Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6888 E. 2026/4077 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6888
- Karar No
- 2026/4077
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/631 E., 2025/2565 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/97 E., 2023/794 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 sayılı Kanun) geçici 1. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sonucunda, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 89 04... parsel sayılı 2.261,24 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi hükmüne tabi tutulduğu ve parsel üstündeki betonarme yapı ve arsasının 5 yılı aşkın bir süreden beri ... Belediye Başkanlığının kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak, arsa vasfıyla davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 89 04... parsel sayılı taşınmazın 200 m² olarak davacıların murisleri tarafından satın alındığını, murislerinin 09.11.2012 tarihinde vefat ettiğini, taşınmazın satın alındığından beri vergilerinin ödendiğini ileri sürerek taşınmazın, davacılar adına tespitini ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "somut olayda uyuşmazlık konusu taşınmaza yönelik olarak keşif yapıldığı, keşif mahallinde mahalli bilirkişilerin dinlendiği, mahalli bilirkişilerin alınan beyanlarında dava konusu yerin daha önce boş bir arazi olduğunu, dava konusu alanın bulunduğu yerdeki okul binasının yaklaşık 10 yıl önce yapıldığını, davacıların ve murisinin herhangi bir kullanımının olmadığını, burada bir kimsenin hak iddiasının olduğuna ilişkin bir duyum olmadığını, bu alanın belediyeye ait bir yer olduğunu, belirttikleri, davacıların bildirmiş oldukları tanıklarından ...'nın herhangi bir bilgiye sahip olmadığı, diğer tanıklar ise sadece satın alındığına ilişkin beyanda bulunduğu, keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre davacıların hak iddia ettiği yerin dava konusu taşınmaz olduğu, davacıların murisi ...'nın satış senedi ile satın aldığı ve özel ifraz krokisinde 22 numara ile gösterilen taşınmazın ... İmam Hatip Lisesine ait spor salonu ile çevre duvarı arasında kalan ağaçlandırılmış alan ile örtüştüğü, parselin belediye kullanımından önce boş olduğunun tespit edildiği, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin 357.000,00 TL olduğu, taşınmaz üzerindeki ağaçların dava tarihi itibariyle değerinin 36.000,00 TL olduğu, böylelikle dava değerinin toplam 393.000,00 TL olduğu, bu değer üzerinden harç eksikliğinin tamamlattırıldığı, dava konusu yerde fiilen bir kullanımın olmadığının anlaşıldığı, dinlenen tanık beyanları, mahalli kişi beyanları, hava fotoğrafları, bilirkişi raporu bir bütün olarak dikkate alındığında davacıların ve murisi ...'nın dava konusu edilen yerde kullanımının söz konusu olmadığının sabit olduğu, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğu, hükme esas alınmasına engel teşkil edebilecek bir durumun somut olayda mevcut olmadığı, dosya arasındaki bilgi ve belgelerden ve bilirkişi raporlarından açıkça anlaşıldığına göre, zilyetlik olgusu davacılar tarafından ispat edilemediği, davacılar tarafından ispat edilemediğine göre, satış sözleşmesi düzenlenmesinin zilyetlik olgusunu göstermeyeceği, davacıların emlak vergi ödemelerinin tek başına zilyetlik durumunu göstermeyeceği, dava konusu talep edilen alanın ... İmam Hatip Lisesine ait spor salonu ile çevre duvarı arasında kalan ağaçlandırılmış alanda kaldığı," gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davacılar vekili tarafından 7143 sayılı Kanun uyarınca yapılan kullanım kadrosuna itirazen dava konusu taşınmazın davacıların murisine ait olduğu gerekçesiyle tapu iptal ve tescil talebiyle eldeki davanın açıldığı, dava konusu taşınmazın 2013 yılından beri yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre okul yeri olarak kullanıldığı, davacıların dava konusu taşınmazda herhangi bir fiili kullanımının bulunmadığı, emlak ve satış kayıtlarının zilyetlikle örtüşmediği sürece herhangi bir kıymeti ifade etmeyeceği, yine davacılar vekilinin tapu iptal tescil talebi yönünden dava konusu taşınmaz 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesine göre mülkiyeti Sultanbeyli Belediyesi adına tescil edilen taşınmazlardan olup taşınmaz mülkiyetinin kanunen belirlendiği, kullanım kadastrosuna ilişkin itirazların dinlenme olanağının bulunduğu, mülkiyete yönelik itirazların dinlenemeyeceği, ancak idari yargı mercilerinde Sultanbeyli Belediyesi adına yapılan tescil işleminin iptalinin talep edilebileceği, davacıların zilyetliğe dayalı olarak tapu iptal ve tescil talebinin yerinde olmadığı, mahkemece davanın reddine ilişkin kararının usul ve Kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın satın alındığı emlakçının oldukça yaşlı olup bunama sebebiyle hiçbir şey hatırlamadığını ifade ettiğini, bu emlakçının sattığı bölgedeki birçok parselde şu an da özel mülkiyetli binaların bulunduğunu, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.