Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5591 E. 2026/4060 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5591
- Karar No
- 2026/4060
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1343 E., 2025/498 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/362 E., 2023/53 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastro sonucunda, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan 101 parsel sayılı 15.560,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 07... parsel numarasıyla ve 14.494,74 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... ve müştereği adına kayıtlı bulunan 102 parsel sayılı 24.660,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 07... parsel numarasıyla ve 25.802,05 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 22/2-a çalışmaları sonucu davacının maliki olduğu 101 parsel numaralı 15.560 m² yüzölçümlü taşınmazın 1 07... parsel numarasıyla 14.520 m² yüzölçümlü olarak, davalıya ait olan 102 parsel numaralı 24.750 m² yüzölçümündeki taşınmazın 1 07... parsel numarasıyla 25.800 m² yüzölçümlü olarak tespit edildiğini, davacının taşınmazında 1.040 m² azalma, davalının parselinde 1.050 m² artış olduğunu, bu farkın yenileme çalışması sırasında sınır değişikliğinden kaynaklandığını, sınırın mevcut kullanıma göre belirlendiğini belirterek, yenileme kadastrosunun iptali ile taşınmazın tesis kadastro pafta ölçüleri esas alınarak tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın sınırlarının ihtilafsız kullanıldığını, sınırlarında değişiklik yapılmadığını, iki taşınmaz arasında sınırda kot farkı olup, aynı şekilde kaldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya içeriğinden, tapu kayıtlarından, uygulanan kadastro tutanak suretlerinden, yapılan keşif ve keşif sonucu aldırılan bilirkişi raporlarından, keşif mahallinde tanıkların beyanlarından, toplanan diğer delillerden davacıya ait taşınmaz ile davalıya ait taşınmazda 22/2-a çalışması sonucu meydana gelen yüzölçümlerinde meydana gelen azalma ve artışların sınır değişikliği meydana getirdiği, sonuç olarak alınan fen bilirkişi heyet raporuna göre sınırların zamanla davalıya ait taşınmaz lehine değiştiği görülmüş, rapora göre davalılara ait 1.063,91 m²lik kısım davalıların parselinden alınıp davacıya ait 1 07... nolu parsele ilave edilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Son olarak taşınmazların geometrik durumlarının tespiti amacıyla yapılan ve mülkiyet iddiasına dayalı olmayan 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan kadastro tespitine itiraz talepli davalarda, maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceği" gerekçesiyle davanın kabulüne, fen bilirkişi heyet raporunda Ek-6 krokide (A) harfi ile gösterilen 1063.91 m²lik kısmın davalılara ait 1 07... parselden alınıp, davacıya ait 1 07... nolu parsele eklenmesine, bu şekilde 1 07... no.lu parselin 14494.74 m²; 1 07... no.lu parselin 24.738.14 m² olmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre ve yöntemine uygun olarak yapılan inceleme sonucunda, harita mühendisi ve kadastro teknikeri bilirkişiler tarafından denetime elverişli olarak hazırlanan raporda; zaman içinde aradaki sınırın davalı lehine değiştiği, zeminde Ek-7 fotoğrafta görüleceği üzere taşınmazları birbirinden ayıran sınırın çok belirgin bir sınır ( duvar, tel örgü vb) olmadığı, dolayısıyla bu sınırın sabit sınır olarak belirlenmesinin yönetmelikteki tanıma uymadığı, bu nedenle bu sınırın parsel köşe noktaları konum hassasiyeti olan tecvizin miktarı dikkate alınarak EK-6 krokide gösterildiği şekilde eski kadastro paftasına uygun olarak belirlemesi gerektiğinin tespit edildiği anlaşıldığından, mahkemece verilen kararda usul ve kanuna bir aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, yenileme tutanaklarında yer alan bilirkişiler dinlenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.