelin davacılara ait parsel aleyhine yenileme sonrası yüzölçüm artışının olmadığı, davacılara ait 1 39... parsel sayılı taşınmazdaki yenileme çalışması sonrası ortaya çıkan yüzölçüm artışının da 1 39... parsel sayılı orman parseli ile olan sınırı yönünde olduğu, neticeten davalılara ait parselin yenileme sonrası davacılara ait parsel aleyhine genişlemesinin yüzölçüm artışının olmaması" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " yapılan keşif, bilirkişi raporları ve alınan beyanlar incelendiğinde, taşınmazların birbirine sınır olmayıp, taşınmazlar arasında kadastro paftasına göre yol bulunduğu, 1953, 1973, 19 85... yılı hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazların dava konusu edilen sınırlarının uygulama kadastro çalışmasındaki sınır ile uyumlu olduğunun görüldüğü, sınırlarda değişiklik bulunmadığı gibi davacı taşınmazı ile davalı taşınmazındaki yüzölçümü artışının dava konusu olmayan 259 parsel sayılı taşınmaz yönünde olduğu, tüm bu nedenlerle dava konusu taşınmaz ile ilgili yapılan uygulama kadastro çalışmasının kanun ve yönetmeliğe uygun yapıldığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu, istinaf başvurusunun yerinde olmadığı" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik delil ve bilirkişi raporlarına dayanarak eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.