Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6467 E. 2026/3660 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6467
Karar No
2026/3660
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/81 E., 2025/139 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/137 E., 2022/170 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1 81... parsel sayılı 120,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 83... parsel numarasıyla ve 117,65 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında küçüldüğünü belirterek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "dava konusu taşınmazın dış sınırlarının ilk tesis kadastrosuna ilişkin takeometrik ölçü ve karne değerlerinin tersimatı kontrol edildiğinde ölçü değerleri ve tersimatında belirgin bir rakamsal hataya rastlanmadığının anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın geçerli sınır esasına göre, tesis tapulama çalışmalarına ilişkin sayısallaştırılan takeometrik ölçü değerlerinin, güncelleme kadastrosuna ilişkin ölçü değerleri ile karşılaştırıldığında pafta ve zemin ile birebir örtüştüğü ve yapılan çalışmanın doğru olduğu, yüzölçümde meydana gelen azalmanın ise tecviz (yanılma) sınırları içerisinde kaldığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan tespit gibi tapu kütüğüne aktarılmasına karar verilmiştir. III. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "uygulama kadastrosu tespitine itiraz istemi ile açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, mahkemece yapılan keşfe katılan bir harita mühendisi ve bir kadastro teknikeri bilirkişi tarafından düzenlenen, tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen teknik ve hukuki belgeler ile tesis kadastrosuna en yakın tarihli hava fotoğraflarının irdelenmesi ile düzenlenen, bilimsel ve teknik veriler içeren denetime elverişli bilirkişi raporu ve keşfe katılan mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanları ile dava konusu taşınmazda, uygulama kadastrosu sırasında yapılan sınır tanımlarının ilgili kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edildiğinin; takeometrik ölçüleri pafta ve zeminin bire bir örtüştüğünü tescil yüzölçümü ile güncelleme kadastrosu tespiti ile belirlenen yüzölçümü arasındaki farkın yanılma sınırları içerisinde kaldığının uygulama kadastrosunda hata bulunmadığının tespit edildiği" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/6467, K. 2026/3660, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-6467-e-2026-3660-k-a4dd262524dc