Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6885 E. 2026/4087 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6885
Karar No
2026/4087
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1744 E., 2025/2681 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/21 E., 2025/27 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 sayılı Kanun) geçici 1. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 24... parsel sayılı 178,93 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi hükmüne tabi tutulduğu ve 5 yılı aşkın süreden beri ... oğlu ...'ın kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak, arsa vasfıyla davalı ... Belediye Başkanlığı adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacının, dava konusu 1 24... parsel sayılı taşınmazı 200 m² ile 1999 yılında satış senediyle satın aldığını, bu tarihten itibaren kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek, taşınmazın davacı adına tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazı 1989 yılında şahitler huzurunda ...'dan satın aldığını, bu tarihten beri de vergisini ödediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

2. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "toplanan deliller değerlendirildiğinde kadastro tespitinin belediyede mevcut emlak vergisi kayıtlarına göre yapıldığının tespit bilirkişilerince belirtildiği, davalı ...'ın tespit tarihi öncesinde Belediyeye müracaat ederek arazi tespit krokisi düzenlettiği, bu krokinin dava konusu parsele uyduğu, davacının ise emlak vergisi beyanına esas bir arazi tespit krokisi bulunmadığı, özellikle dava konusu parselin komşusunda yer alan binalarda ikamet eden tanıkların beyanlarında taşınmazın komşu parsel kullanıcıları tarafından bahçe olarak kullanıldığı, tel örgü ve ağaçları da onların meydana getirdiğinin söylendiği, bu nedenle komşu bina sahiplerinin taşınmazın kullanım durumunu bilebileceklerinden beyanlarına itibar etmek gerekeceği, zira davacı tanığı ...'in de yan komşusunun davacıdan izin alarak sebze ekmek için taşınmazı kullandığını davacıdan duyduğunu beyan etmiş olduğu, durum böyle olunca davacının taşınmazın fiili kullanıcısı olduğunu ispat edemediği kanaatine varıldığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 24... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı ... tarafından 18.01.2000 tarihli senede dayanılarak eldeki davanın açıldığı, söz konusu senette herhangi bir sınır belirtilmediği, davacının düzenli olarak taşınmaz hakkında vergi ödemesi yapıp yapmadığı ve ... ilçesinde genel uygulama olan belediyeden koordinatlı arazi tespit formu düzenlettirmediği, davalı ...'ın ise taşınmaza ait düzenli vergi ödemesi yaptığı ve koordinatlı arazi tespit formu düzenlettiği, davacı ...'in taşınmazı fiilen hiç bir zaman kullanmadığı, taşınmazın 20 yıla yakın zamandır dava dışı ... ve 7 parsel maliki tarafından kullanıldığı, parsel üzerindeki tel örgü ve ağaçların da komşu parsel malikleri tarafından dikilip yapıldığı anlaşılmakla, 7143 sayılı Kanun gereğince davacının taşınmazın fiili kullanıcısı olmaması nedeni ile İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçeleriyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının yanlış değerlendirildiğini, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/6885, K. 2026/4087, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-6885-e-2026-4087-k-658eb2c18bf9