Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6463 E. 2026/4056 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6463
- Karar No
- 2026/4056
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1860 E., 2025/923 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/71 E., 2023/166 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastro sırasında, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 849 parsel sayılı 4.900,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 06... parsel numarasıyla önce 5.175,81 m², itiraz üzerine komisyon kararıyla 2.792,42 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 860 parsel sayılı 15.500,00 m² yüzölçümlü taşınmaz, 1 06... parsel numarasıyla önce 15.642,86 m², itiraz üzerine komisyon kararıyla 18.027,91 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacının 1 06... parsel sayılı taşınmazın, davalının ise 1 06... parselin maliki olduğunu, yenileme çalışmalarında davacıya ait taşınmazın önce 5.200 m² davalının itirazı üzerine 2.792 m² olarak tespit edildiğini, davacının taşınmazında yarı yarıya azalma olurken davalının taşınmazında 2.500 m² artış olduğunu, kadastro çalışmalarının usule aykırı olduğunu belirterek, kadastro tespitinin iptali ile davalı adına tespit edilen alanın davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının maliki olduğu taşınmazı 2001 yılında satın aldığını, davalının taşınmazı satın aldığından bu yana zeminde belli olan sınırlar dahilinde kullandığını, taşınmazlar arasında eski taş duvar bulunduğunu, davalının taşınmazının önceden beri 18.027,91 m², davacının taşınmazının ise 2.792 m² olduğunu, tesis kadastrosunda hesap ve sınırlandırma hatası yapıldığını, hava fotoğrafları ile sınırların açıkça belli olduğunu ve 22/2-a ile bu hataların giderildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı tarafından, davalı aleyhine askı ilan süresi içinde uygulama kadastrosu tespitine itiraz istemi ile açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; mahkemece yapılan keşfe katılan bir harita mühendisi, bir inşaat mühendisi, bir harita teknikeri, bir ziraat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen, bilimsel ve teknik verileri içeren, denetime elverişli bilirkişi raporuna ve keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişileri ile taraf tanıklarının beyanlarına itibar edilerek, uygulama kadastrosu çalışmalarının yönetmelik ve genelge hükümlerine uygun olmadığı anlaşıldığından, (A) harfi ile gösterilen kısmın davacıya ait parsele eklenmesi gerektiği, (B) harfi ile gösterilen bölüm yönünden ise dava olmadığı ve bu nedenle davacı aleyhine karar verilemeyeceği" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1 06... ve 8 parsel sayılı taşınmazlar hakkında düzenlenen kadastro güncelleme komisyon tutanağı kararının iptaline, teknik bilirkişiler tarafından tanzim edilen 07.06.2023 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide, 1 06... parsel içerisinde sınırlandırılıp (A) harfi ile gösterilen 2.401,93 m² yüzölçümündeki bölümün bu parselden çıkartılarak 1 06... parsele eklenmesine, neticeten 1 06... parselin 15.625,98 m² yüzölçümü, 1 06... parselin ise 5.194,35 m² yüzölçümüyle tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosuna itiraz talepli davada, uygulama kadastrosunun tesis kadastrosundan farklı ve hatalı yapıldığını belirten ve hatanın giderilmesine yönelik bilimsel veriler içeren, denetlenebilir ve hüküm vermeye yeterli bilirkişi raporu dayanak alınarak davacının talep kapsamı ve aleyhe açılmış dava ve müdahale talebi bulunmadığından, davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, taşınmazların bütün iken mirasçılar arasında paylaştırıldığı ve tesis kadastrosunda farklı parsel numaraları alarak kullanıldığını, davalının önceki malik ... 'dan taşınmazın sınırlarını görerek satın aldığını, bu zamana kadar da bu şekilde kullandığını, taraflar arasında sınır uyuşmazlığı yaşanmadığını, davalının mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, taşınmazlar arasında eski taş duvar bulunduğunu, taş duvarın çok eskiye dayandığını, davalı ve taşınmazı satın aldığı dedesinin taşınmazı taş duvarı esas alarak kullandığını, davacı ve atalarının da bu duruma karşı çıkmadığını, bilirkişi raporunda tanık beyanlarının dikkate alınmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.