Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3312 E. 2026/446 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3312
- Karar No
- 2026/446
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/600 E., 2025/861 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/500 E., 2023/451 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında .... Shh. Okl. ve Eğt. Mrk. Komutanlığı’nın üç yıllık erzak dahil üç öğün malzemeli yemek ihtiyacının karşılanması işine ilişkin 07.01.2019 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme süresinin 1095 gün olarak ve işin bitim tarihinin 16.01.2022 olarak belirlendiğini ancak sözleşme bedelinin %80'ine ulaşılmasıyla birlikte davalı idare tarafından sözleşmenin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 24.maddesi uyarınca iş eksilişi yapılarak, sözleşmenin 21.12.2020 tarihinde feshedildiğini, sözleşme döneminde toplam 46 adet hak ediş düzenlendiğini, sözleşmenin ifa edildiği süre boyunca her hak ediş dönemi için ayrı ayrı fiyat farkı hesaplaması yapılarak toplam 31.234.249,64 TL tutarında fiyat farkı ödemesi aldığını, 46 numaralı son hak ediş ile önceki hak ediş dönemlerinde müvekkiline yapılan ödemeler içerisinden toplam 868.109,33 TL olmak üzere iki ayrı kalemde kesinti yapıldığını, bu kesintinin gerekçelerinden birisinin sunulması talep edilmeyen ekmek bedeline ilişkin olduğu ancak tasarruf edilen ekmek miktarının her bir hak ediş döneminde ayrı ayrı belirlendiğini ve bu miktara ait bedelin güncel ekmek fiyatları üzerinden hesaplanarak ilgili aya ait fiyat farkı dahil edilmiş hak ediş bedelinden düşüldüğünü, sunulmayan ekmek bedelleri üzerine fiyat farkı eklenmesinin hukukilikten yoksun olduğunu, diğer kesinti gerekçesi olarak gecikme cezalarının hak ediş tutarı üzerinden hesaplanması gerektiği belirtildiğini oysa ki sözleşme bedelinin kesin olarak belirlendiğini, gecikme cezası hesaplanırken sözleşme bedeline fiyat farklarının dahil edilmesinin müvekkil yüklenici aleyhine olduğunu, 46 nolu son hak edişten yapılan kesintilerin mevzuata ve sözleşmeye aykırı olduğunu, yapılan kesintinin hukuka uygun olduğunun kabulü anlamına gelmemekle birlikte kesinti yapılan tutarlara karşılık gelen damga vergisi ile katma değer vergisi tutarlarının iade edilmemiş olmasının hukukilikten yoksun olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak hakedişten yapılan haksız mahsup tutarının kesin olan belirlenmesini, sözleşme hükümlerine aykırı olarak kesilen tutarın belirlenmesinden sonra müvekkili lehine tahakkuk edecek alacağın kesinti yapılan tarihten itibaren işletilecek en yüksek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah yoluyla talebini 386.119,20 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme döneminde uygulanan gecikme cezalarının sözleşme bedeli üzerinden yapıldığını oysa kesintilerin sözleşme bedeli ve fiyat farkının toplamı olan hakediş bedeli üzerinden yapılması gerektiğini tespit edildiğini, sözleşmenin başlangıcından itibaren uygulanan bütün cezalara fiyat farkı ve yasal faizi dahil edilerek yapılan hesaplamaların 46. no'lu hakedişe yansıtıldığını, yine sözleşmenin başından itibaren düzenlenen hak edişlerde kullanılmayan ekmek bedelleri düşülmesi sonrası kalan tutar üzerinden fiyat farkı hesaplanmadığının tespit edildiğini, müvekkil idarece görülen eksikliklere dair yapılan işlemlerin belirtilen maddelerde belirtildiği üzere hesaplamaları yapılmak suretiyle 46. no'lu son hakedişe yansıtıldığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kesinti yapılan tarihlerden itibaren en yüksek yasal faiz işletilmesi talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını, yapılan hesaplamanın sözleşme ve yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda davacının davalı idareden 386.119,20 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, sözleşme döneminde düzenlenen hakedişler incelendiğinde uygulanan gecikme cezalarının sadece sözleşme bedeli üzerinden kesildiğinin tespit edildiğini, oysa ceza kesintilerinin sözleşme bedeli ve fiyat farkının dahil hakediş bedeli üzerinden kesilmesi gerektiğini, kullanılmayan ekmek bedellerinin fiyat farkından düşülmesi gerektiğini, 46 nolu hakedişte yapılan hesaplamanın sözleşme ve yasal mevzuata uygun olduğu, bilirkişi kök ve ek rapora karşı yapılan itirazların değerlendirilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.