Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6683 E. 2026/4059 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6683
- Karar No
- 2026/4059
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1846 E., 2025/906 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/414 E., 2023/325 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastro sonucunda, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 925 parsel sayılı 8.343 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 85... parsel numarasıyla ve 9.832,02 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 946 parsel sayılı 11.439 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 85... parsel numarasıyla ve 11.406,43 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; yenileme kadastrosu sonucunda dava konusu davacı adına kayıtlı 1 85... parsel sayılı taşınmaz ile davalı adına kayıtlı 1 85... parsel sayılı taşınmazın sınırlarının hatalı belirlendiğini, dava konusu taşınmazlar arasında sınırı belirler sergi yeri, bağ evi, meyve ağacı ve 40 - 50 yaşında asmaların olduğu üzüm bağı bulunduğunu, davacıya ait bölümün davalıya ait taşınmaza eklendiğini belirterek, davacının fiilen kullandığı kısmın davalı adına olan kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yenileme kadastrosu ile yeni bir sınır çizilmediğini, tesis kadastro sınırlarının korunduğunu, davacının, davalıya ait taşınmaza fiilen tecavüzde bulunarak taşınmazı kullandığını, davanın haksız olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacıya ait olan taşınmazın sınırlarında zemindeki fiili kullanım durumunun paftası ile uyumsuz olduğu anlaşılmaktadır. Alınan bilirkişi raporu ile, öncelikle zemin ile harita arasında görülen uyumsuzluğun hangi neden veya nedenlerden kaynaklandığı, bu uyumsuzluğun giderilmesi için uygulama kadastrosu sırasında nasıl bir çalışma yapıldığı ile yapılan bu çalışma sonucunda görülen uyumsuzluğun giderilip giderilmediği ile yapılan uygulama kadastrosunun da isabetsiz bulunması halinde, bu isabetsizliğin nedenleri ile giderilmesi için yapılması gerekenlerin saptandığı anlaşılmıştır. Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma sonucunda uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurularak ve sadece taşınmazın geometrik şekline ve yüzölçümüne ilişkin karar verilebileceği, kişiler adına tescil hükmü kurulamayacağı hususu dikkate alınarak hükme ve denetime elverişli bilirkişi kök ve ek raporları hükme esas alınmış değerlendirme yapılmıştır. Harç ve vekalet ücretine ilişkin olarak ise; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2017/58 Esas ve 2017/59 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere uygulama kadastrosuna ilişkin tespite itiraz davalarında maktu harç alınması gerektiğinden bu hususa göre değerlendirme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı dikkate alındığında 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereği yapılan ve kesinleşen uygulama kadastrosuna itiraz talebi ile açılan davanın yargılaması sonunda; uygulama kadastrosunun tesis kadastrosundan farklı ve hatalı yapıldığının tespiti ve hatanın giderilmesine yönelik teknik veriler içeren, denetlenebilir ve hüküm kurmaya yeterli teknik bilirkişi raporu dayanak alınarak ve uzman bilirkişi raporuna itibar edilerek, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 1 85... parselde ölçülen (B) harfi ile gösterilen 271,16 m² lik kısmın, davalı adına kayıtlı parselden çıkartılarak, davacıya ait ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 1 85... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi suretiyle; taşınmaz sınırlarına ilişkin sınır farklılıkları yönünden davanın kabulüne karar verildiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1 85... ve 16 parsel sayılı taşınmazların uygulama (yenileme) kadastrosu tespitlerinin iptaline, 02.01.2023 tarihli rapor ve ekli krokide gösterilen ve uygulama kadastrosunda davalı adına kayıtlı 1 85... parselde ölçülen (B) harfiyle gösterilen 271,16 m² lik kısmın, davalı adına kayıtlı parselden çıkartılarak, davacıya ait 1 85... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 1 85... parsel sayılı taşınmazın 11.137,27 m² yüzölçümü ile tapuya tesciline, 1 85... parsel sayılı taşınmazın 10.103,18 m² yüzölçümü ile tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosuna itiraz talepli davada, davacının talebi ve aleyhine dava açılmadığı hususu da dikkate alındığında uygulama kadastrosunun, tesis kadastrosundan farklı ve hatalı yapıldığını belirten ve hatanın giderilmesine yönelik bilimsel veriler içeren, denetlenebilir ve hüküm vermeye yeterli bilirkişi raporu dayanak alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu" gerekçesiyle davalı ...'ın istinaf başvusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... temyiz dilekçesinde; kararın eksik inceleme ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak verildiğini, taşınmazının sınırlarının belli olduğunu, bu sınırlara göre fiili kullanımda bulunduğunu, verilen kararla taşınmazında 271,16 m² azalma olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporda zemin sınırlarında değişiklik olup olmadığı, komşu parselden taşınmazına müdahale olup olmadığının araştırılmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.