Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2746 E. 2026/563 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2746
Karar No
2026/563
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1681 Esas, 2024/3404 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/535 Esas, 2023/304 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan muhdesat bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın davacı idareye aidiyeti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;............ ili, ...........ilçesi, ......... Mahallesi , ......../L parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın müvekkili idareye aidiyetini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve muhdesat bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalı tarafa ödenmesine, kamulaştırılan muhdesatın davacı idareye aidiyetine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda davaya konu yapı, mimarlık ve mühendislik hizmetleri bedellerinin hesabında kullanılacak 2022/3 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Cetvelindeki 2/C yapı grubunda değerlendirilmiş olmakla birlikte ilgili başlık altındaki tanımlar incelendiğinde yapı grubu karşılığının bulunmadığını, ticari amaçlı binalar (3 kata kadar, üç kat dahil, asansörsüz, asansör yeri bırakılacak) maddesi dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, ancak bu yapıların tamamının ticari yapılar grubundan değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, depo niteliği taşıyan yapının ticari amaçlı binalar tanımına uymadığının görüldüğünü, mimarlık ve mühendislik hizmet bedellerinin hesabında kullanılacak 2022/3 yılıYapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğinde belirtilen 1/B veya 2/B yapı grubundan değerlendirilmesinin gerektiğini, 2/C grubundan değerlendirilerek hatalı değer tespitinin yapıldığını, söz konusu yapılar işletme olarak kabul edilecek olsa bile ofis kısımlarının ticarethane olarak değerlendirilmesi, saman ve yem malzemelerinin korunması ve depolanması amacı ile yapılan sundurma kısımlarının depo olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine beyanla; yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun her yönüyle eksik ve yetersiz olduğunu, hesaplama yapılırken dava konusu yapı ve malzemelerin 11 yıllık olduğu eksiltme ve yıpranma payının yüksek oranda gösterildiğini, keşif esnasında gözle görülür şekilde yapıların yeni tarihli olduğunu, 11 yıllık olmadığı da ve eksiltme ve yıpranma olmadığının açıkça görülebileceğini, hesaplama yapılırken ÜFE ve TÜFE kullanılarak piyasadaki üretici ve tüketici bazlı değişimlerde eklenip bir sonuca varılarak rapor hazırlanması gerekirken sadece Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının verilerine dayanılarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğun, yargıtay denetimine elverişli olmadığını, bu hususlar dikkate alındığında bilirkişi kurulu tarafından eksiltme ve yıpranma oranlarının itiraz sonucu değişmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine beyanla; yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu yapılara, değerlendirme ve dava tarihi olan 2022 yılı resmi birim fiyatı esas alınıp, yapı gruplarına ve yaşları ile yıpranma oranları dikkate alınıp bedel hesaplanmasında, muhdesatların davacı idareye aidiyetine karar verilmesinde, tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine, kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanmasının yerinde olduğunu, her ne kadar taraf vekillerince ayrı ayrı yapıların nitelikleri ve yıpranma oranlarına, ağaçların da sayısı ve yaşlarına itiraz edilmiş ise de; İlk Derece Mahkemesince itirazlar sonrası alınan ek raporda gerekli değerlendirmelerin yapıldığı, yapılan keşifte arazideki mevcut duruma göre tespitlerin ve ölçümlerin yapıldığı, keşif sonrasında yol çalışması nedeniyle muhdesatların yıkılmış olduğu, somut dosyada davaya konu edilen ağaç bulunmadığı, itiraz edilen hususların teknik ve uzmanlık gerektiren hususlara yönelik olduğu ve bu konuda keşif sonrası alınan rapora itibar edilmesi gerektiği kanaatine varılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı muhdesat maliki arasında muhdesat bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2746, K. 2026/563, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-2746-e-2026-563-k-333810c9189f